Yazı Detayı
29 Aralık 2017 - Cuma 09:59 Bu yazı 181 kez okundu
 
Geçmişten bir yılbaşı gecesi
Prof. Dr. Ata ATUN
ata.atun@atun.com
 
 

1961 yılı benim için çok önemli olayları yaşadığım bir yıldı. Zaten gelişinden de belliydi önemi.

İlk defa rahmetlik Annem ve Babam beni, kendileri ile beraber Yılbaşı kutlamasına götürmüşlerdi. Onlar için, benim bu kutlama dediğim kavram akşam yemeği idi ama benim için evin dışında, ışıklardan, müzikten, birlikte şarkıların söylendiği, dansların edildiği bir ortamda başımın döndüğü bir kutlamaydı. 

 

Artık tek haneli yaştan çıkmış iki haneli yaşa geçmiştim. Üstelik ilkokulu bitirmiş Ortaokula başlamıştım. Anne ve Babamla da olsa gece dışarı çıkmış, bir eğlenceye katılmıştım. İşin gerçeği artık çocuk değil delikanlıydım. Büyüteçle aynanın karşısına geçer yüzümün her tarafını milim milim incelerdim. Olmaya ki adına sakal denilen ve erkekliğin sembolü olan, benim de arkadaşlarıma caka satacağım bir tüyü tespit eder, arkadaşlarıma gösteririm diye.  

 

Dudaklarımın üstünde bir iki tane belirli belirsiz siyah tüy başını çıkartmıştı o yıl. İçimi büyük bir heyecan kaplamıştı. Babam elektrikli tıraş makinası ile tıraş olurdu. Ben onu hiç sevmezdim ve aklım hep, yüzümü köpükle kaplayıp, içine jiletin takıldığı tıraş bıçağı ile tıraş olmaktaydı. Nasıl da havalıydı öyle tıraş olmak. Artık Sarayönü’ne gittiğimde gözüm jilet ve tıraş makinesi satan dükkânlardaydı. Nedendir bilinmez, yolum da hep onların önünden geçerdi, gideceğim yere uysa da uymasa da. Büyük bir havayla “Ralleigh” marka askeri yeşil renkte boyalı bisikletimi, kaldırıma park eder, iner ve büyük adam pozlarında tıraş makinelerine bakar ve en iyisini seçmeğe çalışırdım. Önce gözüme kestirmeli,yeterli parayı biriktirince gidip almalı, sonra da odamda iyice gizlemeliydim. Eğer ortaya çıkar da rahmetlik ağabeyim görürse önce beni makaraya alır, sonra da ele güne rezil ederdi. Böylesine önemliydi bu konu benim için.

 

İlk sakal tıraşımı olduğum gün, yüzümde dudaklarımın üstünde üç beş tane siyaha çalan tüylerden başka bir şey olmamasına rağmen ben, kocaman bir adam gibi, tüm yüzümü sabunla kaplamış, tıraşa hazır etmiş, sonra da büyük bir keyifle, olayın tadını çıkara çıkara, herhalde yarım saat süren bir sakal tıraşı ritüeli yaşamıştım.

 

1961 yılının yılbaşı akşamı, o dönem Lefkoşa’nın göz bebeği olan Çağlayan Gazinosuna gideceğimiz belli olunca beni müthiş bir heyecan kaplamıştı. Zaten benim hatırladığım birkaç yer vardı ona benzeyen sık sık gittiğimiz. Bazen rahmetlik Annibal’ın Zafer Sineması karşısındaki kebapçı dükkânına giderdik, bazen de Boğaz’daki, sanırım adı “Cennet Taverna” olan restorana. Babam o yıl, plakası “V 456” olan arabasını satmış yerine yepyeni “Y 066” plakalı beyaz bir Jaguar almıştı. Tam bir kuğu gibiydi Jaguarımız. Dönemin en son teknolojisi ile donanmış yapısı ile yollarda sessizce süzülür, kendisinin karşısında hiçbir araba duramaz, hiçbiri de yarışamaya cesaret edemezdi.

 

O gece, Çağlayan Gazinosu’na gitmeden evvel, evde yapılan küçük kutlama yemeğinden sonra annem masaya kocaman bir yeni yıl pastası koydu. Üzerinde “1961” yazan, her yeri çikolata ile kaplı, ağzımın sularını akıtan muhteşem bir pasta... Özelliği de yeni yılın şanslısının kim olduğunu tespit etmek için içine bir tane “Çifte Şilin” konmuş olmasıydı. Pastanın etrafındaki herkes çok heyecanlıydı, “Çifte Şilin” kime çıkacak diye. Ben için için dua etmiştim  şilinlerin bana çıkması için. Benim için büyük paraydı Çifte Şilin. Tamı tamına on tane KitKat alırdım ben onunla Meclis’in karşı köşesindeki bakkal “Blacky”den. En ucuz ondaydı Kitkat’lar. Her yerde üç kuruş, onda iki kuruştu bir KitKat. 

 

İlk servisi rahmetlik annem bana yapmıştı evin en ufaklığı olduğum için. Ben, doğduktan sonra farkında olmadan rahmetlik ağabeyimin elinden almıştım bu ayrıcalığı. Elimde ağlamak, zırlamak gibi kocaman bir silah olduğundan her öncelik bendeydi. Tabağıma konan kocaman pasta dilimini keyifle yerken, sanırım annemin gözü de çaktırmadan bendeydi ki, aniden ağzımdan “çat” diye bir ses çıktı ve dişime sert bir cismin geldiğini htim. Ne olduğunu anlamıştım. Hemen elimi ağzıma soktum ve az daha sevinçten bayılacaktım. Çifte Şilin bana çıkmıştı….

Çağlayan Gazinosu’nda neler yaşadığımızı da, Allah izin verirse, gelecek senedeki son köşe yazımda anlatacağım.

Tüm okuyucularıma güzel, mutluluk, sevgi, sağlık ve huzur dolu bir yıl dilerim… 

 

 
 
 
Etiketler: Geçmişten, bir, yılbaşı, gecesi,
Yorumlar
Diğer Yazılar
Rum liderin timsah gözyaşları
ABD ile AB’nin ticaret savaşı
Suudi Arabistan kulvar değişiyor
Türkiye Rumların asırlık oyununu fena bozdu
1964 Johnson mektubunun perde arkası
Sağduyu sahibi akil adamlar
Rum Başkanlık seçimleri
Rumları iyi okumak gerekli
KKTC Seçimlerinden aldığım mesaj
Rum Ortodoks Kilisesinin Filistinlilere kazığı
Kıbrıs konusu da BM’de sonuçlanmalı
Kıbrıs’ta çözümün modeli değişiyor
İsrail’in ABD vesayeti
ABD ve Türkiye
Rumların Enerji İttifakı
ABD’deki tiyatro
Rumlardan yeni bir oyun daha
Türkiye’nin yardımları ne zaman başladı?
Görevim takiyye yapmaktadır
Kızılay Yardımları ve Rumlar
Anastasiadis hala hayal peşinde
İzini bırakıp giden babam Hakkı Atun
Suudi Arabistan’da neler oluyor?
KKTC-Türkiye arasında yeni ticaret anlayışı
İstanbul’a 3’cü Havalimanı gerekli miydi?
Kocaeli Kartepe Zirvesi
Rumların garantisi mi?
Ortak devlet kurulacak Rumları tanımak gerek
Kredilerde, “Hayat Sigortası” aldatmacası
Vize krizi niye çıktı?
Rumların akademik ambargosu
Rumların garantisi
Propaganda amaçlı Rum yardımlarına vergi
Paralı vatandaşlık
Kıbrıs müzakereleri başlayacak mı?
Yeni bir müzakere olacak mı?
Kıbrıs müzakerelerini sabote eden kim?
“Enosis’e veda” korkusu
Rumların AB üyeliğinin nedeni
Camilerin ve Okulların sayısı
Türkiye’nin göçmen politikası ve Avrupa’nın rahatı
Rumların KKTC’yi istimlak cüreti!
Rumların hayal gücü sınırsız
Kıbrıs konusu boyut değiştiriyor
Kıbrıs’ta azınlık olmak
Böylesi çirkin politikaya şapka çıkarılır
YPG ve KKTC
Eğitim sistemimiz ve Anayasamız gözden geçirilmeli
BM Kıbrıs Parametreleri tabu mu?
Kıbrıs nasıl bölündü
Şafak Nöbeti ve Ortega Raporu
15 Temmuz Kalkışmasında TSK ve Halk
Anastasiadis’in politik iflası
AB, Kıbrıs (Rum) ve Türkiye
Kıbrıs konusu: Adjurned sine die
Rum basınında gerçekçi yazılar
Rumların genetik araştırma tezgahı
Rumlar asker sayısını arttırıyor
Rumların izolasyon baskısına tık yok!
Avustralya’dan bir başarı öyküsü
Cenevre’de Güvenlik ve Garantiler tuzağı
Kıbrıs’ta Temmuz kerameti
Geçmişten ders almak
Eide: Deniz bitti
Ortadoğu’da bilmediğimiz anlaşmalar
Kürtler bağımsızlık ve tanınma istiyor, ya Biz?
Anatasiadis’ten hata üstüne hata
AB’nin yeni tezgahı
Yunanistan darbecileri niye koruyor
Türkiye AB ilişkileri ne olmalı?
Siyasi çarpıtma
Rumların politik manevralarına hayranım
Kıbrıs’ta Rum olmayana yer yoktur
Rumların İnsan Hakları çirkinliği
Anastasiadis bizi tebaası mı sanıyor
Anastasiadis yüksekten uçuyor
KKTC’de de referandum gerek
Rumların doğalgaz hüsranı
Haçlı ruhu gene hortladı
Rumların kompleksine bakın
Anastasiadis: “Kıbrıslı Hellenizm”
Rumların bitmeyen Bizans oyunları
Agona kelimesini hiç duydunuz mu?
Kıbrıs (Rum) Cumhuriyeti donanması
Türkiye-Rusya ve bölgesel denge
Türk-Rus yakınlaşması AB’yi korkutuyor
Rumları çok iyi anlıyorum!
Rumlarda sancı başladı
RUMLAR SAVAŞ TAZMİNATI İSTEYECEKLERMİŞ
Hristi terörist
İngiltere Garantiler konusunda takiyye yapıyor
Akıncı neyi müzakere edecek
Muhtar Anastasiadis
Yarını 1960 ile kıyaslamak
Cenevre depremi
Türkiye, Kıbrıs ve BM
Cenevre’de Rumların Bizans taktiği
Rumların benzin ambargosu
Kıbrıs’ta tavizler felaketimiz olacak
21. yüzyılın ilk garantörlük anlaşması
Anastasiadis’den bir başka yalan daha
AB Cenevre’de taraf mı oluyor?
Garantörlüğü kendi ellerimizle yıktık
Müzakere döneminde hedef şaşırtma oyunu
Rumlar niye garantilerin kalkmasını istiyor
Garantiler varken neler olmuştu hatırlayalım
Mont Pelerin’de verdiklerimiz
Mont Pelerin ve sonrası
Rumlar Sadrazam’a karşıymış
Moldova ve Sendikal haklar
KKTC’de İlahiyat Kolejine neden karşı çıkılıyor
İsviçre’de 29+ Tuzağı benzerine düşülmemeli
Almanya’nın garantörü AB dışında bir ülke
Batı’nın uzun vadeli Orta Doğu Planları
Belediyeler su konusundaki yanlışlığa son vermeli
ABD İmparatorluğu düşüş sürecinin eşiğinde
Anadolu’dan Su ve Elektrik
Müzakerelerde takvimi Türk tarafı koymalı
Anastasiadis’in Güvenlik ve Garantiler paranoyası
Türkiye’nin durdurulamaz yükselişi
Rumların müzakerelerden beklentisi çok yüksek
Kıbrıs müzakerelerine halklar ne diyor
KKTC’de Türkiyelileri vatandaş yapmamanın itirafı
Türkiye bunları haketmiyor
Elimizdeki en güçlü koz “Garantiler”
Markulli’nin Timsah Gözyaşları
Ortadoğu kaynamaya başladı
Kıbrıs’ın Yunanistan tarafından işgali
ABD’nin yeni silahları
İran’a neler oluyor
Küresel politika ve uluslararası ilişkiler
Türkiye-Rusya ilişkileri ve Batı
Cumhurbaşkanını kimler yanıltıyor
Anastasiadis istediklerini almış
ABD Nükleer bombalarını geri istiyor
Hrisostomos ve Rumlar hayal içinde
Dört Rum’a bir Türk
Yalvaçlı olmak
Rumun çirkin yüzü
15 Temmuz darbesi ve PKK terörü
Citta Slow Yalvaç’ta yaşamak
Bir çınar daha göçtü
Neler olmuş bize (2)
Neler olmuş bize (1)
Rumların tek bildiği Türkiye’yi suçlamak
Rusya’nın Amacı Belli
Anketler
Sizce erken seçim olur mu ?
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Galatasaray
75
0
7
3
24
34
2
Fenerbahçe
72
0
4
9
21
34
3
Medipol Başakşehir
72
0
6
6
22
34
4
Beşiktaş
71
0
5
8
21
34
5
Trabzonspor
55
0
9
10
15
34
6
Göztepe
49
0
11
10
13
34
7
Demir Grup Sivasspor
49
0
13
7
14
34
8
Kasımpaşa
46
0
14
7
13
34
9
Kayserispor
44
0
14
8
12
34
10
Evkur Yeni Malatyaspor
43
0
13
10
11
34
11
Teleset Mob. Akhisarspor
42
0
14
9
11
34
12
Aytemiz Alanyaspor
40
0
16
7
11
34
13
Bursaspor
39
0
17
6
11
34
14
Antalyaspor
38
0
16
8
10
34
15
Atiker Konyaspor
36
0
16
9
9
34
16
Osmanlıspor FK
33
0
17
9
8
34
17
Gençlerbirliği
33
0
17
9
8
34
18
Kardemir Karabükspor
12
0
28
3
3
34
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv