Yazı Detayı
06 Haziran 2018 - Çarşamba 15:49 Bu yazı 165 kez okundu
 
İki bölgeliliğin sulandırılması geri dönüşümsüz büyük bir hata olacaktır
Dr Orhan AYDENİZ
aydeniz@kibris.net
 
 

1974’de güneye göç eden  Maronitlerin KKTC’ye getirilmek istenmesinin ve bir eski EOKA’cı Rum’un Kozanköye yerleşmesine izin verilmesinin isabetli olmadığı görüşündeyim.

Her şeyden önce, hiçbir karşılık almadan  yetkililerin bu kararları almasının ulusal davamıza ve halkımıza herhangi bir yararı olmayacağı aşikardır.

Bu kararların, uluslararası kuruluşlar ile güçlü devletlerin bize bakış açısının değişmesine ve Rum ulusal davasını her koşulda desteklemekten vazgeçmesine sebep olacağını düşünmek de fazla saflık olur.

1974’den sonra oluşturulan ve dünyaca kabul edilmeye başlanan iki kesimliliğin bozulması, sadece Rum-Yunan ikilisinin değişmeyen enosis davasına katkıda bulunacaktır.

 Rumların Kozanköy örneğinde olduğu gibi masum görünen yöntemlerle içimize yerleşmesi, bu konularla ilgilenen bir Rum hukukçunun da açıkladığı gibi, KKTC ve Maraşta’ki eski Rum taşınmaz mallarının iadesinin önünü açacaktır.

Ayrıca sinsice KKTC coğrafyasının Kıbrıslı Türkler için can ve mal korkusu olmadan yaşanılabilen  güvenli bir yer olma özelliğini bozacaktır. Çünkü KKTC’ye yerleşecek her Rum ve Maronit potansiyel Truva atları olabilecektir.

Büyük acılar ve emekler sonucu oluşturulan iki bölgeliliğin bozulması durumunda, artık geri dönüş ve yeniden iki kesimlilik oluşturulması da düşünülemeyecek.

Her şeyin üzerinde KKTC yasalarına göre 1974’den önce kuzeyde yaşayıp yaşamadığına bakılmaksızın, halen güneyde yaşayan tüm Rum ve Maronit’ler, yabancıdır.

Bu nedenle Rum ve Maroni’tlerin kuzeye getirilmesi için büyük çaba harcadığı bilinen bazı siyasi yetkililer, önce gelecek olanların hangi statüde olacağını düşünmesi gerekir.

Bazı yetkililerin İngiliz ve Ruslar gibi Rumlar ile de birlikte yaşamaya alışmamız gerektiği görüşüne de katılmak mümkün değildir.  Çünkü Rumlar, İngiliz ve Ruslardan farklı olarak bizi ezeli düşman görmektedir. 

Tanınmamış olsa bile yabancılar ve uluslar arsı mahkemeler bile KKTC coğrafyasında halkın seçtiği, yasların uygulandığı bir yönetim bulunduğunu kabul etmektedir.

Bu nedenle  Rum ve Maronit’lerin  hiçbir koşula bağlanmadan ve statülerinin  ne olacağına karar verilmeden, elini kolunu sallayarak KKTC’ye yerleşmesi kabul edilemez.

Tüm sakıncalara rağmen Rum ve Maronit’lerin KKTC’de ikamet edebilmesi için; ya vatandaşlığa alınması, ya da diğer yabancılara uygulanan yöntemlerle oturma izni almaları gerekecektir.

Yakın geçmişte sırf yasalara aykırı verildiği gerekçesi ile, üstelik tek dayanağımız olan anavatanın yetkililerini de üzmek pahasına 200 dolayında kuzeyli soydaşlarımızın vatandaşlığını iptal eden siyasi iktidar, acaba ,hangi yasaya göre Rum ve Maronitlerin kuzeye yerleşmesine izin verecektir?

Tek dayanağımız olan ve varlığımızın sürdürülmesini sağlayan Türkiye’nin vatandaşlarının bile ülkemize yerleşmesine izin verilmemesi karşısında, Rum ve Maronitlerin koşulsuz kuzeye yerleştirilmesini haklı gösterecek hiçbir mantıklı gerekçe olmadığı görüşündeyim.

Barikatların açılmasından sonra günümüze, defalarca güneye giden Türklere saldırılması, Rumların hala bize karşı daha düşmanca duygulardan arınmadığının kanıtıdır.

Türk halkını Rum çoğunlukla birleştirmek ve zamanla adanın kuzeyinin de Rum-Yunan egemenliği altına sokulmasını isteyenlerin, iki kesimliliği bozmaktan yana olması yadırganamaz. Ancak  Rumları içimize getirmemiz, ilmiği kendi elimizle boynumuza geçirmek olacaktır.

 
 
 
Etiketler: , , İki, bölgeliliğin, , sulandırılması, geri, dönüşümsüz, büyük, bir, hata, olacaktır,
Yorumlar
Diğer Yazılar
Su baskını sorunu ve çaresi
Dere Yatakları Bozularak, Sel Felaketine Zemin Hazırlanmaktadır.
Dağınık yapılaşma doğal alanların yok edilmesine sebep olacaktır
Ortak vatanda barış içinde yaşamalıyız
Ağaç katliamının önlenmesi için caydırıcı yasalar çıkarılmalı
KKTC’nin tanıtılması tek çıkış yoludur
Sorunlarımızın çoğunun derhal çözümlenmesi mümkündür
Piyasadaki sıkıntılar üzerine
Kimlikle giriş gerçeği
Üretimin lokomotifi pazarlamadır
Ülkemizde Bozulan Değer Ölçüleri
İnşaat izinleri sorunu
İki yönetimli çözümü engellemek tarihi hata olacaktır
Sel sorunu ciddiye alınmalı
Çözümden yana olanlar geçmişe saplanıp kalmamalı
Gerçekler unutturulmamalı
Dağ Başında mı Yaşıyoruz?
KKTC’de Rum ulusal tezlerini destekleyenler çözümsüzlüğü körüklemektedir
Haklılığımızda ısrar etmeliyiz
Din dersi okutulmalı mı?
Tarımda geleceğe dönük gelişmeler
Yasalara uymamak demokratik hak sayılmamalı
Birleşik federal çözüm’ her derde deva mı?
Tasarruf önerilerim
Dünya Barış Günü
Ekonomik sıkıntılarımızın sebeplerinden biri de nüfusumuzun az olmasıdır
Koruyuculuk ve yerli üretimin teşviki
Hatalı ve zararlı kararlardan vazgeçilmeli
Döviz ve ekonomik sıkıntılardan kurtulmanın çaresi
Demokrasi başı bozukluk değildir
Hükümet popülist harcamalardan vazgeçilmeli
Guterres’in garanti önerisi Girit senaryosunu hatırlatır
Seçilmişlerin görevi hizmet etmektir
Orman yangınlarının önlenmesi için acilen önlem alınmalı
Et sorunu sürüncemede bırakılmamalı
Ucu açık müzakerelerin sürdürülmesi Rum ulusal davasına yardımcı olur
Hemen çözümlenebilecek bir çok basit sorun vardır
Peşkeş
Harcamalarda önemli gereksinimlere öncelik verilmeli
Anavatandan koparılmamız komşunun ulusal davasına hizmet eder
Hükümetin en öncelikli görevi ülkede asayişi sağlamaktır
Komşu bizimle ortaklık yapmak niyetinde değildir
Davar zararlarına durdurulmalı
En son tezgah anavatan ile aramızın açılmak
‘İçi dolu başak boyun eğermiş’
Sorumsuz kişilerin Türk halkı adına görüş bildirme yetkisi yoktur
Devleti koruyucu caydırıcı yasa çıkarılmalı
Plastik kirliliği
Son günlerdeki su baskınları tesadüfi değildir
Uluslararası hukukta savaşı başlatan bedelini öder
Hükümet tüm vatandaşlarımızı ilgilendiren sorunların çözümüne odaklanmalı
Plaj sorunu ve çözümü
Anavatanın değerini takdir etmeliyiz
Hükümetin yüz günü
Vatandaşlık işlemlerinin durdurulması, Rum’un ekmeğine bal sürmektir
Rum’un dayattığı Birleşik çözüm yok olmamıza sebep olacak
Guterres belgesi Girit dramının tekrarlanmasına zemin hazırlayacak
Federal çözüm barışın bozulmasına sebep olacak
Kıbrıs sorununun çözümünde tek çıkış yolu
Yolların bakım ve idamesi düzenli olarak yapılması gereken bir hizmettir
Seçilmişler devlet yapısını bozmamalı
Çözüm düşmanları
Nükleer enerji gerçeği
Su kaynakları yönetimine acilen el atılmalı
Kuru ot kirliliği sorunu
Bilindik tezgah
Savaşı başlatan, mağlup olduğu takdirde tazminat talebinde bulunamaz.
21 Mart Ergenekon bayramı
Kıbrıs sorununda nüfus ve Türkiye’nin önemi
Bürokratik işlem adı altındaki can sıkıcı işlemler kaldırılmalıdır
Sigara İçme Yasağı Bir Hakkın Kısıtlaması değildir?
İçişlerimizde acilen el atılması gereken sorunlar
Hükümetin öncelikle vatandaşlıklara el atması hoş değildir
Gerçekleri bilerek hareket etmeliyiz
Hükümet madde kullanımı sorununa acilen el atmalı
STÖ’ne zorunlu üyelik Avrupa İnsan Hakları sözleşmesine aykırıdır
Müzakerelere tanınma koşulu ile katılmalıyız
Ağaç dikmek dünyaya karşı olan vefa borcumuzu ödemektir
Yeni hükümet çevre sorunlarına acilen el atmalı
Kıbrıs’ta sergilenen sinsi oyun
Anavatandan koparılmamız ölüm fermanımızdır
Başarılı hizmetin ön şartı
Halkımızın imajına gölge düşürücü davranışlardan vazgeçilmeli
Olaylar KKTC’nin tanıtılmasının kaçınılmaz olduğunu gösteriyor
Ormanlardaki mantar varlığımızın yok olmasına göz yumulmamalı
Çevre kirliliğinin sorumlusu kimdir?
Halkımızın seçimde verdiği mesaj doğru okunmalı
Yarınlarımız daha iyi olmalı
Yeni yılda umut ve beklentiler
Kıbrıs’ın Yunanistan’a bağlama idealinden vazgeçilmedi
Yerleşim yerlerimizdeki trafik sorunu
Kanlı Noel’den ders almalıyız
Düzenin değiştirilebilmesi radikal önlemler alınması ile mümkündür
Siyasi partiler çözüm tercihlerini gerekçeleri ile halkımıza açıklamalı
İfade özgürlüğü hiçbir ülkede sınırsız değildir
Halkımız ezici çoğunluğu oyunu partilerin siyasi bakış açısına göre kullanır
Siyasi partilerin ve adayların nüfus politikası nedir?
Mesai başlama ve bitme saatlerindeki trafik sıkışıklığı önlenmeli
Siyasi partiler misyonlarını dürüstçe halkımıza açıklamalı
Çok geç alınmış bir karar
Birleşme tutkusu -saplantısı ve çelişkiler
Devletimize sahip çıkmalıyız
Anavatan düşmanlığı, bindiğimiz dalı kesmektir
Su baskınları, hesap sorma mekanizmasının doğal sonucudur
Yaban yaşamı yok etmek zararımızadır
Ağaç varlığımızı artırmalıyız
Yıkıcı beyin yıkama kampanyalarının sonuçları
Basit sorunlara olsun çare bulunmalı
Laf Cambazlığı
Sürü hayvancılığı modernize edilmeli
Çözüm BM ve AB tarafından engellenmektedir
Mevcut koşullarda müzakerelerden sonuç alınamaz
Varlığımızı sürdürebilmek için bilinçli davranmak zorundayız
Türk ordusunun ayrılması durumunda 2.Girit dramı tekrarlanacak
Ülkemizde basiretli bir nüfus politikası benimsenmeli ve uygulanmalı
Örgütlenmede dikkat edilmesi gereken hususlar
Hükümet halkın şikayetlerini dikkate almalı
İki çatılı çözüm her iki halkın da yararınadır
İki çatılı çözüm her iki halkın da yararınadır
Lefkoşa’daki kötü koku sorunu
Müzakerelerin devamı bizi çökertme tezgahıdır
Atık Sular Değerlendirilmeli
Hükümetlerin başlıca görevi, yasaların uygulanmasını sağlamaktır
Barış sloganı atarak barışı bozacak çözüm seçenekleri desteklenmemeli
Sinsi oyun bozulmalı
Böcekler raflara girmeye başladı
İç saldırılara karşı uyanık olmalıyız
Hükümet gürültü sorununu çözmeli
Kooperatifler devlet kuruluşu değildir
Rum tarafı neden çözümden kaçıyor?
Hem suçlu, hem güçlü olmak
Suyun denize akıtılmasının hiçbir haklı gerekçesi olamaz
Yazarlar
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Medipol Başakşehir
33
0
2
3
10
15
2
Kasımpaşa
26
0
5
2
8
15
3
Antalyaspor
26
0
5
2
8
15
4
Galatasaray
25
0
4
4
7
15
5
Trabzonspor
25
0
4
4
7
15
6
Yeni Malatyaspor
25
0
4
4
7
15
7
Beşiktaş
25
0
4
4
7
15
8
Atiker Konyaspor
21
0
4
6
5
15
9
Sivasspor
21
0
4
6
5
15
10
MKE Ankaragücü
20
0
7
2
6
15
11
Bursaspor
20
0
4
8
4
16
12
Göztepe
19
0
9
1
6
16
13
Akhisarspor
16
0
7
4
4
15
14
Alanyaspor
16
0
9
1
5
15
15
Kayserispor
15
0
8
3
4
15
16
BB Erzurumspor
14
0
7
5
3
15
17
Fenerbahçe
14
0
7
5
3
15
18
Çaykur Rizespor
11
0
6
8
1
15
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv