Yazı Detayı
02 Ekim 2016 - Pazar 20:45 Bu yazı 432 kez okundu
 
Müzakerelerde takvimi Türk tarafı koymalı
Prof. Dr. Ata ATUN
ata.atun@atun.com
 
 

Rumların en büyük hayaller, zaten buna asırlardır “Megali İdea” demekteler, Kıbrıs adasının tümüyle Rum egemenliği altına girmesi ve Yunanistan’a bağlanmasıdır. En büyük korkuları da adanın ikiye bölünmesi ve Kıbrıs adasını bir kısmının kesin bir şekilde Türk idaresi altına girerek ada üzerindeki egemenliklerini de tümüyle kaybetmeleri veya Türklerin de egemenlik ve yönetim haklarına sahip oldukları ortak bir devletin kurulmasına onay vererek, ada üzerindeki egemenliklerinin bir kısmının yasal yollardan Türklere devredilmesidir.

 

Bu korkularından dolayı da, Türkleri asla, BM Güvenlik Konseyi’nin 4 Mart 1964 tarih ve 186no.lu kararı ile ele geçirdikleri sözde “Kıbrıs Cumhuriyeti”ne asla ortak etmek istememekte, müzakerelerin hiç durmadan devem etmesini, takvim ve hakem konulmamasını ve adanın tek tanınmış devletine sahip olmak ülküsüyle hareket etmektedirler.

 

Müzakerelerin yerel olarak başladığı 1 Ocak 1964 tarihinden ve BM’nin gözetiminde uluslararası olarak başladığı 3 Haziran 1968 tarihinden itibaren günümüze kadar geçen 52 yıldır süren yerel ve 48 yıldır süren uluslararası görüşmelerin hiç birinde bir sonuç alınamamış, sonuca yaklaşıldığı zannedilen her seferinde de Rumların oyunbozanlığı ve masaya konan çözüm planlarını reddetmeleri nedeni ile sonuçlanamamıştır. Bu müzakerelerin neredeyse tümünde de Rumlar müzakerelerin sonuçlandırılmasına yönelik bir takvim konulmasına ve müzakerelerin BM tarafından tayin edilecek bir Hakem gözetiminde sürdürülmesine hep karşı çıkmışlardır, yukarıda belirttiğim nedenlerden dolayı.

 

Eğer Birleşmiş Milletler veya da Avrupa Birliği son 48 yıldır sürdürülen “Kıbrıs sorununa çözüm bulmak amaçlı müzakerelere” takvim ve hakem heyeti koyduramıyorsa, Rumların gerçekleşmesine çekindikleri gelişmeleri bir takvime bağlayarak, Kıbrıs Türk tarafının “takvimler konmasını” zorlaması gerekmektedir.

 

Rumların en büyük korkularının, adanın bölünmesi ve Kıbrıs Türk tarafının kuzeydeki kendi toprakları üzerinde mutlak egemenlik kurması ve Türkiye ile çok daha derinlemesine işbirliğine girmesi ise bu korku koz olarak kullanılmalıdır.

 

Kıbrıs Türk tarafı 31 Aralık 2016 günü saat 24:00’ı müzakerelerin bir sonuca bağlanmasının ya da takvimlenmesinin, hakem konulmasının son günü ve son saati olarak açıklayabilir, bunlar gerçekleşmez ise;

a)     1 Ocak 2017 sabahından itibaren Türkiye ile daha evvel imzalanan anlaşma içeriğince KKTC’nin kara sınırlarının uzantısı içindeki Münhasır Ekonomik Bölgesinde her tür araştırmak yapmak üzere yetkilendirilen Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı Şirketinin arama başlatmasına izin verileceğini;

Gene bir sonuç alınamaz ise,

b)     1 Mart 2017 tarihinden itibaren, KKTC elektirk sisteminin Türkiye’nin elektrik enterkonnekte sistemine bağlanacağını;

Gene bir sonuç alınamaz ise,

c)     1 Mayıs 2017 tarihinde Türkiye’nin elektrik sistemine uyumlu elektrik sistemine geçilerek, tüm uygulamaların TSE standartlarına göre yapılacağını;

Gene bir sonuç alınamaz ise;

d)     1 Temmuz 2017 tarihinde trafik sisteminin eski İngiliz sisteminden çıkarılarak AB’de ve Türkiye’de uygulanan sağdan gidiş trafik sisteme geçirileceği,

Gene bir sonuç alınamaz ise;

e)     1 Eylül 2017 tarihinde Türkiye ile KKTC arasında “Dört Özgürlüğün”, yani yerleşim, iş kurmak, mal edinmek ve dolaşım özgürlüklerinin uygulamaya konacağını;

Gene bir sonuç alınamaz ise;

f)      1 Kasım 2017 tarihinden itibaren Türkiye ile KKTC arasında yapılacak bir anlaşma ile Güvenlik Kuvvetleri ile Türk Barış Kuvvetlerinin lav edilerek ortak bir askeri gücün kurulacağını;

Gene bir sonuç alınamaz ise;

g)     1 Ocak 2017 tarihinden itibaren Türkiye ile KKTC arasında entegrasyon çalışmalarının başlatılacağını;    

   KKTC hükümeti resmi olarak açıklayarak yukarıdaki yaptırım takvimini masaya koymalıdır. Rumların bu takvime rağmen bile bile masadan kaçmaları durumunda da tüm sorumluluk Rumlara ait olmak üzere yukarıda belirtilen yaptırımlar uygulamaya konmalıdır.

 

Müzakere masasına edilgen ve yalvaran taraf olarak oturmak yerine, başı dik ve koşullarını koyan taraf olarak oturmak bize, görkemli geçmişimize ve ırkımıza yakışacak bir davranış olacaktır.

 
 
 
Etiketler: Müzakerelerde, takvimi, Türk, tarafı, koymalı, , ,
Yorumlar
Diğer Yazılar
Rum liderin timsah gözyaşları
ABD ile AB’nin ticaret savaşı
Suudi Arabistan kulvar değişiyor
Türkiye Rumların asırlık oyununu fena bozdu
1964 Johnson mektubunun perde arkası
Sağduyu sahibi akil adamlar
Rum Başkanlık seçimleri
Rumları iyi okumak gerekli
KKTC Seçimlerinden aldığım mesaj
Rum Ortodoks Kilisesinin Filistinlilere kazığı
Geçmişten bir yılbaşı gecesi
Kıbrıs konusu da BM’de sonuçlanmalı
Kıbrıs’ta çözümün modeli değişiyor
İsrail’in ABD vesayeti
ABD ve Türkiye
Rumların Enerji İttifakı
ABD’deki tiyatro
Rumlardan yeni bir oyun daha
Türkiye’nin yardımları ne zaman başladı?
Görevim takiyye yapmaktadır
Kızılay Yardımları ve Rumlar
Anastasiadis hala hayal peşinde
İzini bırakıp giden babam Hakkı Atun
Suudi Arabistan’da neler oluyor?
KKTC-Türkiye arasında yeni ticaret anlayışı
İstanbul’a 3’cü Havalimanı gerekli miydi?
Kocaeli Kartepe Zirvesi
Rumların garantisi mi?
Ortak devlet kurulacak Rumları tanımak gerek
Kredilerde, “Hayat Sigortası” aldatmacası
Vize krizi niye çıktı?
Rumların akademik ambargosu
Rumların garantisi
Propaganda amaçlı Rum yardımlarına vergi
Paralı vatandaşlık
Kıbrıs müzakereleri başlayacak mı?
Yeni bir müzakere olacak mı?
Kıbrıs müzakerelerini sabote eden kim?
“Enosis’e veda” korkusu
Rumların AB üyeliğinin nedeni
Camilerin ve Okulların sayısı
Türkiye’nin göçmen politikası ve Avrupa’nın rahatı
Rumların KKTC’yi istimlak cüreti!
Rumların hayal gücü sınırsız
Kıbrıs konusu boyut değiştiriyor
Kıbrıs’ta azınlık olmak
Böylesi çirkin politikaya şapka çıkarılır
YPG ve KKTC
Eğitim sistemimiz ve Anayasamız gözden geçirilmeli
BM Kıbrıs Parametreleri tabu mu?
Kıbrıs nasıl bölündü
Şafak Nöbeti ve Ortega Raporu
15 Temmuz Kalkışmasında TSK ve Halk
Anastasiadis’in politik iflası
AB, Kıbrıs (Rum) ve Türkiye
Kıbrıs konusu: Adjurned sine die
Rum basınında gerçekçi yazılar
Rumların genetik araştırma tezgahı
Rumlar asker sayısını arttırıyor
Rumların izolasyon baskısına tık yok!
Avustralya’dan bir başarı öyküsü
Cenevre’de Güvenlik ve Garantiler tuzağı
Kıbrıs’ta Temmuz kerameti
Geçmişten ders almak
Eide: Deniz bitti
Ortadoğu’da bilmediğimiz anlaşmalar
Kürtler bağımsızlık ve tanınma istiyor, ya Biz?
Anatasiadis’ten hata üstüne hata
AB’nin yeni tezgahı
Yunanistan darbecileri niye koruyor
Türkiye AB ilişkileri ne olmalı?
Siyasi çarpıtma
Rumların politik manevralarına hayranım
Kıbrıs’ta Rum olmayana yer yoktur
Rumların İnsan Hakları çirkinliği
Anastasiadis bizi tebaası mı sanıyor
Anastasiadis yüksekten uçuyor
KKTC’de de referandum gerek
Rumların doğalgaz hüsranı
Haçlı ruhu gene hortladı
Rumların kompleksine bakın
Anastasiadis: “Kıbrıslı Hellenizm”
Rumların bitmeyen Bizans oyunları
Agona kelimesini hiç duydunuz mu?
Kıbrıs (Rum) Cumhuriyeti donanması
Türkiye-Rusya ve bölgesel denge
Türk-Rus yakınlaşması AB’yi korkutuyor
Rumları çok iyi anlıyorum!
Rumlarda sancı başladı
RUMLAR SAVAŞ TAZMİNATI İSTEYECEKLERMİŞ
Hristi terörist
İngiltere Garantiler konusunda takiyye yapıyor
Akıncı neyi müzakere edecek
Muhtar Anastasiadis
Yarını 1960 ile kıyaslamak
Cenevre depremi
Türkiye, Kıbrıs ve BM
Cenevre’de Rumların Bizans taktiği
Rumların benzin ambargosu
Kıbrıs’ta tavizler felaketimiz olacak
21. yüzyılın ilk garantörlük anlaşması
Anastasiadis’den bir başka yalan daha
AB Cenevre’de taraf mı oluyor?
Garantörlüğü kendi ellerimizle yıktık
Müzakere döneminde hedef şaşırtma oyunu
Rumlar niye garantilerin kalkmasını istiyor
Garantiler varken neler olmuştu hatırlayalım
Mont Pelerin’de verdiklerimiz
Mont Pelerin ve sonrası
Rumlar Sadrazam’a karşıymış
Moldova ve Sendikal haklar
KKTC’de İlahiyat Kolejine neden karşı çıkılıyor
İsviçre’de 29+ Tuzağı benzerine düşülmemeli
Almanya’nın garantörü AB dışında bir ülke
Batı’nın uzun vadeli Orta Doğu Planları
Belediyeler su konusundaki yanlışlığa son vermeli
ABD İmparatorluğu düşüş sürecinin eşiğinde
Anadolu’dan Su ve Elektrik
Anastasiadis’in Güvenlik ve Garantiler paranoyası
Türkiye’nin durdurulamaz yükselişi
Rumların müzakerelerden beklentisi çok yüksek
Kıbrıs müzakerelerine halklar ne diyor
KKTC’de Türkiyelileri vatandaş yapmamanın itirafı
Türkiye bunları haketmiyor
Elimizdeki en güçlü koz “Garantiler”
Markulli’nin Timsah Gözyaşları
Ortadoğu kaynamaya başladı
Kıbrıs’ın Yunanistan tarafından işgali
ABD’nin yeni silahları
İran’a neler oluyor
Küresel politika ve uluslararası ilişkiler
Türkiye-Rusya ilişkileri ve Batı
Cumhurbaşkanını kimler yanıltıyor
Anastasiadis istediklerini almış
ABD Nükleer bombalarını geri istiyor
Hrisostomos ve Rumlar hayal içinde
Dört Rum’a bir Türk
Yalvaçlı olmak
Rumun çirkin yüzü
15 Temmuz darbesi ve PKK terörü
Citta Slow Yalvaç’ta yaşamak
Bir çınar daha göçtü
Neler olmuş bize (2)
Neler olmuş bize (1)
Rumların tek bildiği Türkiye’yi suçlamak
Rusya’nın Amacı Belli
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Galatasaray
75
0
7
3
24
34
2
Fenerbahçe
72
0
4
9
21
34
3
Medipol Başakşehir
72
0
6
6
22
34
4
Beşiktaş
71
0
5
8
21
34
5
Trabzonspor
55
0
9
10
15
34
6
Göztepe
49
0
11
10
13
34
7
Demir Grup Sivasspor
49
0
13
7
14
34
8
Kasımpaşa
46
0
14
7
13
34
9
Kayserispor
44
0
14
8
12
34
10
Evkur Yeni Malatyaspor
43
0
13
10
11
34
11
Teleset Mob. Akhisarspor
42
0
14
9
11
34
12
Aytemiz Alanyaspor
40
0
16
7
11
34
13
Bursaspor
39
0
17
6
11
34
14
Antalyaspor
38
0
16
8
10
34
15
Atiker Konyaspor
36
0
16
9
9
34
16
Osmanlıspor FK
33
0
17
9
8
34
17
Gençlerbirliği
33
0
17
9
8
34
18
Kardemir Karabükspor
12
0
28
3
3
34
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv