Yazı Detayı
03 Eylül 2017 - Pazar 10:34 Bu yazı 416 kez okundu
 
Barış sloganı atarak barışı bozacak çözüm seçenekleri desteklenmemeli
Dr Orhan AYDENİZ
aydeniz@kibris.net
 
 

 

Ülkemizde her yıl barış günü olarak kutlanan 1 Eylül,  2.Dünya savaşının başlangıç tarihidir. 1 Eylül 1939’da Alman Nazi orduları Polonya’yı işgal etti ve bunun sonucunda da dünya savaşı çıktı.

Çok büyük can ve maddi kayıplara sebep olan bu savaşın unutulmaması amacı ile, Birleşmiş Milletlerin aldığı karar ile, 1Eylül’ün ‘Dünya Barış Günü’ olarak kutlanması istendi.

Fakat 7 Eylül 2001’deki Birleşmiş Milletler Kurulunda, 21 Eylül’ün ‘Dünya Barış Günü’ olarak kutlanmasına karar verildi.

Bundan güdülen amaç da; tüm dünyada ‘savaşsız bir gün’ adı altında, özellikle çatışma olan bölgelerde bir günlük ateş kes ilan edilmesini sağlamak, bu şekilde kalıcı barışa katkıda bulunmaktır.

Bu durumda BM kararının değiştirilmesine rağmen, 1 Eylül dünyada sadece Türkiye ile KKTC’de ‘Dünya Barış Günü’ olarak kutlanıyor.

Atamız Atatürk’ün ‘Yurtta Sulh Cihanda Sulh’ ilkesi, yurt içinde barış, sükun, güven içinde yaşamayı, ayni zamanda uluslararası barış ve güvenliği hedef alır.

 Son yıllarda orta doğunun kan gölüne dönüştürülmesine karşın, asırlardan beri bir biri  ile çatışan iki halk, Türkiye sayesinde  1974’den sonra barış içinde yaşamaktadır.

Normalde Kıbrıs’ta iki halkın barış, uyum, huzur ve işbirliği içinde yan yana yaşaması kimsenin karşı çıkmaması gereken güzel bir idealdir.

Fakat uzun vadeli çıkarları nedeniyle adanın Yunanistan’a bağlanmasını ve  Türkiye’nin adadan uzaklaştırılmasını isteyen batılı emperyalistler ile güdümlerindeki kuruluşlar iki halkı birleştirerek barışı bozmaya çalışıyor.

İşin üzücü yanı KKTC’de bazı siyasiler ile bunların güdümündeki STÖ’ler ile kuruluş ve kişiler de, Rumların bizimle birleşmeye razı edilmesi için, tüm taleplerinin kabulünü ve anlaşma yapılamasını barış olarak gösteriyor.

Ancak yaşanan acı deneyimlere ve  son müzakerelerde verilen korkunç ödünlere rağmen Rum tarafının dayattığı koşullarda  birleşmeyi savunanların, barışa hizmet etmediği aşikardır.

Buna rağmen, Rumların başat olacağı birleşik bir çözüm seçeneğinin barışı bozacağını ve varlığımızı risk altına sokacağını açıklayanlar, barış ve çözüm düşmanlığı ile yaftalanarak susturulmaya çalışılıyor.

Ancak Rum tarafının dayattığı bir çözümün kabulü; 1974’den sonra sağlanan barışı bozacak ,göçe, sefalete, acılara, çatışmalara  zemin hazırlayacak üstelik barış da bozulacak ve bundan herkes etkilenecektir.

Bu nedenle ‘barış’ diyerek, halen mevcut olan kalıcı barışı bozmak çabasında olanlar, çok geç kalmadan kötü bir çözümde başımıza gelebilecek felaketleri dikkate almalı ve daha sorumlu davranmalı.

 Hele hayali  beklentilerle birleşik bir çözümün her derde deva gösterilmesi, iyi niyetli bir tutum olarak kabul edilemez.

Halen iki ayrı bölgede barış ve huzur içinde yaşayan iki halkın, iç içe getirilmesini sağlayacak bir çözümün savunulmasını, haklı gösterebilecek hiçbir neden yoktur.

Bir çok kişi gibi ben de KKTC’de bazı siyasiler ile onların güdümündeki STÖ ve kişilerin zamanla Kıbrıs’ın kuzeyinin Türkleşmesini, kökleşmesini istemedikleri için, her koşulda birleşik çözümü destekledikleri görüşündeyim.

Barış sloganı atarak eylemler yapanlar, artık gerçekleri görmeli ve ’barış’ diyerek barışı bozmağa çalıştıklarının farkına varmalı

 

 
 
 
Etiketler: Barış, sloganı, atarak, barışı, bozacak, çözüm, seçenekleri, desteklenmemeli, , , ,
Yorumlar
Diğer Yazılar
Döviz ve ekonomik sıkıntılardan kurtulmanın çaresi
Demokrasi başı bozukluk değildir
Hükümet popülist harcamalardan vazgeçilmeli
Guterres’in garanti önerisi Girit senaryosunu hatırlatır
Seçilmişlerin görevi hizmet etmektir
Orman yangınlarının önlenmesi için acilen önlem alınmalı
Et sorunu sürüncemede bırakılmamalı
Ucu açık müzakerelerin sürdürülmesi Rum ulusal davasına yardımcı olur
Hemen çözümlenebilecek bir çok basit sorun vardır
Peşkeş
Harcamalarda önemli gereksinimlere öncelik verilmeli
Anavatandan koparılmamız komşunun ulusal davasına hizmet eder
Hükümetin en öncelikli görevi ülkede asayişi sağlamaktır
Komşu bizimle ortaklık yapmak niyetinde değildir
Davar zararlarına durdurulmalı
En son tezgah anavatan ile aramızın açılmak
‘İçi dolu başak boyun eğermiş’
Sorumsuz kişilerin Türk halkı adına görüş bildirme yetkisi yoktur
Devleti koruyucu caydırıcı yasa çıkarılmalı
Plastik kirliliği
İki bölgeliliğin sulandırılması geri dönüşümsüz büyük bir hata olacaktır
Son günlerdeki su baskınları tesadüfi değildir
Uluslararası hukukta savaşı başlatan bedelini öder
Hükümet tüm vatandaşlarımızı ilgilendiren sorunların çözümüne odaklanmalı
Plaj sorunu ve çözümü
Anavatanın değerini takdir etmeliyiz
Hükümetin yüz günü
Vatandaşlık işlemlerinin durdurulması, Rum’un ekmeğine bal sürmektir
Rum’un dayattığı Birleşik çözüm yok olmamıza sebep olacak
Guterres belgesi Girit dramının tekrarlanmasına zemin hazırlayacak
Federal çözüm barışın bozulmasına sebep olacak
Kıbrıs sorununun çözümünde tek çıkış yolu
Yolların bakım ve idamesi düzenli olarak yapılması gereken bir hizmettir
Seçilmişler devlet yapısını bozmamalı
Çözüm düşmanları
Nükleer enerji gerçeği
Su kaynakları yönetimine acilen el atılmalı
Kuru ot kirliliği sorunu
Bilindik tezgah
Savaşı başlatan, mağlup olduğu takdirde tazminat talebinde bulunamaz.
21 Mart Ergenekon bayramı
Kıbrıs sorununda nüfus ve Türkiye’nin önemi
Bürokratik işlem adı altındaki can sıkıcı işlemler kaldırılmalıdır
Sigara İçme Yasağı Bir Hakkın Kısıtlaması değildir?
İçişlerimizde acilen el atılması gereken sorunlar
Hükümetin öncelikle vatandaşlıklara el atması hoş değildir
Gerçekleri bilerek hareket etmeliyiz
Hükümet madde kullanımı sorununa acilen el atmalı
STÖ’ne zorunlu üyelik Avrupa İnsan Hakları sözleşmesine aykırıdır
Müzakerelere tanınma koşulu ile katılmalıyız
Ağaç dikmek dünyaya karşı olan vefa borcumuzu ödemektir
Yeni hükümet çevre sorunlarına acilen el atmalı
Kıbrıs’ta sergilenen sinsi oyun
Anavatandan koparılmamız ölüm fermanımızdır
Başarılı hizmetin ön şartı
Halkımızın imajına gölge düşürücü davranışlardan vazgeçilmeli
Olaylar KKTC’nin tanıtılmasının kaçınılmaz olduğunu gösteriyor
Ormanlardaki mantar varlığımızın yok olmasına göz yumulmamalı
Çevre kirliliğinin sorumlusu kimdir?
Halkımızın seçimde verdiği mesaj doğru okunmalı
Yarınlarımız daha iyi olmalı
Yeni yılda umut ve beklentiler
Kıbrıs’ın Yunanistan’a bağlama idealinden vazgeçilmedi
Yerleşim yerlerimizdeki trafik sorunu
Kanlı Noel’den ders almalıyız
Düzenin değiştirilebilmesi radikal önlemler alınması ile mümkündür
Siyasi partiler çözüm tercihlerini gerekçeleri ile halkımıza açıklamalı
İfade özgürlüğü hiçbir ülkede sınırsız değildir
Halkımız ezici çoğunluğu oyunu partilerin siyasi bakış açısına göre kullanır
Siyasi partilerin ve adayların nüfus politikası nedir?
Mesai başlama ve bitme saatlerindeki trafik sıkışıklığı önlenmeli
Siyasi partiler misyonlarını dürüstçe halkımıza açıklamalı
Çok geç alınmış bir karar
Birleşme tutkusu -saplantısı ve çelişkiler
Devletimize sahip çıkmalıyız
Anavatan düşmanlığı, bindiğimiz dalı kesmektir
Su baskınları, hesap sorma mekanizmasının doğal sonucudur
Yaban yaşamı yok etmek zararımızadır
Ağaç varlığımızı artırmalıyız
Yıkıcı beyin yıkama kampanyalarının sonuçları
Basit sorunlara olsun çare bulunmalı
Laf Cambazlığı
Sürü hayvancılığı modernize edilmeli
Çözüm BM ve AB tarafından engellenmektedir
Mevcut koşullarda müzakerelerden sonuç alınamaz
Varlığımızı sürdürebilmek için bilinçli davranmak zorundayız
Türk ordusunun ayrılması durumunda 2.Girit dramı tekrarlanacak
Ülkemizde basiretli bir nüfus politikası benimsenmeli ve uygulanmalı
Örgütlenmede dikkat edilmesi gereken hususlar
Hükümet halkın şikayetlerini dikkate almalı
İki çatılı çözüm her iki halkın da yararınadır
İki çatılı çözüm her iki halkın da yararınadır
Lefkoşa’daki kötü koku sorunu
Müzakerelerin devamı bizi çökertme tezgahıdır
Atık Sular Değerlendirilmeli
Hükümetlerin başlıca görevi, yasaların uygulanmasını sağlamaktır
Sinsi oyun bozulmalı
Böcekler raflara girmeye başladı
İç saldırılara karşı uyanık olmalıyız
Hükümet gürültü sorununu çözmeli
Kooperatifler devlet kuruluşu değildir
Rum tarafı neden çözümden kaçıyor?
Hem suçlu, hem güçlü olmak
Suyun denize akıtılmasının hiçbir haklı gerekçesi olamaz
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv