Yazı Detayı
29 Temmuz 2016 - Cuma 10:43 Bu yazı 679 kez okundu
 
Yalvaçlı olmak
Prof. Dr. Ata ATUN
ata.atun@atun.com
 
 

 

 Geçen haftalarda Yalvaç’la ilgili yazdığım yazının o denli ilgi çekeceğini tahmin etmemiştim. Onlarca mesaj ve mail aldım Yalvaç aşıklarından. Ne de çok seveni varmış Yalvaç’ın. Kimi beğendi ve destekledi, kimi az yazmışsın diyerek tatlı tatlı sitem etti, kimi de benim unuttuğum veya da bilmediğim özelliklerini aktardı Yalvaç’ın bana.

Bence Yalvaç bir efsane. Zaten uluslararası tanınmışlığı da neredeyse Hazreti İsa ile birlikte, Hristiyanlığın kuruluş günlerinden başlıyor. Kuruluşuna ait ilk belgeler M.Ö. 6. Yüzyıla dayanıyor. Sonrasında Roma egemenliği var.

Bence Yalvaç’la ilgili en önemli konulardan bir tanesi, M.S. 1 yüzyıl başlarında Aziz Paul ve Aziz Barnabas'ın Hristiyanlığı yaymak için Anadolu’ya yapmış oldukları üç önemli misyoner seferinin ilkinde Antiocheia'yi merkez seçmeleri ve sonra da bana göre Apostolik olduğunu düşündüğüm St.Paul Kilisesi’nin burada inşa edilmesi. Dünya üzerinde Apostolik olan kilise sayısı çok az ve sayı olarak da bu kiliselerin en çok Anadolu’muzda yer almaları da çok ilginç. Japonlar Yalvaç’taki St. Paul kilisesinde hacı olduklarına inandıkları için burayı yoğun bir şekilde ziyaret ediyorlar. 

Geçen yazımda neler unuttuğuma gelince; Neler unutmadım ki…

1200 Yıllarında dikildiği tahmin edilen ve yaklaşık 800 yaşında bir anıt gibi şehrin meydanında yükselen Ulu Çınar ağacı, yerel ismi ile “Çınaraltı”, ilçenin kalbi ve turistler ile Yalvaç'a gelen ziyaretçilerin ilk uğrak ve dinlenme yeri. Çınaraltı’nın doğal bir kliması var adeta. Tam karşısında da tarihi Devlethan camisi yer almakta. Ne zaman yapıldığı resmen bilinmemekle beraber bana mimarisi ve yapım tarzı, 15. Yüzyılda yapıldığını söylemekte.

Ulu Çınar'ın etrafında bulunan Devlethan Camii, Medrese ve Hamam, Yalvaç’ın Selçuklular Dönemi'nde Türklerin yerleşim merkezi olduğuna işaret etmekte. Söylenene göre adını da Selçuklular döneminde bölgeye topluca yerleşen “Yalvaçlılar” adlı Oğuz boyundan almış. Bizim de atalarımızın Oğuz boyundan olması nedeni ile Yalvaç’ta duyduğum bazı kelimelerin Anadolu’nun başka yerlerinde kullanılmamasına rağmen Kıbrıs Türkçesinde kullandığımız kelimelerle birebir benzer olması, aynı boydan geldiğimizi işaret etmekte.

 Yalvaç’ta neredeyse her sokakta içi tamamen taş ile örülmüş bir mahalle fırını var. Bu fırınlarda kullanılan un, binlerce yıldan beri yörede üretilen ve GDO’su ile oynanmamış buğdaydan yapılmış yerel un ve tamamen doğal.  Yalvaçlı kadınlar yıllar içinde hamur mamullerinin ustası olmuşlar. Börekler, çörekler, ekmekler süper kalite ve tatta. “Hamursuz” dedikleri bir tür ekmek-çörek-pide arası bir ürünleri var ki nefis. Özellikle de Haşhaş’lı olanı. Kıtır kıtır, tabirle “yeme de yanında yat” türünden. Yalvaçlılar bu “Hamursuz”u, manda kaymağı ve bal ile birlikte yiyorlar ve bence de bu nedenle, hepsi de çok sağlıklı insanlar. Keşkek’leri, bişi’leri, kıymalı su börekleri ve damat baklavaları var. Tabii damat olduğum için ben de yedim “damat baklavası”ndan. Merak eden, Yalvaç’a damat olur, tadına bakar.

Tarla ve bahçelerde üretilen her ürün Yalvaç’ta çok ucuz. Genelde dükkanlardaki etiketler de diğer illere ve ilçeler kıyasla çok daha düşük. İstanbul, Ankara gibi büyükşehirlere kıyasla yarı yarıya denebilecek düzeyde. Meyve ve sebzeyi kurutma, havasından dolayı burada çok yaygın, çok da leziz oluyorlar. Özellikle de kurutulan meyvelerden yapılan pestiller. Dericilik ise yüzyılların sanatı Yalvaç’ta. Hala daha ayakta kalmayı başarmış durumda, makineleşmenin ve fabrikalaşmanın tüm ekonomik baskılarına rağmen.

Yalvaç’ta kadın-erkek ayırımı yok. Halka açık her yerde kadınlı erkekli oturmayı günlük yaşam tarzına dönüştürmüş Yalvaçlılar. Ramazan ayında Yalvaç’ın içinden geçen küçük çayın kenarına kurulmuş çay bahçesinde Yalvaçlılar, sahura kadar kadınlı erkekli oturup sohbet edip, birlikte zaman geçiriyorlar. Sokakta ise kadına çok saygılılar.

Yalvaç Belediyesi ise herhalde en eskilerden, 1864 yılında kurulmuş. Daha ortalıkta Belediye kavramı yokken, Yalvaç’ta bundan 150 sene evvel Belediye hizmet vermeye başlamış…

Gitmemiş olanlara tavsiye derim. Gidin görün, medeniyetin baştan çıkarıp, geleneğini, göreneğini, mimarisini ve insanını bozamadığı, Avrupa’nın “Yavaş Şehir” –Citta Slow- tescilli  Yalvaç ilçemizi. 


 
Ata ATUN

 
 
 
Etiketler: Yalvaçlı, olmak,
Yorumlar
Diğer Yazılar
Rum liderin timsah gözyaşları
ABD ile AB’nin ticaret savaşı
Suudi Arabistan kulvar değişiyor
Türkiye Rumların asırlık oyununu fena bozdu
1964 Johnson mektubunun perde arkası
Sağduyu sahibi akil adamlar
Rum Başkanlık seçimleri
Rumları iyi okumak gerekli
KKTC Seçimlerinden aldığım mesaj
Rum Ortodoks Kilisesinin Filistinlilere kazığı
Geçmişten bir yılbaşı gecesi
Kıbrıs konusu da BM’de sonuçlanmalı
Kıbrıs’ta çözümün modeli değişiyor
İsrail’in ABD vesayeti
ABD ve Türkiye
Rumların Enerji İttifakı
ABD’deki tiyatro
Rumlardan yeni bir oyun daha
Türkiye’nin yardımları ne zaman başladı?
Görevim takiyye yapmaktadır
Kızılay Yardımları ve Rumlar
Anastasiadis hala hayal peşinde
İzini bırakıp giden babam Hakkı Atun
Suudi Arabistan’da neler oluyor?
KKTC-Türkiye arasında yeni ticaret anlayışı
İstanbul’a 3’cü Havalimanı gerekli miydi?
Kocaeli Kartepe Zirvesi
Rumların garantisi mi?
Ortak devlet kurulacak Rumları tanımak gerek
Kredilerde, “Hayat Sigortası” aldatmacası
Vize krizi niye çıktı?
Rumların akademik ambargosu
Rumların garantisi
Propaganda amaçlı Rum yardımlarına vergi
Paralı vatandaşlık
Kıbrıs müzakereleri başlayacak mı?
Yeni bir müzakere olacak mı?
Kıbrıs müzakerelerini sabote eden kim?
“Enosis’e veda” korkusu
Rumların AB üyeliğinin nedeni
Camilerin ve Okulların sayısı
Türkiye’nin göçmen politikası ve Avrupa’nın rahatı
Rumların KKTC’yi istimlak cüreti!
Rumların hayal gücü sınırsız
Kıbrıs konusu boyut değiştiriyor
Kıbrıs’ta azınlık olmak
Böylesi çirkin politikaya şapka çıkarılır
YPG ve KKTC
Eğitim sistemimiz ve Anayasamız gözden geçirilmeli
BM Kıbrıs Parametreleri tabu mu?
Kıbrıs nasıl bölündü
Şafak Nöbeti ve Ortega Raporu
15 Temmuz Kalkışmasında TSK ve Halk
Anastasiadis’in politik iflası
AB, Kıbrıs (Rum) ve Türkiye
Kıbrıs konusu: Adjurned sine die
Rum basınında gerçekçi yazılar
Rumların genetik araştırma tezgahı
Rumlar asker sayısını arttırıyor
Rumların izolasyon baskısına tık yok!
Avustralya’dan bir başarı öyküsü
Cenevre’de Güvenlik ve Garantiler tuzağı
Kıbrıs’ta Temmuz kerameti
Geçmişten ders almak
Eide: Deniz bitti
Ortadoğu’da bilmediğimiz anlaşmalar
Kürtler bağımsızlık ve tanınma istiyor, ya Biz?
Anatasiadis’ten hata üstüne hata
AB’nin yeni tezgahı
Yunanistan darbecileri niye koruyor
Türkiye AB ilişkileri ne olmalı?
Siyasi çarpıtma
Rumların politik manevralarına hayranım
Kıbrıs’ta Rum olmayana yer yoktur
Rumların İnsan Hakları çirkinliği
Anastasiadis bizi tebaası mı sanıyor
Anastasiadis yüksekten uçuyor
KKTC’de de referandum gerek
Rumların doğalgaz hüsranı
Haçlı ruhu gene hortladı
Rumların kompleksine bakın
Anastasiadis: “Kıbrıslı Hellenizm”
Rumların bitmeyen Bizans oyunları
Agona kelimesini hiç duydunuz mu?
Kıbrıs (Rum) Cumhuriyeti donanması
Türkiye-Rusya ve bölgesel denge
Türk-Rus yakınlaşması AB’yi korkutuyor
Rumları çok iyi anlıyorum!
Rumlarda sancı başladı
RUMLAR SAVAŞ TAZMİNATI İSTEYECEKLERMİŞ
Hristi terörist
İngiltere Garantiler konusunda takiyye yapıyor
Akıncı neyi müzakere edecek
Muhtar Anastasiadis
Yarını 1960 ile kıyaslamak
Cenevre depremi
Türkiye, Kıbrıs ve BM
Cenevre’de Rumların Bizans taktiği
Rumların benzin ambargosu
Kıbrıs’ta tavizler felaketimiz olacak
21. yüzyılın ilk garantörlük anlaşması
Anastasiadis’den bir başka yalan daha
AB Cenevre’de taraf mı oluyor?
Garantörlüğü kendi ellerimizle yıktık
Müzakere döneminde hedef şaşırtma oyunu
Rumlar niye garantilerin kalkmasını istiyor
Garantiler varken neler olmuştu hatırlayalım
Mont Pelerin’de verdiklerimiz
Mont Pelerin ve sonrası
Rumlar Sadrazam’a karşıymış
Moldova ve Sendikal haklar
KKTC’de İlahiyat Kolejine neden karşı çıkılıyor
İsviçre’de 29+ Tuzağı benzerine düşülmemeli
Almanya’nın garantörü AB dışında bir ülke
Batı’nın uzun vadeli Orta Doğu Planları
Belediyeler su konusundaki yanlışlığa son vermeli
ABD İmparatorluğu düşüş sürecinin eşiğinde
Anadolu’dan Su ve Elektrik
Müzakerelerde takvimi Türk tarafı koymalı
Anastasiadis’in Güvenlik ve Garantiler paranoyası
Türkiye’nin durdurulamaz yükselişi
Rumların müzakerelerden beklentisi çok yüksek
Kıbrıs müzakerelerine halklar ne diyor
KKTC’de Türkiyelileri vatandaş yapmamanın itirafı
Türkiye bunları haketmiyor
Elimizdeki en güçlü koz “Garantiler”
Markulli’nin Timsah Gözyaşları
Ortadoğu kaynamaya başladı
Kıbrıs’ın Yunanistan tarafından işgali
ABD’nin yeni silahları
İran’a neler oluyor
Küresel politika ve uluslararası ilişkiler
Türkiye-Rusya ilişkileri ve Batı
Cumhurbaşkanını kimler yanıltıyor
Anastasiadis istediklerini almış
ABD Nükleer bombalarını geri istiyor
Hrisostomos ve Rumlar hayal içinde
Dört Rum’a bir Türk
Rumun çirkin yüzü
15 Temmuz darbesi ve PKK terörü
Citta Slow Yalvaç’ta yaşamak
Bir çınar daha göçtü
Neler olmuş bize (2)
Neler olmuş bize (1)
Rumların tek bildiği Türkiye’yi suçlamak
Rusya’nın Amacı Belli
Yazarlar
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Başakşehir
27
0
1
3
8
12
2
Galatasaray
23
0
3
2
7
12
3
Kasımpaşa
22
0
4
1
7
12
4
Yeni Malatyaspor
21
0
3
3
6
12
5
Antalyaspor
20
0
4
2
6
12
6
Ankaragücü
19
0
5
1
6
12
7
Beşiktaş
18
0
4
3
5
12
8
Göztepe
18
0
6
0
6
12
9
Konyaspor
17
0
3
5
4
12
10
Trabzonspor
16
0
4
4
4
12
11
Sivasspor
14
0
4
5
3
12
12
Bursaspor
13
0
3
7
2
12
13
Fenerbahçe
13
0
5
4
3
12
14
Akhisar Bld. Spor
12
0
6
3
3
12
15
Kayserispor
12
0
6
3
3
12
16
Alanyaspor
12
0
8
0
4
12
17
Bb Erzurumspor
11
0
5
5
2
12
18
Çaykur Rizespor
8
0
6
5
1
12
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv