Yazı Detayı
19 Ekim 2017 - Perşembe 23:37 Bu yazı 325 kez okundu
 
Kredilerde, “Hayat Sigortası” aldatmacası
Prof. Dr. Ata ATUN
ata.atun@atun.com
 
 

 

 

Ülkemizde ve Türkiye’de bankalardan kredi talep ederseniz, miktarı ne olursa olsun kredi talep edeni “Hayat Sigortası” yaptırmaya mecbur eder söz konusu krediyi verecek olan banka. Gerekçesi de hazırdır. “Kredi ödenmeden vefat ederseniz kredinin ödenmemiş bakiyesini sigorta ödemesinden almak için” derler ama kredi talep edenin malını, mülkünü ipotek alarak verdikleri kredinin geri ödemesini ikinci kez garanti altına alırlar. Bu “Hayat Sigortası” uygulaması bir nevi haraç alma yöntemidir veya da buna ikinci ve gizli faiz de denilebilir. Zira banka zaten ipotek karşılığı kredi verdiği için, şayet krediyi çeken, çektiği krediyi ödeyemeden hayatını kaybederse, ipotek ettiği malı iade etmeyecek, mirasçılar borcu ödemezse ipotek ettiği maldan parasını alacaktır. Dolayısıyla ipotekli mal karşılığı kredi verirken, bir de hayat sigortası istenmesi tam anlamıyla soygun ama tabi burada başka bir film var.

 

Nasıl mı? Benim yasal soygun olarak adlandırdığım “Hayat Sigortası”nın yasal tanımı aşağıdaki gibidir;

“Hayat sigortası, sigorta şirketinin belli bir prim karşılığında sigortalının sözleşmede belirtilen süre içinde ve sözleşmede belirtilen hallerde yaşam kaybı veya sözleşmede belirtilen süreden daha uzun hayatta kalması halinde size veya belirlediğiniz kişilere sigorta bedelini ödediği sigorta türüdür.”

 

Borcun vadesinden önce ödenmesi durumunda da baki kalan senelerin sigorta primlerinin geri ödenmesinin koşulları da şöyle özetlenmiştir;

“Erken ayrılma kesintisi, sigortadan ayrılarak (iştira) sonlandırılan sözleşmelerde matematik karşılıkların belli bir oranında uygulanan kesintidir.

Hayat sigortalarında gider payı, aracı komisyonu (veya üretim masrafı), işletme masrafı ve erken ayrılma kesintisi alınabilir. Bu kesintilerin yapısı ürün özelliğine göre değişiklik gösterir.

Ayrılma (iştira) süresi dolmadan feshedilen birikimli hayat sigortası sözleşmelerinde, fesih tarihine kadar ödenmiş tarife primlerinin varsa birikime kalan kısımları ile birikim primine ilişkin kâr payı karşılıklarının toplamı, söz konusu toplam tutar üzerinden sigorta şirketi tarafından belirlenmiş oranda yapılacak kesinti ve ilgili vergiler düşüldükten sonra sigorta ettirene iade edilir.”

 

Türkiye’deki Bankalar ve sigorta şirketleri bizimkilerden biraz daha insaflıdırlar. Kredi alana, yapmaya mecbur ettikleri “Hayat Sigortası” poliçesini verirler ve koşullarını da tek tek sözlü olarak anlatırlar. Krediyi alan kişi borcunu vadesinden önce öderse, hayat sigortasının baki kalan kısmını yukarıdaki amir hükümler nedeni ile kendisine iade ederler.     

 

KKTC’de ise bu “Hayat Sigortası” tam bir gizlilik içindedir.

Krediyi vermeden önce “Hayat Sigortası”nı (zorla) yapan banka söz konusu sigortanın poliçesini kredi alana vermez. Hiçbir koşulunu açıklamaz ve en önemlisi de “borcun erken ödenmesi durumunda sigorta priminin belli bir kısmının iade edileceğinden” bahsetmez. Ağzına bile almaz.

 

Kredi almak için masumane bir isimlendirmeyle “Hayat Sigortası” adlı haraca ister istemez boyun eğmek zorunda kalmış olan kredi talebinde bulunan kişiye, sigorta miktarı zorla dayatılır, primi daha az olan başka bir sigortadan Hayat Sigortası yaptırmasına izin verilmez, önüne ödeme planı konmaz, poliçe kendisine verilmez ve de borcun erken ödenmesi durumunda da primlerin geri kalan kısmı iade edilmez. Burada aklınıza birçok şey gelebilir. “Acaba banka sigorta parasını aldı ve sigortalamadı mı” veya “banka bana söylediğinden çok az bir miktara mı sigorta yaptırdı” gibi. Elinize bir kağıt verilmediği sürece bu endişeler yersiz değildir. Vatandaşın hakkını koruyan/koruyacak yasalar olmadığı ve mevcut yasanın yeterli olmadığı ülkemizde böylesi bir vurguna ses çıkarmak, kredi alamamaya neden olacağından vatandaş ağzını yumar, ne istenirse yerine getirir.

 

Ayrıca, borcunu erken kapattığı için baki kalan Hayat Sigortası priminin geri ödenmesini talep eden vatandaş, elinde poliçe olmadığı için, bu meblağı geri ödemeyi reddeden Bankayı ve Sigorta şirketini mahkemeye veremeyeceğini zanneder ve talebinden vazgeçmek zorunda kalarak büyükçe sayılacak bu iadeyi boşu boşuna kaybeder.

 

Yasalar ve Hükümler amirdir. Sigorta şirketi ve Bankalar, yaptıkları sigortanın poliçesini sigortalıya vermek zorundadırlar. Borcun erken kapanması durumunda da büyük bir kısmını peşin aldıkları Hayat Sigortası priminin geri kalanını da geri ödemek zorundadırlar. Bundan sonra “hayat Sigortası” poliçenizi ısrarla isteyin ve borcunuzu vadesinden önce ödemişseniz, baki kalan primlerin de geri ödenmesi talep ediniz. Hiçbir kuruluşun sizi reddetme hakkı bulunmamaktadır.

 

 

 
 
 
Etiketler: Kredilerde,, “Hayat, Sigortası”, aldatmacası,
Yorumlar
Diğer Yazılar
Rum liderin timsah gözyaşları
ABD ile AB’nin ticaret savaşı
Suudi Arabistan kulvar değişiyor
Türkiye Rumların asırlık oyununu fena bozdu
1964 Johnson mektubunun perde arkası
Sağduyu sahibi akil adamlar
Rum Başkanlık seçimleri
Rumları iyi okumak gerekli
KKTC Seçimlerinden aldığım mesaj
Rum Ortodoks Kilisesinin Filistinlilere kazığı
Geçmişten bir yılbaşı gecesi
Kıbrıs konusu da BM’de sonuçlanmalı
Kıbrıs’ta çözümün modeli değişiyor
İsrail’in ABD vesayeti
ABD ve Türkiye
Rumların Enerji İttifakı
ABD’deki tiyatro
Rumlardan yeni bir oyun daha
Türkiye’nin yardımları ne zaman başladı?
Görevim takiyye yapmaktadır
Kızılay Yardımları ve Rumlar
Anastasiadis hala hayal peşinde
İzini bırakıp giden babam Hakkı Atun
Suudi Arabistan’da neler oluyor?
KKTC-Türkiye arasında yeni ticaret anlayışı
İstanbul’a 3’cü Havalimanı gerekli miydi?
Kocaeli Kartepe Zirvesi
Rumların garantisi mi?
Ortak devlet kurulacak Rumları tanımak gerek
Vize krizi niye çıktı?
Rumların akademik ambargosu
Rumların garantisi
Propaganda amaçlı Rum yardımlarına vergi
Paralı vatandaşlık
Kıbrıs müzakereleri başlayacak mı?
Yeni bir müzakere olacak mı?
Kıbrıs müzakerelerini sabote eden kim?
“Enosis’e veda” korkusu
Rumların AB üyeliğinin nedeni
Camilerin ve Okulların sayısı
Türkiye’nin göçmen politikası ve Avrupa’nın rahatı
Rumların KKTC’yi istimlak cüreti!
Rumların hayal gücü sınırsız
Kıbrıs konusu boyut değiştiriyor
Kıbrıs’ta azınlık olmak
Böylesi çirkin politikaya şapka çıkarılır
YPG ve KKTC
Eğitim sistemimiz ve Anayasamız gözden geçirilmeli
BM Kıbrıs Parametreleri tabu mu?
Kıbrıs nasıl bölündü
Şafak Nöbeti ve Ortega Raporu
15 Temmuz Kalkışmasında TSK ve Halk
Anastasiadis’in politik iflası
AB, Kıbrıs (Rum) ve Türkiye
Kıbrıs konusu: Adjurned sine die
Rum basınında gerçekçi yazılar
Rumların genetik araştırma tezgahı
Rumlar asker sayısını arttırıyor
Rumların izolasyon baskısına tık yok!
Avustralya’dan bir başarı öyküsü
Cenevre’de Güvenlik ve Garantiler tuzağı
Kıbrıs’ta Temmuz kerameti
Geçmişten ders almak
Eide: Deniz bitti
Ortadoğu’da bilmediğimiz anlaşmalar
Kürtler bağımsızlık ve tanınma istiyor, ya Biz?
Anatasiadis’ten hata üstüne hata
AB’nin yeni tezgahı
Yunanistan darbecileri niye koruyor
Türkiye AB ilişkileri ne olmalı?
Siyasi çarpıtma
Rumların politik manevralarına hayranım
Kıbrıs’ta Rum olmayana yer yoktur
Rumların İnsan Hakları çirkinliği
Anastasiadis bizi tebaası mı sanıyor
Anastasiadis yüksekten uçuyor
KKTC’de de referandum gerek
Rumların doğalgaz hüsranı
Haçlı ruhu gene hortladı
Rumların kompleksine bakın
Anastasiadis: “Kıbrıslı Hellenizm”
Rumların bitmeyen Bizans oyunları
Agona kelimesini hiç duydunuz mu?
Kıbrıs (Rum) Cumhuriyeti donanması
Türkiye-Rusya ve bölgesel denge
Türk-Rus yakınlaşması AB’yi korkutuyor
Rumları çok iyi anlıyorum!
Rumlarda sancı başladı
RUMLAR SAVAŞ TAZMİNATI İSTEYECEKLERMİŞ
Hristi terörist
İngiltere Garantiler konusunda takiyye yapıyor
Akıncı neyi müzakere edecek
Muhtar Anastasiadis
Yarını 1960 ile kıyaslamak
Cenevre depremi
Türkiye, Kıbrıs ve BM
Cenevre’de Rumların Bizans taktiği
Rumların benzin ambargosu
Kıbrıs’ta tavizler felaketimiz olacak
21. yüzyılın ilk garantörlük anlaşması
Anastasiadis’den bir başka yalan daha
AB Cenevre’de taraf mı oluyor?
Garantörlüğü kendi ellerimizle yıktık
Müzakere döneminde hedef şaşırtma oyunu
Rumlar niye garantilerin kalkmasını istiyor
Garantiler varken neler olmuştu hatırlayalım
Mont Pelerin’de verdiklerimiz
Mont Pelerin ve sonrası
Rumlar Sadrazam’a karşıymış
Moldova ve Sendikal haklar
KKTC’de İlahiyat Kolejine neden karşı çıkılıyor
İsviçre’de 29+ Tuzağı benzerine düşülmemeli
Almanya’nın garantörü AB dışında bir ülke
Batı’nın uzun vadeli Orta Doğu Planları
Belediyeler su konusundaki yanlışlığa son vermeli
ABD İmparatorluğu düşüş sürecinin eşiğinde
Anadolu’dan Su ve Elektrik
Müzakerelerde takvimi Türk tarafı koymalı
Anastasiadis’in Güvenlik ve Garantiler paranoyası
Türkiye’nin durdurulamaz yükselişi
Rumların müzakerelerden beklentisi çok yüksek
Kıbrıs müzakerelerine halklar ne diyor
KKTC’de Türkiyelileri vatandaş yapmamanın itirafı
Türkiye bunları haketmiyor
Elimizdeki en güçlü koz “Garantiler”
Markulli’nin Timsah Gözyaşları
Ortadoğu kaynamaya başladı
Kıbrıs’ın Yunanistan tarafından işgali
ABD’nin yeni silahları
İran’a neler oluyor
Küresel politika ve uluslararası ilişkiler
Türkiye-Rusya ilişkileri ve Batı
Cumhurbaşkanını kimler yanıltıyor
Anastasiadis istediklerini almış
ABD Nükleer bombalarını geri istiyor
Hrisostomos ve Rumlar hayal içinde
Dört Rum’a bir Türk
Yalvaçlı olmak
Rumun çirkin yüzü
15 Temmuz darbesi ve PKK terörü
Citta Slow Yalvaç’ta yaşamak
Bir çınar daha göçtü
Neler olmuş bize (2)
Neler olmuş bize (1)
Rumların tek bildiği Türkiye’yi suçlamak
Rusya’nın Amacı Belli
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv