Yazı Detayı
14 Şubat 2018 - Çarşamba 09:32 Bu yazı 291 kez okundu
 
Müzakerelere tanınma koşulu ile katılmalıyız
Dr Orhan AYDENİZ
aydeniz@kibris.net
 
 

Yaklaşık yarım asırdan beri sürdürülen toplumlararası görüşmelerde komşunun niyetinin egemenliğini adanın kuzeyine de yaymak olduğunun anlaşılması ve  yaşanan olaylar, devletimizin tanınmadan çözüm görüşmelerine katılmayı kabul etmememizi gerektirmektedir.

Devletimizin tanınması koşulunu ileri sürmemizi gerektiren ve haklı olduğumuzu kanıtlayan  çok sayıda gerekçe vardır.

Her şeyden önce Rum tarafı,bizim tanınmamış onların da tanınmış olmasından yararlanarak, 1963 yılından beri işgal ettiği iki halklı ortaklık Cumhuriyetindeki yetkilerini tek başına kullanmak hakkından feragat etmeyi ve yetkilerini bizimle paylaşmayı göze almamaktadır.

Acheson planından Annan planına ve en son C.Montana da verilen korkunç ve Enosis’e zemin hazırlayabilecek ödünlere rağmen, anlaşmaktan kaçınması, daha fazla söz sahibi olacakları bir yönetimde bile bizimle yetkilerini paylaşmaktan yana olmadığının kanıtıdır.

Müzakerelerin sürdürülmesinden yararlanarak, sürekli olarak gelecekte başımıza sorun açabilecek emrivakiler, eylemler ve anlaşmalar yapıyorlar.

Hele Rum  tarafının Mağusa körfezi ve anavatan ile KKTC arasındaki denizi bile MEB ilan etmesi, bizimle anlaşmak niyetinde olmadıklarını gösteriyor.

C.  Montana’da Enosis’e zemin hazırlayacak korkunç ödünlerin verilmesine karşın yine bizimle anlaşmaya razı olmaması, Rum tarafının niyetinin bizi masada oyalayarak, zaman kazanmak olduğunu gösterir.

Aslında Rum tarafının müzakerelerde istediği ve dayattığı ödünlerden de, amacının egemenliğinin kuzeye yaymak olduğu anlaşılmaktadır.

Hele garanti anlaşmasının iptali ve ordumuzun ayrılmasını dayatması, geleceğe dönük kötü ve sinsi hedeflerinden kaynaklandığı aşikardır.

Çünkü, Türk ordusunun adada barış ve huzuru sağladığı, burada  bulunduğu süre içinde de hiçbir Rum’a en küçük bir zararı olmadığı inkar edilemeyen bir gerçektir.

Aslında Birleşmiş Milletler tarafından kabul edilen  ve liderler arasında varılan mutabakat uyarınca gerçek anlamda siyasi eşitliğe dayalı, iki bölgeli, iki kesimli birleşik bir yönetimi öngören bir çözüm amaçlanıyorsa, bunun iki eşit taraf arasında yapılması gerekir.

Ancak onların amacı kendilerinin güdümünde olan ve daha fazla söz sahibi oldukları şimdiki yönetime, önce geçici bir süreliğine  ayrıcalıklı bir azınlık olarak  egemenlikleri altına almak; bir süre sonra da anlaşmanın yürütülemediğini ileri sürerek ayni 1963’te olduğu gibi bize verilen hakları da geri almak ve bizi azınlık durumuna düşürmektir.

Şimdiye kadar müzakerelerde Rum tarafına verilen ödünler, bir süre sonra adadaki varlığımızın yok olmasına zemin hazırlayacaktır.

Bu nedenle Rum tarafı aldığı ödünler nedeniyle müzakerelerin C.Montana’da kesildiği noktadan yeniden başlatılmasını istemektedir. Yalnız, Türk ordusunun ayrılmaması durumunda, aldığı ödünlere rağmen adanın kuzeyini de ilhak etmesi kolay olmayacak.

İşte bu nedenle C.Montana zaferinden sonra şimdi yeniden başlatılması beklenilen müzakerelerde Türk ordusunun ayrılmasının kabulünü şart koşmaktadır.

Bilinen gerçekler nedeniyle, bizim de müzakerelere katılmak için, kendi koşullarımızı belirleyip ortaya koymamız, kabul etmemeleri durumunda da boş yere masada bizi  oyalamalarına olanak vermemeliyiz. Müzakerelerde zaman kaybetmek yerine devletimizi güçlendirip tanıtmaya odaklanmalıyız.

 
 
 
Etiketler: Müzakerelere, tanınma, koşulu, ile, katılmalıyız,
Yorumlar
Diğer Yazılar
Su baskını sorunu ve çaresi
Dere Yatakları Bozularak, Sel Felaketine Zemin Hazırlanmaktadır.
Dağınık yapılaşma doğal alanların yok edilmesine sebep olacaktır
Ortak vatanda barış içinde yaşamalıyız
Ağaç katliamının önlenmesi için caydırıcı yasalar çıkarılmalı
KKTC’nin tanıtılması tek çıkış yoludur
Sorunlarımızın çoğunun derhal çözümlenmesi mümkündür
Piyasadaki sıkıntılar üzerine
Kimlikle giriş gerçeği
Üretimin lokomotifi pazarlamadır
Ülkemizde Bozulan Değer Ölçüleri
İnşaat izinleri sorunu
İki yönetimli çözümü engellemek tarihi hata olacaktır
Sel sorunu ciddiye alınmalı
Çözümden yana olanlar geçmişe saplanıp kalmamalı
Gerçekler unutturulmamalı
Dağ Başında mı Yaşıyoruz?
KKTC’de Rum ulusal tezlerini destekleyenler çözümsüzlüğü körüklemektedir
Haklılığımızda ısrar etmeliyiz
Din dersi okutulmalı mı?
Tarımda geleceğe dönük gelişmeler
Yasalara uymamak demokratik hak sayılmamalı
Birleşik federal çözüm’ her derde deva mı?
Tasarruf önerilerim
Dünya Barış Günü
Ekonomik sıkıntılarımızın sebeplerinden biri de nüfusumuzun az olmasıdır
Koruyuculuk ve yerli üretimin teşviki
Hatalı ve zararlı kararlardan vazgeçilmeli
Döviz ve ekonomik sıkıntılardan kurtulmanın çaresi
Demokrasi başı bozukluk değildir
Hükümet popülist harcamalardan vazgeçilmeli
Guterres’in garanti önerisi Girit senaryosunu hatırlatır
Seçilmişlerin görevi hizmet etmektir
Orman yangınlarının önlenmesi için acilen önlem alınmalı
Et sorunu sürüncemede bırakılmamalı
Ucu açık müzakerelerin sürdürülmesi Rum ulusal davasına yardımcı olur
Hemen çözümlenebilecek bir çok basit sorun vardır
Peşkeş
Harcamalarda önemli gereksinimlere öncelik verilmeli
Anavatandan koparılmamız komşunun ulusal davasına hizmet eder
Hükümetin en öncelikli görevi ülkede asayişi sağlamaktır
Komşu bizimle ortaklık yapmak niyetinde değildir
Davar zararlarına durdurulmalı
En son tezgah anavatan ile aramızın açılmak
‘İçi dolu başak boyun eğermiş’
Sorumsuz kişilerin Türk halkı adına görüş bildirme yetkisi yoktur
Devleti koruyucu caydırıcı yasa çıkarılmalı
Plastik kirliliği
İki bölgeliliğin sulandırılması geri dönüşümsüz büyük bir hata olacaktır
Son günlerdeki su baskınları tesadüfi değildir
Uluslararası hukukta savaşı başlatan bedelini öder
Hükümet tüm vatandaşlarımızı ilgilendiren sorunların çözümüne odaklanmalı
Plaj sorunu ve çözümü
Anavatanın değerini takdir etmeliyiz
Hükümetin yüz günü
Vatandaşlık işlemlerinin durdurulması, Rum’un ekmeğine bal sürmektir
Rum’un dayattığı Birleşik çözüm yok olmamıza sebep olacak
Guterres belgesi Girit dramının tekrarlanmasına zemin hazırlayacak
Federal çözüm barışın bozulmasına sebep olacak
Kıbrıs sorununun çözümünde tek çıkış yolu
Yolların bakım ve idamesi düzenli olarak yapılması gereken bir hizmettir
Seçilmişler devlet yapısını bozmamalı
Çözüm düşmanları
Nükleer enerji gerçeği
Su kaynakları yönetimine acilen el atılmalı
Kuru ot kirliliği sorunu
Bilindik tezgah
Savaşı başlatan, mağlup olduğu takdirde tazminat talebinde bulunamaz.
21 Mart Ergenekon bayramı
Kıbrıs sorununda nüfus ve Türkiye’nin önemi
Bürokratik işlem adı altındaki can sıkıcı işlemler kaldırılmalıdır
Sigara İçme Yasağı Bir Hakkın Kısıtlaması değildir?
İçişlerimizde acilen el atılması gereken sorunlar
Hükümetin öncelikle vatandaşlıklara el atması hoş değildir
Gerçekleri bilerek hareket etmeliyiz
Hükümet madde kullanımı sorununa acilen el atmalı
STÖ’ne zorunlu üyelik Avrupa İnsan Hakları sözleşmesine aykırıdır
Ağaç dikmek dünyaya karşı olan vefa borcumuzu ödemektir
Yeni hükümet çevre sorunlarına acilen el atmalı
Kıbrıs’ta sergilenen sinsi oyun
Anavatandan koparılmamız ölüm fermanımızdır
Başarılı hizmetin ön şartı
Halkımızın imajına gölge düşürücü davranışlardan vazgeçilmeli
Olaylar KKTC’nin tanıtılmasının kaçınılmaz olduğunu gösteriyor
Ormanlardaki mantar varlığımızın yok olmasına göz yumulmamalı
Çevre kirliliğinin sorumlusu kimdir?
Halkımızın seçimde verdiği mesaj doğru okunmalı
Yarınlarımız daha iyi olmalı
Yeni yılda umut ve beklentiler
Kıbrıs’ın Yunanistan’a bağlama idealinden vazgeçilmedi
Yerleşim yerlerimizdeki trafik sorunu
Kanlı Noel’den ders almalıyız
Düzenin değiştirilebilmesi radikal önlemler alınması ile mümkündür
Siyasi partiler çözüm tercihlerini gerekçeleri ile halkımıza açıklamalı
İfade özgürlüğü hiçbir ülkede sınırsız değildir
Halkımız ezici çoğunluğu oyunu partilerin siyasi bakış açısına göre kullanır
Siyasi partilerin ve adayların nüfus politikası nedir?
Mesai başlama ve bitme saatlerindeki trafik sıkışıklığı önlenmeli
Siyasi partiler misyonlarını dürüstçe halkımıza açıklamalı
Çok geç alınmış bir karar
Birleşme tutkusu -saplantısı ve çelişkiler
Devletimize sahip çıkmalıyız
Anavatan düşmanlığı, bindiğimiz dalı kesmektir
Su baskınları, hesap sorma mekanizmasının doğal sonucudur
Yaban yaşamı yok etmek zararımızadır
Ağaç varlığımızı artırmalıyız
Yıkıcı beyin yıkama kampanyalarının sonuçları
Basit sorunlara olsun çare bulunmalı
Laf Cambazlığı
Sürü hayvancılığı modernize edilmeli
Çözüm BM ve AB tarafından engellenmektedir
Mevcut koşullarda müzakerelerden sonuç alınamaz
Varlığımızı sürdürebilmek için bilinçli davranmak zorundayız
Türk ordusunun ayrılması durumunda 2.Girit dramı tekrarlanacak
Ülkemizde basiretli bir nüfus politikası benimsenmeli ve uygulanmalı
Örgütlenmede dikkat edilmesi gereken hususlar
Hükümet halkın şikayetlerini dikkate almalı
İki çatılı çözüm her iki halkın da yararınadır
İki çatılı çözüm her iki halkın da yararınadır
Lefkoşa’daki kötü koku sorunu
Müzakerelerin devamı bizi çökertme tezgahıdır
Atık Sular Değerlendirilmeli
Hükümetlerin başlıca görevi, yasaların uygulanmasını sağlamaktır
Barış sloganı atarak barışı bozacak çözüm seçenekleri desteklenmemeli
Sinsi oyun bozulmalı
Böcekler raflara girmeye başladı
İç saldırılara karşı uyanık olmalıyız
Hükümet gürültü sorununu çözmeli
Kooperatifler devlet kuruluşu değildir
Rum tarafı neden çözümden kaçıyor?
Hem suçlu, hem güçlü olmak
Suyun denize akıtılmasının hiçbir haklı gerekçesi olamaz
Yazarlar
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Medipol Başakşehir
33
0
2
3
10
15
2
Kasımpaşa
26
0
5
2
8
15
3
Antalyaspor
26
0
5
2
8
15
4
Galatasaray
25
0
4
4
7
15
5
Trabzonspor
25
0
4
4
7
15
6
Yeni Malatyaspor
25
0
4
4
7
15
7
Beşiktaş
25
0
4
4
7
15
8
Atiker Konyaspor
21
0
4
6
5
15
9
Sivasspor
21
0
4
6
5
15
10
MKE Ankaragücü
20
0
7
2
6
15
11
Bursaspor
20
0
4
8
4
16
12
Göztepe
19
0
9
1
6
16
13
Akhisarspor
16
0
7
4
4
15
14
Alanyaspor
16
0
9
1
5
15
15
Kayserispor
15
0
8
3
4
15
16
BB Erzurumspor
14
0
7
5
3
15
17
Fenerbahçe
14
0
7
5
3
15
18
Çaykur Rizespor
11
0
6
8
1
15
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv