Yazı Detayı
22 Ekim 2017 - Pazar 09:49 Bu yazı 461 kez okundu
 
Laf Cambazlığı
Dr Orhan AYDENİZ
aydeniz@kibris.net
 
 

Ülkemizde bazı siyasiler, arabesk enteller, sözde solcular,emperyalistlerin ve Rumların güdümünde olan ve onları memnun edecek şekilde hareket etmeği ilericilik  gösterenler doğruyu yanlış , yanlışı doğru göstererek laf canbazlığı ile halkımızı aldatmağa çalışıyor.

            Bu bilinen çevreler modası geçmiş ve artık zamanımızda herkesin alay ederek karşıladığı komünistlik döneminden kalma alışkanlıkla, halk tarafından hoş karşılanabilecek slogan ve sözcükleri kullanarak kendileri gibi düşünmeyenleri suçlamayı açıkgözlük sanıyor.

            Bu suçlama kampanyası ile karşıt görüşte olanların sindirilmesi ve böylece tuttukları yolun yanlış olduğunun ortaya konulmasının önlenmesi amaçlanıyor.Böylece halkın uyutarak ve yanıltarak ve tepki almadan hedeflerine ulaşmayı amaçlıyorlar.

            İşte bu malum çevreler yaşanan dönemde,  kendileri gibi her koşulda Rumlarla birleşmeği benimsemeyenleri ve  farklı görüş ortaya atanları barış(!) ve çözüm istememekle suçluyorlar.

            Aslında bu malum çevrelerin geçmişten günümüze benimsedikleri tutum ve yaptıkları açıklamalar dikkate alındığı zaman, bunların tek amaçlarının Anavatanı adadan uzaklaştırmak ve Rumlarla yeniden iç içe gelmemizi sağlamak olduğu biliniyor.

            Bu çevreler için adeta saplantı haline gelen bu istek ve düşüncelerini, Rum tarafının tutumunu açıkca ortaya koymasına karşın, maalesef ısrarla değiştirmemekte.

            1878’den beri itilip kakılan Türk halkı için en ideal, güvenli, istikrarlı ve mutlu sonucun sulandırılmamış iki bölgelilik ve ayrı iki devlet olduğunun bilinmesine karşın, bu yolunu şaşırtmışlar sırf Rumlar ve emperyalistler öyle istiyor diye, tekrar birleşik yapıya dönülmesi için çalışılıyor

Rum meclisinde alınan sıfır garanti ve sıfır askersiz çözüm kararı, ayni Girit tezgahı ile, adayı Yunanistan’a bağlamak niyetinde olduklarının göstergesidir.

            İşte bu nedenle Rumlar, egemenliklerini kuzeye de yayabilmek için önlerindeki  engel olan Türk ordusunu adadan çıkarmak ister .

            Ayrıca iki bölgeliliğin kısmen olsun sulandırılması durumunda, nüfus ve ekonomik avantajları nedeniyle bizi yeniden hegemonyalarına alacakları ve bir süre sonra aramızda yapılan anlaşmayı da AB normlarına uymadığı gerekçesiyle bozarak aynen 1963’de yaptıkları şekilde bizi devletteki ortaklıktan dışlayacakları aşikardır.

            Mevcut gerçekler ışığında adadaki varlığımızın sürdürülebilmesi için mutlaka; sulandırılmamış iki kesimlilik ve Türk askerinin kuzeyde askeri üs bulundurması vazgeçilemeyecek koşullardır.

            Bilinen bu gerçeklere rağmen, içimizdeki malum çevreler, adeta  yangından mal kaçırırcasına, sırf bir anlaşma yapılması için uğraşıyor.Yapılacak anlaşmadan sonra ise halkımızın başına gelebilecek felaketler hiç dikkate alınmıyor.

            Adada ayrı yönetime sahip olmamızı ve Anavatan’ın da burada bulunmasını istemedikleri için, sürekli çözüme mahkum olduğumuzu ve şimdiki durumun kabul edilemeyeceğini ileri sürüyorlar.

            Tuttukları yolun bizi felakete götüreceğini belirtenleri koro halinde, çözüm ve barış karşıtı olarak gösteriyorlar. Yabancıların bizi Ruma yamalamak amacıyle açıkca tezgahladığı oyuna dikkati çekenleri, dünya dilinden anlamamakla suçluyorlar.

Türk halkının bu adada varlığının tehlikeye sokulmasının önlenmesi için, bu laf cambazlarının modası geçmiş suçlamalarından korkarak sessiz kalınmamalı, aksine gerçek amaçları halka anlatılarak maskeleri düşürülmeli.  

 

 
 
 
Etiketler: Laf, Cambazlığı,
Yorumlar
Diğer Yazılar
Su baskını sorunu ve çaresi
Dere Yatakları Bozularak, Sel Felaketine Zemin Hazırlanmaktadır.
Dağınık yapılaşma doğal alanların yok edilmesine sebep olacaktır
Ortak vatanda barış içinde yaşamalıyız
Ağaç katliamının önlenmesi için caydırıcı yasalar çıkarılmalı
KKTC’nin tanıtılması tek çıkış yoludur
Sorunlarımızın çoğunun derhal çözümlenmesi mümkündür
Piyasadaki sıkıntılar üzerine
Kimlikle giriş gerçeği
Üretimin lokomotifi pazarlamadır
Ülkemizde Bozulan Değer Ölçüleri
İnşaat izinleri sorunu
İki yönetimli çözümü engellemek tarihi hata olacaktır
Sel sorunu ciddiye alınmalı
Çözümden yana olanlar geçmişe saplanıp kalmamalı
Gerçekler unutturulmamalı
Dağ Başında mı Yaşıyoruz?
KKTC’de Rum ulusal tezlerini destekleyenler çözümsüzlüğü körüklemektedir
Haklılığımızda ısrar etmeliyiz
Din dersi okutulmalı mı?
Tarımda geleceğe dönük gelişmeler
Yasalara uymamak demokratik hak sayılmamalı
Birleşik federal çözüm’ her derde deva mı?
Tasarruf önerilerim
Dünya Barış Günü
Ekonomik sıkıntılarımızın sebeplerinden biri de nüfusumuzun az olmasıdır
Koruyuculuk ve yerli üretimin teşviki
Hatalı ve zararlı kararlardan vazgeçilmeli
Döviz ve ekonomik sıkıntılardan kurtulmanın çaresi
Demokrasi başı bozukluk değildir
Hükümet popülist harcamalardan vazgeçilmeli
Guterres’in garanti önerisi Girit senaryosunu hatırlatır
Seçilmişlerin görevi hizmet etmektir
Orman yangınlarının önlenmesi için acilen önlem alınmalı
Et sorunu sürüncemede bırakılmamalı
Ucu açık müzakerelerin sürdürülmesi Rum ulusal davasına yardımcı olur
Hemen çözümlenebilecek bir çok basit sorun vardır
Peşkeş
Harcamalarda önemli gereksinimlere öncelik verilmeli
Anavatandan koparılmamız komşunun ulusal davasına hizmet eder
Hükümetin en öncelikli görevi ülkede asayişi sağlamaktır
Komşu bizimle ortaklık yapmak niyetinde değildir
Davar zararlarına durdurulmalı
En son tezgah anavatan ile aramızın açılmak
‘İçi dolu başak boyun eğermiş’
Sorumsuz kişilerin Türk halkı adına görüş bildirme yetkisi yoktur
Devleti koruyucu caydırıcı yasa çıkarılmalı
Plastik kirliliği
İki bölgeliliğin sulandırılması geri dönüşümsüz büyük bir hata olacaktır
Son günlerdeki su baskınları tesadüfi değildir
Uluslararası hukukta savaşı başlatan bedelini öder
Hükümet tüm vatandaşlarımızı ilgilendiren sorunların çözümüne odaklanmalı
Plaj sorunu ve çözümü
Anavatanın değerini takdir etmeliyiz
Hükümetin yüz günü
Vatandaşlık işlemlerinin durdurulması, Rum’un ekmeğine bal sürmektir
Rum’un dayattığı Birleşik çözüm yok olmamıza sebep olacak
Guterres belgesi Girit dramının tekrarlanmasına zemin hazırlayacak
Federal çözüm barışın bozulmasına sebep olacak
Kıbrıs sorununun çözümünde tek çıkış yolu
Yolların bakım ve idamesi düzenli olarak yapılması gereken bir hizmettir
Seçilmişler devlet yapısını bozmamalı
Çözüm düşmanları
Nükleer enerji gerçeği
Su kaynakları yönetimine acilen el atılmalı
Kuru ot kirliliği sorunu
Bilindik tezgah
Savaşı başlatan, mağlup olduğu takdirde tazminat talebinde bulunamaz.
21 Mart Ergenekon bayramı
Kıbrıs sorununda nüfus ve Türkiye’nin önemi
Bürokratik işlem adı altındaki can sıkıcı işlemler kaldırılmalıdır
Sigara İçme Yasağı Bir Hakkın Kısıtlaması değildir?
İçişlerimizde acilen el atılması gereken sorunlar
Hükümetin öncelikle vatandaşlıklara el atması hoş değildir
Gerçekleri bilerek hareket etmeliyiz
Hükümet madde kullanımı sorununa acilen el atmalı
STÖ’ne zorunlu üyelik Avrupa İnsan Hakları sözleşmesine aykırıdır
Müzakerelere tanınma koşulu ile katılmalıyız
Ağaç dikmek dünyaya karşı olan vefa borcumuzu ödemektir
Yeni hükümet çevre sorunlarına acilen el atmalı
Kıbrıs’ta sergilenen sinsi oyun
Anavatandan koparılmamız ölüm fermanımızdır
Başarılı hizmetin ön şartı
Halkımızın imajına gölge düşürücü davranışlardan vazgeçilmeli
Olaylar KKTC’nin tanıtılmasının kaçınılmaz olduğunu gösteriyor
Ormanlardaki mantar varlığımızın yok olmasına göz yumulmamalı
Çevre kirliliğinin sorumlusu kimdir?
Halkımızın seçimde verdiği mesaj doğru okunmalı
Yarınlarımız daha iyi olmalı
Yeni yılda umut ve beklentiler
Kıbrıs’ın Yunanistan’a bağlama idealinden vazgeçilmedi
Yerleşim yerlerimizdeki trafik sorunu
Kanlı Noel’den ders almalıyız
Düzenin değiştirilebilmesi radikal önlemler alınması ile mümkündür
Siyasi partiler çözüm tercihlerini gerekçeleri ile halkımıza açıklamalı
İfade özgürlüğü hiçbir ülkede sınırsız değildir
Halkımız ezici çoğunluğu oyunu partilerin siyasi bakış açısına göre kullanır
Siyasi partilerin ve adayların nüfus politikası nedir?
Mesai başlama ve bitme saatlerindeki trafik sıkışıklığı önlenmeli
Siyasi partiler misyonlarını dürüstçe halkımıza açıklamalı
Çok geç alınmış bir karar
Birleşme tutkusu -saplantısı ve çelişkiler
Devletimize sahip çıkmalıyız
Anavatan düşmanlığı, bindiğimiz dalı kesmektir
Su baskınları, hesap sorma mekanizmasının doğal sonucudur
Yaban yaşamı yok etmek zararımızadır
Ağaç varlığımızı artırmalıyız
Yıkıcı beyin yıkama kampanyalarının sonuçları
Basit sorunlara olsun çare bulunmalı
Sürü hayvancılığı modernize edilmeli
Çözüm BM ve AB tarafından engellenmektedir
Mevcut koşullarda müzakerelerden sonuç alınamaz
Varlığımızı sürdürebilmek için bilinçli davranmak zorundayız
Türk ordusunun ayrılması durumunda 2.Girit dramı tekrarlanacak
Ülkemizde basiretli bir nüfus politikası benimsenmeli ve uygulanmalı
Örgütlenmede dikkat edilmesi gereken hususlar
Hükümet halkın şikayetlerini dikkate almalı
İki çatılı çözüm her iki halkın da yararınadır
İki çatılı çözüm her iki halkın da yararınadır
Lefkoşa’daki kötü koku sorunu
Müzakerelerin devamı bizi çökertme tezgahıdır
Atık Sular Değerlendirilmeli
Hükümetlerin başlıca görevi, yasaların uygulanmasını sağlamaktır
Barış sloganı atarak barışı bozacak çözüm seçenekleri desteklenmemeli
Sinsi oyun bozulmalı
Böcekler raflara girmeye başladı
İç saldırılara karşı uyanık olmalıyız
Hükümet gürültü sorununu çözmeli
Kooperatifler devlet kuruluşu değildir
Rum tarafı neden çözümden kaçıyor?
Hem suçlu, hem güçlü olmak
Suyun denize akıtılmasının hiçbir haklı gerekçesi olamaz
Yazarlar
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Medipol Başakşehir
33
0
2
3
10
15
2
Kasımpaşa
26
0
5
2
8
15
3
Antalyaspor
26
0
5
2
8
15
4
Beşiktaş
25
0
4
4
7
15
5
Yeni Malatyaspor
25
0
4
4
7
15
6
Trabzonspor
25
0
4
4
7
15
7
Galatasaray
25
0
4
4
7
15
8
Atiker Konyaspor
21
0
4
6
5
15
9
Sivasspor
21
0
4
6
5
15
10
MKE Ankaragücü
20
0
7
2
6
15
11
Bursaspor
19
0
4
7
4
15
12
Göztepe
18
0
9
0
6
15
13
Akhisarspor
16
0
7
4
4
15
14
Alanyaspor
16
0
9
1
5
15
15
Kayserispor
15
0
8
3
4
15
16
BB Erzurumspor
14
0
7
5
3
15
17
Fenerbahçe
14
0
7
5
3
15
18
Çaykur Rizespor
11
0
6
8
1
15
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv