Yazı Detayı
02 Eylül 2018 - Pazar 12:47 Bu yazı 91 kez okundu
 
Dünya Barış Günü
Dr Orhan AYDENİZ
aydeniz@kibris.net
 
 

Birleşmiş Milletler genel kurulu 1981’de, Genel kurulun açılış günü olan her eylül ayının 3.Salı gününü, Uluslararası Barış Günü ilan etmiştir. 2001’de  ise yine BM Kurulunun  kararı ile 21 Eylül, Barış Günü kabul edildi. Dünya  Barış günü kutlamalarının amacı, çatışmaları önlenmek  ve barışı tesis etmektir. Her 21 Eylül’de BM Merkezindeki ‘Barış Çanı çalınır. Barış Çanı, savaşlarda katledilen insanların anısına, tüm kıtalarda çocuklardan toplanan metal paralar ile Japonya tarafından  yapıldı. Bu Çanın üzerinde de ‘Çok Yaşa Mutlak Barış’ yazısı kazınmıştır.

Öte yandan eski Varşova paktı ülkeleri barış için bir dünya mücadelesi görevini hatırlatmak düşüncesiyle, Almanya’nın 1939’da Polonya’yı işgal ettiği 2.Dünya Savaşının başladığı 1 Eylül’ü ‘Dünya Barış Günü’  ilan etti.

Kuşkusuz barış, en yüce değerlerden biridir.  insanlara; mutluluk, huzur ve sükunet getirir. Öte yandan kişileri ve halkları hedef alan her türlü çatışma ve şiddetin sonucu; göz yaşı, acı, zulüm, kan dökme, düşmanlık, kötülük, huzursuzluk ve mutsuzluktur.

Ancak emperyalistlerin güdümü altında olan Birleşmiş  Milletlerin bugüne kadar dünyanın hiçbir çatışma bölgesinde insanların katledilmesini durduramadığı ve barışı tesis edemediği inkar edilemeyen bir gerçektir.

1964’de ülkemizde görevlendirilen BM barış gücünün, Rum  asker, polis ve silahlı çetelerin,  yollardan bir çok sivil Türkün kaçırıp katletmesini, karma köylerde yaşayan Türkleri göçe zorlamasını, Türkeli, Taşkent Muratağa köylerinde soy kırım uygulanmasını engellemediği unutulmadı.

Halen  KKTC’de bazı kişiler sapık ideolojik saplantılar ve hayalı beklentiler nedeniyle,  sanki adada iki halk arasında çatışma varmış gibi, barışın sağlanmasını istiyor.

Hatta bazı kimseler barışçı görünerek, iki halkı yeniden çatışmaya götürecek çözüm şekillerini savunuyor.

 Ancak, Rumların okullarında öğrencilere Türk düşmanlığı aşılayan panolardaki yazıları bilesilmemesi, Kıbrıs Cumhuriyeti olduklarını ileri sürmelerine karşın her yere Yunan bayrağı çekmeleri, Güney’e giden Türklere saldırmaları, geçmişte yaşanan acı olaylardan ders almayarak hala daha tüm adayı ele geçirmek idealinden vazgeçmemesi  ve eşit ortaklar olarak bir arada yaşamamız gerektiğini anlamamaları, bizimle barış içinde birlikte yaşamak niyetinde olmadıklarını gösteriyor.

Kuşkusuz bu koşullarda Guterres belgesi zemininde müzakerelere başlanması ve bir anlaşma yapılması, adaya barış getirmeyecek .Türk varlığına son verilmesini sağlayacak.

Uzun süre Osmanlı yönetimi altında birlikte yaşadığımız için, Türkler ile Yunanlılar ve Kıbrıslı Türk’ler ile Rum’lar arasında ortak yanlar bulunduğu inkar edilemez.

Fakat Rum tarafının müzakerelere başlanılması beklenen bugünlerde bile KKTC limanlarına ve üniversitelerine ambargo uygulanması girişiminde bulunması,  denizlerdeki hidrokarbon yataklarından yararlanmada bizi dışlaması, aşırı silahlanması ve askeri paktlar yapması nedeniyle,  iki kesimliliğin  sulandırılması ve Türk ordusunun ayrılmasının tartışma konusu bile yapılmaması gerektiğini göstermektedir.

 Kalıcı bir barış için önce, iki kesimlilik ve iki halkın da eşit egemenliğe sahip olduğu kabul edilmeli ve zamanla iki halkın AB çatısı altında yakınlaşması sağlanmalı.

Böylece; her iki halkın birbiri üzerinde  üstünlük kurması ve bir tarafın öteki tarafın topraklarını alması olanağı ortadan kalkacağı için; iki halk arasında rekabet, sürtüşme ve etnik çatışma çıkmayacak ve adadaki barış ilelebet bozulmayacak.

 

 

 

 

 

 

 
 
 
Etiketler: Dünya, Barış, Günü,
Yorumlar
Diğer Yazılar
Su baskını sorunu ve çaresi
Dere Yatakları Bozularak, Sel Felaketine Zemin Hazırlanmaktadır.
Dağınık yapılaşma doğal alanların yok edilmesine sebep olacaktır
Ortak vatanda barış içinde yaşamalıyız
Ağaç katliamının önlenmesi için caydırıcı yasalar çıkarılmalı
KKTC’nin tanıtılması tek çıkış yoludur
Sorunlarımızın çoğunun derhal çözümlenmesi mümkündür
Piyasadaki sıkıntılar üzerine
Kimlikle giriş gerçeği
Üretimin lokomotifi pazarlamadır
Ülkemizde Bozulan Değer Ölçüleri
İnşaat izinleri sorunu
İki yönetimli çözümü engellemek tarihi hata olacaktır
Sel sorunu ciddiye alınmalı
Çözümden yana olanlar geçmişe saplanıp kalmamalı
Gerçekler unutturulmamalı
Dağ Başında mı Yaşıyoruz?
KKTC’de Rum ulusal tezlerini destekleyenler çözümsüzlüğü körüklemektedir
Haklılığımızda ısrar etmeliyiz
Din dersi okutulmalı mı?
Tarımda geleceğe dönük gelişmeler
Yasalara uymamak demokratik hak sayılmamalı
Birleşik federal çözüm’ her derde deva mı?
Tasarruf önerilerim
Ekonomik sıkıntılarımızın sebeplerinden biri de nüfusumuzun az olmasıdır
Koruyuculuk ve yerli üretimin teşviki
Hatalı ve zararlı kararlardan vazgeçilmeli
Döviz ve ekonomik sıkıntılardan kurtulmanın çaresi
Demokrasi başı bozukluk değildir
Hükümet popülist harcamalardan vazgeçilmeli
Guterres’in garanti önerisi Girit senaryosunu hatırlatır
Seçilmişlerin görevi hizmet etmektir
Orman yangınlarının önlenmesi için acilen önlem alınmalı
Et sorunu sürüncemede bırakılmamalı
Ucu açık müzakerelerin sürdürülmesi Rum ulusal davasına yardımcı olur
Hemen çözümlenebilecek bir çok basit sorun vardır
Peşkeş
Harcamalarda önemli gereksinimlere öncelik verilmeli
Anavatandan koparılmamız komşunun ulusal davasına hizmet eder
Hükümetin en öncelikli görevi ülkede asayişi sağlamaktır
Komşu bizimle ortaklık yapmak niyetinde değildir
Davar zararlarına durdurulmalı
En son tezgah anavatan ile aramızın açılmak
‘İçi dolu başak boyun eğermiş’
Sorumsuz kişilerin Türk halkı adına görüş bildirme yetkisi yoktur
Devleti koruyucu caydırıcı yasa çıkarılmalı
Plastik kirliliği
İki bölgeliliğin sulandırılması geri dönüşümsüz büyük bir hata olacaktır
Son günlerdeki su baskınları tesadüfi değildir
Uluslararası hukukta savaşı başlatan bedelini öder
Hükümet tüm vatandaşlarımızı ilgilendiren sorunların çözümüne odaklanmalı
Plaj sorunu ve çözümü
Anavatanın değerini takdir etmeliyiz
Hükümetin yüz günü
Vatandaşlık işlemlerinin durdurulması, Rum’un ekmeğine bal sürmektir
Rum’un dayattığı Birleşik çözüm yok olmamıza sebep olacak
Guterres belgesi Girit dramının tekrarlanmasına zemin hazırlayacak
Federal çözüm barışın bozulmasına sebep olacak
Kıbrıs sorununun çözümünde tek çıkış yolu
Yolların bakım ve idamesi düzenli olarak yapılması gereken bir hizmettir
Seçilmişler devlet yapısını bozmamalı
Çözüm düşmanları
Nükleer enerji gerçeği
Su kaynakları yönetimine acilen el atılmalı
Kuru ot kirliliği sorunu
Bilindik tezgah
Savaşı başlatan, mağlup olduğu takdirde tazminat talebinde bulunamaz.
21 Mart Ergenekon bayramı
Kıbrıs sorununda nüfus ve Türkiye’nin önemi
Bürokratik işlem adı altındaki can sıkıcı işlemler kaldırılmalıdır
Sigara İçme Yasağı Bir Hakkın Kısıtlaması değildir?
İçişlerimizde acilen el atılması gereken sorunlar
Hükümetin öncelikle vatandaşlıklara el atması hoş değildir
Gerçekleri bilerek hareket etmeliyiz
Hükümet madde kullanımı sorununa acilen el atmalı
STÖ’ne zorunlu üyelik Avrupa İnsan Hakları sözleşmesine aykırıdır
Müzakerelere tanınma koşulu ile katılmalıyız
Ağaç dikmek dünyaya karşı olan vefa borcumuzu ödemektir
Yeni hükümet çevre sorunlarına acilen el atmalı
Kıbrıs’ta sergilenen sinsi oyun
Anavatandan koparılmamız ölüm fermanımızdır
Başarılı hizmetin ön şartı
Halkımızın imajına gölge düşürücü davranışlardan vazgeçilmeli
Olaylar KKTC’nin tanıtılmasının kaçınılmaz olduğunu gösteriyor
Ormanlardaki mantar varlığımızın yok olmasına göz yumulmamalı
Çevre kirliliğinin sorumlusu kimdir?
Halkımızın seçimde verdiği mesaj doğru okunmalı
Yarınlarımız daha iyi olmalı
Yeni yılda umut ve beklentiler
Kıbrıs’ın Yunanistan’a bağlama idealinden vazgeçilmedi
Yerleşim yerlerimizdeki trafik sorunu
Kanlı Noel’den ders almalıyız
Düzenin değiştirilebilmesi radikal önlemler alınması ile mümkündür
Siyasi partiler çözüm tercihlerini gerekçeleri ile halkımıza açıklamalı
İfade özgürlüğü hiçbir ülkede sınırsız değildir
Halkımız ezici çoğunluğu oyunu partilerin siyasi bakış açısına göre kullanır
Siyasi partilerin ve adayların nüfus politikası nedir?
Mesai başlama ve bitme saatlerindeki trafik sıkışıklığı önlenmeli
Siyasi partiler misyonlarını dürüstçe halkımıza açıklamalı
Çok geç alınmış bir karar
Birleşme tutkusu -saplantısı ve çelişkiler
Devletimize sahip çıkmalıyız
Anavatan düşmanlığı, bindiğimiz dalı kesmektir
Su baskınları, hesap sorma mekanizmasının doğal sonucudur
Yaban yaşamı yok etmek zararımızadır
Ağaç varlığımızı artırmalıyız
Yıkıcı beyin yıkama kampanyalarının sonuçları
Basit sorunlara olsun çare bulunmalı
Laf Cambazlığı
Sürü hayvancılığı modernize edilmeli
Çözüm BM ve AB tarafından engellenmektedir
Mevcut koşullarda müzakerelerden sonuç alınamaz
Varlığımızı sürdürebilmek için bilinçli davranmak zorundayız
Türk ordusunun ayrılması durumunda 2.Girit dramı tekrarlanacak
Ülkemizde basiretli bir nüfus politikası benimsenmeli ve uygulanmalı
Örgütlenmede dikkat edilmesi gereken hususlar
Hükümet halkın şikayetlerini dikkate almalı
İki çatılı çözüm her iki halkın da yararınadır
İki çatılı çözüm her iki halkın da yararınadır
Lefkoşa’daki kötü koku sorunu
Müzakerelerin devamı bizi çökertme tezgahıdır
Atık Sular Değerlendirilmeli
Hükümetlerin başlıca görevi, yasaların uygulanmasını sağlamaktır
Barış sloganı atarak barışı bozacak çözüm seçenekleri desteklenmemeli
Sinsi oyun bozulmalı
Böcekler raflara girmeye başladı
İç saldırılara karşı uyanık olmalıyız
Hükümet gürültü sorununu çözmeli
Kooperatifler devlet kuruluşu değildir
Rum tarafı neden çözümden kaçıyor?
Hem suçlu, hem güçlü olmak
Suyun denize akıtılmasının hiçbir haklı gerekçesi olamaz
Yazarlar
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Medipol Başakşehir
33
0
2
3
10
15
2
Kasımpaşa
26
0
5
2
8
15
3
Antalyaspor
26
0
5
2
8
15
4
Galatasaray
25
0
4
4
7
15
5
Trabzonspor
25
0
4
4
7
15
6
Yeni Malatyaspor
25
0
4
4
7
15
7
Beşiktaş
25
0
4
4
7
15
8
Atiker Konyaspor
21
0
4
6
5
15
9
Sivasspor
21
0
4
6
5
15
10
MKE Ankaragücü
20
0
7
2
6
15
11
Bursaspor
20
0
4
8
4
16
12
Göztepe
19
0
9
1
6
16
13
Akhisarspor
16
0
7
4
4
15
14
Alanyaspor
16
0
9
1
5
15
15
Kayserispor
15
0
8
3
4
15
16
BB Erzurumspor
14
0
7
5
3
15
17
Fenerbahçe
14
0
7
5
3
15
18
Çaykur Rizespor
11
0
6
8
1
15
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv