Yazı Detayı
09 Temmuz 2017 - Pazar 23:17 Bu yazı 173 kez okundu
 
AB, Kıbrıs (Rum) ve Türkiye
Prof. Dr. Ata ATUN
ata.atun@atun.com
 
 

 

6 Temmuz Perşembe günü Avrupa Parlamentosu’nun, Türkiye ile müzakerelerin askıya alınmasını öneren raporunu, mevcut 541 parlamenterin 477’si gibi ezici bir çoğunluğun “Evet” oyları ile kabul etmesi, şimdilik Rumları memnun etse de uzun vadede Kıbrıslı Rumların hayrına olmayacak. AP’nin bu “düşüncesiz” kararı Kıbrıs konusunu Rumların aleyhine -derinden- etkileyecek ve endirekt olarak Kıbrıs (Rum) Yönetiminin Kıbrıs politikasının iflasına yol açacak.  

 

Dönemin Kıbrıs Cumhurbaşkanı Makarios ve Yorgacis, Papadopulos, Kiprianu gibi EOKA’cı Bakanları, 1960 Kıbrıs Cumhuriyeti Anayasasında Kıbrıslı Türklere siyasi eşitlik sağlayan 13 Anayasa maddesini iptal ederek 1960 Kıbrıs Cumhuriyeti’ni safkan “Rum Üniter Devleti” haline dönüştürmek amaçlı en etkin yöntemin, Türklere silahlı saldırılar düzenleyip onları sindirerek gerçekleştirmek olduğunu sanmışlardı. Bu amaçla hazırladıkları Akritas Planını da 21 Aralık 1963 Cumartesi gününün çok erken saatlerinde Tahtakala bölgesinde Türklere saldırarak ve 2 soydaşımızı şehit ederek başlatmışlardı. Sonra da Kıbrıslı Türk Milletvekillerinin 1964 yılında silah zoru ile uzaklaştırıldığı sözde “Temsilciler Meclisi”nde, sadece Rum milletvekillerinin oyları ile kabul ettikleri uyduruk bir “Gereklilik Yasası” (Law of Necessity) ile önce Temsilciler Meclisinde alınacak kararların sadece Rum Milletvekillerinin çoğunluk oyları ile kabul edilebileceğini, Bakanlar Kurulunda Türklere ayrılan 3 Bakanlığın başına Rumların getirileceği ve Bakanlar Kurulunun 10 Rum Bakandan oluşacağı kararını almışlardı. Arkasından da Anayasa’da Kıbrıslı Türklere eşit siyasi haklar sağlayan 13 maddeyi tek taraflı, Rum Milletvekillerinin oyları ile kaldırmışlar ve 1964 Martında da, 1960 Kıbrıs Cumhuriyetini safkan “Rum Üniter Devleti” haline dönüştürmüşlerdi. Bu arada da “Türkler isyan etti” diye yalandan bir gerekçe uydurup adanın neresinde bir Türk yerleşim yeri varsa saldırıp, Türkleri öldürmeye ve adadan kaçmaya zorlamışlardı. 

 

1950’li yılların ünlü EOKA’cıları, 1960’lı yılların Rum siyasileri Yorgacis’in, Tassos’un, Kiprianu’nun ve Rum Meclis Başkanı Klerides’in hesaba katmayı akıllarında getirmedikleri minicik bir detay, Kıbrıslı Türklerin kolay yutulur lokma olmadıkları gerçeği, tüm planlarını alt üst etti. Türkleri adadan silip atmak ve sonra da adayı Yunanistan’a bağlamak (Enosis) Rumlar için bir hayal haline gelince, Yunanistan’daki Albaylar Cuntası, adanın Yunanistan’a ilhakının kısa yolunun darbe yaparak Makarios’u devirmek ve Enosisi gerçekleştirmekten geçtiğini sandı ve 15 Temmuz 1974 günü darbeyi yaptırdılar. Sonu hüsran oldu Rumlar için bu darbe girişiminin. Türkiye’nin, 1960 Kıbrıs Anayasası içinde yer alan (EK 1, Madde 4) uluslararası haklarını kullanarak darbeye müdahale etmesi, Rumların tüm planlarını alt üst etti ve adanın tümü Yunanistan’a bağlanacağı yerde, neredeyse üçte biri kontrollerinden çıktı.   

 

Türklerle silah zoru ile mücadele edemeyeceğini anlayan Kıbrıs (Rum) Cumhuriyeti, aynen 1897 yılında Girit’te sahneledikleri senaryoyu hayata geçirerek Avrupa Devletlerini arkalarına alıp, Kıbrıs adasından Türkleri atabileceklerini varsaydılar. Önce 1978 yılında AB ile Gümrük Birliği Protokolünü imzalayarak Avrupa yönüne doğru bir adım attılar. 1990 yılında adaylık başvurusunu yaptılar ve AB 1993 yılında bu başvurunun kabul edildiğini açıkladı. 1998 yılında Katılım Müzakereleri başladı. 2002 yılında katılımı kabul edildi ve 1 Mayıs 2004 tarihinde de katılım gerçekleşti… 

 

Glafkos Kleridis’in Kıbrıs’ın yakın geçmişinin perde arkasını ve Rum Hükümetlerinin Kıbrıs politikalarını içeren “İfadelerim” (My Depositions) adlı 4 ciltlik kitabında dile getirdiği “AB’ye katılım amacımız, AB’yi arkamıza alıp Türkiye’yi Kıbrıs adasından atmaktır” sözleri doğrultusunda, Kıbrıs Rum Yönetimi “Türkiye-AB Katılım Müzakereleri” başladıktan hemen sonra altı Müzakere başlığını Veto etti. Müzakere sürecinde de her fırsatta “Türkiye Kıbrıs adasında taviz versin, vetomu kaldırayım” tehditleri masaya koydu.  

 

Gerçekte Kıbrıslı Rumlar, AP’nin bu kararı ile ellerindeki en önemli kozu yitirdiler ve politik dille “siyaseten çırılçıplak” kaldılar. Artık her fırsat ve olanakta, “Veto ederim ve 1964 Ankara Anlaşması gereğince Türkiye, Kıbrıs (Rum) Cumhuriyetini tanısın, Hava ve Deniz limanlarını açsın” içerikli şantajlarını yapabilecek ortamları da kalmadı.       

 

Özetle, Avrupa Parlamentosu’nun da, Türkiye’nin de kerhen yürüttüğü “Türkiye-AB katılım müzakerelerinin askıya alınması” Türkiye’den daha çok Kıbrıs Rum Cumhuriyetine zarar verecek, Kıbrıs sorununun içeriğini ve mecrasını yakın tarihte değiştirecek. Hep birlikte göreceğiz…

 

 
 
 
Etiketler: AB,, Kıbrıs, (Rum), ve, Türkiye,
Yorumlar
Diğer Yazılar
Türkiye Rumların asırlık oyununu fena bozdu
1964 Johnson mektubunun perde arkası
Sağduyu sahibi akil adamlar
Rum Başkanlık seçimleri
Rumları iyi okumak gerekli
KKTC Seçimlerinden aldığım mesaj
Rum Ortodoks Kilisesinin Filistinlilere kazığı
Geçmişten bir yılbaşı gecesi
Kıbrıs konusu da BM’de sonuçlanmalı
Kıbrıs’ta çözümün modeli değişiyor
İsrail’in ABD vesayeti
ABD ve Türkiye
Rumların Enerji İttifakı
ABD’deki tiyatro
Rumlardan yeni bir oyun daha
Türkiye’nin yardımları ne zaman başladı?
Görevim takiyye yapmaktadır
Kızılay Yardımları ve Rumlar
Anastasiadis hala hayal peşinde
İzini bırakıp giden babam Hakkı Atun
Suudi Arabistan’da neler oluyor?
KKTC-Türkiye arasında yeni ticaret anlayışı
İstanbul’a 3’cü Havalimanı gerekli miydi?
Kocaeli Kartepe Zirvesi
Rumların garantisi mi?
Ortak devlet kurulacak Rumları tanımak gerek
Kredilerde, “Hayat Sigortası” aldatmacası
Vize krizi niye çıktı?
Rumların akademik ambargosu
Rumların garantisi
Propaganda amaçlı Rum yardımlarına vergi
Paralı vatandaşlık
Kıbrıs müzakereleri başlayacak mı?
Yeni bir müzakere olacak mı?
Kıbrıs müzakerelerini sabote eden kim?
“Enosis’e veda” korkusu
Rumların AB üyeliğinin nedeni
Camilerin ve Okulların sayısı
Türkiye’nin göçmen politikası ve Avrupa’nın rahatı
Rumların KKTC’yi istimlak cüreti!
Rumların hayal gücü sınırsız
Kıbrıs konusu boyut değiştiriyor
Kıbrıs’ta azınlık olmak
Böylesi çirkin politikaya şapka çıkarılır
YPG ve KKTC
Eğitim sistemimiz ve Anayasamız gözden geçirilmeli
BM Kıbrıs Parametreleri tabu mu?
Kıbrıs nasıl bölündü
Şafak Nöbeti ve Ortega Raporu
15 Temmuz Kalkışmasında TSK ve Halk
Anastasiadis’in politik iflası
Kıbrıs konusu: Adjurned sine die
Rum basınında gerçekçi yazılar
Rumların genetik araştırma tezgahı
Rumlar asker sayısını arttırıyor
Rumların izolasyon baskısına tık yok!
Avustralya’dan bir başarı öyküsü
Cenevre’de Güvenlik ve Garantiler tuzağı
Kıbrıs’ta Temmuz kerameti
Geçmişten ders almak
Eide: Deniz bitti
Ortadoğu’da bilmediğimiz anlaşmalar
Kürtler bağımsızlık ve tanınma istiyor, ya Biz?
Anatasiadis’ten hata üstüne hata
AB’nin yeni tezgahı
Yunanistan darbecileri niye koruyor
Türkiye AB ilişkileri ne olmalı?
Siyasi çarpıtma
Rumların politik manevralarına hayranım
Kıbrıs’ta Rum olmayana yer yoktur
Rumların İnsan Hakları çirkinliği
Anastasiadis bizi tebaası mı sanıyor
Anastasiadis yüksekten uçuyor
KKTC’de de referandum gerek
Rumların doğalgaz hüsranı
Haçlı ruhu gene hortladı
Rumların kompleksine bakın
Anastasiadis: “Kıbrıslı Hellenizm”
Rumların bitmeyen Bizans oyunları
Agona kelimesini hiç duydunuz mu?
Kıbrıs (Rum) Cumhuriyeti donanması
Türkiye-Rusya ve bölgesel denge
Türk-Rus yakınlaşması AB’yi korkutuyor
Rumları çok iyi anlıyorum!
Rumlarda sancı başladı
RUMLAR SAVAŞ TAZMİNATI İSTEYECEKLERMİŞ
Hristi terörist
İngiltere Garantiler konusunda takiyye yapıyor
Akıncı neyi müzakere edecek
Muhtar Anastasiadis
Yarını 1960 ile kıyaslamak
Cenevre depremi
Türkiye, Kıbrıs ve BM
Cenevre’de Rumların Bizans taktiği
Rumların benzin ambargosu
Kıbrıs’ta tavizler felaketimiz olacak
21. yüzyılın ilk garantörlük anlaşması
Anastasiadis’den bir başka yalan daha
AB Cenevre’de taraf mı oluyor?
Garantörlüğü kendi ellerimizle yıktık
Müzakere döneminde hedef şaşırtma oyunu
Rumlar niye garantilerin kalkmasını istiyor
Garantiler varken neler olmuştu hatırlayalım
Mont Pelerin’de verdiklerimiz
Mont Pelerin ve sonrası
Rumlar Sadrazam’a karşıymış
Moldova ve Sendikal haklar
KKTC’de İlahiyat Kolejine neden karşı çıkılıyor
İsviçre’de 29+ Tuzağı benzerine düşülmemeli
Almanya’nın garantörü AB dışında bir ülke
Batı’nın uzun vadeli Orta Doğu Planları
Belediyeler su konusundaki yanlışlığa son vermeli
ABD İmparatorluğu düşüş sürecinin eşiğinde
Anadolu’dan Su ve Elektrik
Müzakerelerde takvimi Türk tarafı koymalı
Anastasiadis’in Güvenlik ve Garantiler paranoyası
Türkiye’nin durdurulamaz yükselişi
Rumların müzakerelerden beklentisi çok yüksek
Kıbrıs müzakerelerine halklar ne diyor
KKTC’de Türkiyelileri vatandaş yapmamanın itirafı
Türkiye bunları haketmiyor
Elimizdeki en güçlü koz “Garantiler”
Markulli’nin Timsah Gözyaşları
Ortadoğu kaynamaya başladı
Kıbrıs’ın Yunanistan tarafından işgali
ABD’nin yeni silahları
İran’a neler oluyor
Küresel politika ve uluslararası ilişkiler
Türkiye-Rusya ilişkileri ve Batı
Cumhurbaşkanını kimler yanıltıyor
Anastasiadis istediklerini almış
ABD Nükleer bombalarını geri istiyor
Hrisostomos ve Rumlar hayal içinde
Dört Rum’a bir Türk
Yalvaçlı olmak
Rumun çirkin yüzü
15 Temmuz darbesi ve PKK terörü
Citta Slow Yalvaç’ta yaşamak
Bir çınar daha göçtü
Neler olmuş bize (2)
Neler olmuş bize (1)
Rumların tek bildiği Türkiye’yi suçlamak
Rusya’nın Amacı Belli
Anketler
Sizce erken seçim olur mu ?
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Galatasaray
47
52
6
2
15
23
2
Medipol Başakşehir
46
41
4
4
14
22
3
Fenerbahçe
44
44
2
8
12
22
4
Beşiktaş
41
41
3
8
11
22
5
Kayserispor
35
30
5
8
9
22
6
Sivasspor
34
30
8
4
10
22
7
Trabzonspor
33
36
5
9
8
22
8
Göztepe
33
35
7
6
9
22
9
Akhisarspor
30
31
9
6
8
23
10
Kasımpaşa
29
34
9
5
8
22
11
Yeni Malatyaspor
28
24
8
7
7
22
12
Bursaspor
27
31
10
6
7
23
13
Gençlerbirliği
25
29
9
7
6
22
14
Antalyaspor
24
26
10
6
6
22
15
Alanyaspor
21
34
13
3
6
22
16
Atiker Konyaspor
21
23
12
6
5
23
17
Osmanlıspor FK
19
31
13
4
5
22
18
Kardemir Karabükspor
12
15
16
3
3
22
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv