Yazı Detayı
25 Eylül 2016 - Pazar 12:27 Bu yazı 1077 kez okundu
 
Sen, Ben, Biz Franz Bauernhofer
Şafak YOLCU
 
 

Bu haftaki konuğum Özel İlgi Turizmine yönelik başarılı çalışmalarıyla ülkemize hizmet veren Side Tour Acentesinin Program Müdürü, aynı zamanda ilk konuğum olan Nelin Tunç’un sevgili eşi Franz Bauernhofer. Franz ile bu röportajımızı eşiyle bize geldikleri, gece tütenlerin kokuları eşliğinde bizim bahçede otururken akşam gerçekleştirmiştik. Yıllar geçtikçe kavurucu gücünü daha yoğun ve insafsızca htiren yaz mevsiminin güze dönmeye yüz tuttuğu bugünlerde sıcacık bir sohbetimiz oldu sizin anlayacağınız.

Franz gönlünü bizden birisine vermiş, doğup büyüdüğü ülkesini bırakıp sevdiği kadının vatanını ve kültürünü benimsemiş, doğa aşığı bir insan. Düğün fotoğraflarına baktığımda halay çekmekten kızarmış fakat acayip mutlu yüzüyle ve eminim hayatında hiç görmediği kadar coşkulu, içten insanların çevrelediği bir kutlama töreniyle bize damat gelmiş. O gün bugündür ne sevgisinin ne de kırmızı alarm veren ekonominin kendisini çok yoğun olarak htirdiği ülkemizin elini bırakmış. Karşısına çıkan tüm olumsuzluklara rağmen burada tutunmaya çabalamış ve muvaffak olmuş genç bir yatırımcı. Dilimizi öğrenmeye çalışan nice yabancıdan duyduğum serzeniş ve başarısızlıkla sonuçlanan onca “Türkçe öğreniyoruz” girişimini gördükten sonra söylemeden geçemeyeceğim diğer bir nokta da Franz’ı son gördüğümden bu yana Türkçesinin bir hayli ilerlemiş olduğuydu.

Tanıyanlar elbet bilecektir. Tanımayanlar için Franz’ı kısaca tanıttığımıza göre dilerseniz artık sohbetimize geçelim.

 

Adamızdaki ören yerlerinin iyi korunduğunu düşünüyor musun?

 

Kuzey Kıbrıs’taki ören yerlerimizin, tarihi ve doğal güzelliklerimizin diğer ülkelere oranla çok daha güzel ve sayıca hiç de küçümsenmeyecek kadar çok olduğunu söyleyebilirim. Fakat diğer ülkelerde ören yerlerindeki hizmet kalitesi, bu yerlerin bakımına verilen değer bizdekine kıyasla çok daha iyi. Örneğin daha ilk girişteki araç park yerlerinin temiz ve düzenli oluşundan tutun da kapıdaki görevliye, bu görevlinin giyim kuşamına, hitap şekline, ören yerinin içindeki bilgilendirici levhalara ve danışma ofislerine, buradaki personelin kalifiye oluşuna, mevcut tanıtıcı broşürlere varana kadar, bütün organizasyonun eksiksiz ve turisti memnun edici bir biçimde yapıldığını görüyoruz. Bizde bunu söylemek ne yazık ki mümkün değil. Aynı kalite ve donanımın bizde de olması ören yerlerimizin değerini artıracaktır.

 

Outgoing ve incoming organizsayonu yapan bir acente personeli olarak, adamıza gelen turist sayısında artış veya düşüş var mı?

 

Bu soruyu genel olarak yanıtlamam zor. Kendi şirketim için cevap vermem gerekirse; bu işe ilk başladığımız yıllara nazaran adamıza özel ilgi turizmi için gelen turist sayısında sürekli olarak bir artış olduğunu söyleyebilirim. Özellikle Rum tarafına direk olarak uçan ve oradan kara yoluyla çok kısa bir mesafe kat ederek Kuzeye konaklamaya geçen yolcularımızın sayısı giderek artıyor. Çünkü bildiğin gibi buraya gelmek için iki uçuş gerekiyor.  Gerek maddi gerekse zaman açısından Rum tarafı üzerinden gelmek turistler için güzel bir alternatif teşkil ediyor.

 

Yurt dışından adamıza turist gönderen tur operatörlerinin kafilenin yanında kendi rehberlerini de göndermesini nasıl buluyorsun? Bunun olumlu ve olumsuz etkileri sence nelerdir?

 

Rehberlik yaptığım dönemde katıldığım turlarda bu tür gruplara denk gelmiştim. Bazı yabancı rehberler adamızı gerçekten iyi tanıyor ve eşlik ettikleri kafileyi söz konusu ülke ve tarihi yerler hakkında doğru bilgilendiriyor. Bu tür gruplarda bizler sessiz rehber olarak turlara eşlik ediyoruz. Bundan hiç rahatsızlık duymuyorum. Bilakis memnun oluyorum. Kaldı ki eğer müdahale etmemizi gerektiren bir anlatım veya ifade söz konusu oluyorsa hemen müdahale ediyoruz. Hatta bununla ilgili bir anım var; bir gün Güney Kıbrıs’a düzenlediğimiz bir turda Larnaka’da kafilemizi gezdirirken bir Rum bize rehberlik ediyordu. Bir ara Türkler hakkında olumsuz şeyler söylediğini duydum. Hemen o rehberin değiştirilmesini talep ettim, başka bir rehber eşliğinde turumuzu tamamladık. Çünkü bu tür politik söylemler turistleri tedirgin ediyor ve hiç hoş karşılanmıyor. Elbette bu tür olaylar nadiren yaşanıyor. Bunun dışında başka hiçbir olumsuz etkisini görmedim.

 

Kendi ülkendeki yatırımcılara Kuzey Kıbrıs’a gelip burada yatırım yapmalarını tavsiye eder misin?

 

Son birkaç yıl göz önünde bulundurulduğunda buradaki emlak fiyatları diğer ülkelerdeki emlak fiyatlarının gerisinde kaldı diyebiliriz. Bundan yola çıkarak kendi ülkemdeki yatırımcılara buradan emlak almalarını rahatlıkla tavsiye ederim. Hatta iki arkadaşım buraya gelip ev satın aldı. Fakat burada iş kurmak isteyenlere tavsiyem önce burayı iyice tanımaları, bir çevre edinmeleri ve daha sonra yatırım yapmaları olurdu.

 

Ülkemize gelen turistlerin en çok ilgi gösterdiği, beğendiği ve beğenmediği şey nedir? 

 

Buradaki insanlarımızın misafirperver oluşu, yerel yiyeceklerimiz ve doğamızın güzelliği turistlerin en çok sevdiği şeyler. Hepsine hayran olup, adamızdan mutlu ayrılıyorlar. Fakat bunun yanı sıra çevre kirliliğinden yani etrafa saçılmış olan çöplerden çok fazla rahatsız oluyorlar. Biz acente olarak özel ilgi turlarına ağırlık vermemiz vesilesiyle, özellikle bisiklet ve yürüyüş güzergâhlarındaki çöp birikintileri, süzülen kirli sular ve pis kokular turistler üzerinde çok kötü bir izlenim bırakıyor. Bu sorunu bizzat ilgili dairelere bildirdiğim halde henüz gözle görülür ve kalıcı bir iyileştirme yapılmadı. Elbette vazgeçmiş değilim. tekrar tekrar hatırlatma yapacağım.

 

Hiç unutamadığın bir anın var mı?

 

Buraya taşınmaya ilk karar verdiğimizde en büyük sorunlarımızdan birisi eşyalarımızı Viyana’dan nasıl getireceğimizdi. Çünkü o kadar çok şahsi eşyamız vardı ki. Bir gün internette geziniyordum. Bir havayolunun sitesindeki ilan dikkatimi çekti. Slovak hava yolları kişi başı yirmi valizle uçmaya izin veriyordu ve valiz başına taşıma ücreti sadece 5 euro yazıyordu. Bir an sistemde hata falan var sandım ama yine de fırsatı kaçırmayıp yerlerimizi ayırdım. İki kişi olduğumuzu, her birimizin yirmi valizi olduğunu da belirttim. En kötü ihtimal havaalanına geldiğimizde yanlışlığı fark edip düzeltirler diye düşünüyordum. Alana varıp uçağa biniş işlemlerine başladığımızda oradaki görevli bayan kırk tane valizi görünce valizlere şöyle bir baktı, sonra hiç bir şey demeden valizleri alıp, biniş kartlarımızı verdi ve uçağa binip geldik. Sadece 200 Euro ödeyerek bütün eşyalarımızı Viyana’dan buraya getirmiştik. Bu benim çok hoşuma gitmişti ve her şeyin yolunda gideceğini gösteren bir işaret olmuştu.

 

Okuyucularımıza söylemek istediğin bir şey var mı?

 

Burada yaşadığım yıllar arttıkça edindiğim şahsi gözlemim; ne yazık ki adalet çatısı altında yönetilen bir hukuk devleti olmayışımızdır. Daha ziyade bir mafya ülkesi olduğumuz hissine katılıyorum. Yolunda gitmeyen şeyleri değiştirmeye çalışan insanlar elbette var. Ama bu her şeyi yoluna koymaya yetmiyor.

 

Hayatını kaleme alsaydın kitabın adı ne olurdu?

 

Grimm Kardeşler’den Hans im Glück -Şanslı Hans- adlı masalından esinlenerek, kitabımın adını Franz im Glück “Şanslı Franz” koyardım.

Sohbetimiz burada noktalanırken bilmeyenlerimiz için bu masalı kısaca anlatmak isterim;

Hans yedi yıl boyunca yanında çalıştığı patronundan ayrılıp annesinin yanına geri dönmeye karar verir. Patronu onun sadakatine ve emeklerine karşılık Hans’a kafası büyüklüğünde bir külçe altın hediye eder.  Külçe altını mendiline koyup sırtlayan Hans bir süre yürüdükten sonra altının ağırlığından ne kadar yorulduğunu fark eder. Tam bu esnada karşısına çıkan bir atlıyla atı karşılığında külçe altını değiş tokuş eder. Bu değiş tokuş ta ki Hans evine varana dek sürer. Altına karşılık onu yürümekten kurtaracak bir at, ata karşılık etinden sütünden faydalanabileceği “yaşlı” bir inek, yaşlı ineğe karşılık besili bir domuz, bir sonraki köyde çalıntı olduğunu öğrendiği domuza karşılık tüylerinden yastık yapabileceği bir kaz, nihayetinde kaza karşılık köye varmasına çok az kala su içmek için dereye eğilmesiyle birlikte suya kapılıp giden bir avuç biley taşı. Hikâyenin sonunda ise hiçbir “yükü” olmadan evine, annesine varmanın o muazzam sevincini yaşayan Hans!

 

Sevgi mi yoksa zenginlik mi sorusuna kıssadan hisse…

 

Gelecek hafta yüreği sevgi dolu, güzel insanlarla yaptığımız bir başka sohbetimizde yine burada buluşmak üzere...

 

 

 

 

 
 
 
Etiketler: Sen,, Ben,, Biz, Franz, Bauernhofer,
Yorumlar
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Kasımpaşa
12
0
0
0
4
4
2
Galatasaray
9
0
1
0
3
4
3
Medipol Başakşehir
9
0
1
0
3
4
4
Kayserispor
8
0
0
2
2
4
5
Atiker Konyaspor
8
0
0
2
2
4
6
Antalyaspor
7
0
1
1
2
4
7
Evkur Yeni Malatyaspor
7
0
1
1
2
4
8
Beşiktaş
7
0
1
1
2
4
9
Trabzonspor
7
0
1
1
2
4
10
Demir Grup Sivasspor
4
0
2
1
1
4
11
MKE Ankaragücü
4
0
2
1
1
4
12
Bursaspor
3
0
1
3
0
4
13
Fenerbahçe
3
0
3
0
1
4
14
Göztepe
3
0
3
0
1
4
15
Aytemiz Alanyaspor
3
0
3
0
1
4
16
Çaykur Rizespor
2
0
2
2
0
4
17
Akhisarspor
2
0
2
2
0
4
18
BŞB Erzurumspor
1
0
3
1
0
4
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv