Yazı Detayı
17 Temmuz 2017 - Pazartesi 08:13 Bu yazı 438 kez okundu
 
15 Temmuz Kalkışmasında TSK ve Halk
Prof. Dr. Ata ATUN
ata.atun@atun.com
 
 

 

15 Temmuz 2016 tarihinde yapılan kalkışmanın yıldönümü olan evvelki gün İstanbul’daydım. Hem törenleri izledim, hem de sokaktaki vatandaşla, ülkesi için, vatanı için, eski tabirle “kellesini koltuğunun altına alıp kalkışmacılarla mücadele için sokağa fırlamaktan çekinmeyenlerle” görüşmeye çalıştım.  

 

Bana anlatılanları, fikirleri, görüşleri, yaşanan olayları ve gazetelerden okuduğum, duymadığım, bilmediğim olayları, kahramanlıkları, vatan sevdasını ve gözü peklikleri, eve gelince eşimle birlikte değerlendirdik. Sonra da bir köşeye çekilip, toparlayabildiğim bilgilere eşimin görüşlerini de ekleyerek yeni bir değerlendirme yapmaya çalıştım. Gerçekte de geçen seneki değerlendirmelerimle bu seneki değerlendirmem arasında büyük bir fark çıktı ortaya. Bu farkın en temel gerekçesi de Türkiye’nin en iyi üniversitelerinden bir tanesinin Mütevelli Heyeti Başkanı bir meslektaşımın söylediği, “Kalkışmayı önleyen halkın cesaret ve imanıyla birlikte TSK’nın kendisidir” yorumuydu.

 

Kalkışma gecesi ve sonrasında bütün TV’ler, medya ve sosyal medya yollarda, tankların üstüne çıkmayı başararak tankları durduran, köprüyü tutmaya çalışan askerlere mani olan, bomba atan jetlere eliyle tehdit işareti yaparak uyarmaya çalışan sokaktaki cesur vatandaşları gösterirken, TBMM’yi ve diğer önemli Devlet binalarını bombalayan savaş uçaklarını, kışlalara, binalara, tesislere saldıran kalkışmacıları yayınlarken, Özel Kuvvetler ve Polis ile çarpışan askerleri an be an halka iletirken, benim aklımda oluşan yargı ve karar, bunun bir darbe olduğu ve geçmişte 2 kez yaşandığı gibi TSK’nın tümünün bu kalkışmanın içinde yer aldığıydı.                 

 

Ama bu çok sevdiğim meslektaşımın söylediği ““Kalkışmayı önleyen TSK’nın kendisidir” sözleri beni adeta beynimden vurdu. Kafama bir çivi çakılmış gibi htim o an kendimi. Oturdum, hiç üşenmedim, Türk Silahlı Kuvvetlerinin 14 Temmuz 2016 günkü, yani kalkışmadan bir gün evvelki envanterini bulmaya çalıştım. Sonunda buldum da.

 

Tank envanteri: 1361 adet M60, 170 adet Sabre3, 171 adet Leopar, 339 adet Leopar 2, 1000 adet Altay (alınan ve yapılmakta olan), 350 adet Fırtına T155, 362 adet M S2, 219 adet M110A ve 400 adet Panter. Toplam tank sayısı: 4372

 

Zırhlı Araç envanteri: 336 adet Atak, 1000 adet FNSS, 900 adet MSS, 650 adet FNS, 500 adet Atak2, 156 adet M13, 70 adet Allta, 48 adet ZTA, 900 adet Kobra, 3161 adet M113A ve 400 adet BMC. Toplam Zırhlı araç sayısı: 8121

 

Helikopter envanteri: 109 adet Skorsky, 28 adet Cougar, 114 adet Iroquoil, 18 adet M17, 10 adet Chonook, 7 adet Süper, 3 adet Viper, 32 adet Cobra ve 100 adet Atak (mevcut ve sipariş). Toplam Helikopter sayısı: 421

 

Savaş uçağı envanteri: 240 adet F16, 54 adet Terminator, 30 adet Blok50 F16, 116 adet F35. Toplam savaş uçağı sayısı: 440

 

14 Temmuz 2016 günküm Askeri personel sayısı: Toplam 561 bin 496 (Er, Erbaş, Astsubay, Subay ve General)

 

Kalkışmayı planlayan ve uygulamada fiilen yer alan araç ve personel sayısı: 74 adet Tank, 246 adet Zırhlı Araç, 37 adet Helikopter, 35 adet Savaş Uçağı, 3 bin 992 adet hafif silah ve 8 bin 651 askeri personel (Er, Erbaş, Astsubay, Subay ve General)

  

Kalkışmaya fiilen katılanları, TSK’nın bütünü ile kıyasladığımızda, bu grubun, mazisi şan ve şerefle dolu, gücünü her zaman ve her koşulda yüce Türk milletinden alan TSK içerisinde çok küçük bir sayıda olduğu görülmekte.

Kalkışmacıların, TSK’nın tümüne oranı: Personel % 1,5, Savaş Uçağı % 7 (35 uçak bunun 24'ü muharip uçak), Helikopterlerde % 8 (37 Helikopter bunun 8'i taarruz helikopteri), Tank ve zırhlı araçlarda % 2,7 (246 Zırhlı Araç, bunun 74'ü tank), Gemilerde % 1, (3 gemi) Hafif silahlarda % 0,7 (3992 adet hafif silah)

Kalkışmaya katılan personel, araç, gereç ve silahın TSK’nın bütününe oranı: yüzde 1,5

 

Şimdi daha iyi anlıyorum ki, TSK’nın yüzde 98 buçuğu kalkışmaya katılmamış ve katılmadığı gibi de bozulması mümkün olmayan emir-komuta disiplininin dışına çıkmış ve önlemeye çalışmış.

 

Gerçek şu; Dönemin siyasileri, halk ve TSK’nın yüzde 98 buçuğu el ele vermiş ve kalkışmayı daha palazlanamadan boğmuş. Yoksa bunca silahın ve askeri personelin karşısında, tepeden tırnağa silahlı düşman ordusu bile duramazdı, aynen 20 Temmuz 1974 Mutlu Barış Harekatına katılmış bir Mücahit olarak benim gözlerimle gördüğüm ve fiilen yaşadığım gibi…

 
 
 
Etiketler: 15, Temmuz, Kalkışmasında, TSK, ve, Halk,
Yorumlar
Diğer Yazılar
Rum liderin timsah gözyaşları
ABD ile AB’nin ticaret savaşı
Suudi Arabistan kulvar değişiyor
Türkiye Rumların asırlık oyununu fena bozdu
1964 Johnson mektubunun perde arkası
Sağduyu sahibi akil adamlar
Rum Başkanlık seçimleri
Rumları iyi okumak gerekli
KKTC Seçimlerinden aldığım mesaj
Rum Ortodoks Kilisesinin Filistinlilere kazığı
Geçmişten bir yılbaşı gecesi
Kıbrıs konusu da BM’de sonuçlanmalı
Kıbrıs’ta çözümün modeli değişiyor
İsrail’in ABD vesayeti
ABD ve Türkiye
Rumların Enerji İttifakı
ABD’deki tiyatro
Rumlardan yeni bir oyun daha
Türkiye’nin yardımları ne zaman başladı?
Görevim takiyye yapmaktadır
Kızılay Yardımları ve Rumlar
Anastasiadis hala hayal peşinde
İzini bırakıp giden babam Hakkı Atun
Suudi Arabistan’da neler oluyor?
KKTC-Türkiye arasında yeni ticaret anlayışı
İstanbul’a 3’cü Havalimanı gerekli miydi?
Kocaeli Kartepe Zirvesi
Rumların garantisi mi?
Ortak devlet kurulacak Rumları tanımak gerek
Kredilerde, “Hayat Sigortası” aldatmacası
Vize krizi niye çıktı?
Rumların akademik ambargosu
Rumların garantisi
Propaganda amaçlı Rum yardımlarına vergi
Paralı vatandaşlık
Kıbrıs müzakereleri başlayacak mı?
Yeni bir müzakere olacak mı?
Kıbrıs müzakerelerini sabote eden kim?
“Enosis’e veda” korkusu
Rumların AB üyeliğinin nedeni
Camilerin ve Okulların sayısı
Türkiye’nin göçmen politikası ve Avrupa’nın rahatı
Rumların KKTC’yi istimlak cüreti!
Rumların hayal gücü sınırsız
Kıbrıs konusu boyut değiştiriyor
Kıbrıs’ta azınlık olmak
Böylesi çirkin politikaya şapka çıkarılır
YPG ve KKTC
Eğitim sistemimiz ve Anayasamız gözden geçirilmeli
BM Kıbrıs Parametreleri tabu mu?
Kıbrıs nasıl bölündü
Şafak Nöbeti ve Ortega Raporu
Anastasiadis’in politik iflası
AB, Kıbrıs (Rum) ve Türkiye
Kıbrıs konusu: Adjurned sine die
Rum basınında gerçekçi yazılar
Rumların genetik araştırma tezgahı
Rumlar asker sayısını arttırıyor
Rumların izolasyon baskısına tık yok!
Avustralya’dan bir başarı öyküsü
Cenevre’de Güvenlik ve Garantiler tuzağı
Kıbrıs’ta Temmuz kerameti
Geçmişten ders almak
Eide: Deniz bitti
Ortadoğu’da bilmediğimiz anlaşmalar
Kürtler bağımsızlık ve tanınma istiyor, ya Biz?
Anatasiadis’ten hata üstüne hata
AB’nin yeni tezgahı
Yunanistan darbecileri niye koruyor
Türkiye AB ilişkileri ne olmalı?
Siyasi çarpıtma
Rumların politik manevralarına hayranım
Kıbrıs’ta Rum olmayana yer yoktur
Rumların İnsan Hakları çirkinliği
Anastasiadis bizi tebaası mı sanıyor
Anastasiadis yüksekten uçuyor
KKTC’de de referandum gerek
Rumların doğalgaz hüsranı
Haçlı ruhu gene hortladı
Rumların kompleksine bakın
Anastasiadis: “Kıbrıslı Hellenizm”
Rumların bitmeyen Bizans oyunları
Agona kelimesini hiç duydunuz mu?
Kıbrıs (Rum) Cumhuriyeti donanması
Türkiye-Rusya ve bölgesel denge
Türk-Rus yakınlaşması AB’yi korkutuyor
Rumları çok iyi anlıyorum!
Rumlarda sancı başladı
RUMLAR SAVAŞ TAZMİNATI İSTEYECEKLERMİŞ
Hristi terörist
İngiltere Garantiler konusunda takiyye yapıyor
Akıncı neyi müzakere edecek
Muhtar Anastasiadis
Yarını 1960 ile kıyaslamak
Cenevre depremi
Türkiye, Kıbrıs ve BM
Cenevre’de Rumların Bizans taktiği
Rumların benzin ambargosu
Kıbrıs’ta tavizler felaketimiz olacak
21. yüzyılın ilk garantörlük anlaşması
Anastasiadis’den bir başka yalan daha
AB Cenevre’de taraf mı oluyor?
Garantörlüğü kendi ellerimizle yıktık
Müzakere döneminde hedef şaşırtma oyunu
Rumlar niye garantilerin kalkmasını istiyor
Garantiler varken neler olmuştu hatırlayalım
Mont Pelerin’de verdiklerimiz
Mont Pelerin ve sonrası
Rumlar Sadrazam’a karşıymış
Moldova ve Sendikal haklar
KKTC’de İlahiyat Kolejine neden karşı çıkılıyor
İsviçre’de 29+ Tuzağı benzerine düşülmemeli
Almanya’nın garantörü AB dışında bir ülke
Batı’nın uzun vadeli Orta Doğu Planları
Belediyeler su konusundaki yanlışlığa son vermeli
ABD İmparatorluğu düşüş sürecinin eşiğinde
Anadolu’dan Su ve Elektrik
Müzakerelerde takvimi Türk tarafı koymalı
Anastasiadis’in Güvenlik ve Garantiler paranoyası
Türkiye’nin durdurulamaz yükselişi
Rumların müzakerelerden beklentisi çok yüksek
Kıbrıs müzakerelerine halklar ne diyor
KKTC’de Türkiyelileri vatandaş yapmamanın itirafı
Türkiye bunları haketmiyor
Elimizdeki en güçlü koz “Garantiler”
Markulli’nin Timsah Gözyaşları
Ortadoğu kaynamaya başladı
Kıbrıs’ın Yunanistan tarafından işgali
ABD’nin yeni silahları
İran’a neler oluyor
Küresel politika ve uluslararası ilişkiler
Türkiye-Rusya ilişkileri ve Batı
Cumhurbaşkanını kimler yanıltıyor
Anastasiadis istediklerini almış
ABD Nükleer bombalarını geri istiyor
Hrisostomos ve Rumlar hayal içinde
Dört Rum’a bir Türk
Yalvaçlı olmak
Rumun çirkin yüzü
15 Temmuz darbesi ve PKK terörü
Citta Slow Yalvaç’ta yaşamak
Bir çınar daha göçtü
Neler olmuş bize (2)
Neler olmuş bize (1)
Rumların tek bildiği Türkiye’yi suçlamak
Rusya’nın Amacı Belli
Yazarlar
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv