Yazı Detayı
10 Eylül 2017 - Pazar 22:20 Bu yazı 251 kez okundu
 
Kıbrıs müzakerelerini sabote eden kim?
Prof. Dr. Ata ATUN
ata.atun@atun.com
 
 

Kıbrıs Rum tarafındaki siyasiler, politikacılar ve Cumhurbaşkanlığı adayları tamamen Şubat’ın ilk haftalarında yapılacak Kıbrıs Rum Cumhurbaşkanlığına soyunmuş durumda.

 

Kıbrıs Rum kesiminin başkanı Anastasiadis ise kendini Cumhurbaşkanlığı seçimlerine iyice kaptırmış durumda. Yıllardır özlediği makamı eline geçiren Rum lider, bir daha bırakmak istemiyor. 1981 yılından beri Rum Temsilciler Meclisinde ama Bakanlık görevine seçilmedi hiç. Kıbrıs Rum tarafındaki Başkanlık sistemine göre, Bakanlık görevine getirilen bir Milletvekili, Milletvekilliğinden istifa etmek zorunda. 1997 yılında da şimdi ruhani başkanı olduğu Demokratik Seferberlik adlı siyasi partinin (DISY) başkanlığına seçildi. Gerçekte Dış İlişkiler konusunda Kıbrıs Rum Temsilciler Meclisinde bayağı bir deneyim kazanmıştı ve bu deneyimlerini Cumhurbaşkanlığı döneminde agresif bir şekilde ortaya koydu ki; bugün yaşanan sıkıntılar, Kıbrıs Müzakerelerinin çökmesinin nedeni aslında Anastasiadis’in agresifliği, kabalığı, başkalarına karşı saygısızca davranma alışkanlığı ve egoistliğinden kaynaklanmakta.

Neler mi bunlar? Mesela siesta saatlerinde hiçbir etkinliğe katılmak gibi bir fedakarlığı yoktur. İllaki öğleden sonraları uyur. Alkolü çok sever, bu nedenle de kırmadığı pot kalmaz. Bir dönem ağzından sigara hiç eksik olmaz, fabrika bacası gibi sigara içerdi. Halen bu tarzda sigara içmeğe devam ediyor mu, emin değilim. Cumhurbaşkanı seçildikten sonra kendisi ile hiç yüz yüze görüşmedim. Büyük olasılıkla sağlık nedenlerinden dolayı bırakmıştır diye düşünüyorum.

 

Gelelim esas konuya; Anastasiadis, Şubat seçimleri nedeni ile Kıbrıs müzakerelerinde frene basmış durumda. Durgunluğun ve müzakerelerde yaşanan sıkıntıların nedeni bu uygulamasından kaynaklanıyor. Görünüşe göre Kıbrıs müzakerelerini, seçim çalışmaları içine almış ve seçim kampanyalarına dahil etmiş gözüküyor. Rum halkının desteğini almak, bir halk kahramanıymış gibi seçimlere girmek istemesinden dolayı müzakerelerde konuşulanları ve müzakere sürecinde “Gizli” olarak damgalanmış ve sözel olarak da gizli kalması üzerinde Akıncı ile mutabakata vardığı konuları basına sızdırmaktan hiç çekinmiyor. (Egoist olduğunu belirtmiştim zaten.) Onun için bu davranış şekli çok doğal. 16. Yüzyılın strateji uzmanı Nikola Makiavelli’nin “Hedefe giden her yol mubahtır” öğüdünü belli ki yıllar önce iyice benimsemiş ve yaşamının her aşamasında uygulamaya koymuş.

 

(Ona göre) Hedefe giden her yolun mubah olması nedeniyle de 1964 yılının Haziran ayında Kıbrıs’ta yaşayan Türkleri top yekûn yok etmek için Makarios’un kurduğu Rum Milli Muhafız Ordusunu (RMMO) her fırsatta ziyaret etmekte ve “Sınırlarımız Girne’de Biter”, ve “Küçük Asya Felaketinin (30 Ağustos 1922 Sakarya Meydan Muharebesi yenilgisi) öcünü alacağız” gibi hitaplarda bulunmakta. Belli ki Yunanistan Dışişleri Bakanı sağcının da sağcısı Kocias’ın gazına gelmiş.

 

Anastasiadis’in Şubat 2018’de yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçimlerinden önce Kıbrıs Sorunu konusunda veya da Kıbrıs Müzakerelerini çözüm amaçlı devam ettirmek gibi bir niyeti yok. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin yapılacağı Şubat ayının 2. haftasına kadar dünyanın siyasi konjonktüründe ve yaşamında herhangi bir değişikliğin olmayacağından çok emin gözüküyor. Ben bundan çok emin değilim. Önümüzdeki bu 4 ay içinde gerek Ortadoğu’da yaşananlar, gerekse de Türkiye ve KKTC’nin müştereken Kıbrıs konusunda atacakları ortak adımlar, Anastasiadis’i sıkıntıya sokacak görünümde.

 

Crans Montana müzakerelerinin Anastasiadis nedeni ile çökmesinden sonra BM Genel Sekreteri Guterres’in iki lidere verdiği “Düşünme Süresi”nden sonra Anastasiadis’in bu sürece kerhen yanıt vereceği ve laf ola gerekçelerle müzakerelerin tekrar başlamasını isteyeceği kesin ki, zaten ağzında gevelemeye başladı bile. Guterres’in “Yeniden kendisine gelmeleri ve devamında atılacak adımlar konusunda kararlar almaları taraflara kalmış” uyarısından sonra müzakerelerin tekrar başlaması, özellikle Anastasiadis’in tavrına ve samimiyetine bağlı. Guterres’i bu konuda ikna edemezse, Cumhurbaşkanlığına veda edeceği kesin. Masaya oturduğu zaman da seçimler nedeni ile “Helen kahramanı” gibi davranmak zorunda kalacağından müzakerelerden pek bir şey beklememek gerekmekte.

 

Şimdi asıl olan KKTC ve Türkiye’nin Crans Montana müzakerelerinin Anastasiadis tarafından çökertildiği gerçeğini her platformda masaya koyarak Kıbrıs konusundaki yeni yol haritasını uygulamaya koymaları gerekliliği. Kıbrıs Türk tarafının haklılığını dünyaya anlatmaya, bu süreçte de Rumların 1950’lerden bu yana sürdürdükleri lobi çalışmalarından esinlenmeye ihtiyacı var.

 
 
 
Etiketler: Kıbrıs, müzakerelerini, sabote, eden, kim?,
Yorumlar
Diğer Yazılar
Türkiye Rumların asırlık oyununu fena bozdu
1964 Johnson mektubunun perde arkası
Sağduyu sahibi akil adamlar
Rum Başkanlık seçimleri
Rumları iyi okumak gerekli
KKTC Seçimlerinden aldığım mesaj
Rum Ortodoks Kilisesinin Filistinlilere kazığı
Geçmişten bir yılbaşı gecesi
Kıbrıs konusu da BM’de sonuçlanmalı
Kıbrıs’ta çözümün modeli değişiyor
İsrail’in ABD vesayeti
ABD ve Türkiye
Rumların Enerji İttifakı
ABD’deki tiyatro
Rumlardan yeni bir oyun daha
Türkiye’nin yardımları ne zaman başladı?
Görevim takiyye yapmaktadır
Kızılay Yardımları ve Rumlar
Anastasiadis hala hayal peşinde
İzini bırakıp giden babam Hakkı Atun
Suudi Arabistan’da neler oluyor?
KKTC-Türkiye arasında yeni ticaret anlayışı
İstanbul’a 3’cü Havalimanı gerekli miydi?
Kocaeli Kartepe Zirvesi
Rumların garantisi mi?
Ortak devlet kurulacak Rumları tanımak gerek
Kredilerde, “Hayat Sigortası” aldatmacası
Vize krizi niye çıktı?
Rumların akademik ambargosu
Rumların garantisi
Propaganda amaçlı Rum yardımlarına vergi
Paralı vatandaşlık
Kıbrıs müzakereleri başlayacak mı?
Yeni bir müzakere olacak mı?
“Enosis’e veda” korkusu
Rumların AB üyeliğinin nedeni
Camilerin ve Okulların sayısı
Türkiye’nin göçmen politikası ve Avrupa’nın rahatı
Rumların KKTC’yi istimlak cüreti!
Rumların hayal gücü sınırsız
Kıbrıs konusu boyut değiştiriyor
Kıbrıs’ta azınlık olmak
Böylesi çirkin politikaya şapka çıkarılır
YPG ve KKTC
Eğitim sistemimiz ve Anayasamız gözden geçirilmeli
BM Kıbrıs Parametreleri tabu mu?
Kıbrıs nasıl bölündü
Şafak Nöbeti ve Ortega Raporu
15 Temmuz Kalkışmasında TSK ve Halk
Anastasiadis’in politik iflası
AB, Kıbrıs (Rum) ve Türkiye
Kıbrıs konusu: Adjurned sine die
Rum basınında gerçekçi yazılar
Rumların genetik araştırma tezgahı
Rumlar asker sayısını arttırıyor
Rumların izolasyon baskısına tık yok!
Avustralya’dan bir başarı öyküsü
Cenevre’de Güvenlik ve Garantiler tuzağı
Kıbrıs’ta Temmuz kerameti
Geçmişten ders almak
Eide: Deniz bitti
Ortadoğu’da bilmediğimiz anlaşmalar
Kürtler bağımsızlık ve tanınma istiyor, ya Biz?
Anatasiadis’ten hata üstüne hata
AB’nin yeni tezgahı
Yunanistan darbecileri niye koruyor
Türkiye AB ilişkileri ne olmalı?
Siyasi çarpıtma
Rumların politik manevralarına hayranım
Kıbrıs’ta Rum olmayana yer yoktur
Rumların İnsan Hakları çirkinliği
Anastasiadis bizi tebaası mı sanıyor
Anastasiadis yüksekten uçuyor
KKTC’de de referandum gerek
Rumların doğalgaz hüsranı
Haçlı ruhu gene hortladı
Rumların kompleksine bakın
Anastasiadis: “Kıbrıslı Hellenizm”
Rumların bitmeyen Bizans oyunları
Agona kelimesini hiç duydunuz mu?
Kıbrıs (Rum) Cumhuriyeti donanması
Türkiye-Rusya ve bölgesel denge
Türk-Rus yakınlaşması AB’yi korkutuyor
Rumları çok iyi anlıyorum!
Rumlarda sancı başladı
RUMLAR SAVAŞ TAZMİNATI İSTEYECEKLERMİŞ
Hristi terörist
İngiltere Garantiler konusunda takiyye yapıyor
Akıncı neyi müzakere edecek
Muhtar Anastasiadis
Yarını 1960 ile kıyaslamak
Cenevre depremi
Türkiye, Kıbrıs ve BM
Cenevre’de Rumların Bizans taktiği
Rumların benzin ambargosu
Kıbrıs’ta tavizler felaketimiz olacak
21. yüzyılın ilk garantörlük anlaşması
Anastasiadis’den bir başka yalan daha
AB Cenevre’de taraf mı oluyor?
Garantörlüğü kendi ellerimizle yıktık
Müzakere döneminde hedef şaşırtma oyunu
Rumlar niye garantilerin kalkmasını istiyor
Garantiler varken neler olmuştu hatırlayalım
Mont Pelerin’de verdiklerimiz
Mont Pelerin ve sonrası
Rumlar Sadrazam’a karşıymış
Moldova ve Sendikal haklar
KKTC’de İlahiyat Kolejine neden karşı çıkılıyor
İsviçre’de 29+ Tuzağı benzerine düşülmemeli
Almanya’nın garantörü AB dışında bir ülke
Batı’nın uzun vadeli Orta Doğu Planları
Belediyeler su konusundaki yanlışlığa son vermeli
ABD İmparatorluğu düşüş sürecinin eşiğinde
Anadolu’dan Su ve Elektrik
Müzakerelerde takvimi Türk tarafı koymalı
Anastasiadis’in Güvenlik ve Garantiler paranoyası
Türkiye’nin durdurulamaz yükselişi
Rumların müzakerelerden beklentisi çok yüksek
Kıbrıs müzakerelerine halklar ne diyor
KKTC’de Türkiyelileri vatandaş yapmamanın itirafı
Türkiye bunları haketmiyor
Elimizdeki en güçlü koz “Garantiler”
Markulli’nin Timsah Gözyaşları
Ortadoğu kaynamaya başladı
Kıbrıs’ın Yunanistan tarafından işgali
ABD’nin yeni silahları
İran’a neler oluyor
Küresel politika ve uluslararası ilişkiler
Türkiye-Rusya ilişkileri ve Batı
Cumhurbaşkanını kimler yanıltıyor
Anastasiadis istediklerini almış
ABD Nükleer bombalarını geri istiyor
Hrisostomos ve Rumlar hayal içinde
Dört Rum’a bir Türk
Yalvaçlı olmak
Rumun çirkin yüzü
15 Temmuz darbesi ve PKK terörü
Citta Slow Yalvaç’ta yaşamak
Bir çınar daha göçtü
Neler olmuş bize (2)
Neler olmuş bize (1)
Rumların tek bildiği Türkiye’yi suçlamak
Rusya’nın Amacı Belli
Anketler
Sizce erken seçim olur mu ?
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Galatasaray
47
52
6
2
15
23
2
Medipol Başakşehir
46
41
4
4
14
22
3
Fenerbahçe
44
44
2
8
12
22
4
Beşiktaş
41
41
3
8
11
22
5
Kayserispor
35
30
5
8
9
22
6
Sivasspor
34
30
8
4
10
22
7
Trabzonspor
33
36
5
9
8
22
8
Göztepe
33
35
7
6
9
22
9
Akhisarspor
30
31
9
6
8
23
10
Kasımpaşa
29
34
9
5
8
22
11
Yeni Malatyaspor
28
24
8
7
7
22
12
Bursaspor
27
31
10
6
7
23
13
Gençlerbirliği
25
29
9
7
6
22
14
Antalyaspor
24
26
10
6
6
22
15
Alanyaspor
21
34
13
3
6
22
16
Atiker Konyaspor
21
23
12
6
5
23
17
Osmanlıspor FK
19
31
13
4
5
22
18
Kardemir Karabükspor
12
15
16
3
3
22
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv