Yazı Detayı
30 Ocak 2020 - Perşembe 09:30 Bu yazı 235 kez okundu
 
Adam gibi bir işi yapamadınız gitti!
Ediz TUNCEL
 
 

Çok yok, daha birkaç ay bile geçmedi, Doğancı yolunda Ulaştırma Bakanlığı sözde bir tamirat yaptı, haftalarca yol kapalı kaldı, tekerlene yuvarlana o güzergahı kullandık, sonra sözde o yol açıldı, tam bir hafta sonra yeni yapılmış yolda çökmeler, çatlamalar ve küçük çukurlar oluştu, şimdi yine birşeyler yapmaya perendeleniyorlar...

Lefke-Gemikonağı anayolunda sözde iyileştirmeler yapıldı, yol yer yer kesilip yamalandı, yamaların olduğu yere geldiniz mi, hop oturup hop kalıyorsunuz...

Yıllar yılıdır Lefke-Gemikonağı arasındaki yol yer yer yamalanıyor ve yapılan sözde tamiratlar yüzünden yol uzun süre, bazen günlerce, bazen de haftalarca kullanılmaz hale geliyor, hiçbir ciddi tedbir de alınmıyor, uyarı levhaları filan konulmuyor, konulanların de ne işe yaradığı belli değil,  farkına varmadan yolda açılan çukurlara küt diye düşüyorsunuz, lastikler, cantlar darmadağın, hem öyle süratli filan gitmenize de gerek yok...

Gemikonağı-Yedidalga arasındaki güzergahta yağmur yağdı mı yol tam anlamıyla ölüm tuzağına dönüşüyor, birçok yerde gölcükler oluşuyor, farketmeyip de hızlı girerseniz (hızlı dediğim de 50-60 km, zaten 50 km sürat sınırlaması var), anında araba sağa sola savruluyor, yetmemiş, yolun üstüne asvaltı döke döke en nihayet yer yer asvalt kaldırımın üzerine çıktı ve kaldırımı kullanan yayalar için bu durum çok ciddi tehlike oluşturuyor, ki iki kez o kaldırımda yürürken arabalar üzerime çıkıyordu, hızlı davranıp da kaçmasam ezilecektim.

Eskiden deniz tarafındaki kaldırımın altında yer yer yolda biriken suları denize tahliye eden küçük tahliye kanalcıkları vardı, şimdi hiçbiri aktif değil, yağmur yağdı mı yol dere yatağına dönüşüyor.

Yağmurdan oluşan su birikintilerini bir tarafa bırakın, anda arada bir çıkan fırtınalarda dalgalar 4-5 metre yukarı sıçrayıp yola düşüyor, geçen günkü fırtınadan ben de nasibini aldım, sabah çocuğu okula götürdüm, geri dönerken devasa bir dalga ta yukarı fırlayıp, arabayı boydan boya yıkadı.

Yıllar yılıdır Gemikonağı ile Gümrük binası arasında kalan sahil şeridindeki kaldırımla deniz arasında bir bariyer veya bir korkuluk yok! Kaldırımdan aşağı düşen olursa, ki birkaç kez oldu, en az 4 metreden aşağıdaki taşların, kayalıkların üzerine çakılacak.

Ciklos raporunun sonucunun nereye varacağı halen açıklanmadı, belli ki bizim balık hafızalı millet unutsun diye zamana oynanıyor, devletin acizliğinden, beceriksizliğinden dolayı katledilen canların hesabını kimsenin vermeye ve ciddi ciddi sormaya niyeti yok, yoksa herşey ortadayken bu rezalet bu kadar uzamazdı...

Aslında adı Ciklos raporu filan değil, düpedüz cinayet raporu olmalıdır ve tek sorumlusu da doğrudan doğruya Ulaştırma Bakanlığı, dönemin Ulaştırma Bakanı ve o Bakanlığın tüm sorumlularıdır, çünkü o felaket yaşanmadan önce defaaten yapılan uyarıları kimse dikkate almadı.

Gönyeli çemberinde birkaç hafta boyunca sözde yol tamiratı yapıldı, yolun yarısı döküldü, geriye kalan yarısı dökülmedi, paldır küldür gidiyorsunuz, dikkat etmezseniz kaza  yapma ihtimaliniz çok yüksek.

Yapılan işler yol tamiratı filan değil, tam anlamıyla göstermelik, yarım yamalak işler ve dert çıkarmaktan başka işe yaradığı da yok.

Koskoca Bakanlığın uhdesinde bir trafik mühendisi yok!

Bırakın trafik mühendisini, bir inşaat mühendisi olduğundan bile şüpheliyim.

Gönüllü olarak yardım etmeye çalışanı da çatır çatır çatlatarak kaçırdılar, Taner Hoca çekti gitti.

Bugüne kadar koskoca memleketteki yolların bir metrekaresi bile belli bir standarda göre  yapılmamış, hiçbir inşaat izni filan da alınmamış, Mühendisler ve Mimarlar Odası Savcılık da dahil, gerekli mercilere şikayetlerini yapmış, ama tık yok.

Ben yaparım olur zihniyeti hakim, önüne gelen de aklına estiği gibi yol  yapıyor, arkasından da yol dedikleri “şey” anında mayın tarlasına dönüyor, sen sağ ben selamet üstünde tepetaklak gidiyoruz...

Sonra toplum içinde normalmiş gibi dolaşan zırdelinin, sorumsuzun, karacahilin biri altındaki dört tekerlekli teneke parçasıyla cehennem zebanisine dönüşüyor, bir tarafta elinde cep telefonuyla sosyal medyada geziniyor, diğer taraftan gaz pedalına basabildiği kadar basıyor ve  kendisine rastgele kurbanlar seçiyor, insanlar durduk  yerde bu zırcahiller yüzünden paramparça ediliyor, yaşanan felakete de “trafik kazası” deniyor...

Yaşanan katliamların bazılarında arabalar arada bariyer olmadığı için bir şeritten diğer şeride resmen uçuyor ve karşıdan gelen ve hiçbir suçu olmayan insanları resmen biçiyor, ki en yakın arkadaşlarımdan bazıları bu şekilde katledildi...

Olay yargıya intikal ettiğinde ise yargı hiçbir zaman devletin sorumluluğunu sorgulamıyor, kısa yoldan hesabı kesiyor, neymiş efendim, dikkatsiz sürüşten ölüme, yaralanmaya sebebiyet vermek falan filan.

Devlet gereken tedbiri alsa, özellikle de anayollarda, çift şeritli anayollarda gidiş-geliş yönlerini ayıran bariyerler yeterli olsa, yol kenarlarında bariyerler olsa, yaşanan ölümlerin çoğu olmayacaktı, kaybettiğimiz insanlarımızın çoğu da şimdi aramızda olacaktı.

Devlet 1975’den bugüne kadar milyar doların üzerinde seyrüsefer parası topladı, bu paralar gerçekten trafiğe harcansaydı, şimdi bırakın ölüm yollarını,  uzay yollarımız olurdu.

Gel gör ki devlet dediğimiz dolandırıcılık ve beceriksizlik abidesi, vermediği hizmetin parasını zorla gasbettiği gibi, bir de gidiyor kendi yapması gerekeni Türkiye’den istiyor, o da gelip yapıyor!

Memleketin iki tane anayolu var, Lefke’den Dipkarpaz’a gidiyor, diğeri de Lefkoşa’dan Girne’ye, Girne’den de sahilden yine Karpaz’a doğru uzanıyor, ancak bölünmüş tek yol Güzelyurt-Mağusa arasında ve Lefkoşa-Girne arasında, bunların da hiçbir emniyet tedbiri doğru düzgün değil.

Polis de kaçak yolların üzerinde yol kesip sözde trafik kontrolü, evrak kontrolü yapıyor!

Bu yolları yapan Türkiye, sözde bakımından sorumlu olan da bizim çaktım almaz devlet ama gel gör ki haraç niyetine topladığı trafik vergilerini nereye harcadığı belli değil, zaman zaman siyasiler hiç utanmadan çıkıp da bu paralar maaşlara gidiyor diyorlar, ki bütün bunları Güzelyurt mahkemesine de delil olarak sunmuştum...

Halk size bu paraları maaş ödeyesiniz diye mi veriyor!

Şimdi “yol yoksa seyrüsefer de yok” diye bir eylem düzenlendi, ne yaptıklarını görünce sadece güldüm.

Böylesine ölümcül bir konuda tenekeli, müzikli eylem yapacaksın da siyasilerin seni adam yerine koymasını bekleyeceksiniz!

Çok beklersiniz...

On seneden fazla televizyon programı yaptım, birçoğuna da katıldım, trafikle ilgili olarak polisle, ilgili derneklerle, siyasilerle sayısız program yaptım, sayısız köşe yazısı yazdım, defalarca bazı arızaların düzeltilmesi için polisten de yardım alarak uğraştım, sorunları ifşa ettik, çözüm önerileri getirdik, ama yönetenler tık demedi!!!

Bunun da tek sebebi hem seçenlerin hem de yönetenlerin çapıdır, açık hava tımarhanesine döndürülen bu memlekette sadece çapımız kadar rastgele yaşıyoruz, rastgele de öldürülüyoruz...

Bu rezalet ancak trafikle ilgili olaylar yargıya intikal ettiğinde, yargının devletin de sorumluluğunu sorgulamasıyla ve gereken cezaların devlet yetkililerine de verilmesiyle çözülebilir...

Ne zaman ki yargı trafik konusunda devletten de hesap sorar, işte o zaman millet akıl koymaya başlar...

 

 

 

 

 

 
 
 
Etiketler: Adam, gibi, bir, işi, yapamadınız, gitti!,
Yorumlar
Diğer Yazılar
Göz göre göre…
Mizansen ve kağıttan kaplancıklar
“Din” kavramının yeni dünya düzeninde bitişi ve bir avukatın vurguları
Siyasi intihar
Yenisinin etkisi azalmış!
Maskeli Balolu Korku Filmi…
Yanlış hesap mezarlıkta biter…
Diktatörlerin dünyası ve diktatör virüs
Seni gidi seniiiii!!!
NBC ve anılarda Komutan Tahsin Ataizi
Bizi bekleyen “Büyük Değişim”
Cehalet, pislik, hastalık ve din sömürüsü
KORONA ÇORBASI
7. yaşında “doğruluk”… Ve hakettiğimiz!
Şu bizim “emperyalist” virüs…
Kabus bitti gibi, ama dahası var…
BOP’un son perdesi…
Cumhurbaşkanlığı seçim tiyatrosundan sahneler…
Kızımın anlayamadıkları, Salamis Krallığı’nın tuvalet derdi…
KKTC Turizminin tuvalet rantı!
Şaka gibisiniz!
Atıcılık Federasyonu Bataklığı
İki canavar arasında kalmak
Yazık ki ne yazık...
“İki” Başbakan Tatar
Yine becerdik…
Satranç Tahtası ve “Uyuyan Güzeller”
Daha başlamadan Akıncı 1 – Diğer Adaylar 0
Biz uyurken…
İstila, Haç ve Hilal…
Üniversiteleri nasıl batırırız ve sevgili füzemiz!
Mafyanın polis “sevgisi”, uluslar arası dengeler…
Bozuk oyunlar, oyunbozanlar!
“Yeni Dünya” yaratılırken bizim kavgalarımız
Polisi bırak, aynada yüzüne bak!
Poliste organize işler...
Bir Kültür-Sanat Fırtınasının Düşündürdükleri...
Göbek ataraktan işgal protestosu ve “katliam anatomisi”…
Ne manzara ama!
Aziz ve muhterem devletimiz…
Özersay’ın sandalyesi, Akıncı’nın serzenişleri…
Amerika’nın “delisi”, sonu ve işin ucu…
Şaka mısınız siz!!!
Mağduro edebiyatı!
Haksızlıktan hak payı çıkarmanın dayanılmaz hafifliği…
Önemli bir detay...
Şov devam ediyor...
Felsefik geyik muhabbeti ve tersinden dünya!
Yine incilerini döktürdü...
Patlıcan yahnili vicdani ret…
Devletsen gereğini yaparsın...
Kötü yönetim kaderimizdir…
Allah size ne yapsın!!!
İyice dağıttın Cemal Hoca!
Biraz tarih öğren kardeşim!
Hükümetten seçmeceler
Hükümetten seçmeceler
Alın size turizm aklı!!!
Bir uyarı da TC elçiliğine…
Acınacak haldesiniz
Seçmeceler...
Külah nasıl giydirilir...
Müstahakımızdır...
Serbest sömürü ekonomisinin özeti…
Sevsinler aklınızı...
Günahlar ve sevaplar
Çare yok değil…
Hükümete ve “tüccara” tavsiyeler
Bir ülke batıyor, bir millet batıyor...
insanları hayvanlaştırarak aşağılamak
Devletin kasası, polisin yetkileri
Gelişim ve çöküş
Kazanmak mı dediniz!!!
Biraz muharebe, biraz muhasebe
Arama Kurtarma Tatbikatı
Türkiye nereye koşuyor
Manyaklığı akıla sokmayı meslek edinmek
Cinnet cehennemi…
Açık hava mezbahası
Açık hava mezbahası
Akıncı'nın açılımı ve Guterres Belgesi'nin tarihi önemi
Zavallılar tayfası…
Bitmeyen trajedinin son perdesi…
Pislik abidesi memleket...
CTP Gençlikle Rum kardeşleri…
Bir devir kapandı, yenisi açılııyor…
Nereden nereye…
Batış ve hükümetin geleceği
İdeoloji soytarılığı, söz söyleme hakkı…
Palavralar ve gerçekler
Cevaplayalım
Acemiler mangası mı, kahramanlar takımı mı!
Komik olmayın lütfen!
Durum çok ciddi
Dün dündür bugün bugündür, peki yarın?
Hükümete uyarıdır…
UBP’ye açık mektup
Başından sonuna yanlışlar zinciri
Avrupa’nın mandırası…
Kapuskanın Lefkoşalısı
Seçimin tek galibi Derviş Eroğlu’dur…
Siyasette şarlatanlık ve Kıbrıs’ın kaç bucak olduğu...
Vitrindeki seçimlikler
Garga mı vuracan Bay Bakan!
Ünivesite cenneti mi, üniversite çöplüğü mü!!!
Beklenen oldu ve dahası da olacaktır…
Anastasiadis’in incileri
Hükümete ve siyasilere “ince ayar” hatırlatması!!!
İnsan hayatımı, sizin cebiniz mi!!!
Dindarlar ve kindarlar
İşe bak!
Yazarlar
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Başakşehir FK
66
0
3
9
19
31
2
Trabzonspor
62
0
3
11
17
31
3
Sivasspor
54
0
7
9
15
31
4
Galatasaray
52
0
6
10
14
30
5
Fenerbahçe
50
0
9
8
14
31
6
Beşiktaş
50
0
10
5
15
30
7
Alanyaspor
48
0
8
9
13
30
8
Antalyaspor
38
0
11
11
9
31
9
Gaziantep FK
38
0
10
11
9
30
10
Göztepe
38
0
12
8
10
30
11
Kasımpaşa
36
0
14
6
10
30
12
Gençlerbirliği
33
0
14
9
8
31
13
Yeni Malatyaspor
32
0
15
8
8
31
14
Denizlispor
32
0
15
8
8
31
15
Kayserispor
31
0
15
7
8
30
16
Konyaspor
30
0
12
12
6
30
17
Çaykur Rizespor
29
0
17
5
8
30
18
MKE Ankaragücü
25
0
15
10
5
30
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv