Yazı Detayı
25 Mart 2018 - Pazar 10:48 Bu yazı 143 kez okundu
 
Savaşı başlatan, mağlup olduğu takdirde tazminat talebinde bulunamaz.
Dr Orhan AYDENİZ
aydeniz@kibris.net
 
 

Tarih boyunca saldırgan ve savaşı  başlatan taraf, sebep olduğu can ve mal kayıpları için muhatabına tazminat ödemek zorunda kalmaktadır.

Örneğin, Almanya dünya savaşlarını başlattığı için, zarar verdiği ülkelere tazminat ödedi.
         Savaşı başlatan Alman yetkililer de, uluslar arası mahkemelerde yargılanarak cezalandırıldılar.

Kıbrıs’ta ise 1800’lü yıllardan günümüze sürekli olarak Türklere saldıran ve barış ile huzuru bozup can ve mal kayıplarına sebep olan Rum tarafı, bir de üstüne üstlük mazlum postuna bürünüp, kayıplarının tazmin edilmesini talep ediyor.

Hala daha haçlı zihniyetinin etkisi altında bulunan  emperyalist ülkeler ile onların güdümündeki Avrupa Birliği ile Birleşmiş Milletler örgütü de, Rum’a haksız olduğunu ve  saldırgan taraf olarak Kıbrıs’ın kuzeyinde bıraktıkları mallar için hak talebinde bulunamayacağını söylemek yerine, ona arka çıkmaktadırlar.

Oysa Rumlar 1957-58’, 1963,ve 1974 yıllarında Türklere saldırmasaydı adadaki barış bozulmayacak ve kimse de can ve mal kaybından acı çekmeyecekti.

Bu nedenle saldırgan, savaşı başlatan ve barışı bozan Rum-Yunan ikilisinin o zamanki yöneticilerinin, işledikleri suçlar nedeniyle yargılanmasını ve sebep oldukları kayıplarımız için de tazminat ödemelerini talep etmeliyiz.

1956-58 yıllarından başlayarak karma köylerde yaşayan Türklerin katledilmesi, 103 köyden göç ettirilmesi, 1963’te ortaklık yönetiminden dışlanmamız sonucu binlerce devlet çalışanının işini kaybetmesi, 1963-74 döneminde Rum silahlı güçleri tarafından abluka altına alınan Türk bölgelerindeki tüm ekonomik faaliyetlerin durması, bir çok sivil Türk’ün kaçırılarak katledilmesi, göz ardı edilebilecek kayıplar değildir.

Bu gerçeklere rağmen hiçbir şey olmamış gibi Rum tarafının, kayıp ve zararlarını tazmin etmemizi talep etmesi, büyük bir pişkinliktir.

Bizi temsil eden siyasilerin de sırf çözüm ve barış yanlısı görülmeleri beklentisi ve düşüncesiyle kayıplarımız için tazminat talebinde bulunmak yerine, Rum tarafının kayıplarının tazmin edilmesini kabul etmesi tarihe mal olacak çok büyük bir hatadır.

Her şeyden önce Rum saldırıları sonucu katledilen sivil Türklerin canlarının değerleri ve geride bıraktıkları ailelerinin acıları, taşınmaz mallardan daha önemsiz değildir.

Rum tarafı, kayıplarımız için tazminat talebinde bulunmamızdan cesaretlenerek, bizden zararlarını tazmin etmemizi istemektedir.

Rum’un bu haksız taleplerini kabul etmek yerine gerçekleri ortaya koymalıyız.

 

 
 
 
Etiketler: Savaşı, başlatan,, mağlup, olduğu, takdirde, , tazminat, talebinde, bulunamaz.,
Yorumlar
Diğer Yazılar
Hatalı ve zararlı kararlardan vazgeçilmeli
Döviz ve ekonomik sıkıntılardan kurtulmanın çaresi
Demokrasi başı bozukluk değildir
Hükümet popülist harcamalardan vazgeçilmeli
Guterres’in garanti önerisi Girit senaryosunu hatırlatır
Seçilmişlerin görevi hizmet etmektir
Orman yangınlarının önlenmesi için acilen önlem alınmalı
Et sorunu sürüncemede bırakılmamalı
Ucu açık müzakerelerin sürdürülmesi Rum ulusal davasına yardımcı olur
Hemen çözümlenebilecek bir çok basit sorun vardır
Peşkeş
Harcamalarda önemli gereksinimlere öncelik verilmeli
Anavatandan koparılmamız komşunun ulusal davasına hizmet eder
Hükümetin en öncelikli görevi ülkede asayişi sağlamaktır
Komşu bizimle ortaklık yapmak niyetinde değildir
Davar zararlarına durdurulmalı
En son tezgah anavatan ile aramızın açılmak
‘İçi dolu başak boyun eğermiş’
Sorumsuz kişilerin Türk halkı adına görüş bildirme yetkisi yoktur
Devleti koruyucu caydırıcı yasa çıkarılmalı
Plastik kirliliği
İki bölgeliliğin sulandırılması geri dönüşümsüz büyük bir hata olacaktır
Son günlerdeki su baskınları tesadüfi değildir
Uluslararası hukukta savaşı başlatan bedelini öder
Hükümet tüm vatandaşlarımızı ilgilendiren sorunların çözümüne odaklanmalı
Plaj sorunu ve çözümü
Anavatanın değerini takdir etmeliyiz
Hükümetin yüz günü
Vatandaşlık işlemlerinin durdurulması, Rum’un ekmeğine bal sürmektir
Rum’un dayattığı Birleşik çözüm yok olmamıza sebep olacak
Guterres belgesi Girit dramının tekrarlanmasına zemin hazırlayacak
Federal çözüm barışın bozulmasına sebep olacak
Kıbrıs sorununun çözümünde tek çıkış yolu
Yolların bakım ve idamesi düzenli olarak yapılması gereken bir hizmettir
Seçilmişler devlet yapısını bozmamalı
Çözüm düşmanları
Nükleer enerji gerçeği
Su kaynakları yönetimine acilen el atılmalı
Kuru ot kirliliği sorunu
Bilindik tezgah
21 Mart Ergenekon bayramı
Kıbrıs sorununda nüfus ve Türkiye’nin önemi
Bürokratik işlem adı altındaki can sıkıcı işlemler kaldırılmalıdır
Sigara İçme Yasağı Bir Hakkın Kısıtlaması değildir?
İçişlerimizde acilen el atılması gereken sorunlar
Hükümetin öncelikle vatandaşlıklara el atması hoş değildir
Gerçekleri bilerek hareket etmeliyiz
Hükümet madde kullanımı sorununa acilen el atmalı
STÖ’ne zorunlu üyelik Avrupa İnsan Hakları sözleşmesine aykırıdır
Müzakerelere tanınma koşulu ile katılmalıyız
Ağaç dikmek dünyaya karşı olan vefa borcumuzu ödemektir
Yeni hükümet çevre sorunlarına acilen el atmalı
Kıbrıs’ta sergilenen sinsi oyun
Anavatandan koparılmamız ölüm fermanımızdır
Başarılı hizmetin ön şartı
Halkımızın imajına gölge düşürücü davranışlardan vazgeçilmeli
Olaylar KKTC’nin tanıtılmasının kaçınılmaz olduğunu gösteriyor
Ormanlardaki mantar varlığımızın yok olmasına göz yumulmamalı
Çevre kirliliğinin sorumlusu kimdir?
Halkımızın seçimde verdiği mesaj doğru okunmalı
Yarınlarımız daha iyi olmalı
Yeni yılda umut ve beklentiler
Kıbrıs’ın Yunanistan’a bağlama idealinden vazgeçilmedi
Yerleşim yerlerimizdeki trafik sorunu
Kanlı Noel’den ders almalıyız
Düzenin değiştirilebilmesi radikal önlemler alınması ile mümkündür
Siyasi partiler çözüm tercihlerini gerekçeleri ile halkımıza açıklamalı
İfade özgürlüğü hiçbir ülkede sınırsız değildir
Halkımız ezici çoğunluğu oyunu partilerin siyasi bakış açısına göre kullanır
Siyasi partilerin ve adayların nüfus politikası nedir?
Mesai başlama ve bitme saatlerindeki trafik sıkışıklığı önlenmeli
Siyasi partiler misyonlarını dürüstçe halkımıza açıklamalı
Çok geç alınmış bir karar
Birleşme tutkusu -saplantısı ve çelişkiler
Devletimize sahip çıkmalıyız
Anavatan düşmanlığı, bindiğimiz dalı kesmektir
Su baskınları, hesap sorma mekanizmasının doğal sonucudur
Yaban yaşamı yok etmek zararımızadır
Ağaç varlığımızı artırmalıyız
Yıkıcı beyin yıkama kampanyalarının sonuçları
Basit sorunlara olsun çare bulunmalı
Laf Cambazlığı
Sürü hayvancılığı modernize edilmeli
Çözüm BM ve AB tarafından engellenmektedir
Mevcut koşullarda müzakerelerden sonuç alınamaz
Varlığımızı sürdürebilmek için bilinçli davranmak zorundayız
Türk ordusunun ayrılması durumunda 2.Girit dramı tekrarlanacak
Ülkemizde basiretli bir nüfus politikası benimsenmeli ve uygulanmalı
Örgütlenmede dikkat edilmesi gereken hususlar
Hükümet halkın şikayetlerini dikkate almalı
İki çatılı çözüm her iki halkın da yararınadır
İki çatılı çözüm her iki halkın da yararınadır
Lefkoşa’daki kötü koku sorunu
Müzakerelerin devamı bizi çökertme tezgahıdır
Atık Sular Değerlendirilmeli
Hükümetlerin başlıca görevi, yasaların uygulanmasını sağlamaktır
Barış sloganı atarak barışı bozacak çözüm seçenekleri desteklenmemeli
Sinsi oyun bozulmalı
Böcekler raflara girmeye başladı
İç saldırılara karşı uyanık olmalıyız
Hükümet gürültü sorununu çözmeli
Kooperatifler devlet kuruluşu değildir
Rum tarafı neden çözümden kaçıyor?
Hem suçlu, hem güçlü olmak
Suyun denize akıtılmasının hiçbir haklı gerekçesi olamaz
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Beşiktaş
6
0
0
0
2
2
2
Evkur Yeni Malatyaspor
6
0
0
0
2
2
3
Galatasaray
6
0
0
0
2
2
4
Kasımpaşa
6
0
0
0
2
2
5
Kayserispor
4
0
0
1
1
2
6
Atiker Konyaspor
4
0
0
1
1
2
7
Demir Grup Sivasspor
3
0
1
0
1
2
8
Fenerbahçe
3
0
1
0
1
2
9
Trabzonspor
3
0
1
0
1
2
10
MKE Ankaragücü
3
0
1
0
1
2
11
Medipol Başakşehir
3
0
1
0
1
2
12
Çaykur Rizespor
1
0
1
1
0
2
13
Akhisarspor
1
0
1
1
0
2
14
Bursaspor
1
0
1
1
0
2
15
Antalyaspor
1
0
1
1
0
2
16
BŞB Erzurumspor
0
0
2
0
0
2
17
Göztepe
0
0
2
0
0
2
18
Aytemiz Alanyaspor
0
0
2
0
0
2
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv