Yazı Detayı
05 Aralık 2016 - Pazartesi 20:13 Bu yazı 1560 kez okundu
 
HANİ EN ADİL PAYLAŞIMDI MUTLULUK?
Şafak YOLCU
 
 

HANİ EN ADİL PAYLAŞIMDI MUTLULUK?

 

kimi neye inandırırsın ki çocuk?
sen bile bana inanmazken,
kardeş kardeşi kırarken,
gömüleceğimiz yer topu topu beş karışken...
oysa gözümüzü kapatıp parmağımızı her bastığımızda
huzur konuşlanmalıydı barış renkli atlasımızda
söyle neden barut kokuyor tüm çiçekler Filistin’de, Bağdat’ta?
hani en adil paylaşımdı mutluluk?
bir yanda savaşlar
bir yanda yokluk
nolur, susma çocuk...

 

Yukarıdaki dizeler Hollanda’da yayınlanan Platform Dergisi tarafından 2009 yılında düzenlenen Avrupa Şiir Yarışmasında K.K.T.C.’ye ikincilik ödülü getirdiğim “Söyle Çocuk” isimli şiirimden alıntıdır.

 

Yıl 2008, mevsim kış, aylardan aralık. Bir akşam yine evde kızımla birlikte haberleri izliyoruz.  Haber bülteninde İsrail-Filistin savaşının bilançosunu verirken savaşta yaşamını yitiren çocukların görüntüsünü de getirdiler ekrana. Kilometrelerce uzağa ulaşıp, hiç tanımadığı insanları bile böyle derinden sarsan felaketler, yaşandığı coğrafya için kelimenin tam anlamıyla kıyımdan farksızdır…

 

Bugüne dek kızımın önünde ağlamaktan hiç imtina etmedim. Nasıl ki gülmek onurlu bir eylemse ağlamak da benim için öyle ve ne mutlu bana ki hâlâ başkalarının acılarına ağlayacak kadar yaşatmayı başarabildim insanlığımı. Fakat o akşam yalnız kalma ihtiyacı hissederek odama kapandığımı hatırlıyorum. Kâğıt ve kalem hiç o akşamki kadar hazır beklememişti beni. Bir çırpıda dökülmüştü kelimeler ardı ardına, tıpkı gözümden dökülen yaşlar gibi...

 

Rivayete göre bir şiir yazmak doğum sancısı çekmeyle eştir. Şiir zaten genelde böyle tenha anlarda, dilinizde koyu kıvam bir pas tadı ve müptela bir nöbetle gelip çalar kapınızı. “Hadi öl defalarca” deyip çekilir köşesine. Ne zaman ki duvarlar ağlar, üzerinize çöker dünyanın tavanı, hoyrat bir el sıkar can çekişen insanlığınızı, koca bir yumruk oluverir genzinizde sancılar, kurşuni bakışlar gelip bağdaş kurar gözlerinize, o an başlarsınız ölüp yeniden dirilmeye… İşte bu şiir, öyle bir akşamda yazılmıştı.

 

Dönüp geriye bakıyorum değişen ne oldu diye, pek bir şey değişmedi aslında. Çoğumuz her şeyin sahibiymiş gibi gözü tok yaşayıp, hiçbir şeyin sahibi değilmiş gibi şu hayattan sessizce çekip gitmenin erdemine sahip olamadık. Gözü bir türlü doymayanlar, üleşmeyi bilmeyenler, yedikçe kusanlar, kustukça acıkanlar, hep daha fazla toprak, daha şatafatlı bir araba, daha lüks, daha akıllı bir rezidans isteyenler, o şişirilmiş hırs ve bencillikleriyle yeryüzünde hâlâ çoğunluk olarak dolaşmakta.

 

Komşusu aç yatarken gözüne uyku girmeyen, karşı kapıyı tıklatarak bir tas çorba olsun götüren, bir sıcak bakışı ile ihtiyaç sahibi birinin sırtını sıvazlayan, “o sizden, bu bizden” demeden yeryüzünü sevginin yüzü olarak benimseyen merhamet dolu insanlar ne yazık ki giderek azınlıkta kalıyor. Sizce de aslolan uzaklık, din, dil,  ırk gözetmeden yardım etmek değil mi? Bu yüzden değil midir dünyada bunca dernek, destek ve vakıf kurulması? Başka bir yol var mı insanlığımızı bize hatırlatan, “neden yaşıyorum” sorusunu kendimize sorduran? Nasıl bir bahaneyle dönebiliriz ki sırtımızı, bölüşecek ekmeğimiz varken? Yahut yumabilir misiniz gözlerinizi bir yoksulun bakışlarını ruhunuzda hissederken?

 

Bu köşede yazacağımı sizlere ilk duyurduğum gün "o iyi insanlar o güzel atlara binip gitmedi, onlar hâlâ aramızda" demiştim hatırlarsanız. İşte o güzel insanları bir arada görmek, onlarla tanışıp el sıkışmak, birlikte yeşerteceğimiz güzelliklerde, hiç tanımadığımız ama buna rağmen bizim olan rengârenk çocuklarımızı sevindirmek, onlara yardım elimizi uzatmak için Pastel Tekstil sponsorluğunda başlatılan bir kampanyaya sizleri de davet etmek istiyorum.

 

Üstelik yardım elimizi uzatmak için uzaklara gitmeye hiç gerek yok. Çok yakınımızda bize ihtiyacı olan nice çocuk var. Bir Pazar sabahı kalksak, aynaya bakıp “bugün dünden daha güzel bir gün olacak” desek, gönlümüzden ne kopmuşsa onu da heybemize koysak, arabalarımıza doluşsak ve sizinle Lefkoşa’da buluşsak, iyilik ve güzellik adına ne varsa o gün bölüşüp, vicdanımız rahat bir şekilde kırk yıl sonra bile gülümseyerek hatırlayacağımız bir acı kahve içsek fena mı olur?

 

Evet, birçoğunuzun tahmin ettiği üzere ziyaret edeceğimiz yer hepimizin bildiği, belki sıkça arabayla önünden geçtiği, içinde anneleri ve teyzeleriyle bir yaşam süren çocukların bulunduğu SOS Çocuk Köyü. Bağışta bulunmak ve bu kampanyada bizimle birlikte yürümek isteyen tüm güzel insanlar ile kocaman bir aile olarak 25 Aralık Pazar günü SOS Çocuk Köyünde bahar yüzlü çocuklarla buluşmak ümidimle...

 

Sevgiyle kalın...

 

Not: Kıyafet, oyuncak, kırtasiye,  kitap, nakit vs. her türlü bağış kabul edilmekte. İletişim için:

 

https://www.facebook.com/pastel.tekstil/?fref=ts

 

sayfasına mesaj atıp detaylı bilgi alabilirsiniz. Dileyen herkes bağışını Pazar günü bize katılarak bizzat Çocuk Köyü yetkilisine yapabilir. Ziyaret saat 14.00’te yapılacaktır. 

 
 
 
Etiketler: HANİ, EN, ADİL, PAYLAŞIMDI, MUTLULUK?,
Yorumlar
Yazarlar
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Başakşehir
27
0
1
3
8
12
2
Galatasaray
23
0
3
2
7
12
3
Kasımpaşa
22
0
4
1
7
12
4
Yeni Malatyaspor
21
0
3
3
6
12
5
Antalyaspor
20
0
4
2
6
12
6
Ankaragücü
19
0
5
1
6
12
7
Beşiktaş
18
0
4
3
5
12
8
Göztepe
18
0
6
0
6
12
9
Konyaspor
17
0
3
5
4
12
10
Trabzonspor
16
0
4
4
4
12
11
Sivasspor
14
0
4
5
3
12
12
Bursaspor
13
0
3
7
2
12
13
Fenerbahçe
13
0
5
4
3
12
14
Akhisar Bld. Spor
12
0
6
3
3
12
15
Kayserispor
12
0
6
3
3
12
16
Alanyaspor
12
0
8
0
4
12
17
Bb Erzurumspor
11
0
5
5
2
12
18
Çaykur Rizespor
8
0
6
5
1
12
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv