Yazı Detayı
01 Ekim 2017 - Pazar 22:20 Bu yazı 483 kez okundu
 
Rumların garantisi
Prof. Dr. Ata ATUN
ata.atun@atun.com
 
 

 

Kıbrıs Müzakerelerinin Crans Montana’da kopmasına ve çökmesine neden olan, Anastasiadis’in beceriksizliği değil, isteklerinin hiç bitmemesidir gerçekte. Karşısında Rumların her istediklerini vermeye hazır bir Kıbrıslı Türk Cumhurbaşkanı görünce, bir türlü isteklerinin sonunu getirmeyip, aldıkları ile yetinmedi ve “görüşmelerin çökmesine neden olan adam” ithamı altında kalarak masa başına yıkıldı. Şimdi dört dönüyor etrafta “Ben masaya oturmaya ve müzakereleri sürdürmeye hazırım” diye. Maalesef işledikleri hunharca cinayetleri, yaktıkları köyleri, yağmaladıkları Türk mallarını unuttuğumuzu sanıp “Sıfır garanti, Sıfır Güvenlik” isteyince masa Anastasiadis’in başına çöküverdi aniden.

 

Cumhurbaşkanı Akıncı ve ekibi de Kıbrıs konusunda Federal ve Rumlarla ortak bir devletin olamayacağını bir türlü kavrayamayıp, hala daha müzakereleri sürdürmek ve taviz vermek peşindeler.  Bunun getirisinin ne olacağı da, gerçekte belli. Anastasaidis’in verdiği garanti sözüne inanılırsa, AB üyesi bir ülke olan Yunanistan’ın Batı Trakya’da yaşayan kardeşlerimize uyguladığı insanlık suçları ve hukuku çiğneyen davranışlarının aynısını bizler Kıbrıslı Türklere de yaşatacakları açık, hem de hiç ayırım yapmadan. Günümüz Rum hayranları ve çığırtkanlarını da, bizleri koyacakları kefenin içine koyacaklar hiç gözlerinin yaşına bakmadan. Tarihi biraz karıştırmak yeter bunu anlayabilmek ve görebilmek için.    

 

Anastasiadis, utanmadan ve arlanmadan “Kıbrıs sorunu 1974’de Türkiye’nin adayı işgali ile başladı” diye Kıbrıs konusunun çarpıtıyor ve herkesin de inandığını zannediyor. Önce 1941 yılında, Lefkoşa Belediye Başkanı Themistokles Dervis zamanında Türkçe sokak ve meydanların isimlerinin değiştirildiğini, sonra da 1956-1958 yılında bu değişimin genişletilerek kalıcılaştırıldığını sanki hem kendisi hem de aramızdaki Rum hayranları unutmuş gibi. Günümüzde bir bölgenin veya da sokağın ismini devletimiz Türkçeleştirse, aramızdaki Rum hayranları hemen koro halinde ötmeye başlıyor.

 

Sonra da 1950-1974 yılları arasında, kendilerinin çoğunluk olduğuna güvenip Türk köylerine, Türk evlerine ve sokakta yürüyen Türklere yaptıkları saldırıların Başpiskopos ve Cumhurbaşkanı Makarios III tarafından verilen emirlerle olduğunu unutup, Kıbrıs konusu 1974 yılında başladı yalanını her fırsatta tekrarlıyor ve konuyu bilmeyenleri de inandırmaya çalışıyor Anastasiadis. Böyle düşünen sadece kendisi değil tabii. Tüm Rum politikacılar da aynen Anastasiadis gibi düşünüyor. Çok değil daha iki gün evvel, DİKO Başkanı Nikolas Papadopulos, düzenlediği basın toplantısında Şubat ayında Kıbrıs Rum Cumhurbaşkanı seçilirse açıkça Türkleri cezalandırmak için neleri yapacağını bir bir saydı döktü.

 

Ercan Havaalanını kapattıracakmış, KKTC’de faaliyet gösteren yabancı şirketleri cezalandıracakmış, KKTC’de emlak alımı ve satımı yapan şirketleri ve de sahiplerini Lefkoşa Rum Mahkemesine verip cezalandıracakmış, Kıbrıslı Türk siyasileri vatandaşlıktan atacakmış ve de bunlara benzer pek çok önlemler alacakmış. İşte bunların adına da “Rum garantileri” diyorlar. “Ya benim kulum kölem olursun, ya da ben seni cezalandırırım” demeye getiriyor Avrupa Birliği’nin bu saygın olmayan üyesi devletin siyasi parti başkanı. Al birini, çal diğerine. Aralarında hiçbir fark yok.         

 

Duyan da, geçmişi bilmeyen de Rumların vereceklerini taahhüt ettikleri garantilerin (!) insan hakları ile birebir bağdaştığını, uyuştuğunu zannediyor ama kazın ayağı hiçte öyle değil.

 

1923 Lozan Anlaşmasında Batı Trakya’da kalan kardeşlerimizden “Müslüman halkı” olarak bahsedilmesi sonrasında, 1950’de DP’nin Türkiye’de iktidar olması ile başlayan Türkiye-Yunan dostluğu döneminde “Müslüman” tanımı “Türk” kavramına çevrilmiş ve 1968 Türkiye-Yunanistan Mutabakatında da bu tanımlama “Türk” olarak kayda geçirilmiş ve kesinleşmişti.   Tüm bu anlaşmalara rağmen, Yunan Hükümeti altına imzasını attığı anlaşmaları hiçe saymış ve “Yunan Millet Meclisi” 1985 yılında yayınladığı Bildirge ile Batı Trakya Türklerine “Rum Müslüman” diye hitap edilmesini emretmişti. 1989 yılında yapılacak seçimlerde Milletvekili adayları “Sadık Ahmet ve İsmail Şerif” kendilerini “Türk” olarak tanıttıkları için resmen cezalandırılmışlardı.

Nerede mi oldu bu olay; 1964-1967 yılları arasında Kıbrıs adasını fiilen işgal eden, AB’nin anlı şanlı üyesi ve de Kıbrıslı Rumların anavatanları olan Yunanistan’da! Şimdide çıkmış “Kıbrıs sorunu 1974’te başladı, AB’nin garantisi yeter!” yalan ve saçmalıklarıyla kafa karıştırmaktalar, tabi yersek!

 

 
 
 
Etiketler: Rumların, garantisi,
Yorumlar
Diğer Yazılar
Rum liderin timsah gözyaşları
ABD ile AB’nin ticaret savaşı
Suudi Arabistan kulvar değişiyor
Türkiye Rumların asırlık oyununu fena bozdu
1964 Johnson mektubunun perde arkası
Sağduyu sahibi akil adamlar
Rum Başkanlık seçimleri
Rumları iyi okumak gerekli
KKTC Seçimlerinden aldığım mesaj
Rum Ortodoks Kilisesinin Filistinlilere kazığı
Geçmişten bir yılbaşı gecesi
Kıbrıs konusu da BM’de sonuçlanmalı
Kıbrıs’ta çözümün modeli değişiyor
İsrail’in ABD vesayeti
ABD ve Türkiye
Rumların Enerji İttifakı
ABD’deki tiyatro
Rumlardan yeni bir oyun daha
Türkiye’nin yardımları ne zaman başladı?
Görevim takiyye yapmaktadır
Kızılay Yardımları ve Rumlar
Anastasiadis hala hayal peşinde
İzini bırakıp giden babam Hakkı Atun
Suudi Arabistan’da neler oluyor?
KKTC-Türkiye arasında yeni ticaret anlayışı
İstanbul’a 3’cü Havalimanı gerekli miydi?
Kocaeli Kartepe Zirvesi
Rumların garantisi mi?
Ortak devlet kurulacak Rumları tanımak gerek
Kredilerde, “Hayat Sigortası” aldatmacası
Vize krizi niye çıktı?
Rumların akademik ambargosu
Propaganda amaçlı Rum yardımlarına vergi
Paralı vatandaşlık
Kıbrıs müzakereleri başlayacak mı?
Yeni bir müzakere olacak mı?
Kıbrıs müzakerelerini sabote eden kim?
“Enosis’e veda” korkusu
Rumların AB üyeliğinin nedeni
Camilerin ve Okulların sayısı
Türkiye’nin göçmen politikası ve Avrupa’nın rahatı
Rumların KKTC’yi istimlak cüreti!
Rumların hayal gücü sınırsız
Kıbrıs konusu boyut değiştiriyor
Kıbrıs’ta azınlık olmak
Böylesi çirkin politikaya şapka çıkarılır
YPG ve KKTC
Eğitim sistemimiz ve Anayasamız gözden geçirilmeli
BM Kıbrıs Parametreleri tabu mu?
Kıbrıs nasıl bölündü
Şafak Nöbeti ve Ortega Raporu
15 Temmuz Kalkışmasında TSK ve Halk
Anastasiadis’in politik iflası
AB, Kıbrıs (Rum) ve Türkiye
Kıbrıs konusu: Adjurned sine die
Rum basınında gerçekçi yazılar
Rumların genetik araştırma tezgahı
Rumlar asker sayısını arttırıyor
Rumların izolasyon baskısına tık yok!
Avustralya’dan bir başarı öyküsü
Cenevre’de Güvenlik ve Garantiler tuzağı
Kıbrıs’ta Temmuz kerameti
Geçmişten ders almak
Eide: Deniz bitti
Ortadoğu’da bilmediğimiz anlaşmalar
Kürtler bağımsızlık ve tanınma istiyor, ya Biz?
Anatasiadis’ten hata üstüne hata
AB’nin yeni tezgahı
Yunanistan darbecileri niye koruyor
Türkiye AB ilişkileri ne olmalı?
Siyasi çarpıtma
Rumların politik manevralarına hayranım
Kıbrıs’ta Rum olmayana yer yoktur
Rumların İnsan Hakları çirkinliği
Anastasiadis bizi tebaası mı sanıyor
Anastasiadis yüksekten uçuyor
KKTC’de de referandum gerek
Rumların doğalgaz hüsranı
Haçlı ruhu gene hortladı
Rumların kompleksine bakın
Anastasiadis: “Kıbrıslı Hellenizm”
Rumların bitmeyen Bizans oyunları
Agona kelimesini hiç duydunuz mu?
Kıbrıs (Rum) Cumhuriyeti donanması
Türkiye-Rusya ve bölgesel denge
Türk-Rus yakınlaşması AB’yi korkutuyor
Rumları çok iyi anlıyorum!
Rumlarda sancı başladı
RUMLAR SAVAŞ TAZMİNATI İSTEYECEKLERMİŞ
Hristi terörist
İngiltere Garantiler konusunda takiyye yapıyor
Akıncı neyi müzakere edecek
Muhtar Anastasiadis
Yarını 1960 ile kıyaslamak
Cenevre depremi
Türkiye, Kıbrıs ve BM
Cenevre’de Rumların Bizans taktiği
Rumların benzin ambargosu
Kıbrıs’ta tavizler felaketimiz olacak
21. yüzyılın ilk garantörlük anlaşması
Anastasiadis’den bir başka yalan daha
AB Cenevre’de taraf mı oluyor?
Garantörlüğü kendi ellerimizle yıktık
Müzakere döneminde hedef şaşırtma oyunu
Rumlar niye garantilerin kalkmasını istiyor
Garantiler varken neler olmuştu hatırlayalım
Mont Pelerin’de verdiklerimiz
Mont Pelerin ve sonrası
Rumlar Sadrazam’a karşıymış
Moldova ve Sendikal haklar
KKTC’de İlahiyat Kolejine neden karşı çıkılıyor
İsviçre’de 29+ Tuzağı benzerine düşülmemeli
Almanya’nın garantörü AB dışında bir ülke
Batı’nın uzun vadeli Orta Doğu Planları
Belediyeler su konusundaki yanlışlığa son vermeli
ABD İmparatorluğu düşüş sürecinin eşiğinde
Anadolu’dan Su ve Elektrik
Müzakerelerde takvimi Türk tarafı koymalı
Anastasiadis’in Güvenlik ve Garantiler paranoyası
Türkiye’nin durdurulamaz yükselişi
Rumların müzakerelerden beklentisi çok yüksek
Kıbrıs müzakerelerine halklar ne diyor
KKTC’de Türkiyelileri vatandaş yapmamanın itirafı
Türkiye bunları haketmiyor
Elimizdeki en güçlü koz “Garantiler”
Markulli’nin Timsah Gözyaşları
Ortadoğu kaynamaya başladı
Kıbrıs’ın Yunanistan tarafından işgali
ABD’nin yeni silahları
İran’a neler oluyor
Küresel politika ve uluslararası ilişkiler
Türkiye-Rusya ilişkileri ve Batı
Cumhurbaşkanını kimler yanıltıyor
Anastasiadis istediklerini almış
ABD Nükleer bombalarını geri istiyor
Hrisostomos ve Rumlar hayal içinde
Dört Rum’a bir Türk
Yalvaçlı olmak
Rumun çirkin yüzü
15 Temmuz darbesi ve PKK terörü
Citta Slow Yalvaç’ta yaşamak
Bir çınar daha göçtü
Neler olmuş bize (2)
Neler olmuş bize (1)
Rumların tek bildiği Türkiye’yi suçlamak
Rusya’nın Amacı Belli
Yazarlar
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Medipol Başakşehir
34
0
2
4
10
16
2
Yeni Malatyaspor
28
0
4
4
8
16
3
Antalyaspor
26
0
6
2
8
16
4
Kasımpaşa
26
0
6
2
8
16
5
Galatasaray
26
0
4
5
7
16
6
Trabzonspor
26
0
4
5
7
16
7
Beşiktaş
26
0
4
5
7
16
8
Atiker Konyaspor
24
0
4
6
6
16
9
Sivasspor
24
0
4
6
6
16
10
MKE Ankaragücü
20
0
8
2
6
16
11
Bursaspor
20
0
4
8
4
16
12
Göztepe
19
0
9
1
6
16
13
Kayserispor
18
0
8
3
5
16
14
Alanyaspor
17
0
9
2
5
16
15
Akhisarspor
16
0
8
4
4
16
16
BB Erzurumspor
15
0
7
6
3
16
17
Fenerbahçe
15
0
7
6
3
16
18
Çaykur Rizespor
12
0
6
9
1
16
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv