Yazı Detayı
14 Ocak 2018 - Pazar 11:20 Bu yazı 330 kez okundu
 
Çevre kirliliğinin sorumlusu kimdir?
Dr Orhan AYDENİZ
aydeniz@kibris.net
 
 

                      

            Son zamanlarda bütün dünyada olduğu gibi ülkemizde de, yaşam kalitesini olumsuz yönde etkilemeğe başlaması nedeniyle, çevre konusuna halkımızın ilgisi artmıştır. Kuşkusuz, çevre sorunlarına karşı gösterilmekte olan duyarlılık, umut vericidir. Ancak  daha tehlikeli boyutlara ulaşmasının önlenmesi ve çözümlenmesi içi, soruna doğru teşhis konulması ve çözüm yollarının isabetli bir şekilde belirlenmesi gerekir.

            Ülkemizdeki duruma baktığımız zaman , diğer konularda olduğu gibi çevre ile ilgili hemen hemen tüm sorunlar bilinmektedir. Çevre ile ilgili faaliyet gösteren sivil toplum örgütlerimiz ve çevreye duyarlı medya mensuplarımız  bu sorunları bıkmadan  defalarca  gündeme getirirler. Örneğin zeytin- harup katliamı, anız yakımı, taş ocaklarının tahribatı, kuyu açılmasının ve mevcut yer altı su kaynaklarının disiplin altına alınmaması, dere yataklarına ev yapma izni verilmesi, doğanın kendi kendini yenilemesini önleyen başıboş keçi sürüleri sorununun halledilmemesi, çöplerin yakılması,  tarımsal ürünler üzerindeki tarımsal ilaç kalıntıları, köylerdeki kesimlerde iç organların çevreye atılması sonucu insanlarımızı tehdit eden ekinokok vakalarındaki oranın yüksekliği, ülkemizin bitki örtüsü bakımından fakirliği, bazı kimselerce gelişigüzel yerlere çöp ve inşaat artıkları atılması ,anayollarımızdaki ağaç yetersizliği, hatalı inşaat izinleri sonucu yer altı su kaynaklarının kirletilmesi, yıllardan beri üzerinde çok konuşulan sorunlardır.

            Bazı kimselere göre bu sorunların sebebi bilinçsizlik olup, iyi bir eğitim ve bilinçlendirme kampanyası ile bunlardan kurtulmamız mümkündür. Bu görüşte olanlar,  sorunların çözülmemesindeki başarısızlığı, çevre konusunda faaliyet gösteren ve yaptırım gücü olmayan sivil toplum örgütlerinin çalışmalarının yetersizliğine de bağlamaktadır.

            Kuşkusuz eğitim ve bilinç her alanda olduğu gibi çevre konusunda da çok önemlidir.Ancak, devletin ilgili kuruluşları etkin bir şekilde çalışmazsa, yasalar caydırıcı olmazsa, hele yasalar ciddiyetle uygulanmazsa, hiçbir soruna çare bulunması düşünülemez bile.

Ülkemiz çok küçük olduğu için ve herkes herkesi tanıdığı için devlet memurları çoğu kez yasalara aykırı hareket edenlere karşı işlem yapmakta zorlanmaktadır..Seçimle iş başına gelen bazı yetkililer ise, oy kaybına uğramamak düşüncesiyle populistce hareket etmektedir . Bazı yöneticiler ise yukarıya şikayet edilmekten ve koltuğunu yitirmekten korkarak yasaları uygulamaktan kaçınıyor. İşte bu gerçekler nedeniyle bir çok sorumlu, işini tam yaparak zarara uğramaktansa,  yasaların çiğnenmesini görmezlikten gelmeği  tercih etmektedir.

            Kuşkusuz içinde bulunduğumuz koşullarda bazı kimseler için çevre sorunlarını bilinçsizliğe bağlayarak işin içinden sıyrılmak paha biçilmez bir cankurtaran simididir Gördüğüm kadarı ile, bilinçsizlik mazereti bir çok kimse tarafından da kabul görmektedir.

Ancak göz ardı edilen bazı gerçeklerin vurgulanmasında yarar vardır. İlkokul sıralarından itibaren çevre konusunda eğitim verilen ve öğrenim düzeyi Avrupa ülkeleri  gerisinde olmayan ,hemen hemen her evde televizyon ve bilgisayar bulunan  ülkemizde halkımızın bilinçsiz olduğu gerçekle bağdaşabilir mi? Acaba, halkı yeterince eğitilmiş ve bilinçli olan gelişmiş ülkelerde çevre konusunda neden çok sayıda ve caydırıcı yasalar çıkarılıp bu yasalar ödünsüz uygulanmaktadır? .

 Aslında, sadece bazı kimselerin çevre suçu işlemesi karşısında, tüm halkımızın çevre bilincinden yoksun olduğunun ileri sürülmesi ve tüm halkımızın suçlanması haksızlıktır. Halkımızın tek eksiği, devletin yanlış uygulamaları karşısında  sessiz kalması ve ABD veya Avrupa ülkelerinde olduğu gibi, çeşitli iletişim araçları ile ilgililere tepkisini belirtmemesidir.

            Özetle belirtmek gerekirse çevre sorunlarından  kurtulabilmenin başlıca yolu yasaların günümüz koşullarına göre yeniden düzenlenmesi ve devlet görevlileri ile yetkililerinin de  devletin kanunlarını uygulamakla yükümlü olduklarının  herkes tarafından kabul edilmesidir.

 

 
 
 
Etiketler: Çevre, kirliliğinin, sorumlusu, kimdir?,
Yorumlar
Diğer Yazılar
İki devletli çözüm her iki halk için idealdir
Su baskını sorunu ve çaresi
Dere Yatakları Bozularak, Sel Felaketine Zemin Hazırlanmaktadır.
Dağınık yapılaşma doğal alanların yok edilmesine sebep olacaktır
Ortak vatanda barış içinde yaşamalıyız
Ağaç katliamının önlenmesi için caydırıcı yasalar çıkarılmalı
KKTC’nin tanıtılması tek çıkış yoludur
Sorunlarımızın çoğunun derhal çözümlenmesi mümkündür
Piyasadaki sıkıntılar üzerine
Kimlikle giriş gerçeği
Üretimin lokomotifi pazarlamadır
Ülkemizde Bozulan Değer Ölçüleri
İnşaat izinleri sorunu
İki yönetimli çözümü engellemek tarihi hata olacaktır
Sel sorunu ciddiye alınmalı
Çözümden yana olanlar geçmişe saplanıp kalmamalı
Gerçekler unutturulmamalı
Dağ Başında mı Yaşıyoruz?
KKTC’de Rum ulusal tezlerini destekleyenler çözümsüzlüğü körüklemektedir
Haklılığımızda ısrar etmeliyiz
Din dersi okutulmalı mı?
Tarımda geleceğe dönük gelişmeler
Yasalara uymamak demokratik hak sayılmamalı
Birleşik federal çözüm’ her derde deva mı?
Tasarruf önerilerim
Dünya Barış Günü
Ekonomik sıkıntılarımızın sebeplerinden biri de nüfusumuzun az olmasıdır
Koruyuculuk ve yerli üretimin teşviki
Hatalı ve zararlı kararlardan vazgeçilmeli
Döviz ve ekonomik sıkıntılardan kurtulmanın çaresi
Demokrasi başı bozukluk değildir
Hükümet popülist harcamalardan vazgeçilmeli
Guterres’in garanti önerisi Girit senaryosunu hatırlatır
Seçilmişlerin görevi hizmet etmektir
Orman yangınlarının önlenmesi için acilen önlem alınmalı
Et sorunu sürüncemede bırakılmamalı
Ucu açık müzakerelerin sürdürülmesi Rum ulusal davasına yardımcı olur
Hemen çözümlenebilecek bir çok basit sorun vardır
Peşkeş
Harcamalarda önemli gereksinimlere öncelik verilmeli
Anavatandan koparılmamız komşunun ulusal davasına hizmet eder
Hükümetin en öncelikli görevi ülkede asayişi sağlamaktır
Komşu bizimle ortaklık yapmak niyetinde değildir
Davar zararlarına durdurulmalı
En son tezgah anavatan ile aramızın açılmak
‘İçi dolu başak boyun eğermiş’
Sorumsuz kişilerin Türk halkı adına görüş bildirme yetkisi yoktur
Devleti koruyucu caydırıcı yasa çıkarılmalı
Plastik kirliliği
İki bölgeliliğin sulandırılması geri dönüşümsüz büyük bir hata olacaktır
Son günlerdeki su baskınları tesadüfi değildir
Uluslararası hukukta savaşı başlatan bedelini öder
Hükümet tüm vatandaşlarımızı ilgilendiren sorunların çözümüne odaklanmalı
Plaj sorunu ve çözümü
Anavatanın değerini takdir etmeliyiz
Hükümetin yüz günü
Vatandaşlık işlemlerinin durdurulması, Rum’un ekmeğine bal sürmektir
Rum’un dayattığı Birleşik çözüm yok olmamıza sebep olacak
Guterres belgesi Girit dramının tekrarlanmasına zemin hazırlayacak
Federal çözüm barışın bozulmasına sebep olacak
Kıbrıs sorununun çözümünde tek çıkış yolu
Yolların bakım ve idamesi düzenli olarak yapılması gereken bir hizmettir
Seçilmişler devlet yapısını bozmamalı
Çözüm düşmanları
Nükleer enerji gerçeği
Su kaynakları yönetimine acilen el atılmalı
Kuru ot kirliliği sorunu
Bilindik tezgah
Savaşı başlatan, mağlup olduğu takdirde tazminat talebinde bulunamaz.
21 Mart Ergenekon bayramı
Kıbrıs sorununda nüfus ve Türkiye’nin önemi
Bürokratik işlem adı altındaki can sıkıcı işlemler kaldırılmalıdır
Sigara İçme Yasağı Bir Hakkın Kısıtlaması değildir?
İçişlerimizde acilen el atılması gereken sorunlar
Hükümetin öncelikle vatandaşlıklara el atması hoş değildir
Gerçekleri bilerek hareket etmeliyiz
Hükümet madde kullanımı sorununa acilen el atmalı
STÖ’ne zorunlu üyelik Avrupa İnsan Hakları sözleşmesine aykırıdır
Müzakerelere tanınma koşulu ile katılmalıyız
Ağaç dikmek dünyaya karşı olan vefa borcumuzu ödemektir
Yeni hükümet çevre sorunlarına acilen el atmalı
Kıbrıs’ta sergilenen sinsi oyun
Anavatandan koparılmamız ölüm fermanımızdır
Başarılı hizmetin ön şartı
Halkımızın imajına gölge düşürücü davranışlardan vazgeçilmeli
Olaylar KKTC’nin tanıtılmasının kaçınılmaz olduğunu gösteriyor
Ormanlardaki mantar varlığımızın yok olmasına göz yumulmamalı
Halkımızın seçimde verdiği mesaj doğru okunmalı
Yarınlarımız daha iyi olmalı
Yeni yılda umut ve beklentiler
Kıbrıs’ın Yunanistan’a bağlama idealinden vazgeçilmedi
Yerleşim yerlerimizdeki trafik sorunu
Kanlı Noel’den ders almalıyız
Düzenin değiştirilebilmesi radikal önlemler alınması ile mümkündür
Siyasi partiler çözüm tercihlerini gerekçeleri ile halkımıza açıklamalı
İfade özgürlüğü hiçbir ülkede sınırsız değildir
Halkımız ezici çoğunluğu oyunu partilerin siyasi bakış açısına göre kullanır
Siyasi partilerin ve adayların nüfus politikası nedir?
Mesai başlama ve bitme saatlerindeki trafik sıkışıklığı önlenmeli
Siyasi partiler misyonlarını dürüstçe halkımıza açıklamalı
Çok geç alınmış bir karar
Birleşme tutkusu -saplantısı ve çelişkiler
Devletimize sahip çıkmalıyız
Anavatan düşmanlığı, bindiğimiz dalı kesmektir
Su baskınları, hesap sorma mekanizmasının doğal sonucudur
Yaban yaşamı yok etmek zararımızadır
Ağaç varlığımızı artırmalıyız
Yıkıcı beyin yıkama kampanyalarının sonuçları
Basit sorunlara olsun çare bulunmalı
Laf Cambazlığı
Sürü hayvancılığı modernize edilmeli
Çözüm BM ve AB tarafından engellenmektedir
Mevcut koşullarda müzakerelerden sonuç alınamaz
Varlığımızı sürdürebilmek için bilinçli davranmak zorundayız
Türk ordusunun ayrılması durumunda 2.Girit dramı tekrarlanacak
Ülkemizde basiretli bir nüfus politikası benimsenmeli ve uygulanmalı
Örgütlenmede dikkat edilmesi gereken hususlar
Hükümet halkın şikayetlerini dikkate almalı
İki çatılı çözüm her iki halkın da yararınadır
İki çatılı çözüm her iki halkın da yararınadır
Lefkoşa’daki kötü koku sorunu
Müzakerelerin devamı bizi çökertme tezgahıdır
Atık Sular Değerlendirilmeli
Hükümetlerin başlıca görevi, yasaların uygulanmasını sağlamaktır
Barış sloganı atarak barışı bozacak çözüm seçenekleri desteklenmemeli
Sinsi oyun bozulmalı
Böcekler raflara girmeye başladı
İç saldırılara karşı uyanık olmalıyız
Hükümet gürültü sorununu çözmeli
Kooperatifler devlet kuruluşu değildir
Rum tarafı neden çözümden kaçıyor?
Hem suçlu, hem güçlü olmak
Suyun denize akıtılmasının hiçbir haklı gerekçesi olamaz
Yazarlar
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Medipol Başakşehir
34
0
2
4
10
16
2
Yeni Malatyaspor
28
0
4
4
8
16
3
Antalyaspor
26
0
6
2
8
16
4
Kasımpaşa
26
0
6
2
8
16
5
Galatasaray
26
0
4
5
7
16
6
Trabzonspor
26
0
4
5
7
16
7
Beşiktaş
26
0
4
5
7
16
8
Atiker Konyaspor
24
0
4
6
6
16
9
Sivasspor
24
0
4
6
6
16
10
MKE Ankaragücü
20
0
8
2
6
16
11
Bursaspor
20
0
4
8
4
16
12
Göztepe
19
0
9
1
6
16
13
Kayserispor
18
0
8
3
5
16
14
Alanyaspor
17
0
9
2
5
16
15
Akhisarspor
16
0
8
4
4
16
16
BB Erzurumspor
15
0
7
6
3
16
17
Fenerbahçe
15
0
7
6
3
16
18
Çaykur Rizespor
12
0
6
9
1
16
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv