Yazı Detayı
15 Ekim 2020 - Perşembe 11:07 Bu yazı 462 kez okundu
 
“Son kurşun” ve CTP’nin “kırılışı”
Ediz TUNCEL
 
 

Defalarca yazdım ve söyledim, bir daha yazayım, anlayana…

Bu seçim, son 40 yılda gelmiş geçmiş tüm seçimler arasında tartışmasız olarak en seviyesiz olanlardan biri olarak tarihe geçti.

Halen Cumhurbaşkanlığı koltuğunda uzatmalı olarak oturan Sn. Akıncı mağdurları oynama şampiyonluğunu kimselere kaptırmadı, senaryo üzerine senaryo yazdı, önce seçimlere müdahale var dedi, sonra tehdit ediliyorum dedi, en son olarak da senaryodaki son sahneyi reklamlar vitrinine koydu,  elindeki son kurşunu da attı ve UBP’yi Türkiye’den gelenler  yönetiyor deyiverdi…

CTP hariç, diğer partilerden kendisini destekleyeceklerine dair bir açılım gelmedi.

CTP de kendi ayağına kurşun sıktı ve parti meclisi bir kez daha Akıncı’yı ve TDP’yi sırtlama kararı aldı.

Bu karara taban uyar mı, orasını parti meclisi Pazar gün görecek.

Bir kısım CTPli istemeye istemeye sandığa gidecek, ama CTP’lilerin muhtemelen yarısı sandığa gitmeyecek, bu seviyesizliklerden usanan bir kısım da sırf Akıncı’nın elinden kurtulsunlar diye gidip Tatar’a oy verecek.

Akıncı’nın attığı iftira niteliğindeki son kurşun, sandığa gitmeyen UBP’lileri de ayağa kaldıracak ve zararını kendisi görecek.

Hayali senaryolarla “İradeye saygı” diye ortalığı yıkan Akıncı zihniyetinin UBP seçmeninin iradesine, (ki bu UBP seçmeninin en az yarısı Annan Planı döneminde Annan Planı’nı ve federasyon tezini desteklemişti, halen de destekliyor)  saygısı yerlerde sürünüyor.

Taraftarları ise daha düne kadar söylemediklerini bırakmadıkları CTP’nin oylarına güvenerek, “CTP’nin eli mahkum, tıpış tıpış gelecek ve bize oy verecek” zihniyetiyle sosyal medyada terbiyesizliğin kitabını yazmaya devam ediyor.

Diğer partilerin hiçbiri Türkiye düşmanlığı üzerine bölücü bir politika izlemiyor, ancak Akıncı ve taraftarları bunu bir beş sene daha “son kaleyi” elde tutmak için marifet sayıyor, nasılsa siyasi tarikat yapısının dışına çıkıp, bir daha ilelebet hükümette iktidar yüzü göremeyeceklerini biliyorlar.

Kendini lider olarak gören bir siyasetçinin önceliği başarılarını ön plana çıkararak halktan destek istemek olmalıydı.

Ama halktan destek istemesine vesile olacak bir başarı olmayınca, senaryo üstüne senaryo uyduruldu, mağduriyet edebiyatıyla, rakiplere saldırı edebiyatıyla olabilecek en seviyesiz, en pespaye türünden bir seçim sürecine tanık olduk.

Bunun için memleketin çakma solcularıyla çakma sosyal demokratlarını ve temsilcilerini tebrik etmek lazım.

CTP parti meclisinin  “Akıncı’yı destekleyeceğiz” kararına gelince, partiye oy verenlerin en az yarısı parti meclisiyle aynı fikirde değil, bu partililer Sn. Akıncı’nın mağdur edebiyatına kanmayıp, bir taraftan sürekli hakaret uğrarken diğer taraftan Akıncı’yı ve TDP’yi sırtında taşımaktan da bıkıp usandığı için sandığa gitmeyip de tepkisini gösterirse, hem seçimi kaybetmiş hem de partiliden kırmızı kart görmüş bir parti meclisi olarak, acaba istifayı düşünecek misiniz?

CTP parti meclisi malesef ki kendi ayağına bir kurşun daha sıktı.

Bu memleketin siyasetinde iki temel oyun kurucu vardır, biri CTP diğeri ise UBP’dir.

UBP bugüne kadar yaptığı onca hataya rağmen, kendi iradesine ve kimliğine sahip çıktı, parti bütünlüğünü korudu.

CTP ise daldan daha savruldu, yeri geldi UBP’den adam kopartıp hülle partisi kurdurdu, iktidar oyunları oynamaya çalıştı, yeri geldi Akıncı ve TDP’ye koltuk değneği oldu ve halen de olma, kendini kullandırtma gayretkeşliği içindedir.

İşte bu noktada, CTP’nin seçmeni artık partiyi saplantılı ideolojilerle yönetenlerin keyfinde değildir, seçmen profili de artık değişmeye başlamıştır.

Bir kısım seçmen gözünü karartıp, inadına saplantılarıyla uğraşırken, bir kısım seçmen bir kez deneyip de beğenmediğini bir daha denemek istemiyor.

UBP seçmeninin bile ufak da olsa bir kısmı, hem kendi partisinin hem de genel ortamın gidişatını beğenmediği için sandığa gitmedi, ufak bir kısmı ise tepki olsun diye gitti Akıncı’ya oy verdi.

Yani, Akıncı ve taraftarlarının halen medet umduğu körü körüne fanatizm eskilerde kalmaya başladı.

İşte CTP yönetimi bunu göremiyor, aldığı sonuçtan da ders çıkaramıyor.

Seçmenin yüzde 44ü sandığa niye gitmedi, kimse bunun hesabını oturup da ciddi ciddi yapmıyor.

Ha, şimdi bu yüzde 44ün içinden bir kısmı kalkıp sandığa gidecek, nereden mi biliyorum? Çevremden…

Gidecek ve hamaset, mağduriyet, iftira edebiyatına karşı oy kullanacak.

Bu seçimden sonra, erken genel seçim kapıya dayanacak.

O seçimin sonucunda da tek bir alternatif olacak, CTP ve UBP koalisyonu!

Ve bu alternative, önümüzdeki yıllarda tek alternatif olarak da kalmaya devam edecek.

Bu saatten sonra memleketin siyasetinin ve siyasi figürlerinin ciddi ciddi yenilenmeye ihtiyacı var, statükonun son temsilcilerinin mağduriyet, hamaset ve iftira temelinde yaptıkları “son savunma”, artık tarihe gömülmelidir ve sadece CTP ve UBP değil, bütün partiler artık yeni nesil siyasete yönelmelidir.

Özellikle son 46 yılda tüm maddi ve manevi değerleri aşırı derecede erozyona uğrayan Kıbrıs Türkünün bu saatten sonra palavralara ihtiyacı yoktur, çocuklarımızın geleceğini mağduriyet edebiyatına feda etmeye ise hiç tahammülümüz yoktur, olmamalıdır da.

Diğer tarafta, sayısız ve bazen de abartılı hatalarına rağmen, aramızda geçen soğuk rüzgarlara ve kavgalara rağmen, Türkiye bir türlü kendini adam edemeyen, hep hatalarını başkasına mal etme gayreti içinde olan, hep suçu başkalarında arayan, partizanlıktan ve ganimet zihniyetinden bir türlü kurtulamayan bu Kıbrıs Türkünün maddi ve manevi yükünü öyle ya da böyle sırtlamıştır, bunun aksini iddia etmek nankörlük olur.

74 sonrasında enerji savaşlarının en çetrefilli döneminde ve Türkiye’nin, kısmen kendi hatalarının etkisiyle bile olsa,  dört bir taraftan emperyalizmin uşakları ve temsilcileri tarafından kuşatıldığı bir dönemde, sırf koltuğu kollamak ve mağduriyet edebiyatıyla rant elde etmek için Türkiye karşıtı hamaset edebiyatı yapmak, en hafif tabirle aymazlıktır.

Bugün o edebiyatı yapanlar, çok değil, beş, on, belki yirmi sene sonra toprağın altında olacaklar, yaptıkları da tarihin çöplüğünde yerini alacak, ama öyle ya da böyle, Kıbrıs Türkü ile Türkiye’nin maddi ve manevi bağları sonsuza kadar devam edecek.

Vurgulamak istemezdim ama vurgulayım, bugün Türkiye’den gelen su olmazsa susuzluktan konuşacak halimiz kalmaz, binbir hatayla da olsa yaptığı yollar olmazsa Mercedes’te değil eşekte gezeriz, üniversitelere Türkiye’den öğrenci gelmezse binlercemiz aç, sefil kalır, maddi destek olmazsa memleketteki hiçbir ciddi proje gerçekleştirilemez, daha saymayacağım, gereği yok.

Kısacası, geçmişteki hatalar ön plana çıkarılıp da mide bulandırıcı bir hamaset edebiyatıyla siyaset yapılırken, bu hamaset rüzgarına kapılanların artık bardağın dolu tarafına da bakmaları gerek.

Bir taraftan Türkiye’nin sağladığı imkanlarla hayatta kalırken, diğer taraftan eninde  sonunda elinden gidecek bir avanta uğruna en seviyesiz şekilde Türkiye’ye saldıranların ekmeğine yağ sürmek, sadece kendi ayağımıza kurşun sıkmak değil, onursuzluğun da göstergesidir.

Atatürkçülükten ödün vermeyen Kıbrıslı Türkler olarak bugün Türkiye’deki iktidarı beğenmeyebiliriz, beğenmek zorunda da değiliz, o da bize kendini beğendirmek zorunda değil, ama şu noktayı unutmayalım; bu lanet olası Kıbrıs sorunu en az on tane Türkiye iktidarı eskitti, bu gidişle dahasını da eskitecek…

Ama bizim artık yeni bir siyasi anlayışa ihtiyacımız vardır, eskinin son temsilcilerinin hamaset, mağduriyet, iftira, fitne edebiyatına değil…

Becerebilselerdi, 46 senede becerirlerdi, beceremediler, yüzlerine gözlerine bulaştırdılar, halen de yüzlerine gözlerine bulaştırıyorlar, hamaset, iftira ve mağduriyet edebiyatıyla son şanslarını deniyorlar.

Artık yeter demenin zamanı çoktan geldi de geçti.

Dedelerimizi bu kafalarla yediler, babalarımızı yediler, bizi yediler, bari çocuklarımızı ve onların geleceğini bunlara yem etmeyelim.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 
 
 
Etiketler: “Son, kurşun”, ve, CTP’nin, “kırılışı”,
Yorumlar
Diğer Yazılar
UBP’nin “mini” iç savaşı
Çanlar çalarken UBP ve CTP’ye düşen tarihi görev ve yeni nesil siyaset
Come on Ers!
Çantada keklik CTP!
Ne müdahaleymiş ama!
Solun “ikilemi”, HP’nin “mahallesi”
Müdahale, koltuk sevdası, narkotik
İdeal Aday!
Zor zamanlarda “zorlama” işler…
Zorunlu yazı…Türk solunun(!) yüz yıllık fiyasko süreci
Gündelik seçmeceler!
Seçimler, reklamlar, gerçekler, zerdaliden düdük…
KKTC’nin ultra çakma solcuları ve insanlık
Polisin eline sağlık!
Göz göre göre…
Mizansen ve kağıttan kaplancıklar
“Din” kavramının yeni dünya düzeninde bitişi ve bir avukatın vurguları
Siyasi intihar
Yenisinin etkisi azalmış!
Maskeli Balolu Korku Filmi…
Yanlış hesap mezarlıkta biter…
Diktatörlerin dünyası ve diktatör virüs
Seni gidi seniiiii!!!
NBC ve anılarda Komutan Tahsin Ataizi
Bizi bekleyen “Büyük Değişim”
Cehalet, pislik, hastalık ve din sömürüsü
KORONA ÇORBASI
7. yaşında “doğruluk”… Ve hakettiğimiz!
Şu bizim “emperyalist” virüs…
Kabus bitti gibi, ama dahası var…
BOP’un son perdesi…
Cumhurbaşkanlığı seçim tiyatrosundan sahneler…
Adam gibi bir işi yapamadınız gitti!
Kızımın anlayamadıkları, Salamis Krallığı’nın tuvalet derdi…
KKTC Turizminin tuvalet rantı!
Şaka gibisiniz!
Atıcılık Federasyonu Bataklığı
İki canavar arasında kalmak
Yazık ki ne yazık...
“İki” Başbakan Tatar
Yine becerdik…
Satranç Tahtası ve “Uyuyan Güzeller”
Daha başlamadan Akıncı 1 – Diğer Adaylar 0
Biz uyurken…
İstila, Haç ve Hilal…
Üniversiteleri nasıl batırırız ve sevgili füzemiz!
Mafyanın polis “sevgisi”, uluslar arası dengeler…
Bozuk oyunlar, oyunbozanlar!
“Yeni Dünya” yaratılırken bizim kavgalarımız
Polisi bırak, aynada yüzüne bak!
Poliste organize işler...
Bir Kültür-Sanat Fırtınasının Düşündürdükleri...
Göbek ataraktan işgal protestosu ve “katliam anatomisi”…
Ne manzara ama!
Aziz ve muhterem devletimiz…
Özersay’ın sandalyesi, Akıncı’nın serzenişleri…
Amerika’nın “delisi”, sonu ve işin ucu…
Şaka mısınız siz!!!
Mağduro edebiyatı!
Haksızlıktan hak payı çıkarmanın dayanılmaz hafifliği…
Önemli bir detay...
Şov devam ediyor...
Felsefik geyik muhabbeti ve tersinden dünya!
Yine incilerini döktürdü...
Patlıcan yahnili vicdani ret…
Devletsen gereğini yaparsın...
Kötü yönetim kaderimizdir…
Allah size ne yapsın!!!
İyice dağıttın Cemal Hoca!
Biraz tarih öğren kardeşim!
Hükümetten seçmeceler
Hükümetten seçmeceler
Alın size turizm aklı!!!
Bir uyarı da TC elçiliğine…
Acınacak haldesiniz
Seçmeceler...
Külah nasıl giydirilir...
Müstahakımızdır...
Serbest sömürü ekonomisinin özeti…
Sevsinler aklınızı...
Günahlar ve sevaplar
Çare yok değil…
Hükümete ve “tüccara” tavsiyeler
Bir ülke batıyor, bir millet batıyor...
insanları hayvanlaştırarak aşağılamak
Devletin kasası, polisin yetkileri
Gelişim ve çöküş
Kazanmak mı dediniz!!!
Biraz muharebe, biraz muhasebe
Arama Kurtarma Tatbikatı
Türkiye nereye koşuyor
Manyaklığı akıla sokmayı meslek edinmek
Cinnet cehennemi…
Açık hava mezbahası
Açık hava mezbahası
Akıncı'nın açılımı ve Guterres Belgesi'nin tarihi önemi
Zavallılar tayfası…
Bitmeyen trajedinin son perdesi…
Pislik abidesi memleket...
CTP Gençlikle Rum kardeşleri…
Bir devir kapandı, yenisi açılııyor…
Nereden nereye…
Batış ve hükümetin geleceği
İdeoloji soytarılığı, söz söyleme hakkı…
Palavralar ve gerçekler
Cevaplayalım
Acemiler mangası mı, kahramanlar takımı mı!
Komik olmayın lütfen!
Durum çok ciddi
Dün dündür bugün bugündür, peki yarın?
Hükümete uyarıdır…
UBP’ye açık mektup
Başından sonuna yanlışlar zinciri
Avrupa’nın mandırası…
Kapuskanın Lefkoşalısı
Seçimin tek galibi Derviş Eroğlu’dur…
Siyasette şarlatanlık ve Kıbrıs’ın kaç bucak olduğu...
Vitrindeki seçimlikler
Garga mı vuracan Bay Bakan!
Ünivesite cenneti mi, üniversite çöplüğü mü!!!
Beklenen oldu ve dahası da olacaktır…
Anastasiadis’in incileri
Hükümete ve siyasilere “ince ayar” hatırlatması!!!
İnsan hayatımı, sizin cebiniz mi!!!
Dindarlar ve kindarlar
İşe bak!
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Alanyaspor
16
0
0
1
5
6
2
Fenerbahçe
14
0
0
2
4
6
3
Galatasaray
10
0
2
1
3
6
4
Yeni Malatyaspor
8
0
2
2
2
6
5
Antalyaspor
8
0
2
2
2
6
6
Kasımpaşa
8
0
2
2
2
6
7
Çaykur Rizespor
8
0
2
2
2
6
8
Fatih Karagümrük
8
0
2
2
2
6
9
Hatayspor
7
0
1
1
2
4
10
Sivasspor
7
0
2
1
2
5
11
Gaziantep FK
7
0
1
4
1
6
12
Beşiktaş
7
0
2
1
2
5
13
Başakşehir FK
7
0
3
1
2
6
14
BB Erzurumspor
7
0
2
1
2
5
15
Göztepe
7
0
1
4
1
6
16
Konyaspor
6
0
1
3
1
5
17
Kayserispor
6
0
3
0
2
5
18
Trabzonspor
5
0
3
2
1
6
19
Denizlispor
5
0
3
2
1
6
20
Gençlerbirliği
4
0
3
1
1
5
21
MKE Ankaragücü
1
0
3
1
0
4
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv