Yazı Detayı
11 Nisan 2018 - Çarşamba 11:25 Bu yazı 169 kez okundu
 
Çözüm düşmanları
Dr Orhan AYDENİZ
aydeniz@kibris.net
 
 

KKTC’de bazı kişilerin, ‘derhal birleşme ve çözüm’ diyerek, gerçekte bilinçli olarak, Rum tarafının makul bir çözüme yanaşmasını engellediği görüşündeyim.

Mevcut koşullardan nemalanan bu kişiler, çözüm olması durumunda, hele Rumlar ile ortak bir yönetimde, karınlarını doyurabilecek bir geçim kaynağına bile sahip olamayacaklarının bilincindedirler.

Geçici maddi çıkarlarını her şeyin üzerinde tutan bu sahte çözümcüler, tutum davranış ve çeşitli faaliyetleri ile, maalesef barıştan yana görünerek, gerçekte  çözümsüzlüğü körüklemektedirler.

Çünkü bunların tutum ve faaliyetlerinden cesaretlenen Rum tarafı, zamanla KKTC’de kalenin içerden çökertilebileceğini, teslim koşullarını  kabul edeceğimizi ümit etmektedir.  Böylece makul  bir çözümü kabul etmemektedir.

Sahte çözümcülerin KKTC Cumhurbaşkanının en son görüşmeler hakkında yaptığı açıklamayı eleştirmeleri, yüzlerindeki maskenin düşmesine ve gerçek misyonlarının daha iyi anlaşılmasına yol açmıştır.

              Çünkü Türk tarafının C.Montagna’da  enosis’in önünü açabilecek korkunç ödünler verilmesine rağmen, Rum tarafının bizimle yetki paylaşımına yanaşmaması nedeniyle, anlaşma yapılamadığı bilinmektedir.

 Halen Rum tarafının silahlanmayı sürdürmesi,  eğitim bakanının faşist Elam ile ayni değerleri paylaştığını ifade etmesi, Anastasiadis’in Türkiye’nin garantisini ve sayısal eşitliği kabul etmeyeceğini açıklaması, karşısında  malum kesimin çözümsüzlükten yine bizim tarafı suçlaması,  iyi niyetle bağdaştırılamaz.

Özellikle Rum liderin karar mekanizmasında bize sayısal eşitlik hakkının tanınamayacağını açıklaması, azınlık durumuna düşürülmemizin amaçlandığının kanıtıdır.

Zaten yaklaşık yarım asırdan beri sürdürülen toplumlar arası görüşmelerde, Rum tarafının bizimle eşit ortaklığı aklının ucundan geçirmediği açık bir şekilde anlaşılmıştır.

Şimdi Rum tarafının yeniden görüşmelere koptuğu yerden ve ucu açık  devam etmesini istemesinin nedeni de, bizi masada oyalamak ve zaman kazanmaktır.

 İşte bu nedenle, KKTC Cumhurbaşkanının  Kıbrıs sorununda artık bir yol ayırımında olduğumuzu ifade etmesi, gerçeği yansıtmaktadır.

Rum müzakerecinin de ‘uzatmaları oynuyoruz’ açıklaması, masada oyalamak ve zaman kazanmak tezgahının, daha fazla sürdürülemeyeceği gerçeğini ortaya koymaktadır.

Hele, bir Rum siyasinin, çözümsüzlüğün kalıcı bölünmeyi perçinleştireceğini açıklaması, masada oyalanmak taktiğinin artık Rumlar için de çıkar yol olamayacağının kavranmakta olduğunu göstermektedir.

1960-63  ve 1974 yılından sonra yaşanan deneyim; ülkemizde istikrarlı ve çatışmasız, uzun vadeli ve hiç bozulmayacak bir barışın ancak şimdiki gibi iki bölgelilik ve ordunun adada bulunması ile  sağlanabileceğini kanıtlamıştır.

            Bu açık gerçeğe rağmen ,sırf Anavatanın adamız üzerindeki kontrolünün bertaraf edilmesi ve adanın tümüyle Rum çoğunluğun hakimiyetine geçmesi istendiği için, istikrarlı ve sürekli barış ortamının bozulması pahasına, yeniden iki halkın birleştirilmesi isteniyor.

            Mevcut koşullarda bunun silah gücü ile elde edilemeyeceği bilindiği için, halen ‘barış- çözüm- birleşik Kıbrıs’ ekseni üzerinden mücadele sürdürülüyor.

Aslında  adada  gerçekten istikrarlı bir çözüm isteniyorsa, bir tarafın aleyhine  bozulamayacak en iyi çözüm şeklinin, şimdiki durum olduğu aşikardır. Çünkü başka her nasıl bir çözüm bulunursa bulunsun, mutlaka  adadaki barışın bozulmasına yol açabilecek .Hatta yeniden iki anavatanları çatışma noktasına getirebilecektir.

 

 
 
 
Etiketler: Çözüm, düşmanları,
Yorumlar
Diğer Yazılar
Sel sorunu ciddiye alınmalı
Çözümden yana olanlar geçmişe saplanıp kalmamalı
Gerçekler unutturulmamalı
Dağ Başında mı Yaşıyoruz?
KKTC’de Rum ulusal tezlerini destekleyenler çözümsüzlüğü körüklemektedir
Haklılığımızda ısrar etmeliyiz
Din dersi okutulmalı mı?
Tarımda geleceğe dönük gelişmeler
Yasalara uymamak demokratik hak sayılmamalı
Birleşik federal çözüm’ her derde deva mı?
Tasarruf önerilerim
Dünya Barış Günü
Ekonomik sıkıntılarımızın sebeplerinden biri de nüfusumuzun az olmasıdır
Koruyuculuk ve yerli üretimin teşviki
Hatalı ve zararlı kararlardan vazgeçilmeli
Döviz ve ekonomik sıkıntılardan kurtulmanın çaresi
Demokrasi başı bozukluk değildir
Hükümet popülist harcamalardan vazgeçilmeli
Guterres’in garanti önerisi Girit senaryosunu hatırlatır
Seçilmişlerin görevi hizmet etmektir
Orman yangınlarının önlenmesi için acilen önlem alınmalı
Et sorunu sürüncemede bırakılmamalı
Ucu açık müzakerelerin sürdürülmesi Rum ulusal davasına yardımcı olur
Hemen çözümlenebilecek bir çok basit sorun vardır
Peşkeş
Harcamalarda önemli gereksinimlere öncelik verilmeli
Anavatandan koparılmamız komşunun ulusal davasına hizmet eder
Hükümetin en öncelikli görevi ülkede asayişi sağlamaktır
Komşu bizimle ortaklık yapmak niyetinde değildir
Davar zararlarına durdurulmalı
En son tezgah anavatan ile aramızın açılmak
‘İçi dolu başak boyun eğermiş’
Sorumsuz kişilerin Türk halkı adına görüş bildirme yetkisi yoktur
Devleti koruyucu caydırıcı yasa çıkarılmalı
Plastik kirliliği
İki bölgeliliğin sulandırılması geri dönüşümsüz büyük bir hata olacaktır
Son günlerdeki su baskınları tesadüfi değildir
Uluslararası hukukta savaşı başlatan bedelini öder
Hükümet tüm vatandaşlarımızı ilgilendiren sorunların çözümüne odaklanmalı
Plaj sorunu ve çözümü
Anavatanın değerini takdir etmeliyiz
Hükümetin yüz günü
Vatandaşlık işlemlerinin durdurulması, Rum’un ekmeğine bal sürmektir
Rum’un dayattığı Birleşik çözüm yok olmamıza sebep olacak
Guterres belgesi Girit dramının tekrarlanmasına zemin hazırlayacak
Federal çözüm barışın bozulmasına sebep olacak
Kıbrıs sorununun çözümünde tek çıkış yolu
Yolların bakım ve idamesi düzenli olarak yapılması gereken bir hizmettir
Seçilmişler devlet yapısını bozmamalı
Nükleer enerji gerçeği
Su kaynakları yönetimine acilen el atılmalı
Kuru ot kirliliği sorunu
Bilindik tezgah
Savaşı başlatan, mağlup olduğu takdirde tazminat talebinde bulunamaz.
21 Mart Ergenekon bayramı
Kıbrıs sorununda nüfus ve Türkiye’nin önemi
Bürokratik işlem adı altındaki can sıkıcı işlemler kaldırılmalıdır
Sigara İçme Yasağı Bir Hakkın Kısıtlaması değildir?
İçişlerimizde acilen el atılması gereken sorunlar
Hükümetin öncelikle vatandaşlıklara el atması hoş değildir
Gerçekleri bilerek hareket etmeliyiz
Hükümet madde kullanımı sorununa acilen el atmalı
STÖ’ne zorunlu üyelik Avrupa İnsan Hakları sözleşmesine aykırıdır
Müzakerelere tanınma koşulu ile katılmalıyız
Ağaç dikmek dünyaya karşı olan vefa borcumuzu ödemektir
Yeni hükümet çevre sorunlarına acilen el atmalı
Kıbrıs’ta sergilenen sinsi oyun
Anavatandan koparılmamız ölüm fermanımızdır
Başarılı hizmetin ön şartı
Halkımızın imajına gölge düşürücü davranışlardan vazgeçilmeli
Olaylar KKTC’nin tanıtılmasının kaçınılmaz olduğunu gösteriyor
Ormanlardaki mantar varlığımızın yok olmasına göz yumulmamalı
Çevre kirliliğinin sorumlusu kimdir?
Halkımızın seçimde verdiği mesaj doğru okunmalı
Yarınlarımız daha iyi olmalı
Yeni yılda umut ve beklentiler
Kıbrıs’ın Yunanistan’a bağlama idealinden vazgeçilmedi
Yerleşim yerlerimizdeki trafik sorunu
Kanlı Noel’den ders almalıyız
Düzenin değiştirilebilmesi radikal önlemler alınması ile mümkündür
Siyasi partiler çözüm tercihlerini gerekçeleri ile halkımıza açıklamalı
İfade özgürlüğü hiçbir ülkede sınırsız değildir
Halkımız ezici çoğunluğu oyunu partilerin siyasi bakış açısına göre kullanır
Siyasi partilerin ve adayların nüfus politikası nedir?
Mesai başlama ve bitme saatlerindeki trafik sıkışıklığı önlenmeli
Siyasi partiler misyonlarını dürüstçe halkımıza açıklamalı
Çok geç alınmış bir karar
Birleşme tutkusu -saplantısı ve çelişkiler
Devletimize sahip çıkmalıyız
Anavatan düşmanlığı, bindiğimiz dalı kesmektir
Su baskınları, hesap sorma mekanizmasının doğal sonucudur
Yaban yaşamı yok etmek zararımızadır
Ağaç varlığımızı artırmalıyız
Yıkıcı beyin yıkama kampanyalarının sonuçları
Basit sorunlara olsun çare bulunmalı
Laf Cambazlığı
Sürü hayvancılığı modernize edilmeli
Çözüm BM ve AB tarafından engellenmektedir
Mevcut koşullarda müzakerelerden sonuç alınamaz
Varlığımızı sürdürebilmek için bilinçli davranmak zorundayız
Türk ordusunun ayrılması durumunda 2.Girit dramı tekrarlanacak
Ülkemizde basiretli bir nüfus politikası benimsenmeli ve uygulanmalı
Örgütlenmede dikkat edilmesi gereken hususlar
Hükümet halkın şikayetlerini dikkate almalı
İki çatılı çözüm her iki halkın da yararınadır
İki çatılı çözüm her iki halkın da yararınadır
Lefkoşa’daki kötü koku sorunu
Müzakerelerin devamı bizi çökertme tezgahıdır
Atık Sular Değerlendirilmeli
Hükümetlerin başlıca görevi, yasaların uygulanmasını sağlamaktır
Barış sloganı atarak barışı bozacak çözüm seçenekleri desteklenmemeli
Sinsi oyun bozulmalı
Böcekler raflara girmeye başladı
İç saldırılara karşı uyanık olmalıyız
Hükümet gürültü sorununu çözmeli
Kooperatifler devlet kuruluşu değildir
Rum tarafı neden çözümden kaçıyor?
Hem suçlu, hem güçlü olmak
Suyun denize akıtılmasının hiçbir haklı gerekçesi olamaz
Yazarlar
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Galatasaray
19
0
2
1
6
9
2
Başakşehir
15
0
1
3
4
8
3
Beşiktaş
15
0
1
3
4
8
4
Kasımpaşa
15
0
3
0
5
8
5
Trabzonspor
13
0
3
1
4
8
6
Antalyaspor
13
0
3
1
4
8
7
Alanyaspor
12
0
4
0
4
8
8
Göztepe
12
0
4
0
4
8
9
Yeni Malatyaspor
12
0
2
3
3
8
10
Konyaspor
12
0
2
3
3
8
11
Ankaragücü
10
0
4
1
3
8
12
Kayserispor
9
0
3
3
2
8
13
Sivasspor
9
0
3
3
2
8
14
Bursaspor
9
0
2
6
1
9
15
Fenerbahçe
8
0
4
2
2
8
16
Çaykur Rizespor
7
0
3
4
1
8
17
Akhisar Bld. Spor
5
0
5
2
1
8
18
Bb Erzurumspor
5
0
5
2
1
8
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv