Yazı Detayı
24 Şubat 2017 - Cuma 08:21 Bu yazı 359 kez okundu
 
RUMLAR SAVAŞ TAZMİNATI İSTEYECEKLERMİŞ
Prof. Dr. Ata ATUN
ata.atun@atun.com
 
 

 

Geçen hafta Kıbrıs Rum tarafından yapılan bir ankete göre Rumların yüzde 87,2’si, 1974 Barış harekatı ile ilgili olarak Türk devletinin tazminat ödemesi gerektiğini düşünüyormuş.

 

Buna tam da “Yavuz hırsız ev sahibini bastırır” demek gerekiyor.

Sen 1960 yılında kurulan Kıbrıs Cumhuriyetini, adayı Yunanistan’a bağlamak için yık.

21 Aralık 1963 gecesi Kıbrıslı Türklere silahlı saldırıda bulun.

1963-1974 yılları arasında Kıbrıslı Türklere soykırım uygula.

15 Temmuz 1974 tarihinde adayı Yunanistan’a bağlamak için darbe yap, Makarios’u devir.

Fırsattan istifade Makarios’çuları ve AKEL’ci komünistleri topluca kurşuna diz, infaz et.

17 Temmuz 1974 tarihinde “Kıbrıs Helen Cumhuriyeti”ni ilan et ve 1960 Kıbrıs Cumhuriyeti’nin statüsünü boz.

18 Temmuz 1974m günü devrik Cumhurbaşkanı Makarios, New York’ta BM Güvenlik Konseyinde konuşma yapsın ve Kıbrıs adası Yunanistan tarafından işgal edilmiştir desin.

20 Temmuz 1974 sabahı. Adanın statüsünün bozulması nedeni ile 1960 Kıbrıs Cumhuriyeti Anayasası EK I, Madde 4 uyarınca garantör olarak adaya askeri müdahalede bulunsun.

Sen bozulan düzeni yerine koymamak ve 4 Mart 1964 tarihli BM Güvenlik Konseyi’nin 541 no.lu kararının arkasına saklanıp 1960 Kıbrıs Cumhuriyeti statüsünü iade etmemek için 43 yıl müzakereleri sürüncemede bırak.

Sonra da Türkiye’den utanmadan, sıkılmadan savaş tazminatı istemeye hazırlan. 

Sanırım Rumlar akıllarını peynir ekmekle yemişler. Bunun başka türlü bir izahı olamaz.

 

***

 

İkinci Barış Harekatının son günü olan 16 Ağustos 1974`den beridir Kıbrıs adasında bir tek kurşun atılmadı. Bunun nedeni adaya barışın gelmiş olması değil, Rum Milli Muhafız Ordusundan (RMMO) çok daha güçlü olan ve dünyanın dördüncü büyük ve güçlü ordusu olan Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK)  bir parçası olan Türk Barış Kuvvetlerinin (TBK)  adadaki varlığıdır.

 

Benim yarım asırdan fazla bir zamandır yakından tanıdığım Rumlar, İkinci Barış Harekatından bu güne kadar geçen zaman dilimi içerisinde kendilerini güçlü hmiş olsalardı, hiç bir anlaşmayı, hiç bir uluslararası kuralı dikkate almaz, hayali bir gerekçe yaratıp Kıbrıslı Türklere saldırır, katliamlar yapar, arkasından da 21 Aralık 1963 ' de yaptıkları gibi "Türkler isyan etti " deyip birde üste çıkarlardı.

 

Ama adada TSK'nın varlığı, gücü ve 1974 yılında ortaya koyduğu muharebe yeteneği Rumları bir maceraya atılmaktan şimdiye dek korudu. Zaman zaman megalomani yani büyüklük kompleksinde kapılırlar ve 15 Mayıs 1919'da yaptıkları gibi Ankara'ya kadar Anadolu'nun batı yarısını fethetmek gibi hayallere kapılırlar veya da 1974 yılında yaptıkları gibi Türkiye'yi ve 1960 Kıbrıs Cumhuriyeti üzerinde Türkiye'nin garantörlüğünü yok sayıp adada Kıbrıs Helen Cumhuriyetini ilan ederler ve Yunanistan'a ilhak olduklarını açıklarlar.

 

Rum'dur bunlar, herşey beklenir kendilerinden.

 

16 Ağustos 1974 günü, İkinci Barış Harekatı'nın başlamasından yaklaşık 60 saat sonra, New York ile aramızdaki saat farkından olsa gerek, akşam üstü BM Güvenlik Konseyi

Ateş Kes çağrısı yaptı ve Türk Ordusu ilerlemeyi, RMMO'da kaçmayı durdurdu. Maraşlı Rumlar da, Türk Ordusu'nun korkusundan bir gün evvelsinden boşalttıkları şehre, bir gecede sınırlar belirginleşmiş olduğundan ateşkesten sonra geri dönemediler.

 

Türk Barış Kuvvetlerinin adadaki varlığı S.O.F.A.'ya (Status Of Forces Agreement) yani Askeri Güçlerin Statüsü Antlaşması'na göre yasal konumda ve Kıbrıs Adasında yaşayan iki ana halk olan Kıbrıslı Türkler ve Kıbrıslı Rumlar arasında bir Barış Antlaşması imzalanmadan da sona ermeyecek veya da farklı bir statüye dönüşmeyecek.

 

S.O.F.A.'nın birçok kişi tarafından bilinmeyen bir sonucu da, aynen II.  Dünya Savaşında Fransız Vichy Hükümetinin Alman ordularının tüm masraflarını ödediği gibi barış antlaşması sonrasında ortaya çıkacak yeni devletin veya da antlaşma olmazsa Kıbrıslı Rumların, 20 Temmuz 1974 tarihinde adanın Rumlar tarafından bozulan statüsünü 1960 Kıbrıs Cumhuriyeti Anayasası Ek I. Madde 4'e göre yerine tekrardan koymak için müdahale eden ve o günden sonra da adada varlığını sürdürmek zorunda kalan Türk Barış Kuvvetlerinin,  Ateşkes Antlaşması imzalanana dek yaptığı tüm masrafları ödemek zorunda olduğudur.

Bunu ben iddia etmiyorum, içtihat haline dönüşmüş uluslararası kurallar söylemekte.

Tüm bu gerçeklikler huzurunda, savaş tazminatı ödeyecek birileri varsa, onlar da Kıbrıslı Rumlar ve Yunanistan’dır.

Zaten zamanı gelince bu tazminatlar da kendilerinden istenecek.

 

 
 
 
Etiketler: RUMLAR, SAVAŞ, TAZMİNATI, İSTEYECEKLERMİŞ,
Yorumlar
Diğer Yazılar
Türkiye Rumların asırlık oyununu fena bozdu
1964 Johnson mektubunun perde arkası
Sağduyu sahibi akil adamlar
Rum Başkanlık seçimleri
Rumları iyi okumak gerekli
KKTC Seçimlerinden aldığım mesaj
Rum Ortodoks Kilisesinin Filistinlilere kazığı
Geçmişten bir yılbaşı gecesi
Kıbrıs konusu da BM’de sonuçlanmalı
Kıbrıs’ta çözümün modeli değişiyor
İsrail’in ABD vesayeti
ABD ve Türkiye
Rumların Enerji İttifakı
ABD’deki tiyatro
Rumlardan yeni bir oyun daha
Türkiye’nin yardımları ne zaman başladı?
Görevim takiyye yapmaktadır
Kızılay Yardımları ve Rumlar
Anastasiadis hala hayal peşinde
İzini bırakıp giden babam Hakkı Atun
Suudi Arabistan’da neler oluyor?
KKTC-Türkiye arasında yeni ticaret anlayışı
İstanbul’a 3’cü Havalimanı gerekli miydi?
Kocaeli Kartepe Zirvesi
Rumların garantisi mi?
Ortak devlet kurulacak Rumları tanımak gerek
Kredilerde, “Hayat Sigortası” aldatmacası
Vize krizi niye çıktı?
Rumların akademik ambargosu
Rumların garantisi
Propaganda amaçlı Rum yardımlarına vergi
Paralı vatandaşlık
Kıbrıs müzakereleri başlayacak mı?
Yeni bir müzakere olacak mı?
Kıbrıs müzakerelerini sabote eden kim?
“Enosis’e veda” korkusu
Rumların AB üyeliğinin nedeni
Camilerin ve Okulların sayısı
Türkiye’nin göçmen politikası ve Avrupa’nın rahatı
Rumların KKTC’yi istimlak cüreti!
Rumların hayal gücü sınırsız
Kıbrıs konusu boyut değiştiriyor
Kıbrıs’ta azınlık olmak
Böylesi çirkin politikaya şapka çıkarılır
YPG ve KKTC
Eğitim sistemimiz ve Anayasamız gözden geçirilmeli
BM Kıbrıs Parametreleri tabu mu?
Kıbrıs nasıl bölündü
Şafak Nöbeti ve Ortega Raporu
15 Temmuz Kalkışmasında TSK ve Halk
Anastasiadis’in politik iflası
AB, Kıbrıs (Rum) ve Türkiye
Kıbrıs konusu: Adjurned sine die
Rum basınında gerçekçi yazılar
Rumların genetik araştırma tezgahı
Rumlar asker sayısını arttırıyor
Rumların izolasyon baskısına tık yok!
Avustralya’dan bir başarı öyküsü
Cenevre’de Güvenlik ve Garantiler tuzağı
Kıbrıs’ta Temmuz kerameti
Geçmişten ders almak
Eide: Deniz bitti
Ortadoğu’da bilmediğimiz anlaşmalar
Kürtler bağımsızlık ve tanınma istiyor, ya Biz?
Anatasiadis’ten hata üstüne hata
AB’nin yeni tezgahı
Yunanistan darbecileri niye koruyor
Türkiye AB ilişkileri ne olmalı?
Siyasi çarpıtma
Rumların politik manevralarına hayranım
Kıbrıs’ta Rum olmayana yer yoktur
Rumların İnsan Hakları çirkinliği
Anastasiadis bizi tebaası mı sanıyor
Anastasiadis yüksekten uçuyor
KKTC’de de referandum gerek
Rumların doğalgaz hüsranı
Haçlı ruhu gene hortladı
Rumların kompleksine bakın
Anastasiadis: “Kıbrıslı Hellenizm”
Rumların bitmeyen Bizans oyunları
Agona kelimesini hiç duydunuz mu?
Kıbrıs (Rum) Cumhuriyeti donanması
Türkiye-Rusya ve bölgesel denge
Türk-Rus yakınlaşması AB’yi korkutuyor
Rumları çok iyi anlıyorum!
Rumlarda sancı başladı
Hristi terörist
İngiltere Garantiler konusunda takiyye yapıyor
Akıncı neyi müzakere edecek
Muhtar Anastasiadis
Yarını 1960 ile kıyaslamak
Cenevre depremi
Türkiye, Kıbrıs ve BM
Cenevre’de Rumların Bizans taktiği
Rumların benzin ambargosu
Kıbrıs’ta tavizler felaketimiz olacak
21. yüzyılın ilk garantörlük anlaşması
Anastasiadis’den bir başka yalan daha
AB Cenevre’de taraf mı oluyor?
Garantörlüğü kendi ellerimizle yıktık
Müzakere döneminde hedef şaşırtma oyunu
Rumlar niye garantilerin kalkmasını istiyor
Garantiler varken neler olmuştu hatırlayalım
Mont Pelerin’de verdiklerimiz
Mont Pelerin ve sonrası
Rumlar Sadrazam’a karşıymış
Moldova ve Sendikal haklar
KKTC’de İlahiyat Kolejine neden karşı çıkılıyor
İsviçre’de 29+ Tuzağı benzerine düşülmemeli
Almanya’nın garantörü AB dışında bir ülke
Batı’nın uzun vadeli Orta Doğu Planları
Belediyeler su konusundaki yanlışlığa son vermeli
ABD İmparatorluğu düşüş sürecinin eşiğinde
Anadolu’dan Su ve Elektrik
Müzakerelerde takvimi Türk tarafı koymalı
Anastasiadis’in Güvenlik ve Garantiler paranoyası
Türkiye’nin durdurulamaz yükselişi
Rumların müzakerelerden beklentisi çok yüksek
Kıbrıs müzakerelerine halklar ne diyor
KKTC’de Türkiyelileri vatandaş yapmamanın itirafı
Türkiye bunları haketmiyor
Elimizdeki en güçlü koz “Garantiler”
Markulli’nin Timsah Gözyaşları
Ortadoğu kaynamaya başladı
Kıbrıs’ın Yunanistan tarafından işgali
ABD’nin yeni silahları
İran’a neler oluyor
Küresel politika ve uluslararası ilişkiler
Türkiye-Rusya ilişkileri ve Batı
Cumhurbaşkanını kimler yanıltıyor
Anastasiadis istediklerini almış
ABD Nükleer bombalarını geri istiyor
Hrisostomos ve Rumlar hayal içinde
Dört Rum’a bir Türk
Yalvaçlı olmak
Rumun çirkin yüzü
15 Temmuz darbesi ve PKK terörü
Citta Slow Yalvaç’ta yaşamak
Bir çınar daha göçtü
Neler olmuş bize (2)
Neler olmuş bize (1)
Rumların tek bildiği Türkiye’yi suçlamak
Rusya’nın Amacı Belli
Anketler
Sizce erken seçim olur mu ?
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Galatasaray
47
52
6
2
15
23
2
Medipol Başakşehir
46
41
4
4
14
22
3
Fenerbahçe
44
44
2
8
12
22
4
Beşiktaş
41
41
3
8
11
22
5
Kayserispor
35
30
5
8
9
22
6
Sivasspor
34
30
8
4
10
22
7
Trabzonspor
33
36
5
9
8
22
8
Göztepe
33
35
7
6
9
22
9
Akhisarspor
30
31
9
6
8
23
10
Kasımpaşa
29
34
9
5
8
22
11
Yeni Malatyaspor
28
24
8
7
7
22
12
Bursaspor
27
31
10
6
7
23
13
Gençlerbirliği
25
29
9
7
6
22
14
Antalyaspor
24
26
10
6
6
22
15
Alanyaspor
21
34
13
3
6
22
16
Atiker Konyaspor
21
23
12
6
5
23
17
Osmanlıspor FK
19
31
13
4
5
22
18
Kardemir Karabükspor
12
15
16
3
3
22
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv