Yazı Detayı
15 Eylül 2020 - Salı 10:56 Bu yazı 189 kez okundu
 
OSMAN UÇANER’İN BURSASPOR GÜNLERİ
Yücel HATAY
yucelhatay@hotmail.com
 
 

Futbol tarihimize damga vuran bir ismi daha yitirdik. Osman Uçaner’in vefat haberini, 14 Eylül 2020 Pazartesi gecesi Turgay Kara’nın iletisinden öğrendim. Tanrıdan rahmetler dilerim. Yaslı ailesinin, sevenlerinin ve spor camiasının başı sağ olsun.

“Sporumuzdan ve Mücadelemizden Anılar Öyküler” adlı kitabımda OSMAN UÇANER’İN BURSASPOR GÜNLERİ başlıklı yazımı bu vesileyle okurlara sunuyorum: 

Bursaspor’un tarihinde iki Kıbrıslı Türk futbolcu var. Biri Hüseyin Mevlit, diğeri Osman Uçaner. Hüseyin Mevlit 1965-1967 yıllarında, Osman Uçaner ise 1966-1978 yıllarında bu takımın formasını giydi.

1 Ağustos 1944’te Limasol’da doğan Osman Uçaner, genç yaşta Doğan Türk Birliği’nin kalesini devraldı. 18 yaşında Kıbrıs Türk Karması’nın kalesine geçti ve 21 Kasım 1962’de Taksim Stadı’nda Türkiye A Milli Takımı’na karşı oynadı. 8 Kasım 1963’te yine Taksim Stadı’nda bu kez Türkiye Genç Milli Takımı karşısında Kıbrıs Türk Karması’nın kalesinde yine o vardı.

Aralık 1963’te Rum saldırıları nedeniyle futbol ligleri de durmuştu. Osman Uçaner futbola devam etmek istiyordu. Onun başarısı artık Kıbrıs sınırlarını aşmıştı. Doğan Türk Birliği Başkanı Ziya Rızkı ve arkadaşları da onu yurt dışında futbol oynaması için teşvik ediyordu.

Türkiye’deki futbol otoritelerinin de dikkatlerini çeken Osman, 1964 yılında Altay’dan gelen teklif üzerine Türkiye’nin yolunu tutarken Limasol’dan tanıdığı Gültekin Çeki ve Çetin Çeki’nin yardımıyla Galatasaray’la sözleşme imzaladı. Türkiye Milli Takımı’nın ve Galatasaray’ın ünlü kalecisi Turgay Şeren’in yedeğinde iki yıl beklerken kısa süre İstanbul’da Yeşildirek forması da giydi.

Bu arada Bursa’da güçlü bir kulüp doğuyordu. 1963 yılında 5 amatör kulübün birleşmesiyle kurulan Buraspor’un hedefi Birinci Lig’e yükselmekti. Antrenörleri ünlü teknik adam Sabri Kiraz’dı. Galatasaray’da kendini kanıtlayan Osman Uçaner’e de 1966 yılında kaleyi teslim ettiler. Bursaspor 1966-1967 sezonunda 2.Lig şampiyonluğunu kazanarak 1.Lig’e yükseldi.

1967 yılında Kıbrıslı Türk mücahit gençlere Türkiye’de yüksek öğrenime gitme fırsatı verildi. Ben de bu fırsatı değerlendirerek Ankara’nın yolunu tuttum. Ankara’da Halkın Sesi gazetesinin Türkiye muhabirliğini de yürütmeye başladım. Hafta sonlarında Ankara 19 Mayıs Stadı’nda lig maçlarını izliyordum. Bursaspor’un Ankara’daki maçlarını hiç kaçırmıyordum. Fırsat buldukça Osman Uçaner’le de görüşüyordum. Onunla ilgili yazılarımı da Halkın Sesi gazetesine geçiyordum.

Bu yazılarımdan bazılarını arşivimde saklıyorum.

3 Mart 1968 tarihli Halkın Sesi gazetesinde “Bütün Türkiye gazetelerinin övgü ile bahsettikleri Bursaspor Kalecisi Osman, ‘Kıbrıslı gördüm mü bambaşka olurum’ dedi” başlıklı yazı bunlardan biri.

“Geçtiğimiz hafta Ankara’da Gençlerbirliği’ne karşı şahane bir oyun çıkaran Osman, haklı olarak bütün dikkatleri üzerine çekti. İstisnasız bütün gazete ve dergiler Osman’dan övgü ile bahsederken HAFTANIN KARMASI ve HAFTANIN 3 FUTBOLCUSU arasında göstermişlerdir” diye başlıyor yazım. 

Gençlerbirliği-Bursaspor maçından sonraki gazete ve spor dergilerinde şu başlıkları görmek mümkündü:

“Osman, Gençlerbirliği’ne Karşı Durdu”, “Bursaspor’u Osman Kurtardı”, “Osman, Gençlerbirliği’ne Yasak İlan Etti” gibi Osman’ın gerçekten başarılı oyunundan bahsediyor ve onu alkışlıyorlardı.

Daha önceden Ankara’ya geleceğini bana haber veren Osman ile Ankara’nın sayılı otellerinden Cihan Palas’ta maçtan bir gün önce buluştuk.

Osman ile ilk defa olarak Anavatan’da yakından konuşuyordum. Genç kalecimiz eskisinden daha dinç, daha yakışıklı olmuştu. Bursalılar cidden çok seviyorlardı onu. Bir Kıbrıslı kardeşini görmenin sevinci içinde durmadan konuşan Osman neler, neler anlattı.

“Kıbrıslı görünce bambaşka oluyorum, mutlaka gol yiyorum” diyor ve şöyle devam ediyordu Osman:

“Geçen yıl Ankara’da 2.Lig’in son maçında Şekerspor’la oynuyorduk. O zaman Kıbrıs’tan yeni gelen öğrenciler stadı doldurmuş bana tezahürat yapıyorlardı. Ben onları işitince kendimden geçtim ve tam 3 gol yedim. Kıbrıslı kardeşlerimi memnun edememenin üzüntüsü içinde maçtan sonra hüngür hüngür ağladım. Talihsiz bir maçım da 3-1’lik Eskişehirspor yenilgisi. Golden sonra bayılmışım. Daha sonra biraz kendime geldim, fakat oyuna yarı baygın devam ettim. Hatta sahadan oyuncu atıldığını dahi hatırlamıyorum.”

Galatasaray’da iken Gündüz Kılıç’ın bir sözünden nasıl ‘mim’ koyarak takıma dahil etmediğini anlatmağa çalıştığı sırada idarecilerden birinin yatma vaktinin geldiğini haber vermesi üzerine Osman’dan istemiyerek ayrılıyorum. Ayrılırken ‘inşaallah yarınki maçta Osman başarılı bir oyun çıkarır’  diyorum.

Ertesi gün G.Birliği-Bursa maçına Osman’a uğursuz gelirim düşüncesiyle gitmek istemiyorum. Fakat Osman’ı tekrar görebilmek arzusu beni 19 Mayıs Stadı’na itiyor ve şahane oyununu seyircilerin coşkun tezahüratı arasında gururla seyrediyorum.

Bu yazımdan bir yıl kadar sonra Osman Uçaner’le yine konuştum ve gazeteye haber yaptım. O günlerde Kıbrıs Türk Karması’nın Türkiye’de maç yapması söz konusuydu. Böyle başarılı bir kalecinin de kadroda yer alması konuşuluyordu.

11 Mayıs 1969 tarihli Halkın Sesi gazetesinde çıkan yazıda Osman Uçaner şöyle diyordu:

“Kıbrıs Karması’nda oynamak benim için büyük bir şereftir. Türkiye’ye geldikten sonra bir fırsatını bulup gerek Kıbrıs’ta gerekse başka memlekette Kıbrıs Karması’nın kalesini korumak için bekledim. Fakat epey zamandır futbol kulüpleri faaliyetlerini durdurmuştu. Şimdi Karma’nın geleceğini öğrendim. Maç tarihleri ve yerleri müsait olursa ve Kıbrıs’tan kulübe de yazılacak resmi bir teklif ile seve seve Kıbrıs Karması’nın yapacağı maçlara katılırım. Memleketim olan Kıbrıs futboluna her an hizmet etmeye hazırım.”

Kıbrıs Türk Futbol Karması, Ankara’ya 1971 yılında gitti ama Osman Uçaner’in kaleye geçmesi gerçekleşmedi. 

Osman Uçaner’i bir kez de Bursa’da izledim. Bursa’ya giderek bir gece kaldım, onun günlük yaşantısını izledim ve maçını seyrettim.

2 Nisan 1970 tarihli Halkın Sesi gazetesinde “Bursa’da bir Kıbrıslı: Osman” başlıklı foto-röportajla onun hayatından kesitler aktardım.

“Bir zamanlar OSMANOĞULLARI Bursa’yı gelip fethetmişler, imparatorluklarını sürdürmüşler. Şimdi de başka bir Osman küçük bir adadan çıkıp gelmiş, Bursalıların gönüllerini fethetmiş. Bu Osman’ı hatırlayacaksınız. Daha küçük yaşta Kıbrıs Karması’nın kalesini koruyan eski Doğan Türk Birliği, şimdiki Bursaspor’un değişmez kalecisi. Osman Uçaner, Galatasaray’da Turgay’ın yedeği olarak bekledikten sonra Bursaspor kalesine geçmiş ve bir daha çıkmamıştır 4 seneden beri.”

Yazının devamında Osman Uçaner’in günlük hayatını gazete sütunlarına taşıdım. 

“Osman’ın pazartesi hariç bütün günleri futbolla geçiyor. Salıdan itibaren her gün antrenman, perşembeden sonra kamp ve pazar gün de maç. Tatil günü pazartesi. Osman sahaya çıkınca, senterhaf Ahmet Tuna (eski Galatasaraylı) ile hemen ısınmak için antrenman yapıyorlar. Biraz sonra maç başlayacaktır ve bu iki eski Galatasaraylı, Bursa’ya gol yedirtmemek için didineceklerdir.

İşte Bursaspor kendi seyircisi önünde. Bursalı cefakar taraftarlar sahayı tıklım tıklım doldurmuş, yemyeşil çimler üzerinde koşuşan 11 yeşil-beyazlı oyuncuya moral veriyorlar. Başlarında yeşil-beyazlı kepler ve ellerinde Bursaspor bayrakları bulunan Bursalı taraftarlar üzgün duruyorlar. Çünkü takımları kendi sahasında İstanbulspor’u yenememiştir. Bursasporlular kendi sahalarında değil puan vermek, gol dahi yemek istemiyorlar. Bunun için Bursaspor kalesine fotoğrafçı yaklaştırmıyorlar. Fotoğrafçılara yasak bölge ilan etmişler orasını, bütün fotoğrafçılar rakip takımın kalesinde. Osman’ın pozlarını yakalamak için kalenin arkasında bir tek ben duruyorum ve ben de bol bol küfür edebiyatından parçalar dinliyorum.

Maç bitmiştir. Osman üzgündür. Çünkü hem gol yemiş hem de 1 puandan olmuştur. Ama kimse Osman’a ağzını açıp da niçin gol yedin diyemiyor. Çünkü Osman vazifesini yapmıştır. Ama Osman yine rahatsızdır. ‘Eskişehir’e 3 gol atan takım bunu da yenerdi’ diyor. Şimdi 16-ZZ-016 plakalı TAUNUS marka arabasına binecek ve doğru evine gidecektir. Halbuki galip gelseler idi gece bu galibiyeti pavyonda kutlayacaklar ve Osman belki de kalkıp şarkı söyleyecekti.”

Halkın Sesi gazetesindeki foto-röportaj yazımın devamı 3 Nisan 1970 tarihinde yayımlandı. 

“Evet, Osman’ın futbolu kadar sesi de güzeldir. Hatta gazinocular şantör olması için kendisine teklif bile etmiştir. Fakat o ‘Şimdilik mesleğim futboldur, ileride belki bunu düşünebilirim’ diyor.

İşte maçlardan sonra dertlerin döküldüğü berber evi. Kimi verilen puanda kabahati hakemde bulacaktır, kimi hakemle münakaşa eden Mesut’ta ve kimi de forvetin acemiliğinde bulacaktır. Ama olan olmuştur. Puan gitmiştir. Osman maçın tesirinden kurtulamamıştır. Uzamış sakallarını kestirirken de yine bunu düşünmektedir.

Osman’ın tatil gününün pazartesi olduğunu söylemiştik. O günü eşi Sevil ve çocukları 5 yaşındaki Gürcan ile 1 yaşındaki Ceyda ile geçirecektir. O gün, kendi özel işlerini yapmak ve bu arada da takım arkadaşı Haluk ile Necati’nin çalıştırdığı bilardo salonunda çok sevdiği ve birçok ustaları dize getirdiği bilardo oynamak fırsatını bulmuştur. Fakat gece saat 9.30-10.00 oldu mu evden dışarı çıkmak yok. Bir futbolcu erken yatmalı ve sabaha antrenman için dinç kalkmalı.

İşte Yeşilada’nın futbol elçisi Osman Uçaner, bir diğer yeşillikler diyarı Bursa’da günlerini böyle geçiriyor.”

1974 yılında Limasol’a tatile gelen Osman Uçaner, Barış Harekatı sırasında Rumlar’a esir düştü. Esirlikten kurtulduktan sonra Bursa’ya dönen Osman Uçaner, 1978 yılına kadar burada kaleciliğini sürdürdü. O yıl Kıbrıs’a dönerek Doğan Türk Birliği’nde antrenörlüğe başladı. 1979 yılında jübile yaparak kaleciliği bırakan Osman Uçaner 1995 yılına kadar Doğan Türk Birliği, Türk Ocağı, Yalova, Girne Halk Evi, Gönyeli ve Dikmen’de antrenörlük yaptı.

Kıbrıs Türk Spor Yazarları Derneği, Osman Uçaner’i unutmadı ve yıllar sonra Ahmet Sami Topcan Spor Üstün Hizmet Ödülü’ne layık gördü. Bu değerli ödül 16 Haziran 2009 Salı günü düzenlenen törenle verildi. Böylece Osman Uçaner’in hizmetleri de taçlandırılmış oldu. 

 

 
 
 
Etiketler: OSMAN, UÇANER’İN, BURSASPOR, GÜNLERİ,
Yorumlar
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Alanyaspor
16
0
0
1
5
6
2
Fenerbahçe
14
0
0
2
4
6
3
Fatih Karagümrük
11
0
2
2
3
7
4
Kasımpaşa
11
0
2
2
3
7
5
Galatasaray
10
0
2
1
3
6
6
Yeni Malatyaspor
8
0
2
2
2
6
7
Antalyaspor
8
0
2
2
2
6
8
Çaykur Rizespor
8
0
2
2
2
6
9
Hatayspor
7
0
1
1
2
4
10
BB Erzurumspor
7
0
3
1
2
6
11
Sivasspor
7
0
2
1
2
5
12
Gaziantep FK
7
0
1
4
1
6
13
Beşiktaş
7
0
2
1
2
5
14
Başakşehir FK
7
0
3
1
2
6
15
Göztepe
7
0
1
4
1
6
16
Konyaspor
6
0
1
3
1
5
17
Kayserispor
6
0
3
0
2
5
18
Trabzonspor
5
0
4
2
1
7
19
Denizlispor
5
0
3
2
1
6
20
Gençlerbirliği
4
0
3
1
1
5
21
MKE Ankaragücü
1
0
3
1
0
4
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv