Yazı Detayı
07 Ağustos 2017 - Pazartesi 09:02 Bu yazı 320 kez okundu
 
Eğitim sistemimiz ve Anayasamız gözden geçirilmeli
Prof. Dr. Ata ATUN
ata.atun@atun.com
 
 

 

 

Mağusa Lefkoşa yolu üzerindeki bir köyün ilkokulunda yaşananlar ibretlik boyutlarda.

Öğretmenlerimize kim öğretiyor bu bilgileri, kim veriyor bu “Çocuklarımızın beyinlerini yıkama stratejisini” gerçekten artık merak etmeye başladım.

 

2002 yılında, Annan Planı öncesinde Rumlardan yediğimiz sayısını unuttuğum bir kazıkla “Yakın Tarihimiz ile Soykırım yılları ve Kurtuluş Mücadelemiz” öğretim müfredatın çıkarılırken, Rumlar tarihlerinin tek bir kelimesini bile müfredatlarından çıkarmamıştı. Sonucunda, Rum tarafında ülkelerini seven, kendilerini yüzde yüz Helen (Yunanlı) addeden nesiller yetişirken, bizde de uzun vadede sonucunun alınacağı bir strateji ile KKTC’ye inanmayan, Türkiye düşmanlığını marifet sayan ve kendilerini Türk saymayan nesiller yetişmeye başlatılmıştı.

 

KKTC devletinden maaş alan ve çocuklarımızın kafalarına KKTC aleyhine gerçek olmayan bilgileri sokan eğitim sistemi ve elemanları gözden geçirilmelidir. Çocuklarımızı, kendi ideolojileri doğrultusunda ders saatinde zehirleyen kişiler de bu ülkenin eğitim sisteminde yer almamalıdır. İsteyen, meraklı olan, hodri meydan, çıksın siyaset meydanına ve aday olsun. Kazanırsa, kazanabilirse Meclise girer, kürsüden de ne isterse mertçe söyler. Gizli gizli dört duvar arkasında, öğrencilerin öğrenim hakkını suiistimal ederek kendilerine verilen görevi ihmal edip, müfredat dışına çıkarak çocuklarımızı kendi fikirleri doğrultusunda zehirleyen kişiler eğitim sistemimizden ayıklanmalıdır.

 

Hangi dersin içeriğinde "ben Rum tarafına geçtim. Orası çok güzel ve gelişmiş. Buradaki gibi çöpler yok. Yolları çok geniş. Ülkemiz birleştiğinde tüm kapılar açılacak, bizim burası da orası gibi olacak ama bunun için Rumlara toprak vermemiz gerekiyor. Onların toprağını aldık, hem onların nüfusu bizden çok" bilgisi var sorarım. Sınıftaki minicik çocuklarımızın beyinlerini bu tür yalan ve safsata ile zehirlemeye kimin hakkı var onu daha çok merak ediyorum.  

 

1950-1974 yılları arasında yaşadığımız soykırımdan bahsetmeyen, Türklere, içinde çocuk sütü ve maması dahil 38 farklı malın satışını yasaklayan Rumlardan bahsetmeyen, günümüzde yaşadığımız ambargoların 1963 yılında Rumlar tarafından başlatıldığını ve o günden beridir de ambargolar altında yaşadığımızı söylemeyen bazı kişiler, Rumları ve Rum tarafını övmeyi ve cazip göstermeyi marifet sayıyorlar. Belli ki bu yönde eğitilmişler, öğretilmişler, maddi menfaate bağlanmışlar ve çocuklarımızı da açıkça zehirliyorlar.

 

Niye okullarımızda Din dersi, bu konuda uzman olan İlahiyat Fakültesi mezunu kişiler tarafından verilmiyor da çocuklarımızı zehirlemeyi kendilerine işar edinmiş bazı kişiler tarafından veriliyor bunu da anlamıyorum. Din dersinde kendi dinimiz olan İslam ile ilgili içerikli ve doğru bilgiler vermek yerine "Hazreti” kelimesini kullanmadan “İsa Peygamber bu, Muhammed bu, diğer peygamberler de bunlar. Ama ben hiçbirine inanmıyorum. Allaha da inanmıyorum, ben ateistim" diyen bir kişi, dua bilmeyen, hayatında hiç camiye gitmemiş, namaz kılmayı bilmeyen, Fatiha süresini bile söyleyemeyen bir kişi, nasıl olur da dinle ilgili bilgi verir anlamak mümkün değil.

 

Anlayamadıklarımın yanında çok iyi anladıklarım da var; Mesela, İlahiyat Kolejine niçin karşı olunduğunu, niye yaz döneminde Kuran Kurslarının verilmesine karşı çıkıldığını, niye üniversitelerimizin Öğretim Öncesi ve İlkokul Öğretmenliği bölümlerinin açılmasına cansiperane bir şekilde karşı konulduğunu, niye Atatürk Öğretmen Akademisinin Lefke Avrupa Üniversitesi ile ortak eğitime başlamasına karşı çıkıldığını şimdi çok daha iyi anlıyorum. Yıllardır genç beyinlerin içine zehir akıtma, Türklükten uzaklaştırma, farklı bir kimlik kazandırma ve milli şuuru yok etmek uygulamalarının son bulmasını istemedikleri için canla başla karşı çıkıyorlar, önce 1987 yılında içeriği ve amacı değiştirilen, sonra da 15 Temmuz 1996 tarihinde tadil edilen bir yasanın arkasına sığınarak.   

 

**

 

Aklıma Lord George Nathaniel Curzon geldi. Avrupa Devletleri adına 24 Temmuz 1923 tarihinde Lozan Anlaşmasının altına imza koyan İngiliz siyasetçi. Lozan Anlaşması imzalandıktan sonra İngiltere’ye geri dönen İngiliz Delegasyonu Başkanı Lord Curzon’a Avam Kamarasında, Temsilciler Meclisi üyeleri tarafından Türkiye ile anlaşma imzalayarak Türkiye Cumhuriyeti’nin fiilen tanınmasının kapısını açtığı için sözlü olarak saldırılmış, fena halde aşağılanmış ve yerden yere vurulmuştu. Temsilciler Meclisinin tüm üyelerini aşağılayıcı konuşmalarını sabırla dinleyen Lord Curzon, konuşmalar bittikten sonra kürsüye çıkmış ve “Asıl bundan sonraki Türkler bir daha eski şan ve şöhretlerine kavuşmayacaktır. Zira biz onları maneviyat ve ruh cephelerinde söndürmüş bulunuyoruz” şeklinde cevap vermişti.         

 

Şimdi aynı oyun bizde oynanıyor. Evlatlarımız, gencecik beyinlerimiz, din düşmanlığı ile doldurulmakta, Milli şuurumuz ve Türklük benliği yok edilmekte ve KKTC ile Türkiye aleyhtarı bir nesil yetiştirilmesine çalışılmaktadır.  

 

Anayasamız acilen değiştirilmeli ve bu tür KKTC’ye inanmayan, Rumları şirin gösterip Anavatan Türkiye düşmanlığı yapan, çocuklarımızı dinimizden uzaklaştırmak için elden geleni ardına koymayan, Rum tarafından, AB’den ve ABD’den dernekler kanalı ile menfaat sağlayan tüm kamu görevlilerinin işine son verilebilmesinin önü açılmalıdır.  Zira, biz Kıbrıslı Türkleri yok edişe götürmenin zemini ustaca hazırlanmakta.

 

 
 
 
Etiketler: Eğitim, sistemimiz, ve, Anayasamız, gözden, geçirilmeli, , ,
Yorumlar
Diğer Yazılar
Rum liderin timsah gözyaşları
ABD ile AB’nin ticaret savaşı
Suudi Arabistan kulvar değişiyor
Türkiye Rumların asırlık oyununu fena bozdu
1964 Johnson mektubunun perde arkası
Sağduyu sahibi akil adamlar
Rum Başkanlık seçimleri
Rumları iyi okumak gerekli
KKTC Seçimlerinden aldığım mesaj
Rum Ortodoks Kilisesinin Filistinlilere kazığı
Geçmişten bir yılbaşı gecesi
Kıbrıs konusu da BM’de sonuçlanmalı
Kıbrıs’ta çözümün modeli değişiyor
İsrail’in ABD vesayeti
ABD ve Türkiye
Rumların Enerji İttifakı
ABD’deki tiyatro
Rumlardan yeni bir oyun daha
Türkiye’nin yardımları ne zaman başladı?
Görevim takiyye yapmaktadır
Kızılay Yardımları ve Rumlar
Anastasiadis hala hayal peşinde
İzini bırakıp giden babam Hakkı Atun
Suudi Arabistan’da neler oluyor?
KKTC-Türkiye arasında yeni ticaret anlayışı
İstanbul’a 3’cü Havalimanı gerekli miydi?
Kocaeli Kartepe Zirvesi
Rumların garantisi mi?
Ortak devlet kurulacak Rumları tanımak gerek
Kredilerde, “Hayat Sigortası” aldatmacası
Vize krizi niye çıktı?
Rumların akademik ambargosu
Rumların garantisi
Propaganda amaçlı Rum yardımlarına vergi
Paralı vatandaşlık
Kıbrıs müzakereleri başlayacak mı?
Yeni bir müzakere olacak mı?
Kıbrıs müzakerelerini sabote eden kim?
“Enosis’e veda” korkusu
Rumların AB üyeliğinin nedeni
Camilerin ve Okulların sayısı
Türkiye’nin göçmen politikası ve Avrupa’nın rahatı
Rumların KKTC’yi istimlak cüreti!
Rumların hayal gücü sınırsız
Kıbrıs konusu boyut değiştiriyor
Kıbrıs’ta azınlık olmak
Böylesi çirkin politikaya şapka çıkarılır
YPG ve KKTC
BM Kıbrıs Parametreleri tabu mu?
Kıbrıs nasıl bölündü
Şafak Nöbeti ve Ortega Raporu
15 Temmuz Kalkışmasında TSK ve Halk
Anastasiadis’in politik iflası
AB, Kıbrıs (Rum) ve Türkiye
Kıbrıs konusu: Adjurned sine die
Rum basınında gerçekçi yazılar
Rumların genetik araştırma tezgahı
Rumlar asker sayısını arttırıyor
Rumların izolasyon baskısına tık yok!
Avustralya’dan bir başarı öyküsü
Cenevre’de Güvenlik ve Garantiler tuzağı
Kıbrıs’ta Temmuz kerameti
Geçmişten ders almak
Eide: Deniz bitti
Ortadoğu’da bilmediğimiz anlaşmalar
Kürtler bağımsızlık ve tanınma istiyor, ya Biz?
Anatasiadis’ten hata üstüne hata
AB’nin yeni tezgahı
Yunanistan darbecileri niye koruyor
Türkiye AB ilişkileri ne olmalı?
Siyasi çarpıtma
Rumların politik manevralarına hayranım
Kıbrıs’ta Rum olmayana yer yoktur
Rumların İnsan Hakları çirkinliği
Anastasiadis bizi tebaası mı sanıyor
Anastasiadis yüksekten uçuyor
KKTC’de de referandum gerek
Rumların doğalgaz hüsranı
Haçlı ruhu gene hortladı
Rumların kompleksine bakın
Anastasiadis: “Kıbrıslı Hellenizm”
Rumların bitmeyen Bizans oyunları
Agona kelimesini hiç duydunuz mu?
Kıbrıs (Rum) Cumhuriyeti donanması
Türkiye-Rusya ve bölgesel denge
Türk-Rus yakınlaşması AB’yi korkutuyor
Rumları çok iyi anlıyorum!
Rumlarda sancı başladı
RUMLAR SAVAŞ TAZMİNATI İSTEYECEKLERMİŞ
Hristi terörist
İngiltere Garantiler konusunda takiyye yapıyor
Akıncı neyi müzakere edecek
Muhtar Anastasiadis
Yarını 1960 ile kıyaslamak
Cenevre depremi
Türkiye, Kıbrıs ve BM
Cenevre’de Rumların Bizans taktiği
Rumların benzin ambargosu
Kıbrıs’ta tavizler felaketimiz olacak
21. yüzyılın ilk garantörlük anlaşması
Anastasiadis’den bir başka yalan daha
AB Cenevre’de taraf mı oluyor?
Garantörlüğü kendi ellerimizle yıktık
Müzakere döneminde hedef şaşırtma oyunu
Rumlar niye garantilerin kalkmasını istiyor
Garantiler varken neler olmuştu hatırlayalım
Mont Pelerin’de verdiklerimiz
Mont Pelerin ve sonrası
Rumlar Sadrazam’a karşıymış
Moldova ve Sendikal haklar
KKTC’de İlahiyat Kolejine neden karşı çıkılıyor
İsviçre’de 29+ Tuzağı benzerine düşülmemeli
Almanya’nın garantörü AB dışında bir ülke
Batı’nın uzun vadeli Orta Doğu Planları
Belediyeler su konusundaki yanlışlığa son vermeli
ABD İmparatorluğu düşüş sürecinin eşiğinde
Anadolu’dan Su ve Elektrik
Müzakerelerde takvimi Türk tarafı koymalı
Anastasiadis’in Güvenlik ve Garantiler paranoyası
Türkiye’nin durdurulamaz yükselişi
Rumların müzakerelerden beklentisi çok yüksek
Kıbrıs müzakerelerine halklar ne diyor
KKTC’de Türkiyelileri vatandaş yapmamanın itirafı
Türkiye bunları haketmiyor
Elimizdeki en güçlü koz “Garantiler”
Markulli’nin Timsah Gözyaşları
Ortadoğu kaynamaya başladı
Kıbrıs’ın Yunanistan tarafından işgali
ABD’nin yeni silahları
İran’a neler oluyor
Küresel politika ve uluslararası ilişkiler
Türkiye-Rusya ilişkileri ve Batı
Cumhurbaşkanını kimler yanıltıyor
Anastasiadis istediklerini almış
ABD Nükleer bombalarını geri istiyor
Hrisostomos ve Rumlar hayal içinde
Dört Rum’a bir Türk
Yalvaçlı olmak
Rumun çirkin yüzü
15 Temmuz darbesi ve PKK terörü
Citta Slow Yalvaç’ta yaşamak
Bir çınar daha göçtü
Neler olmuş bize (2)
Neler olmuş bize (1)
Rumların tek bildiği Türkiye’yi suçlamak
Rusya’nın Amacı Belli
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv