Yazı Detayı
26 Eylül 2018 - Çarşamba 16:13 Bu yazı 31 kez okundu
 
Haklılığımızda ısrar etmeliyiz
Dr Orhan AYDENİZ
aydeniz@kibris.net
 
 

Kıbrıs Türk halkı olarak, halen her bakımından geçmişle kıyaslanamayacak derecede çok iyi bir yerde bulunduğumuz yadsınamayan bir gerçektir. Ancak, Rum- Yunan cephesinin 1963 yılından başlanarak sergilediği uzun vadeli, inançlı ve mücadeleci politikaları karşısında, bizim bu güne kadar sergilemekte olduğumuz tutarsız, pasif, teslimiyetçi, işleri oluruna bırakma anlayışı, her şeyin Anavatan tarafından yapılmasını bekleme kolaycılığı, Rum yanlısı AB ve BM gibi kuruluşların belirlediği kulvarda çözüm arama ısrarımız ve müzakerelerde verdiğimiz ödünler  geleceğimizle ilgili olarak haklı endişelere neden olmaktadır.

1963 yılından sonra hep saldırıya uğrayan ve hakları çiğnenen taraf olmamıza rağmen, karşı tarafın suçlarını örtbas etmesi, propagandaya önem vermesi nedeni ile, hep kaybeden taraf olduk. Kıbrıs Türk halkı olarak, olaylardan ders almamız, artık kendimize gelmemiz, geleceğimizi riske atmamamız ve yeniden eski sıkıntılı günlere götürülmememiz için, uzun vadeli ve daha isabetli bir tutum sergilememiz ve bu doğrultuda inançla sebatla, bıkmadan, usanmadan mücadele etmemiz gerekir.

Her konuda olduğu gibi, ülkenin geleceğinin belirlenmesinde de seçilmişlerin her şeyi en iyi bilmeleri mümkün değildir. Ayrıca, ülkenin geleceğini ilgilendiren yaşamsal konularda tek bir kişinin sorumluluk yüklenmesi, çağdaş bir tutum olamaz. Bu nedenle, davanın savunulmasında en isabetli tutumun belirlenmesi için, güneyde yapıldığı gibi bizde de ulusal danışma konseyi oluşturulmalı ve mücadele yöntemlerinin belirlenmesinde uzmanlardan yararlanılması gerekir. Özellikle, ülkemizin üniversitelerdeki öğretim üyelerinden ve deneyimli hukukçularımızdan da yararlanarak, artık yeni bir yol haritası belirlenmesi isabetli olacaktır.

Anavatanın bazı yöneticilerinin, 1964 yılında BM’lerde, daha sonra gümrük birliğine girmek  ve AB adaylığı karşılığında yaptıkları yanlışlar, Rumları avantajlı duruma getirmiştir. Hele, AB’nin en etkili karar mekanizmalarında tüm ülkelerin bir oya sahip olmasına karşın, muhataplarımızın iki oya (Yunanistan+ Rum yönetimi)sahip olması, Türk tarafı için küçümsenemeyecek bir dezavantajdır.

Ancak Kıbrıs çıkmazında birinci derecede ilgili olan ve sonuçlardan da en çok etkilenen taraf olarak, bizim irademiz dışında verilen kararlara boyun eğmek ve bu kararlara uymak zorunda olmadığımızı bilmemiz ve bunu herkese, her düzeyde vurgulamamız gerekir.

Davayı kaybetmemek için haklı olduğumuza önce kendimiz inanmamız ve bu uğurda mücadeleden kaçınmamamız gerekir. Şimdi yapıldığı gibi Rum-Yunan ikilisinin belirlediği kulvarda siyaset yapmaktan vazgeçilmemesi halinde, sonunda azınlık ve ozmosis seçeneği ile karşı karşıya kalacağımız açıkça görülmektedir.

Güneydeki yönetimin, Kıbrıs cumhuriyeti değil de Kıbrıs Rum cumhuriyeti olarak kabul görmesi, mevcut koşullarda bizim için adeta cankurtaran simidi, paha biçilmez bir koz ve karşı tarafın da en zayıf olduğu noktadır. Uluslar arası kuruluşlar ve dış ülkeler, güneydeki yönetimi, Kıbrıs Cumhuriyeti değil de Kıbrıs Rum yönetimi olarak adanın yasal idaresi olarak kabul etselerdi, karşı çıkmağa veya itiraz etmeye hakkımız olmayacaktı .Ancak şimdiki durumda, Kıbrıs Cumhuriyetinin var olduğunu iddia edenler, bu anlaşmalardan kaynaklanan hakların da her iki kurucu ortak için  ortadan kalkmadığını  kabul etmek zorundadırlar.

 Bu nedenle güneydeki yönetimin 1960’ta kurulan iki toplumlu Kıbrıs Cumhuriyeti olmadığını sadece Rumları temsil eden bir yönetim olduğunu ısrarla ortaya koymalıyız.

1963’te silah zoru ile ortak yönetimden kovulduğumuz için de, halkımızın devlet gereksiniminin karşılanması için KKTC’yi kurduğumuzu vurgulamalıyız.

Bu güne dek yaşadığımız olaylardan, herkesin haksızlığa uğradığımızı anlamak zorunda olmadığını, haklarımızın gasp edildiğini bilseler dahi, biz gerektiği şekilde talep etmediğimiz sürece, bize başkalarının hiçbir yardımda bulunmayacağını anlamamız gerekir.

 

 
 
 
Etiketler: Haklılığımızda, ısrar, etmeliyiz,
Yorumlar
Diğer Yazılar
Çözümden yana olanlar geçmişe saplanıp kalmamalı
Gerçekler unutturulmamalı
Dağ Başında mı Yaşıyoruz?
KKTC’de Rum ulusal tezlerini destekleyenler çözümsüzlüğü körüklemektedir
Din dersi okutulmalı mı?
Tarımda geleceğe dönük gelişmeler
Yasalara uymamak demokratik hak sayılmamalı
Birleşik federal çözüm’ her derde deva mı?
Tasarruf önerilerim
Dünya Barış Günü
Ekonomik sıkıntılarımızın sebeplerinden biri de nüfusumuzun az olmasıdır
Koruyuculuk ve yerli üretimin teşviki
Hatalı ve zararlı kararlardan vazgeçilmeli
Döviz ve ekonomik sıkıntılardan kurtulmanın çaresi
Demokrasi başı bozukluk değildir
Hükümet popülist harcamalardan vazgeçilmeli
Guterres’in garanti önerisi Girit senaryosunu hatırlatır
Seçilmişlerin görevi hizmet etmektir
Orman yangınlarının önlenmesi için acilen önlem alınmalı
Et sorunu sürüncemede bırakılmamalı
Ucu açık müzakerelerin sürdürülmesi Rum ulusal davasına yardımcı olur
Hemen çözümlenebilecek bir çok basit sorun vardır
Peşkeş
Harcamalarda önemli gereksinimlere öncelik verilmeli
Anavatandan koparılmamız komşunun ulusal davasına hizmet eder
Hükümetin en öncelikli görevi ülkede asayişi sağlamaktır
Komşu bizimle ortaklık yapmak niyetinde değildir
Davar zararlarına durdurulmalı
En son tezgah anavatan ile aramızın açılmak
‘İçi dolu başak boyun eğermiş’
Sorumsuz kişilerin Türk halkı adına görüş bildirme yetkisi yoktur
Devleti koruyucu caydırıcı yasa çıkarılmalı
Plastik kirliliği
İki bölgeliliğin sulandırılması geri dönüşümsüz büyük bir hata olacaktır
Son günlerdeki su baskınları tesadüfi değildir
Uluslararası hukukta savaşı başlatan bedelini öder
Hükümet tüm vatandaşlarımızı ilgilendiren sorunların çözümüne odaklanmalı
Plaj sorunu ve çözümü
Anavatanın değerini takdir etmeliyiz
Hükümetin yüz günü
Vatandaşlık işlemlerinin durdurulması, Rum’un ekmeğine bal sürmektir
Rum’un dayattığı Birleşik çözüm yok olmamıza sebep olacak
Guterres belgesi Girit dramının tekrarlanmasına zemin hazırlayacak
Federal çözüm barışın bozulmasına sebep olacak
Kıbrıs sorununun çözümünde tek çıkış yolu
Yolların bakım ve idamesi düzenli olarak yapılması gereken bir hizmettir
Seçilmişler devlet yapısını bozmamalı
Çözüm düşmanları
Nükleer enerji gerçeği
Su kaynakları yönetimine acilen el atılmalı
Kuru ot kirliliği sorunu
Bilindik tezgah
Savaşı başlatan, mağlup olduğu takdirde tazminat talebinde bulunamaz.
21 Mart Ergenekon bayramı
Kıbrıs sorununda nüfus ve Türkiye’nin önemi
Bürokratik işlem adı altındaki can sıkıcı işlemler kaldırılmalıdır
Sigara İçme Yasağı Bir Hakkın Kısıtlaması değildir?
İçişlerimizde acilen el atılması gereken sorunlar
Hükümetin öncelikle vatandaşlıklara el atması hoş değildir
Gerçekleri bilerek hareket etmeliyiz
Hükümet madde kullanımı sorununa acilen el atmalı
STÖ’ne zorunlu üyelik Avrupa İnsan Hakları sözleşmesine aykırıdır
Müzakerelere tanınma koşulu ile katılmalıyız
Ağaç dikmek dünyaya karşı olan vefa borcumuzu ödemektir
Yeni hükümet çevre sorunlarına acilen el atmalı
Kıbrıs’ta sergilenen sinsi oyun
Anavatandan koparılmamız ölüm fermanımızdır
Başarılı hizmetin ön şartı
Halkımızın imajına gölge düşürücü davranışlardan vazgeçilmeli
Olaylar KKTC’nin tanıtılmasının kaçınılmaz olduğunu gösteriyor
Ormanlardaki mantar varlığımızın yok olmasına göz yumulmamalı
Çevre kirliliğinin sorumlusu kimdir?
Halkımızın seçimde verdiği mesaj doğru okunmalı
Yarınlarımız daha iyi olmalı
Yeni yılda umut ve beklentiler
Kıbrıs’ın Yunanistan’a bağlama idealinden vazgeçilmedi
Yerleşim yerlerimizdeki trafik sorunu
Kanlı Noel’den ders almalıyız
Düzenin değiştirilebilmesi radikal önlemler alınması ile mümkündür
Siyasi partiler çözüm tercihlerini gerekçeleri ile halkımıza açıklamalı
İfade özgürlüğü hiçbir ülkede sınırsız değildir
Halkımız ezici çoğunluğu oyunu partilerin siyasi bakış açısına göre kullanır
Siyasi partilerin ve adayların nüfus politikası nedir?
Mesai başlama ve bitme saatlerindeki trafik sıkışıklığı önlenmeli
Siyasi partiler misyonlarını dürüstçe halkımıza açıklamalı
Çok geç alınmış bir karar
Birleşme tutkusu -saplantısı ve çelişkiler
Devletimize sahip çıkmalıyız
Anavatan düşmanlığı, bindiğimiz dalı kesmektir
Su baskınları, hesap sorma mekanizmasının doğal sonucudur
Yaban yaşamı yok etmek zararımızadır
Ağaç varlığımızı artırmalıyız
Yıkıcı beyin yıkama kampanyalarının sonuçları
Basit sorunlara olsun çare bulunmalı
Laf Cambazlığı
Sürü hayvancılığı modernize edilmeli
Çözüm BM ve AB tarafından engellenmektedir
Mevcut koşullarda müzakerelerden sonuç alınamaz
Varlığımızı sürdürebilmek için bilinçli davranmak zorundayız
Türk ordusunun ayrılması durumunda 2.Girit dramı tekrarlanacak
Ülkemizde basiretli bir nüfus politikası benimsenmeli ve uygulanmalı
Örgütlenmede dikkat edilmesi gereken hususlar
Hükümet halkın şikayetlerini dikkate almalı
İki çatılı çözüm her iki halkın da yararınadır
İki çatılı çözüm her iki halkın da yararınadır
Lefkoşa’daki kötü koku sorunu
Müzakerelerin devamı bizi çökertme tezgahıdır
Atık Sular Değerlendirilmeli
Hükümetlerin başlıca görevi, yasaların uygulanmasını sağlamaktır
Barış sloganı atarak barışı bozacak çözüm seçenekleri desteklenmemeli
Sinsi oyun bozulmalı
Böcekler raflara girmeye başladı
İç saldırılara karşı uyanık olmalıyız
Hükümet gürültü sorununu çözmeli
Kooperatifler devlet kuruluşu değildir
Rum tarafı neden çözümden kaçıyor?
Hem suçlu, hem güçlü olmak
Suyun denize akıtılmasının hiçbir haklı gerekçesi olamaz
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Galatasaray
18
0
2
0
6
8
2
Başakşehir
15
0
1
3
4
8
3
Beşiktaş
15
0
1
3
4
8
4
Kasımpaşa
15
0
3
0
5
8
5
Trabzonspor
13
0
3
1
4
8
6
Antalyaspor
13
0
3
1
4
8
7
Alanyaspor
12
0
4
0
4
8
8
Göztepe
12
0
4
0
4
8
9
Yeni Malatyaspor
12
0
2
3
3
8
10
Konyaspor
12
0
2
3
3
8
11
Ankaragücü
10
0
4
1
3
8
12
Sivasspor
9
0
3
3
2
8
13
Kayserispor
9
0
3
3
2
8
14
Fenerbahçe
8
0
4
2
2
8
15
Bursaspor
8
0
2
5
1
8
16
Çaykur Rizespor
7
0
3
4
1
8
17
Akhisar Bld. Spor
5
0
5
2
1
8
18
E. Buyuksehir
5
0
5
2
1
8
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv