Yazı Detayı
27 Temmuz 2017 - Perşembe 22:24 Bu yazı 1479 kez okundu
 
Adada Yaşamak
Şafak YOLCU
 
 

 

Ada hayatı deyince gözümde yemyeşil ağaçların bulunduğu dar ve bir o kadar da şirin sokaklar, sahil boyunca serpiştirilmiş çay bahçeleri, uçsuz bucaksız, masmavi ve dilediğiniz yerden erişim hakkınız olan deniz, sahile inen kıvrımlı sokak aralarında mis gibi paskalya çöreği tüten pastanelerin yer aldığı, rengârenk ampullerle bezenmiş ve tezgâhlarında günlük taze sebze ve meyve bulabileceğiniz manav dükkânları, kapısının önünde kediler bekleşen küçük bir kasabı olan bir yaşam beldesi canlanıyor.

 

Sabahın erken saatlerinde, hafiften esen rüzgârı yüzümde hissederek, taze ekmek almak için evimden çıkıp, az ilerideki fırına yürüyorum. Kahvaltımı mutlaka fırından taze çıkmış ekmekle yapmalıyım. Zira kahvaltı benim için en keyifli öğün ve eğer yapıyorsam hakkını vermeliyim. Aslında mis gibi mahlep kokan bir dilim paskalya çöreği de hiç fena olmaz çayın yanında. Evet evet, pastaneden de geçmeliyim.

 

Henüz erken olmasına rağmen rıhtımda oturmuş gazetelerini okurken, kahvelerini yudumlayan insanları görüyorum. Yüzlerinde huzur var. İskeledeki vapur dolmak üzere. Eminim huşu içerisinde kahvelerini içenlerin arasında bu vapura binip, adanın diğer yakasına, işe gidecek olanlar da var. Ama telaşa gerek yok. Nasılsa vapur tam saatinde kalkacak ve kalkmadan önce düdüğünü çalacak. Bu sesi tekrar duyabilmek için sokak aralarında oyalanıyorum. Çünkü bir sabah uyanamamak, rüzgârı yüzümde hissedememek, taze ekmek almaya gidememek ve bu sesi duyamamak var! Her şeyi bu kadar önemsemem aslında biraz da bundan. Sevebiliyorken sevmeli, tadına bakabiliyorken bakmalı insan acının da tatlının da, yürüyebiliyorken yürümeli, koşabiliyorken koşmalı ve kucaklayabiliyorken bütün güzellikleri kucaklamalı insan.

 

İskeledeki masaların hemen yanında martılar, kediler ve köpekler birlikte, kardeşçe kahvaltı etmekte. Nasılsa hepsine yetecek kadar mama var. Mamaların bir kısmını belediye temin ediyor. Bir kısmını da hayvanseverler getirmekte. Bundan daha ulvi bir görev olabilir mi? Yollarda kaza nedeniyle veya açlıktan, susuzluktan ölen hiçbir can dostu göremezsiniz bu adada. Çünkü burada yaşayanlar en az kendi yaşam haklarına duyduğu saygıyı onlarınkine de duyarlar.

 

Dükkânların hepsi küçük. Çok fazla dükkân da yok aslına bakarsanız. İhtiyacı karşılayacak kadar var her şeyden. Yan yana iki pastane göremezsiniz mesela. Bir sokak ötede bulursunuz ancak ikincisini. Böyle olunca herkes rızkını kazanıyor. Kimse diğerine rakip olmuyor, kuyusunu kazmıyor. Adadaki esnaf birbirini tanıyor, sayıp, seviyor. Tıpkı burada yaşayan herkesin birbirini tanıdığı, sayıp, sevdiği gibi. O yüzdendir ki her sabah bu sokaklar “merhaba” sesleriyle dolmakta.  Bakmayın merhabanın bu kadar kolay telaffuz edilen bir kelime olduğuna. Neleri barındırmıyor ki içinde… İnsanı rahatlatan, dostluk ve güven telkin eden bir sözcük “merhaba”. “Ben senin için buradayım” diyor, “ihtiyaç duyarsan bana güvenebilirsin, bana sırtını dönebilirsin, benden sana zarar gelmez.” Tam da bu yüzden ilk kez gördüğüm, aşina olmadığım yüzlere bile tebessümle bakıp “merhaba” diyorum.

 

Burada avm yok, “mall” dediğinizde kimse anlamaz, boş gözlerle bakarlar yüzünüze. Burada bakkal var, manav var, pastane, kasap, terzi var. Misal, gazete almak için gazete bayisine gitmeniz gerekiyor. Ayakkabınızın tabanı açıldıysa sorun yok, fırının yanında kundura tamircisi de var.  “Baba mesleği” deyip sürdürüyor işini. Ne de olsa çekirdekten yetişme. En pahalı, marka ayakkabılara bile taş çıkartır tamir ettiği ayakkabılar. Bir de cila çekti mi üstüne… Yenisinden farkı kalmıyor!

 

Manava gitmenin en zevkli yanı elma almak. Manav, seçtiğim elmaları önce önlüğünde parlatıp, sonra kese kâğıdına dolduruyor. Bunu, sanki kutsal bir tören tadında yapıyor. Müthiş bir servis! Sizce de öyle değil mi?

 

Eğer günün birinde siz de adada yaşamak isterseniz, buyurun gelin. Kapımız tüm nezih insanlara açıktır. Yeter ki dostluk, kardeşlik olsun içinizde. Yeter ki kimsenin kötülüğünü istemeyin, kimsenin hakkına tecavüz etmeyin. Yeter ki huzur kaçırıcı, düzen bozucu olmayın! Hepimize yetecek kadar yer var burada…

 

Nasıl? Bu ada nerede mi?

 

Gözünüzün önünde!

 

Baktığınız her yerde!

 

Kirletmediğiniz her sokakta!

 

Temiz tuttuğunuz her kıyıda!

 

Aza tamah edebildiğiniz her işyerinde!

 

Betonlaştırmadığınız her şehirde!

 

Kıyıp, kesmediğiniz her ağaçta!

 

Paylaşmayı başarabildiğiniz her lokmada!

 

Uzattığınız her zeytin dalında!

 

Beslediğiniz her canlıda!

 

 

Yüzünüzde tebessümle verdiğiniz her merhabada!

 

 

Lütfen bir an önce gelin, sizi bekliyor olacağım…

 
 
 
Etiketler: Adada, Yaşamak,
Yorumlar
Yazarlar
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Başakşehir
27
0
1
3
8
12
2
Galatasaray
23
0
3
2
7
12
3
Kasımpaşa
22
0
4
1
7
12
4
Yeni Malatyaspor
21
0
3
3
6
12
5
Antalyaspor
20
0
4
2
6
12
6
Ankaragücü
19
0
5
1
6
12
7
Beşiktaş
18
0
4
3
5
12
8
Göztepe
18
0
6
0
6
12
9
Konyaspor
17
0
3
5
4
12
10
Trabzonspor
16
0
4
4
4
12
11
Sivasspor
14
0
4
5
3
12
12
Bursaspor
13
0
3
7
2
12
13
Fenerbahçe
13
0
5
4
3
12
14
Akhisar Bld. Spor
12
0
6
3
3
12
15
Kayserispor
12
0
6
3
3
12
16
Alanyaspor
12
0
8
0
4
12
17
Bb Erzurumspor
11
0
5
5
2
12
18
Çaykur Rizespor
8
0
6
5
1
12
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv