Yazı Detayı
26 Aralık 2016 - Pazartesi 21:43 Bu yazı 1328 kez okundu
 
KALPSİZ UYANMAK MESELA GELEN GÜNE!
Şafak YOLCU
 
 

İnsanoğlu garip bir canlı türü… Kendi türünden olmayanı hiç tereddütsüz benimseyip, kapılarını ardına dek açaken kendi türüne sırtını dönüp, yalnız bırakabiliyor.  

Yaklaşık iki hafta önce sosyal medyada Pastel Tekstil tarafından başlatılan ve benim de kendi sayfamda defalarca paylaştığım SOS Çocukköyü bağış kampanyasına sizlerden gelen ilgi o kadar azdı ki hayal kırıklığına uğramadım desem kocaman bir yalan olur! 

Hani bir insanı sevmekle başlıyordu ya her şey, bizim de es geçtiğimiz nokta tam olarak burası galiba. O kadar çok kanıksamaya başladık ki bir başınalığı, duyarsızlaştık yüzümüze uzanan sevgiye aç ellere… Hayat ne yazık ki sosyal medya sayfalarında “bugün de böyle” diyerek kebap masasından fotoğraflar paylaşmaktan ibaret değil… Onun adına “gelip geçmek” diyorum ben, yani basit yaşamak, yani en kolay olanı… Hatta bir şiirimde şöyle demiştim:


basit yaşamak istiyorum artık; 
yadırgadamadan kıtlığı, sefaleti 
uyuyabilmek gibi geceleri.. 
yüzümü yaktığında bir öksüzün elleri, 
sırtımı dönebilmek bu yıkıma, bu zulme.. 
ve yutabilmek kursağımdaki lokmayı; 
sanki hiç kimse ölmemişçesine..

 

Oysa ardımızda bir güzel iz bırakmak kadar anlamlı başka ne olabilir yaşam dediğimiz zaman diliminde? Bir fidan dikmek, bir çocuğa umut olmak, zaten içimizde mevcut olan sevgiden biraz da ona vermek… Sadece sevgi, inanın bana başka bir şey gerekmiyor, arkası kendiliğinden geliyor… 

Biz yine de sayfamızda duyurduğumuz gibi 25 Aralık Pazar günü Girne’de bulunan SOS Gençlik Kampına hem kendi hem de toplayabildiğimiz bağışlarımızı naçizane teslim ettik. 

Konuyla ilgili olarak bu haftaki röportajımın konuğu SOS Çocukköyü Müdürü Ahmet Akarsu. Ahmet Bey o kadar güzel bir organizasyonun parçası ki insanın o köyde çocuk olası geliyor. Sorularıma aldığım yanıtların arasında gezinirken orada büyüyen çocukların ne kadar şanslı olduğunu da anladım. İyi ki böyle bir dernek var, iyi ki yarınlarımızın sahibi, umutlarımız olan çocuklar bu değerli ellere emanet…

Zaman ayırıp bu röportajı kabul ettiği için kendisine buradan da teşekkür eder, bu yazının halkımızın duyarlılığını bir nebze olsun artırmasını içtenlikle dilerim.

 

Kendinizi tanıtır mısınız? SOS çocuk köyündeki göreviniz nedir?

Ahmet Akarsu, 16 yıldan beridir SOS Çocukköyünde çalışıyorum. SOS Çocukköyü Müdürü  görevini yürütüyorum.
Bünyenize çocuk kabul şartlarınız nelerdir? Hangi şartlardaki çocuklar köyünüzde kalabilmekte?
Ailesinin bakımını kaybetmiş ve uzun süreli bakıma ihtiyacı olan tüm çocuklara SOS Çocukköyünde bakım sağlamaktayız. Çocukların kabul süreci ise; Sosyal Hizmetler Dairesi ( SHD ) korumaya aldığı çocuklardan, ihtiyaçları SOS Çocukköyünde karşılanabileceği düşünülen çocuklar için kurumumuza başvuruda bulunur. Kurumumuz uzmanları tarafından yapılan incelemeler Çocuk Kabul Komitesinde değerlendirilir. İhtiyaçları SOS Çocukköyünde karşılanabileceğine karar verilen çocukların kabul süreçleri başlatılıyor. Çocuk kabul süreci ise yapılandırılmış bir program çerçevesinde 1 ile 2 ay arasında değişen sürelerde devam eder.  Adaptasyonları sağlanan çocuklar Çocukköyünde belirlenen aile evine yerleştirilerek kabul süreci tamamlanır. Bundan sonraki süreçte çocukla çalışmalar çocukköyündeki aile evinde devam eder. 

 


Farklı milliyetten çocukları da kabul ediyor musunuz?

SOS Çocukköyü çocuk kabulünde çocukların dini, dili, ırkı, rengi ve nereden geldiği önemli değildir. Bizim için önemli olan, çocukları korumaya alınmasında yasal yetkili olan Devletin çocuğu korumaya alması ve uzun süreli bakıma ihtiyacı olmasıdır.

 

SOS Çocukköyü Programları hakkında bilgi verebilir misiniz?

SOS Çocukköyü Derneği bugün 3 alanda çalışmalarını yürütüyor. Bunlar BAKIM, DESTEK ve EĞİTİM programlarıdır. Ailesinin bakımını kaybeden çocuklara ikinci bir mutlu çocukluk geçirme fırsatı yaratmak amacıyla Aile Temelli Bakım Programında Bakım veriyoruz. Ailesinin bakımını kaybetme riski olan çocuklara ve ailelerine de aileyi bir arada tutup dağılmasını önlemek ve aileyi güçlendirmek amacı ile Aile Güçlendirme Programında destek veriyoruz. Ayrıca hem bakım hem de destek verdiğimiz çocukların okul öncesi çağda olanlara toplumdan gelen ailelerin çocukları ile birlikte Kreş ve Anaokulumuzda eğitim vermekteyiz. 2017’de ise 2 yeni projemizi daha hayata geçiriyoruz. Bunlardan birincisi Girne Gençlik ve Gelişim Merkezi, diğeri ise Mültecileri Güçlendirme ve Entegrasyon Merkezidir.  Girne Gençlik ve Gelişim Merkezi 16 ile 26 yaş arasındaki gençlerin istihdam edilebilirliklerini artırmaya yönelik, bu yaştaki gençlerin kendilerini geliştirecekleri ve nitelikli zaman geçirebilecekleri bir merkez olacaktır. Mültecileri Güçlendirme ve Entegrasyon Merkezi ise ülkemizdeki mülteci ailelere, gençlere ve çocuklarına destek vererek onların güçlenmesini, kendi ayakları üzerinde durabilmelerini sağlamayı ve  topluma entegrasyonlarını amaçlamaktadır.

 

Aile Temelli Bakım programını biraz açar mısınız?

Aile Temelli Bakım (ATB ); aile bakımını kaybeden çocuklara kaybettikleri ailelerinin yerine koyabilecekleri aileler yaratarak onlara sağladığımız uzun süreli bakım modelidir. Bu bakım modeli 4 safhadan oluşmaktadır. Bunlar ÇOCUKKÖYÜ, GENÇLİK EVLERİ, YARI BAĞIMSIZ YAŞAM ve TAM BAĞIMSIZ YAŞAM Programlarıdır. ATB’da amacımız koruma altına aldığımız çocuklara mutlu bir çocukluk yaşatmak ve onları adım adım hayata hazırlayarak kendi ayakları üzerinde durabilen bağımsız bireyler haline getirip topluma entegre etmektir. Bu bağlamda korumaya aldığımız çocuklar için Lefkoşa Çocukköyünde bir birinden bağımsız 12 tane aile evimiz vardır. Her aile evinde ortalama 6 çocuk yaşamaktadır. Her aile evinde de çocukların bakımından sorumlu bir anne ve bir teyze vardır. Bu aile evlerinin çocuk sayısına göre bir bütçesi var ve çocuklardan sorumlu kişiler olan Anne ve teyzeler bu bütçeyle bağımsız olarak normal ailelerde olduğu gibi çocuklarının tüm ihtiyaçlarını karşılamaktadır. Anne ve teyzeler eğitilmiş profesyonellerdir ve sürekli kendilerini geliştirmek için de hizmet içi eğitimler almaktadır. Anne, teyze ve çocukların bakım ve gelişimlerinde onları destekleyen Pedagog, Psikolog ve Sosyal Hizmet Uzmanı da mevcuttur. Çocuklar 15 yaşına kadar Çocukköyünde yaşar, 15 yaşından sonra daha fazla sorumluluk verdiğimiz Girmedeki Gençlik Evlerine geçiş yaparlar. Çocuklar 12 yaşından sonra Gençlik Evlerine hazırlanmaya başlarlar ve hedeflenen becerileri kazanıp geçişe hazır olduklarında Gençlik Evlerine geçişleri gerçekleşir. Gençlik evlerindeki bakım süresi 4 yıldır ve bu dönemde onlara danışmanlık, koçluk ve yönlendirme sağlayan birer danışmanları vardır. 19 yaşından sonra da Yarı Bağımsız Yaşam programına geçerler. YBY programı farklı bölgelerde kiraladığımız evlerden oluşur. Bu evlerde ise çalışma hayatına başlayan ve bir geliri olan gençler ile Üniversiteye devam eden gençler bulunmaktadır. 3 yıl olan YBY programını tamamlayan gençler Tam Bağımsız Yaşam programına geçerler ve artık giderek azalan ekonomik destek, Tam Bağımsız olanlarda son bulmaktadır. Tüm bu dönemlerde gençlerin aile evleri ile bağları ve iletişimleri devam etmekte, bağımsız yaşamda da manevi destek verilmeye devam edilmektedir.

 

Köyde sıradan bir günü anlatır mısınız?

Her çocuk kendine ait aile evinde yaşar. Sabah hazırlanarak okullarına gidiyorlar. Çocuklar okuldayken anneler ve teyzeler günlük işlerini yapar. Anne ve teyzelerin bazıları çocukları ile ilgili çocukköyü dışında okul ziyaretleri veya alışverişlerini gerçekleştirir. Daha sonra çocuklar okuldan gelince öğle yemeği yenir. Her evin farklı bir programı vardır. Her çocuğun ilgi alani ve yetenekleri doğrultusunda Çocukköyü dışında aktiviteleri vardır ve programlarına göre onlara katılırlar. Ayrıca çocukköyünde de planlı aktiviteler gerçekleştirilir. Ayrıca çocuklar sosyal merkezde kaliteli zaman geçirebilirler ( atölye çalışmaları ve oyun istasyonlarında ) dış mekan oyun alanlarımız mevcuttur. Buralarda takım oyunları ve bireysel oyunlar oynayabilirler. Çocukları yönlendiren ve koçluk yapan pedagog ve üniversite öğrencileri vardır. Ayrıca çocuklarımıza Çocukköyünde ve dışarıda akademik destek programları ile de destekler sağlanıyor. Akşam olunca her evde olduğu gibi bizim evlerimizde de toplanıp akşam yemeklerini yer ve artık evlerinde zaman geçirirler. 

 

Gelir kaynaklarınız nelerdir? Giderlerinizi karşılamaya yetiyor mu? Gelir artırıcı projeleriniz var mı? 

Bizim bugün 3 farklı gelir kaynağımız vardır. Bunlar Fon Geliştirme Gelirleri, Uluslararası SOS Organizasyonu ve Devlet Katkısıdır. Bunların bugün bütçemizdeki yaklaşık oranları ise Fon Geliştirme Gelirleri %55, SOS KDI %13 Devlet Katkısı ise %32 dur. 2012’de Uluslararası SOS Organizasyonu aldığı bir kararla SOS KKTC’nin 2018’e kadar giderek azaltılan SOS KDI katkısı ile kendi ayakları üzerinde durması hedefi oluşturulmuştur. Bu amaçla 2012’den bu yana Derneğimiz canla başla bu hedef doğrultusunda çalışmalarını devam etmektedir.  Derneğimiz sadece yerel gelirlerle yolunda devam etme yolunda hem halkımızın, hem de devletin sağladığı katkıları artırmak için çalışıyor. Bu amaçla halkımıza katkılarından dolayı teşekkür etmek istiyorum.  Devletimizin de giderek artan giderlerimiz için daha fazla katkı yapmasını arzulamaktayız.

 

Misafir aile olmak için size gelen müracaatlar tatmin edici düzeyde mi? Halkımızın bu konuya ilgi ve yaklaşımını nasıl değerlendirirsiniz?

Misafir aile uygulamamızın çocuklarımızın topluma entegrasyonu bakımından hayatlarına önemli bir dokunuş olduğunu düşünüyorum. Misafir aile uygulaması genelde yanlış algılanıyor. Halkımız bu uygulamayı sadece bir veya birkaç kez çocuklarla zaman geçirebilecekleri bir uygulama zannediyorlar. Aksine bu uygulama onların hayatında bir yer oluşturma ve uzun süreli bir aile dostluğu geliştirme uygulamasıdır. İlgilenen kişiler uygulama ile ilgili Sosyal Hizmet Uzmanımızdan daha detaylı bilgi alabilir. Bugün 15 civarında misafir ailemiz mevcuttur. Bu sayının artmasını arzulamaktayız. Ancak başvuranlar genelde uzun süre ilişki kurmaktan kaçınıyorlar ve bu sorumluluğu almak istemiyorlar. Uzun süreli ve çocuklarımıza en az ayda 1 veya 2 kez zaman ayırabilecek, olumlu bir model olabilecek  kişilerin başvuruda bulunmasını bekliyoruz. Burada önemli olan çocuklarımızın sosyal ağlarını geliştirmek ve onları topluma entegrasyonlarını kolaylaştırmaktır.

 

Bünyenizdeki çocuklardan evlatlık edinmek mümkün mü? 

Hayır, mümkün değil. Bizim bakım verdiğimiz çocuklar bu uygulamaya uygun olmayan çocuklardır. Evlatlık çocuk almak isteyenler Sosyal Hizmetler Dairesine başvurabilirler. 

 

Şu an bünyenizde toplam kaç çocuk var? 

Bugün aile temelli bakımımızda 102, aile güçlendirme programımızda 138, kreş ve anaokulumuzda 52 toplam 292 çocuğa bakım, destek ve eğitim vermekteyiz.  Tüm programlarımızda 0 ile 23 yaş arasında bakım, destek ve eğitim alabilmektedir. Yeni projelerimizle bu sayı 450 civarlarına çıkacaktır.

 

Gençlik evinden ayrılıp yuva kurmak isteyen çocuklarımıza desteğiniz sürüyor mu? 

Sürekli desteğimiz devam ediyor. Yuva kurma aşamasında olan veya bağımsız olan gençlerimize oluşturulan konseptler çerçevesinde evlilik hazırlığı, çeyiz ve konut sahibi olmalarına destek sağlıyoruz. Bunlardan yararlanan çok sayıda gencimiz olmuştur. 

 

Çocuk köyüne misafir kabul ediyor musunuz? Misal, bir gününü yahut birkaç saatini çocuklarla geçirmek isteyen yardımseverler gelip kapınızı çalabilir rmi?

Köyümüze çocuklarımız ile bir bağı veya bir ilişkisi olan kişiler istedikleri zaman misafir olarak gelebilirler. Burada uygulama normal ailelerde olduğu şekildedir.  Ancak çocuklarımızla bir bağı veya önceden bir ilişkisi olmayan kişiler çocuklara aniden misafir olması doğal hayata uygun değildir. Biz tüm uygulamalarımızda doğal aile yapısını korumaya çalışıyoruz. Çocuklarımız için doğal aileler oluşturduğumuza göre uygulamalarımızın da buna paralel olması gerekmektedir. Nasıl ki hiç tanımadığımız birisi kendi evimize aniden gelip çocuklarımızla zaman geçirmesi uygun değilse SOS’deki çocuklar için de bu uygun değildir. Konuya pedagojik, psikolojik ve sosyal yönleriyle bakmak gerekir. Bu ve buna benzer istekler için kurumumuzla iletişime geçilirse uzmanlarımız daha detaylı bilgi verebilir. İletişim kurulabilmesi için koşullar paylaşılabilir. 

 

 
 
 
Etiketler: KALPSİZ, UYANMAK, MESELA, GELEN, GÜNE!,
Yorumlar
Anketler
Sizce erken seçim olur mu ?
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Galatasaray
63
0
7
3
20
30
2
Beşiktaş
62
0
4
8
18
30
3
Medipol Başakşehir
62
0
6
5
19
30
4
Fenerbahçe
60
0
4
9
17
30
5
Trabzonspor
46
0
8
10
12
30
6
Göztepe
44
0
10
8
12
30
7
Demir Grup Sivasspor
44
0
12
5
13
30
8
Kayserispor
44
0
10
8
12
30
9
Kasımpaşa
40
0
12
7
11
30
10
Evkur Yeni Malatyaspor
38
0
12
8
10
30
11
Bursaspor
36
0
14
6
10
30
12
Teleset Mob. Akhisarspor
35
0
13
8
9
30
13
Antalyaspor
35
0
13
8
9
30
14
Atiker Konyaspor
32
0
14
8
8
30
15
Aytemiz Alanyaspor
32
0
16
5
9
30
16
Osmanlıspor FK
32
0
14
8
8
30
17
Gençlerbirliği
30
0
14
9
7
30
18
Kardemir Karabükspor
12
0
24
3
3
30
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv