Yazı Detayı
13 Şubat 2017 - Pazartesi 18:51 Bu yazı 1257 kez okundu
 
O SANDIK VAR YA O SANDIK!
Şafak YOLCU
 
 
  • Merhaba Osman Bey, nasılsınız?
  • Oo, merhaba Mehmet Bey kardeşim. İyilik sağlık, sizleri sormalı…
  • Bizler de iyiyiz hamdolsun. Siz de Merkez İlkokuluna mı gidiyorsunuz?
  • Evet, malum, vatandaşlık görevimizi ifa etmeye.
  • E buyurun birlikte gidelim o halde. Dönüşte de kahveye uğrar bir el tavla atarız.
  • Hay hay, çok sevinirim. Nicedir bir ustayı yenmenin keyfine hasretim.

Bu sohbetin ardından apartman kapısından çıkan iki beyefendi Mehmet Bey’in Tofaş marka arabasına binip oy kullanmaya gittiler. Akabinde de anlaştıkları üzere kahvede derin bir sohbete dalıp tavla oynadılar.

 

Osman Bey’in üzerinde giyilmekten eprimiş kumaşıyla lacivert bir palto, gri kumaş pantolon bulunuyordu. Başında hiç eksik etmediği kışlık şapkası vardı. Mokasen ayakkabılarının bu kışı çıkarması zor gibi gözükse de daha birkaç ay gideri vardı. Ne de olsa devlet memuruydu. İki çocuk okutmanın yanı sıra bu apartmandan satın aldığı dairenin taksitlerini de ödediği için ay sonunu getirmek pek de kolay olmuyordu. Gerek kendisi gerekse eşi başlarını sokacak bir daire alabildikleri için çok mutluydu. Çoluk çocuk çaya ekmek batırıp öğün ettikleri geceler de olmuyor değildi. Buna rağmen her gün tevekkülle  “çok şükür” demeyi adet edinmişlerdi.

 

Mehmet Bey ise geliri daha iyi olduğundan her sene olduğu gibi bu sene de yenilediği gösterişli paltosu ve siyah renkteki hakiki deri botları ile janti bir duruş sergiliyordu. Her yıl tatilde memlekete gittiğinde yirmi hanelik apartmana yirmi tane, her biri basketbol topu büyüklüğünde haşhaşlı ekmek getirmeyi hiç ihmal etmezdi.

 

Her iki beyefendi de çevrelerinde sevilir sayılırdı.

 

Yukarıdaki olaylar benim çocukluğumdan hatırımda kaldığı kadarıyla bir seçim günü enstantanesiydi. Seçim günlerinde apartman merdivenlerinde buna benzer sohbetlere sıkça rastlardınız. O yıllarda kimse diğerinin tercihini ne yönde kullanacağını sorgulamaz, bilmezdi. Çok iyi hatırlıyorum, annemle babam dahi kendi aralarında siyaset konuşmazlardı. Seçim günü geldiğinde belirlenen yere gidip ki bu hep aynı bina olurdu, oy kullanıp eve geri gelirlerdi. Ne seçim öncesinde ne de sonrasında evlerimizde hiçbir siyasi parti hakkında konuşulmazdı. Çünkü oy kullanma hakkı her vatandaşın anayasal hakkıydı ve her bireyin kendi vicdanıyla arasında yaşanıp biterdi.

 

Biz o yıllarda kocaman bir aileydik. Sadece apartmandaki yirmi hane değil, bütün mahalle fertleri ile birlikte aynı ailenin mensubuyduk. Bilseniz, nasıl mutluyduk!

 

İlginçtir, seçim günleri çocuklar için bile şenlik havası içinde geçerdi. Akşam olup sandıklar açılmaya başladığında komşularla bir araya gelinir, çoluk çocuk heyecanla televizyonun karşısına geçerdik. Çoğunlukla çay demlenir, çekirdek çitlenirdi. Büyükler ancak o zaman dönem içerisinde söz konusu partilerin neyi yanlış yaptığına, nasıl olsa daha iyi olacağına değinirdi. O yıllarda teknoloji bu kadar ilerlememişti. Bütün sandıkların açılması hayli zaman alıyordu. Nice sonra kazanan parti belli olduğunda büyüklerin “hayırlısı olsun” dediklerini duyardık ve yaşam kaldığı yerden, aynı zerafetiyle devam ederdi.

 

İşte bizim neslin çocukları böyle büyütüldü. Biz ilk olarak her türlü siyasi görüşe saygı duymayı öğrendik. Ben halen daha annemin geçmişte hangi partilere oy verdiğini veya günümüzde kime oy vereceğini bilmem, buna gerek bile duymam. Çünkü bilirim ki annemin kafatasının içinde gerekli hallerde kullanabileceği bir beyni var. O beyni kullanmak için de bana ihtiyacı yok!

 

Alın size bir nostalji daha… Ben boşuna demiyorum “ne varsa eskilerde var” diye… O zamanki saygıyı ve siyasi liderlerin seçim dönemlerinde kullandığı kibar üslubu çok özlediğimi de belirtmek isterim yeri gelmişken.

 

Günümüze bakacak olursak; insanlar siyasi görüşleri yüzünden dışlanıyor. Aslında dışlanmak kelimesi biraz hafif kalıyor. “Yaşam hakkı tanınmıyor” demek daha doğru olur sanırım. Bugünlerde insanlar siyasi tercihlerini uluorta dile getirme ihtiyacı içindeler. Buna neden gerek duyduklarını anlayabilmiş değilim. Ama tahminime göre bitaraf olanın bertaraf edilme endişesi ağır basıyor. Hal böyle olunca da halk içinde bölünmeler, linç kampanyaları, dışlanmalar, bertaraf edilmeler başlıyor.

 

Kısaca bizler fikri ve vicdanı hür insanlar olarak birbirimizin görüşüne saygı duymayı unuttuk. Herkes birbirini karşı taraftan olmakla suçluyor. Sandığı şov yapma yeri gibi görüyorlar. Kimileri birilerine yaranabilmek ve kime oy verdiğini ispatlayabilmek için gizlice oy pusulasının resmini çekiyor, kimileri tercihini sosyal medyadan veya gazete köşelerinden duyuruyor, kimileri ise çıkıp televizyon kanallarında bağıra bağıra söylüyor. Sonrasında ise kendilerini vatansever olarak adlandıranlar ötekileri vatan haini olmakla suçluyor. Bu durum beni haliyle üzüyor.

 

Oysa o sandık var ya o sandık; eskiden onun bir mahremiyeti, oy kullanmanın da bir raconu vardı.  Gerek o sandığa yürünen yolda gerekse pusulaya mührü bastıktan sonra hiç kimse komşusunun yüzüne düşmanca bakmazdı.

 

O sandık var ya o sandık; yılın üç yüz altmış dört günü alın teriyle çalışan memurun, emekçinin ve ev kadınının ekmeğini kaybetmekten korkmadan, kendisini bir dahaki seçime kadar kimin yönetmesine karar verdiği, anasının ak sütü gibi helal olan anayasal hakkını kullandığı yerdi.

 

O sandık var ya o sandık; A partisine oy verenlerle B partisine oy verenlerin, zenginlerle yoksulların, maden işçisiyle patronunun, gazete sahibiyle köşe yazarının, komşu çocuğun küçülmüşleriyle büyüyen çocukların, evde pişen bir tas çorbayı akşam komşusuyla paylaşmadan gözüne uyku girmeyen insanların, koskoca bir halkın kardeşçe yaşamaya devam edebilmek için koşarak gittiği yerdi.

 

O sandık var ya o sandık; cumhuriyetin, adaletin ve demokrasinin teminatı olan tek yerdi.

 

O sandık var ya o sandık; işte        onun değerini iyi bilin!

 

 

 

 

 
 
 
Etiketler: O, SANDIK, VAR, YA, O, SANDIK!,
Yorumlar
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Akhisarspor
0
0
0
0
0
0
2
Trabzonspor
0
0
0
0
0
0
3
Sivasspor
0
0
0
0
0
0
4
MKE Ankaragücü
0
0
0
0
0
0
5
Medipol Başakşehir
0
0
0
0
0
0
6
Kayserispor
0
0
0
0
0
0
7
Kasımpaşa
0
0
0
0
0
0
8
Göztepe
0
0
0
0
0
0
9
Galatasaray
0
0
0
0
0
0
10
Fenerbahçe
0
0
0
0
0
0
11
Çaykur Rizespor
0
0
0
0
0
0
12
Bursaspor
0
0
0
0
0
0
13
BŞB Erzurumspor
0
0
0
0
0
0
14
Beşiktaş
0
0
0
0
0
0
15
Atiker Konyaspor
0
0
0
0
0
0
16
Antalyaspor
0
0
0
0
0
0
17
Alanyaspor
0
0
0
0
0
0
18
Yeni Malatyaspor
0
0
0
0
0
0
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv