Yazı Detayı
07 Temmuz 2017 - Cuma 08:46 Bu yazı 327 kez okundu
 
Kıbrıs konusu: Adjurned sine die
Prof. Dr. Ata ATUN
ata.atun@atun.com
 
 

Ben yıllar önce, 2008 yılında kısa adı ile “Kıbrıs Planları ve Anlaşmaları” adlı 2 ciltlik bir kitap yayınlamıştım. Esinlenme konum da Annan Planı idi. Müzakereler katılmış, hiç bıkmadan ve usanmadan geçmişte neler yapıldığını ve Kıbrıs sorununu çözmek için hangi yılda kim tarafından nasıl bir planın tarafların önüne konduğunu araştırmış, sonra da sonuçları ile birlikte kitaplaştırmıştım. Yakında fırsatım olursa bu serinin 3. cildini hazırlamaya niyetliyim.

Ki, Crans Montana’da sürdürülmekte olan Beşli Kıbrıs Konferansının gidişatı bundan sonra Kıbrıs konusunun farklı bir mecraya gireceğini işaret etmekte.

 

Gerçekte Kıbrıs sorunu Rumların iddia ettiği gibi 1974 yılında, bizim iddia ettiğimiz gibi de 21 Aralık 1963 gecesi Rumların Türklere saldırı ile başlamış değil. Adanın fethinin başladığı 1570 yılı ve fethin tamamlandığı 1571 Ağustos’undan sonra Lüzinyan, Ceneviz ve Venedik dönemlerinde hiçbir hakları bulunmayan “Köle” statüsündeki adanın eski Bizans vatandaşları, Osmanlı Devleti hükümranlığı döneminde, Osmanlı Devletinin hoş görülü yönetimi sayesinde  üzerlerinden kölelik baskısı kalkınca, Ortodoks olmaları ve Yunanca konuşmaları nedeni ile kendilerinin Helen ırkından olduklarını varsaymışlar ve özgür kişiler olarak hayatlarını idame ettirmeye başlamışlar. Adanın Osmanlı Devleti tarafından fethinden bir müddet sonra da kendi seçtikleri bir temsilci heyeti, uzun bir yolculuktan sonra payitahtın bulunduğu İstanbul’a gitmiş ve yürekleri ağızlarında, adaya Sadrazam tarafından atanan, daha doğrusu en yüksek teklifi veren kişiye lütfedilen günümüz tanımlaması ile “Vali”lik makamındaki kişi ile ilgili şikayetlerini ve birtakım diğer isteklerini dile getirmek için dönemin Sadrazamı ile görüşme talebinde bulunmuşlar.

 

İşte Kıbrıs konusunun kırılma noktası tam da burası olmuş. Bazı tarihçilere göre 1660 yılında Osmanlı Devleti’nin 21. Padişahı II. Ahmet, bazı tarihçilere göre de 1754 yılında Osmanlı Devleti’nin 24. Padişahı I. Mahmut tarafından yayınlanan bir fermanla, Başpiskopos, Osmanlı Valisinden sonra adanın ikinci politik ve nüfuzlu kişisi olma hakkını kazanmış ve bu tarihten itibaren de Kıbrıs Rum Ortodoks Kilisesi Başpiskoposu, Rumların hem siyasi, hem milli, hem de ruhani lideri olarak "Ulusal Lider" anlamına gelen "Etnarh” unvanını almış.

 

Adada Osmanlı Devleti’ne karşı başkaldırılar bu tarihten sonra hep Etnarh’ın başının altından çıkmış, kilise, tüm başkaldırıların planlama merkezi olmuş. 1821’deki adada darbe yapma ve adayı Yunanistan’a bağlama isyanı, 1832 Kalogeris isyanı, 1921 Enosis Plebisiti (tek taraflı referandum) ,1931 Enosis isyanı, 1950 Enosis Plesibiti, 1955 EOKA’nın Kuruluşu, 1963 Noel katliamı ve Türklere saldırı, 1964 Erenköy’e saldırı, 1967 Geçitkale’ye saldırı, 1974 adaya Yunanistan’a bağlamak için darbe yapılmasının kökeninde Rum Ortodoks Kilisesi ve hep adanın Yunanistan’a bağlanma isteği yatmakta.       

 

Kıbrıs sorunu gerçekte, 1821 yılında Yunanistan’da gerçekleşen Mora isyanı ile eş tarihli olarak başlamış 2 asırlık, bir konu. Halen daha da çözülebilmiş değil.  

 

BM’nin Kıbrıs konusunu “Çözümsüz” ilan etmesi gerekiyor ama “Yiğitliğe leke sürülmesin, BM’nin şanı ayaklar altına alınmasın” diye böyle bir kararı çıkaramıyorlar. Çıkarabilmiş olsalar  Kıbrıs konusunda daha eski olan “Batı Sahara” konusunda çıkarırlardı ve örnek de olurdu. 

 

Gelelim başlıkta kullandığımız Latince kelimelere; “Adjurned sine die” diplomasi dilinde kullanılan bir tanım ve “Bundan sonraki toplantı çıkmaz ayın son Çarşamba’sında…” anlamını taşımakta.

 

Diplomasiye aslında tam bir kelime oyunu veya kelimeleri istendiği tarafa çekebilme sanatı ise BM’nin Kıbrıs Sorununu “Adjurned sine die” tanımlaması ile kapatması gerekmekte Crans Montana’daki bu son Beşli Konferans’tan sonra.

 

 
 
 
Etiketler: Kıbrıs, konusu:, Adjurned, sine, die,
Yorumlar
Diğer Yazılar
Rum liderin timsah gözyaşları
ABD ile AB’nin ticaret savaşı
Suudi Arabistan kulvar değişiyor
Türkiye Rumların asırlık oyununu fena bozdu
1964 Johnson mektubunun perde arkası
Sağduyu sahibi akil adamlar
Rum Başkanlık seçimleri
Rumları iyi okumak gerekli
KKTC Seçimlerinden aldığım mesaj
Rum Ortodoks Kilisesinin Filistinlilere kazığı
Geçmişten bir yılbaşı gecesi
Kıbrıs konusu da BM’de sonuçlanmalı
Kıbrıs’ta çözümün modeli değişiyor
İsrail’in ABD vesayeti
ABD ve Türkiye
Rumların Enerji İttifakı
ABD’deki tiyatro
Rumlardan yeni bir oyun daha
Türkiye’nin yardımları ne zaman başladı?
Görevim takiyye yapmaktadır
Kızılay Yardımları ve Rumlar
Anastasiadis hala hayal peşinde
İzini bırakıp giden babam Hakkı Atun
Suudi Arabistan’da neler oluyor?
KKTC-Türkiye arasında yeni ticaret anlayışı
İstanbul’a 3’cü Havalimanı gerekli miydi?
Kocaeli Kartepe Zirvesi
Rumların garantisi mi?
Ortak devlet kurulacak Rumları tanımak gerek
Kredilerde, “Hayat Sigortası” aldatmacası
Vize krizi niye çıktı?
Rumların akademik ambargosu
Rumların garantisi
Propaganda amaçlı Rum yardımlarına vergi
Paralı vatandaşlık
Kıbrıs müzakereleri başlayacak mı?
Yeni bir müzakere olacak mı?
Kıbrıs müzakerelerini sabote eden kim?
“Enosis’e veda” korkusu
Rumların AB üyeliğinin nedeni
Camilerin ve Okulların sayısı
Türkiye’nin göçmen politikası ve Avrupa’nın rahatı
Rumların KKTC’yi istimlak cüreti!
Rumların hayal gücü sınırsız
Kıbrıs konusu boyut değiştiriyor
Kıbrıs’ta azınlık olmak
Böylesi çirkin politikaya şapka çıkarılır
YPG ve KKTC
Eğitim sistemimiz ve Anayasamız gözden geçirilmeli
BM Kıbrıs Parametreleri tabu mu?
Kıbrıs nasıl bölündü
Şafak Nöbeti ve Ortega Raporu
15 Temmuz Kalkışmasında TSK ve Halk
Anastasiadis’in politik iflası
AB, Kıbrıs (Rum) ve Türkiye
Rum basınında gerçekçi yazılar
Rumların genetik araştırma tezgahı
Rumlar asker sayısını arttırıyor
Rumların izolasyon baskısına tık yok!
Avustralya’dan bir başarı öyküsü
Cenevre’de Güvenlik ve Garantiler tuzağı
Kıbrıs’ta Temmuz kerameti
Geçmişten ders almak
Eide: Deniz bitti
Ortadoğu’da bilmediğimiz anlaşmalar
Kürtler bağımsızlık ve tanınma istiyor, ya Biz?
Anatasiadis’ten hata üstüne hata
AB’nin yeni tezgahı
Yunanistan darbecileri niye koruyor
Türkiye AB ilişkileri ne olmalı?
Siyasi çarpıtma
Rumların politik manevralarına hayranım
Kıbrıs’ta Rum olmayana yer yoktur
Rumların İnsan Hakları çirkinliği
Anastasiadis bizi tebaası mı sanıyor
Anastasiadis yüksekten uçuyor
KKTC’de de referandum gerek
Rumların doğalgaz hüsranı
Haçlı ruhu gene hortladı
Rumların kompleksine bakın
Anastasiadis: “Kıbrıslı Hellenizm”
Rumların bitmeyen Bizans oyunları
Agona kelimesini hiç duydunuz mu?
Kıbrıs (Rum) Cumhuriyeti donanması
Türkiye-Rusya ve bölgesel denge
Türk-Rus yakınlaşması AB’yi korkutuyor
Rumları çok iyi anlıyorum!
Rumlarda sancı başladı
RUMLAR SAVAŞ TAZMİNATI İSTEYECEKLERMİŞ
Hristi terörist
İngiltere Garantiler konusunda takiyye yapıyor
Akıncı neyi müzakere edecek
Muhtar Anastasiadis
Yarını 1960 ile kıyaslamak
Cenevre depremi
Türkiye, Kıbrıs ve BM
Cenevre’de Rumların Bizans taktiği
Rumların benzin ambargosu
Kıbrıs’ta tavizler felaketimiz olacak
21. yüzyılın ilk garantörlük anlaşması
Anastasiadis’den bir başka yalan daha
AB Cenevre’de taraf mı oluyor?
Garantörlüğü kendi ellerimizle yıktık
Müzakere döneminde hedef şaşırtma oyunu
Rumlar niye garantilerin kalkmasını istiyor
Garantiler varken neler olmuştu hatırlayalım
Mont Pelerin’de verdiklerimiz
Mont Pelerin ve sonrası
Rumlar Sadrazam’a karşıymış
Moldova ve Sendikal haklar
KKTC’de İlahiyat Kolejine neden karşı çıkılıyor
İsviçre’de 29+ Tuzağı benzerine düşülmemeli
Almanya’nın garantörü AB dışında bir ülke
Batı’nın uzun vadeli Orta Doğu Planları
Belediyeler su konusundaki yanlışlığa son vermeli
ABD İmparatorluğu düşüş sürecinin eşiğinde
Anadolu’dan Su ve Elektrik
Müzakerelerde takvimi Türk tarafı koymalı
Anastasiadis’in Güvenlik ve Garantiler paranoyası
Türkiye’nin durdurulamaz yükselişi
Rumların müzakerelerden beklentisi çok yüksek
Kıbrıs müzakerelerine halklar ne diyor
KKTC’de Türkiyelileri vatandaş yapmamanın itirafı
Türkiye bunları haketmiyor
Elimizdeki en güçlü koz “Garantiler”
Markulli’nin Timsah Gözyaşları
Ortadoğu kaynamaya başladı
Kıbrıs’ın Yunanistan tarafından işgali
ABD’nin yeni silahları
İran’a neler oluyor
Küresel politika ve uluslararası ilişkiler
Türkiye-Rusya ilişkileri ve Batı
Cumhurbaşkanını kimler yanıltıyor
Anastasiadis istediklerini almış
ABD Nükleer bombalarını geri istiyor
Hrisostomos ve Rumlar hayal içinde
Dört Rum’a bir Türk
Yalvaçlı olmak
Rumun çirkin yüzü
15 Temmuz darbesi ve PKK terörü
Citta Slow Yalvaç’ta yaşamak
Bir çınar daha göçtü
Neler olmuş bize (2)
Neler olmuş bize (1)
Rumların tek bildiği Türkiye’yi suçlamak
Rusya’nın Amacı Belli
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Akhisarspor
0
0
0
0
0
0
2
Trabzonspor
0
0
0
0
0
0
3
Sivasspor
0
0
0
0
0
0
4
MKE Ankaragücü
0
0
0
0
0
0
5
Medipol Başakşehir
0
0
0
0
0
0
6
Kayserispor
0
0
0
0
0
0
7
Kasımpaşa
0
0
0
0
0
0
8
Göztepe
0
0
0
0
0
0
9
Galatasaray
0
0
0
0
0
0
10
Fenerbahçe
0
0
0
0
0
0
11
Çaykur Rizespor
0
0
0
0
0
0
12
Bursaspor
0
0
0
0
0
0
13
BŞB Erzurumspor
0
0
0
0
0
0
14
Beşiktaş
0
0
0
0
0
0
15
Atiker Konyaspor
0
0
0
0
0
0
16
Antalyaspor
0
0
0
0
0
0
17
Alanyaspor
0
0
0
0
0
0
18
Yeni Malatyaspor
0
0
0
0
0
0
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv