Yazı Detayı
15 Kasım 2017 - Çarşamba 09:45 Bu yazı 315 kez okundu
 
Devletimize sahip çıkmalıyız
Dr Orhan AYDENİZ
aydeniz@kibris.net
 
 

Dünyada halkların ulusal  mücadelelerinde, ulaşabileceği en onurlu ve büyük başarı, kendi devletlerini kurmasıdır.

Geçmişte yaşamayan ve o dönemlerde çekilen sıkıntıları, yaşam düzeyimizi bilmeyenler, yeniden Rumlar ile birleşmemiz durumunda her şeyin yoluna gireceğini hayal ediyor.

Ancak geçmişte yaşayanlar,  geriye dönüş ve geçmişin karanlık dönemine götürüleceğimizi bildiği için ortak yönetime ve birleşmeye şiddetle karşıdır.

Her şeyden önce birleşmeyi tek çözüm ve kurtuluş seçeneği kabul eden ve dayatanların, 1960 birleşik yönetimindeki koşulları araştırıp öğrenmesi gerekir.

!960 birleşik yönetimde ülke çapında, Rum muhatapları ile rekabet edebilecek Türk iş adamları ve işletmeler yoktu.

Türk halkının en büyük istihdam kaynağı olan tarım ve hayvancılıkta da Rum’lara bağımlıydık.

Türklerin ürettiği tütün, harup, zeytinyağı, üzüm ve hayvansal ürünler Rum girişimci ve şirketleri tarafından değerlendirilirdi,

En önemli ihracat ürünleri olan turunçgiller, patates ve havuç üretiminde ise,Türklerin payı dikkate alınamayacak kadar azdı.

Kıbrıs anayasasına göre devletteki memurların %30’unun Türk olması koşuluna rağmen, devlette istihdam edilmemiz, çeşitli bahaneler ile engellenirdi.1960-63 döneminde devlette görev yapan Türk memurlarının sayısı birkaç yüz ile sınırlıydı.

Devlet kuruluşlarında görev yapan Türk ve Rumlar arasında, samimi işbirliği bulunmamaktaydı .

Her konuda Rum ve Türk memurlar kendi  aralarında birlikte hareket ederlerdi ve devlet hizmetlerinin sunulmasında da her şey yolunda değildi.

İki halk arasında çatışma olmayan 1960-63 döneminde Rumların ,Türklere taşınmaz mal satması engellenirdi. Rum’dan mal satın alan Türklere tapu işlemleri yapılmazdı.

Kıbrıs’ın tüm yerleşim yerlerinde de Türk ve Rumlar kendilerine ait ayrı bölgelerde yaşardı.

Özetle 1974’den önce Türkler ile Rumlar arasında samimi işbirliği yoktu ve her iki halkın bireyleri her konuda birbirleri ile rekabet ve çatışma içindeydi.

Birleşik yönetim döneminde işsizlik hat safhada olduğu için, gençler ve yüksek öğrenimini tamamlayanlar, Türkiye , İngiltere, Avustralya’ya göç etmek zorunda kalıyordu.

1960-63  birleşik yönetimde Türk halkının yaşam düzeyi, şimdiki ile kıyaslanamayacak derecede düşüktü.

Ada çapında modern evlerde yaşayan ve özel arabası olanlar parmakla sayılacak kadar azdı. Tatil için Türkiye’ye hele Avrupa’ya gidebilecek tek bir Türk yoktu.

1963-74 döneminde ise Türkler can ve mal güvenliğinden yoksun olarak, Rum ablukası altında dar bölgelerde adeta açık hava hapishanelerinde yaşamak zorunda bırakıldı.

Özetle  yok olma düzeyinde olan toplumumuz, barış harekatı sayesinde yeniden dirildi ve bugünkü yaşam koşullarına sahip olduk.

Geçmişin karanlık dönemine götürülmemek için, nereden nereye geldiğimizi dikkate alarak devletimize sıkı sıkıya bağlanmamız ve onu yaşatmaya çalışmamız gelecek nesiller karşı en önemli ve büyük görevimizdir. Aksi halde bugünleri, tatlı bir anı olarak hatırlayacağız

Bu vesile ile Kıbrıs Türk halkının cumhuriyet bayramını kutlarım.

 
 
 
Etiketler: Devletimize, sahip, çıkmalıyız,
Yorumlar
Diğer Yazılar
Döviz ve ekonomik sıkıntılardan kurtulmanın çaresi
Demokrasi başı bozukluk değildir
Hükümet popülist harcamalardan vazgeçilmeli
Guterres’in garanti önerisi Girit senaryosunu hatırlatır
Seçilmişlerin görevi hizmet etmektir
Orman yangınlarının önlenmesi için acilen önlem alınmalı
Et sorunu sürüncemede bırakılmamalı
Ucu açık müzakerelerin sürdürülmesi Rum ulusal davasına yardımcı olur
Hemen çözümlenebilecek bir çok basit sorun vardır
Peşkeş
Harcamalarda önemli gereksinimlere öncelik verilmeli
Anavatandan koparılmamız komşunun ulusal davasına hizmet eder
Hükümetin en öncelikli görevi ülkede asayişi sağlamaktır
Komşu bizimle ortaklık yapmak niyetinde değildir
Davar zararlarına durdurulmalı
En son tezgah anavatan ile aramızın açılmak
‘İçi dolu başak boyun eğermiş’
Sorumsuz kişilerin Türk halkı adına görüş bildirme yetkisi yoktur
Devleti koruyucu caydırıcı yasa çıkarılmalı
Plastik kirliliği
İki bölgeliliğin sulandırılması geri dönüşümsüz büyük bir hata olacaktır
Son günlerdeki su baskınları tesadüfi değildir
Uluslararası hukukta savaşı başlatan bedelini öder
Hükümet tüm vatandaşlarımızı ilgilendiren sorunların çözümüne odaklanmalı
Plaj sorunu ve çözümü
Anavatanın değerini takdir etmeliyiz
Hükümetin yüz günü
Vatandaşlık işlemlerinin durdurulması, Rum’un ekmeğine bal sürmektir
Rum’un dayattığı Birleşik çözüm yok olmamıza sebep olacak
Guterres belgesi Girit dramının tekrarlanmasına zemin hazırlayacak
Federal çözüm barışın bozulmasına sebep olacak
Kıbrıs sorununun çözümünde tek çıkış yolu
Yolların bakım ve idamesi düzenli olarak yapılması gereken bir hizmettir
Seçilmişler devlet yapısını bozmamalı
Çözüm düşmanları
Nükleer enerji gerçeği
Su kaynakları yönetimine acilen el atılmalı
Kuru ot kirliliği sorunu
Bilindik tezgah
Savaşı başlatan, mağlup olduğu takdirde tazminat talebinde bulunamaz.
21 Mart Ergenekon bayramı
Kıbrıs sorununda nüfus ve Türkiye’nin önemi
Bürokratik işlem adı altındaki can sıkıcı işlemler kaldırılmalıdır
Sigara İçme Yasağı Bir Hakkın Kısıtlaması değildir?
İçişlerimizde acilen el atılması gereken sorunlar
Hükümetin öncelikle vatandaşlıklara el atması hoş değildir
Gerçekleri bilerek hareket etmeliyiz
Hükümet madde kullanımı sorununa acilen el atmalı
STÖ’ne zorunlu üyelik Avrupa İnsan Hakları sözleşmesine aykırıdır
Müzakerelere tanınma koşulu ile katılmalıyız
Ağaç dikmek dünyaya karşı olan vefa borcumuzu ödemektir
Yeni hükümet çevre sorunlarına acilen el atmalı
Kıbrıs’ta sergilenen sinsi oyun
Anavatandan koparılmamız ölüm fermanımızdır
Başarılı hizmetin ön şartı
Halkımızın imajına gölge düşürücü davranışlardan vazgeçilmeli
Olaylar KKTC’nin tanıtılmasının kaçınılmaz olduğunu gösteriyor
Ormanlardaki mantar varlığımızın yok olmasına göz yumulmamalı
Çevre kirliliğinin sorumlusu kimdir?
Halkımızın seçimde verdiği mesaj doğru okunmalı
Yarınlarımız daha iyi olmalı
Yeni yılda umut ve beklentiler
Kıbrıs’ın Yunanistan’a bağlama idealinden vazgeçilmedi
Yerleşim yerlerimizdeki trafik sorunu
Kanlı Noel’den ders almalıyız
Düzenin değiştirilebilmesi radikal önlemler alınması ile mümkündür
Siyasi partiler çözüm tercihlerini gerekçeleri ile halkımıza açıklamalı
İfade özgürlüğü hiçbir ülkede sınırsız değildir
Halkımız ezici çoğunluğu oyunu partilerin siyasi bakış açısına göre kullanır
Siyasi partilerin ve adayların nüfus politikası nedir?
Mesai başlama ve bitme saatlerindeki trafik sıkışıklığı önlenmeli
Siyasi partiler misyonlarını dürüstçe halkımıza açıklamalı
Çok geç alınmış bir karar
Birleşme tutkusu -saplantısı ve çelişkiler
Anavatan düşmanlığı, bindiğimiz dalı kesmektir
Su baskınları, hesap sorma mekanizmasının doğal sonucudur
Yaban yaşamı yok etmek zararımızadır
Ağaç varlığımızı artırmalıyız
Yıkıcı beyin yıkama kampanyalarının sonuçları
Basit sorunlara olsun çare bulunmalı
Laf Cambazlığı
Sürü hayvancılığı modernize edilmeli
Çözüm BM ve AB tarafından engellenmektedir
Mevcut koşullarda müzakerelerden sonuç alınamaz
Varlığımızı sürdürebilmek için bilinçli davranmak zorundayız
Türk ordusunun ayrılması durumunda 2.Girit dramı tekrarlanacak
Ülkemizde basiretli bir nüfus politikası benimsenmeli ve uygulanmalı
Örgütlenmede dikkat edilmesi gereken hususlar
Hükümet halkın şikayetlerini dikkate almalı
İki çatılı çözüm her iki halkın da yararınadır
İki çatılı çözüm her iki halkın da yararınadır
Lefkoşa’daki kötü koku sorunu
Müzakerelerin devamı bizi çökertme tezgahıdır
Atık Sular Değerlendirilmeli
Hükümetlerin başlıca görevi, yasaların uygulanmasını sağlamaktır
Barış sloganı atarak barışı bozacak çözüm seçenekleri desteklenmemeli
Sinsi oyun bozulmalı
Böcekler raflara girmeye başladı
İç saldırılara karşı uyanık olmalıyız
Hükümet gürültü sorununu çözmeli
Kooperatifler devlet kuruluşu değildir
Rum tarafı neden çözümden kaçıyor?
Hem suçlu, hem güçlü olmak
Suyun denize akıtılmasının hiçbir haklı gerekçesi olamaz
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv