Yazı Detayı
18 Eylül 2016 - Pazar 22:45 Bu yazı 502 kez okundu
 
Rumların müzakerelerden beklentisi çok yüksek
Prof. Dr. Ata ATUN
ata.atun@atun.com
 
 

Hiçbir Rum siyasinin veya da emekli olmuş Rum politikacının, Kıbrıs konusunda sürmekte olan müzakerelerin önünün açılması veya sonuca gitmesi veya da “biz de fedakarlıkta bulunalım” düşüncesi ile “Güzelyurt’u, eski ismi ile Omorfo’yu almasak da olur” dediğini duymadım. Bırakın söylemeyi veya teşbih yapmayı, böylesi bir imada bile bulunmadılar bu güne değin. Rumlara göre müzakerelerin sonucu ne olursa olsun illaki Güzelyurt kendilerine iade edilecek. Edilmezse böylesi bir anlaşmaya karşı çıkacaklarmış ve AB’nin bir gün müdahale ederek KKTC sınırları içinde kalan topraklarının kendilerine geri vermesini bekleyeceklermiş.

 

Aynı kapsam içinde Gazimağusa’nın hemen bitişiğindeki “kapalı Maraş, eski ismi ile Varosha da geri verilmese de olur” diyene rastlamadım bu güne değin. Makarios’tan beri tüm görüşmecilerin iddiası ve olmazsa olmaz isteği “Kapalı Maraş çevresi ile birlikte, yani Anadolu, Canbolat, Harika, Lala Mustafa Paşa, Namık Kemal, Piyale Paşa ve Zafer Mahalleleri ile birlikte daha ilk günden geri verilsin”dir. Rumlara Kapalı Maraş ve KKTC’nin sebze üretim merkezi olan çevre mahalleleri ve tarlalar daha ilk günden verilmezse asla böylesi bir anlaşmaya “Evet” demezlermiş, çözüm de asla gerçekleşmezmiş ve sabırla AB’nin bir gün müdahale etmesini bekleyeceklermiş.

 

Yıllardır kurulan hayaller Rum siyasiler tarafından çok büyük boyutlarda tutulmuş. Kıbrıslı Rumların bütün güvenceleri ve beklentileri son 2 yüz yıldır olduğu gibi hala daha Avrupa Devletlerinden. İllaki bir gün, şimdiki adı Avrupa Birliği olan Hristiyan Avrupa devletlerinin birleşerek, bundan bir asır önce Osmanlı Devletine baskı yapıp, bir tek mermi atmadan ve savaşmadan Yunanistan’ı Osmanlı Devletinden koparıp bağımsız bir devlet haline getirdikleri gibi Kıbrıs adasını da zamanı gelince Kıbrıslı Türklerden temizleyecek ve saf bir Helen adası olarak Rumların egemenliğine verecek olması. Bütün Kıbrıslı Rumların hayalleri bu rüya ile dolu. Bu nedenle de müzakerelerden beklentileri çok yüksek.

 

Zannediyorlar ki Birlemiş Milletler denilen tek taraflı düşünen kuruluş ve bu kuruluşun beynini olan Güvenlik Konseyi, Kıbrıs Türk halkı pes diyene dek bu insanlık dışı izolasyonları ve ambargoları kaldırmayacak ve büyük bir ısrarla sürdürecek. Gün gelecek, Kıbrıslı Türklerin içine yerleştirdikleri taraftarları ve provokatörlerin kışkırtması ile Kıbrıslı Türkler bu izolasyonlardan ve ambargolardan bıkacak ve KKTC’yi lav ederek Rumların egemenliği altına girmeyi kabul edecekler.

 

Anastasiadis müzakerelerin sonucunda “Dört Özgürlüğün” yani Rumların adanın istedikleri yerine yerleşebileceği, iş kurabileceği, dolaşabileceği ve mal alıp-satabileceğinin daha ilk günden derhal başlayacağını Kıbrıslı Türklerin kabul edeceği beklentisi içinde. Bunu da Kıbrıs Rum halkına çekinmeden her açılışta, her törende daha doğrusu her fırsatta dile getiriyor ama hayal ektiğinin farkında bile değil maalesef.

 

İşin ilginç ve garip tarafı hiçbir Rum düşünür ve siyaset bilimcinin bu eşiğin, 2004 yılında yapılan Referandumda çıkan sonuçtan sonra üzerinden atlanıldığını hala daha farkında olmaması. Kıbrıslı Türklerin bir kısmı o dönemde “Kıbrıs sorunu yeter ki çözülsün de biz gene göçmen olmaya, elimizdeki toprakları, işyerlerini ve evlerimizi Rum’a iade etmeğe hazırız” derken günümüzde bunu diyen bir tek Kıbrıslı Türk yok artık.     

 

Rumlar arasında bazı deneyimli kişiler müzakerelerin nereye doğru gittiğinin ve sonucunun ne olacağının farkına yeni yeni varmaya başladılar. Bunların arasında yer alan Kıbrıs Rum Yönetiminde bir zamanlar Bakanlık yapmış olan eski Planlama ve İnşaat Dairesi Müdürü Yakovus Aristidu'nun bir müddet evvel Rum halkına yönelik yayınladığı önerisi çok ilginç gerçekten. Önerisinde Aristidu özetle "Mülkiyet işi Arap saçına döndü. Kıbrıslı Rumlar KKTC'de emlak işi yapan şirketlerle temasa geçip, en azından bir zamanlar sahibi oldukları malların inkişaf edilmesine ortak olması daha olumlu sonuçlar verecektir” tavsiyesinde bulunmakta.  

 

İşin garip tarafı bu önerisini de 1977 yılında rahmetlik Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf R. Denktaş ile Makarios arasında gerçekleştirilen Birinci Doruk anlaşmasına dayandırmakta Aristidu. "Mal mübadelesinden söz eden Denktaş’la keşke daha işin başında anlaşsaydık" diyerek  Kıbrıslı Rumlara “Kıbrıs Rum Yönetiminin tüm karşı çıkmasına ve yasalarla önlemeye çalışmasına rağmen, Kıbrıslı Türklerle temas kurun ve KKTC sınırları içindeki taşınmaz mallarınızı, Kıbrıslı Türklerin Güney Kıbrıs sınırları içinde bıraktığı taşınmaz mallarla takas ediniz” tavsiyesinde bulunmakta…..

 
 
 
Etiketler: Rumların, müzakerelerden, beklentisi, çok, yüksek,
Yorumlar
Diğer Yazılar
Rum liderin timsah gözyaşları
ABD ile AB’nin ticaret savaşı
Suudi Arabistan kulvar değişiyor
Türkiye Rumların asırlık oyununu fena bozdu
1964 Johnson mektubunun perde arkası
Sağduyu sahibi akil adamlar
Rum Başkanlık seçimleri
Rumları iyi okumak gerekli
KKTC Seçimlerinden aldığım mesaj
Rum Ortodoks Kilisesinin Filistinlilere kazığı
Geçmişten bir yılbaşı gecesi
Kıbrıs konusu da BM’de sonuçlanmalı
Kıbrıs’ta çözümün modeli değişiyor
İsrail’in ABD vesayeti
ABD ve Türkiye
Rumların Enerji İttifakı
ABD’deki tiyatro
Rumlardan yeni bir oyun daha
Türkiye’nin yardımları ne zaman başladı?
Görevim takiyye yapmaktadır
Kızılay Yardımları ve Rumlar
Anastasiadis hala hayal peşinde
İzini bırakıp giden babam Hakkı Atun
Suudi Arabistan’da neler oluyor?
KKTC-Türkiye arasında yeni ticaret anlayışı
İstanbul’a 3’cü Havalimanı gerekli miydi?
Kocaeli Kartepe Zirvesi
Rumların garantisi mi?
Ortak devlet kurulacak Rumları tanımak gerek
Kredilerde, “Hayat Sigortası” aldatmacası
Vize krizi niye çıktı?
Rumların akademik ambargosu
Rumların garantisi
Propaganda amaçlı Rum yardımlarına vergi
Paralı vatandaşlık
Kıbrıs müzakereleri başlayacak mı?
Yeni bir müzakere olacak mı?
Kıbrıs müzakerelerini sabote eden kim?
“Enosis’e veda” korkusu
Rumların AB üyeliğinin nedeni
Camilerin ve Okulların sayısı
Türkiye’nin göçmen politikası ve Avrupa’nın rahatı
Rumların KKTC’yi istimlak cüreti!
Rumların hayal gücü sınırsız
Kıbrıs konusu boyut değiştiriyor
Kıbrıs’ta azınlık olmak
Böylesi çirkin politikaya şapka çıkarılır
YPG ve KKTC
Eğitim sistemimiz ve Anayasamız gözden geçirilmeli
BM Kıbrıs Parametreleri tabu mu?
Kıbrıs nasıl bölündü
Şafak Nöbeti ve Ortega Raporu
15 Temmuz Kalkışmasında TSK ve Halk
Anastasiadis’in politik iflası
AB, Kıbrıs (Rum) ve Türkiye
Kıbrıs konusu: Adjurned sine die
Rum basınında gerçekçi yazılar
Rumların genetik araştırma tezgahı
Rumlar asker sayısını arttırıyor
Rumların izolasyon baskısına tık yok!
Avustralya’dan bir başarı öyküsü
Cenevre’de Güvenlik ve Garantiler tuzağı
Kıbrıs’ta Temmuz kerameti
Geçmişten ders almak
Eide: Deniz bitti
Ortadoğu’da bilmediğimiz anlaşmalar
Kürtler bağımsızlık ve tanınma istiyor, ya Biz?
Anatasiadis’ten hata üstüne hata
AB’nin yeni tezgahı
Yunanistan darbecileri niye koruyor
Türkiye AB ilişkileri ne olmalı?
Siyasi çarpıtma
Rumların politik manevralarına hayranım
Kıbrıs’ta Rum olmayana yer yoktur
Rumların İnsan Hakları çirkinliği
Anastasiadis bizi tebaası mı sanıyor
Anastasiadis yüksekten uçuyor
KKTC’de de referandum gerek
Rumların doğalgaz hüsranı
Haçlı ruhu gene hortladı
Rumların kompleksine bakın
Anastasiadis: “Kıbrıslı Hellenizm”
Rumların bitmeyen Bizans oyunları
Agona kelimesini hiç duydunuz mu?
Kıbrıs (Rum) Cumhuriyeti donanması
Türkiye-Rusya ve bölgesel denge
Türk-Rus yakınlaşması AB’yi korkutuyor
Rumları çok iyi anlıyorum!
Rumlarda sancı başladı
RUMLAR SAVAŞ TAZMİNATI İSTEYECEKLERMİŞ
Hristi terörist
İngiltere Garantiler konusunda takiyye yapıyor
Akıncı neyi müzakere edecek
Muhtar Anastasiadis
Yarını 1960 ile kıyaslamak
Cenevre depremi
Türkiye, Kıbrıs ve BM
Cenevre’de Rumların Bizans taktiği
Rumların benzin ambargosu
Kıbrıs’ta tavizler felaketimiz olacak
21. yüzyılın ilk garantörlük anlaşması
Anastasiadis’den bir başka yalan daha
AB Cenevre’de taraf mı oluyor?
Garantörlüğü kendi ellerimizle yıktık
Müzakere döneminde hedef şaşırtma oyunu
Rumlar niye garantilerin kalkmasını istiyor
Garantiler varken neler olmuştu hatırlayalım
Mont Pelerin’de verdiklerimiz
Mont Pelerin ve sonrası
Rumlar Sadrazam’a karşıymış
Moldova ve Sendikal haklar
KKTC’de İlahiyat Kolejine neden karşı çıkılıyor
İsviçre’de 29+ Tuzağı benzerine düşülmemeli
Almanya’nın garantörü AB dışında bir ülke
Batı’nın uzun vadeli Orta Doğu Planları
Belediyeler su konusundaki yanlışlığa son vermeli
ABD İmparatorluğu düşüş sürecinin eşiğinde
Anadolu’dan Su ve Elektrik
Müzakerelerde takvimi Türk tarafı koymalı
Anastasiadis’in Güvenlik ve Garantiler paranoyası
Türkiye’nin durdurulamaz yükselişi
Kıbrıs müzakerelerine halklar ne diyor
KKTC’de Türkiyelileri vatandaş yapmamanın itirafı
Türkiye bunları haketmiyor
Elimizdeki en güçlü koz “Garantiler”
Markulli’nin Timsah Gözyaşları
Ortadoğu kaynamaya başladı
Kıbrıs’ın Yunanistan tarafından işgali
ABD’nin yeni silahları
İran’a neler oluyor
Küresel politika ve uluslararası ilişkiler
Türkiye-Rusya ilişkileri ve Batı
Cumhurbaşkanını kimler yanıltıyor
Anastasiadis istediklerini almış
ABD Nükleer bombalarını geri istiyor
Hrisostomos ve Rumlar hayal içinde
Dört Rum’a bir Türk
Yalvaçlı olmak
Rumun çirkin yüzü
15 Temmuz darbesi ve PKK terörü
Citta Slow Yalvaç’ta yaşamak
Bir çınar daha göçtü
Neler olmuş bize (2)
Neler olmuş bize (1)
Rumların tek bildiği Türkiye’yi suçlamak
Rusya’nın Amacı Belli
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Galatasaray
75
0
7
3
24
34
2
Fenerbahçe
72
0
4
9
21
34
3
Medipol Başakşehir
72
0
6
6
22
34
4
Beşiktaş
71
0
5
8
21
34
5
Trabzonspor
55
0
9
10
15
34
6
Göztepe
49
0
11
10
13
34
7
Demir Grup Sivasspor
49
0
13
7
14
34
8
Kasımpaşa
46
0
14
7
13
34
9
Kayserispor
44
0
14
8
12
34
10
Evkur Yeni Malatyaspor
43
0
13
10
11
34
11
Teleset Mob. Akhisarspor
42
0
14
9
11
34
12
Aytemiz Alanyaspor
40
0
16
7
11
34
13
Bursaspor
39
0
17
6
11
34
14
Antalyaspor
38
0
16
8
10
34
15
Atiker Konyaspor
36
0
16
9
9
34
16
Osmanlıspor FK
33
0
17
9
8
34
17
Gençlerbirliği
33
0
17
9
8
34
18
Kardemir Karabükspor
12
0
28
3
3
34
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv