Yazı Detayı
14 Mayıs 2017 - Pazar 20:53 Bu yazı 1842 kez okundu
 
Bir Şehri Sevmek
Şafak YOLCU
 
 

 

İnsan doğmadığı, çocukluğunun geçmediği, sokak aralarında topaç çevirip, bilye oynamadığı, hatta maddi manevi hiçbir bağının ve çıkarının bulunmadığı bir şehri, bir ülkeyi sevebilir mi sizce? Her yıl oraya ziyarete gelip, zaman içerisinde orayı başka insanlara da tanıtıp sevdirmek için turlar düzenler mi? Bu turlarda o şehrin bilinen değil, bilinmeyen tarihi ve kültürel çehresinin özellikle öne çıkarılması için, hiçbir maddi kaygı gütmeden, üstelik o ülkenin insanından bile daha fazla çaba harcar mı? Bence evet, bunların hepsi mümkün. Çünkü böyle bir insan tanıyorum.

 

Bahsettiğim insan, yıllar önce bir seyahat acentesinde çalışırken tanıştığım, Kıbrıs sevdalısı, sevgili dost Ali İnancı. Kendisi bir ömür sayılacak kadar uzun bir süredir Almanya’da yaşıyor. Sadece elit kişilerden oluşan küçük ilgi gruplarını, kendi organize ettiği ve ancak bir aile gezisinde bulabileceğiniz sıcaklıkta düzenlenen turlar eşliğinde dünyayı gezdiriyor.

 

Ali Bey geçtiğimiz günlerde hepsi birbirinden değerli şahsiyetlerden oluşan ve “Beyaz Şapkalı Adamlar” adını verdiği küçük bir grupla adamızdaydı. Sağ olsun, ayağının tozuyla bana da seslendi. Bu sayede kendisini tekrar görme ve tura katılan güzel insanları tanıma şansım oldu. Beyaz Şapkalı Adamlar grubunun üyeleri işadamı, yatırımcı, fabrikatör, mühendis, kimyager ve doktorlardan oluşuyor. Ali Bey’in bizzat kendisi de tecrübeli bir eğitimci.

 

Sıraladığım meslek gruplarını duyunca yüz kaslarını oynatmayı sevmeyen, gri takım elbiseli, deyim yerindeyse “kelli felli” adamlar canlanmasın sakın gözünüzde. O akşam masada kendimi haşarı ve nüktedan, enerjik liseli bir grup gençle birlikteymiş gibi htim. Grup üyelerinin hepsi birbirinden mütevazı, bir o kadar da bilgili, kültürlü ve şakacı insanlardı. Bu grup, Ali Bey’in organizesiyle her yıl farklı bir bölgeyi ziyaret ediyor. Bu yıl rotalarını, bizim tarihimizi ve kültürümüzü öğrenmek için Kıbrıs’a çevirmişler. Çok da iyi etmişler.

 

Ali Bey bu turda Kuzey Kıbrıs’ın sadece kumarhane, deniz ve güneş cenneti olmadığını, Girne Limanı ve Girne Kalesi, Batık Gemi Müzesi, hepsi birbirinden daha çok görülesi sayısız manastırları, doğa harikası Karpaz ve gözlerine hayran olduğum eşeklerimizin bulunduğu milli parkı ile bambaşka bir atmosferin yaşandığı, tarihin adeta her köşe başında soluk alıp verdiği bir ülke olduğunu katılımcılara anlatarak değil, yaşatarak gösterdi. Öyle ki kendilerine katıldığım o akşam hepsinin tek bir hedefi vardı; en kısa zamanda Kıbrıs’a tekrar gelmek.

 

Bu turun bu kadar güzel, unutulmaz geçmesini sağlayan, birkaç gün içerisinde Kıbrıs’ı yüreklerinin bir köşesine oturtan ve tura katılanlara “buraya mutlaka tekrar gelmeliyim” dedirten yanı ise hiç şüphesiz misafirlere eşlik eden profesyonel tur rehberiydi.

 

Bir rehber düşünün; size anlattığı her şeyi kitaplardan okuyup öğrendiği kadarıyla değil, kendi yüreğinden damıtarak, kendi gözlerini sizin gözlerinize oturtarak, size gezdirdiği toprakların, o an soluduğunuz havanın, başınızı çevirip gördüğünüz her ne varsa hangi acılar çekilerek veya hangi mutluluklar feda edilerek kazanıldığını size anlatsın. Böylesi bir başarı da bu köşede ilk röportajımı gerçekleştirdiğim sevgili dostum Nelin Tunç’a aittir.

 

Eğer siz ülkenizi seviyorsanız onu başkalarının da sevmesi için çok zorlanmazsınız ve Nelin, bu topraklara vurgun bir yürek taşıyor. Tıpkı Ali Bey gibi.

 

Bir şehri sevmek demek, onun sadece zenginliğini, güzelliğini, güneşi ve denizini değil, yoksulluğunu, varoş sokaklarını, kültür mozaiğini, terk edilmiş köhne mahallelerini, dününü ve bugününü kabullenip sevmektir. Ancak böyle olursa oraya başkalarının da sizin gözünüzle bakmalarını sağlayabilirsiniz. Ancak o zaman yeni sevdalar başlatabilirsiniz. Bunun da yolu sayıca daha fazla profesyonel ve gerçek anlamda vatanını seven rehberlere sahip olmaktan geçiyor.

 

Bu yazımı yayınladığımda Ali Bey’e haber vereceğime söz vermiştim. Umarım adamızı gezerken yıllardır aldığı hazzı, yazımı okurken de alır. Bu vesileyle, aşağıda fotoğrafını paylaştığım Beyaz Şapkalı Adamlar grubunun haşarı üyelerine de Kıbrıs’tan selamlar gönderiyorum. Unutmayın; artık gözlerinizin yerinde bizim gözlerimiz var!

 
 
 
Etiketler: Bir, Şehri, Sevmek,
Yorumlar
Yazarlar
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv