Yazı Detayı
02 Ağustos 2017 - Çarşamba 21:26 Bu yazı 268 kez okundu
 
Suyun denize akıtılmasının hiçbir haklı gerekçesi olamaz
Dr Orhan AYDENİZ
aydeniz@kibris.net
 
 

Küresel iklim bozulması nedeniyle çölleşmekte olan ve su kıtlığı çekilen ülkemizde, suyun denize akıtılması, hiçbir gerekçe ile haklı gösterilemez.

 Bu nedenle kişisel görüşüme göre, suyun kullanılmaması ve denize akıtılmasının nedenleri ile sorumluları saptanmalı, teşhir edilmeli, hatta ülke çıkarlarına zarar verdikleri için yargılanmalıdır.

Çünkü anavatandan getirilen suyun denize akıtılması ve ihtiyacı olan yerlere verilememesi, yakın geçmişte seçilmişlerin ihmali, hatası , ideolojik saplantıları, popülist ve sorumsuzca tutumlarından kaynaklanmaktadır.

Kuşkusuz zamanında protokolün uygulanmasını ve gerekli adımların atılmasını engelleyen Belediyeler Birliğinin de  bu olumsuz durumdaki payı unutulamaz.

Bilindiği gibi, 4 aralık 2012’de TC- KKTC Ekonomik ve mali İşbirliği Protokolünde kabul edildiği şekilde  suyun, dağıtılması ve bu bağlamda gerekli yatırımların yapılabilmesi için, ‘Yap İşlet Devret’ modeli ile hizmete sokulması kabul edilmiştir.

Buna rağmen ilgili  yöneticiler, suyun işletilmesine dönük  protokolde belirtilen gerekli işlemleri yapmadılar.

            Suyun işletilmesi ve kullanılabilmesi için gerekli maddi olanağa ve bilgi ile deneyime sahip olmadığımız biliniyordu. Zaten gelen suyun büyük bir kısmının halen denize akması, bu görüşü haklı çıkarmıştır.

 Yetkililerin yakın geçmişteki açıklamalarına göre, 472 km. dağıtım şebekesinin elden geçirilip yenilenmesi ve kayıplar ile kaçakların önlenmesi için  de yaklaşık 600 milyon TL tutarında paraya ihtiyaç vardır. Ayrıca pompalama istasyonları ve arıtma tesisleri için de önemli yatırım yapılması gerekir.

Ancak suyun yönetilmesi ve vatandaşların kullanımına sürülebilmesi için, devletimiz gerekli olan yatırımı yapabilecek maddi güce sahip değildir.

Belediyelerin ise, genellikle topladıkları vergilerle,  personeli bile zorlanarak ödeyebildiği, çağdaş  hizmet sunmadığı ve yatırım yapabilecek güce sahip olmadığı biliniyor.

Ayrıca, ülkemizde mevcut 15 Akiferin tümüne yakınının , aşırı ve sorumsuzca çekim nedeniyle kuruyup tuzlanması ve asırlar boyunca akan Lapta ve Değirmenlik pınarlarının   kurutulması, KKTC hükümetlerinin su yönetiminde başarısız olduğunu kanıtlamaktadır.

Öte yandan, olası çözümden sonra ada çapındaki su kaynaklarının yönetiminin Rum’ların dominant olacağı merkezi federal kuruluşta olmasını ve  tek egemenlik ilkesini kabul eden malum siyasiler ile bunları destekleyenlerin, suyun özel şirket tarafından işletilmesinin öngörülmesini , ‘egemenliğimizin elimizden alınması’ ve ‘suyumuzun peşkeş çekileceği’ safsatası ile, engellemesi ve anavatana karşı karalama kampanyası yürütmesi, sonuçta bize sağlanan sudan vatandaşlarımızın yararlanamamasına sebep olmuştur.

Aslında suyun denize akıtılması en zahmetsiz, kolay, fakat en olumsuz bir seçenektir.  Bunun yerine, hiç olmazsa  gerekli nakil boru sistemi tamamlanana kadar, geçici kanallar açılarak suyun yeraltına sızması sağlanmalı .

Halkımızın daha fazla mağdur olmaması için, sistemin kurulup çalıştırılması ve belirli bir süre sonra da bize devredilmesi için, acilen ‘Yap İşlet Devret’ yöntemine başvurulmalı.

 

 

 
 
 
Etiketler: Suyun, denize, akıtılmasının, hiçbir, haklı, gerekçesi, olamaz,
Yorumlar
Diğer Yazılar
Çevre kirliliğinin sorumlusu kimdir?
Halkımızın seçimde verdiği mesaj doğru okunmalı
Yarınlarımız daha iyi olmalı
Yeni yılda umut ve beklentiler
Kıbrıs’ın Yunanistan’a bağlama idealinden vazgeçilmedi
Yerleşim yerlerimizdeki trafik sorunu
Kanlı Noel’den ders almalıyız
Düzenin değiştirilebilmesi radikal önlemler alınması ile mümkündür
Siyasi partiler çözüm tercihlerini gerekçeleri ile halkımıza açıklamalı
İfade özgürlüğü hiçbir ülkede sınırsız değildir
Halkımız ezici çoğunluğu oyunu partilerin siyasi bakış açısına göre kullanır
Siyasi partilerin ve adayların nüfus politikası nedir?
Mesai başlama ve bitme saatlerindeki trafik sıkışıklığı önlenmeli
Siyasi partiler misyonlarını dürüstçe halkımıza açıklamalı
Çok geç alınmış bir karar
Birleşme tutkusu -saplantısı ve çelişkiler
Devletimize sahip çıkmalıyız
Anavatan düşmanlığı, bindiğimiz dalı kesmektir
Su baskınları, hesap sorma mekanizmasının doğal sonucudur
Yaban yaşamı yok etmek zararımızadır
Ağaç varlığımızı artırmalıyız
Yıkıcı beyin yıkama kampanyalarının sonuçları
Basit sorunlara olsun çare bulunmalı
Laf Cambazlığı
Sürü hayvancılığı modernize edilmeli
Çözüm BM ve AB tarafından engellenmektedir
Mevcut koşullarda müzakerelerden sonuç alınamaz
Varlığımızı sürdürebilmek için bilinçli davranmak zorundayız
Türk ordusunun ayrılması durumunda 2.Girit dramı tekrarlanacak
Ülkemizde basiretli bir nüfus politikası benimsenmeli ve uygulanmalı
Örgütlenmede dikkat edilmesi gereken hususlar
Hükümet halkın şikayetlerini dikkate almalı
İki çatılı çözüm her iki halkın da yararınadır
İki çatılı çözüm her iki halkın da yararınadır
Lefkoşa’daki kötü koku sorunu
Müzakerelerin devamı bizi çökertme tezgahıdır
Atık Sular Değerlendirilmeli
Hükümetlerin başlıca görevi, yasaların uygulanmasını sağlamaktır
Barış sloganı atarak barışı bozacak çözüm seçenekleri desteklenmemeli
Sinsi oyun bozulmalı
Böcekler raflara girmeye başladı
İç saldırılara karşı uyanık olmalıyız
Hükümet gürültü sorununu çözmeli
Kooperatifler devlet kuruluşu değildir
Rum tarafı neden çözümden kaçıyor?
Hem suçlu, hem güçlü olmak
Yazarlar
Anketler
Sizce erken seçim olur mu ?
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Medipol Başakşehir
36
31
3
3
11
17
2
Galatasaray
35
37
4
2
11
17
3
Fenerbahçe
33
34
2
6
9
17
4
Göztepe
30
30
5
3
9
17
5
Beşiktaş
30
29
3
6
8
17
6
Kayserispor
30
25
3
6
8
17
7
Trabzonspor
29
33
4
5
8
17
8
Sivasspor
26
23
7
2
8
17
9
Bursaspor
25
28
6
4
7
17
10
Yeni Malatyaspor
22
21
7
4
6
17
11
Kasımpaşa
19
25
8
4
5
17
12
Akhisarspor
19
22
8
4
5
17
13
Alanyaspor
18
28
9
3
5
17
14
Osmanlıspor FK
17
26
10
2
5
17
15
Antalyaspor
17
19
8
5
4
17
16
Atiker Konyaspor
15
16
10
3
4
17
17
Gençlerbirliği
14
20
9
5
3
17
18
Kardemir Karabükspor
9
14
12
3
2
17
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv