Yazı Detayı
22 Şubat 2019 - Cuma 12:36 Bu yazı 595 kez okundu
 
Aziz ve muhterem devletimiz…
Ediz TUNCEL
 
 

Aziz ve muhterem devletimizin gündemini işgal eden, aciliyet arzeden  meşguliyetlerine ve bu meşguliyetlerin diğer konulara göre önceliklerine baktığımızda sıralama gerçekten çok mühim ve gerçekten de dikkate değer:

Kürtajı yasal olarak 10 haftadan 12 ya da 14 haftaya çıkaralım, istenmeyen gebeliklere son verelim!
Askere gitmek istemeyen, eline silah almak istemeyen vicdani retçilerimiz var, hepsi itti bitti gitti, bu meseleye acilen bir çözüm bulmamız lazım!
Sabıkası olmayan gece kulübü çalıştırabilir, çaktırmadan kadın pazarlayıp vergisini de devlete ödeyebilir, devlet bu iğrençliğe “taraflar” aziz ve muhterem devletimizin yasalarına uyduğu sürece hiçbir sorun yok, al gülüm ver gülüm şeklinde saadet zincirimiz devam edebilir, aksi takdirde,  vatandaşın sabıkası varsa, gece kulübü çalıştıramaz!
Ne olacak bu Kıbrıs meselesi, her kafadan bir ses, kimi federasyon diyor kimisi yaşasın KKTC diyor, kimisi de (örneğin Kudret Özersay) ne birini ne de ötekini savunmuyor, sadece Rumu uzlaşmazlıkla suçluyor, ancak kendi fikrini de asla ortaya koymuyor, hem İsa’ya hem de Musa’ya yaranmanın yollarına bakıyor, dengeleri idare etmeye çalışıyor…

Peki memleketin esas sorunları neler?

Eğitim sisteminde çaresi olan sıkıntılar, ki bu sıkıntıların temel sebebi ülkeyi ve eğitimi yönetenlerin acizliği ve beceriksizliğidir.
Sağlık sistemindeki sıkıntılar, ki bu sıkıntıların temel sebebi nüfusu belli olmayan bir ülkede kısa, orta ve uzun vadede sağlık planlamaları yapılamamasıdır.
Ulaştırma ve trafikte yaşanan ölümcül sorunlar, sıkıntılar, ki bu sorunların temel sebebi yine devleti yönetenlerin beceriksizliği ve sorumsuzluğudur.
Ekonomik yönden giderek daha büyük bir batağa saplanılması, giderek daha çok tüketim toplumu haline gelmek, üretimin giderek daha kısıtlı ve sınırlı hale gelmesi, toplumun genelinin gelir düzeyinin giderek daha da azalması, devletinse sırf maaşları ödeyebilmek adına halkı soyup soğana çevirmesi.
Sorma gir hanı haline gelen ülkedeki asayiş sorunu, akla hayale gelmeyecek suç türleri ve oranlarındaki akla hayale gelmeyecek artışlar, ki bunların da temel sebebi ülkeyi yönetenlerin beceriksizliği ve acizliğidir.
Uyuşturucu belasının artık ülkenin her köşesine yerleştiği gerçeği, ki bunun da temel sebebi yine ülkeyi yöneten siyasi erkin basiretsizliğidir, beceriksizlğidir.
Kara para aklama sistemlerinin envai türünün ülkeye iyice yerleşmiş olması, dolayısıyla ülkenin bir mafya ve haydut yatağına dönüşmesi.
Genel olarak siyaset anlayışının artık tam anlamıyla kokuşmuş olması.
Ülkenin sığınılacak tek liman olan ve herşey yıkılsa bile güvenilebilecek tek kurum olarak ayakta kalması gereken adalet sisteminin hareket alanlarının daralması, kör topal, ağır aksak işlemesi, altyapısının giderek daha sorunlu hale gelmesi,  artık bazı yasaların çağdışı kalması, sistemin tamamen tıkanma noktasına doğru gitmesi, bazı durumlarda, yasalar çerçevesinde değil de insiyatif çerçevesinde alınan ve kamu vicdanına tamamen ters düşen kararlar neticesinde adaletin adaletsiz bir görüntü sergilemesi, alt mahkemelerde alınan kararların nerdeyse yarısının çeşitli sebeplerle üst mahkemelerde bozulmasıyla mahkemelere duyulan güvenin giderek daha çok sarsılmaya başlaması, siyasi erkin de işine gelmeyen mahkeme kararlarına uymayarak, adalet ve hukuk sistemini kasten ve bilinçli şekilde baltalaması.
Ülkede ve halk arasında genel olarak huzurun bozulmuş olması, ülkede ganimet ve sömürü düzeninde hiçbir düzelme olmaması, ülke kaynaklarının sadece mutlu bir azınlığın sömürüsüne verilmesi.

On tane sorun yeter mi!

Aslında bu liste değil on, yüz, hatta bin bile olabilir, ama genel olarak bu kadarı yeter…

İdareyi elinde bulunduran siyasi erk ne yapıyor, önceliği ne?

Uçkuruna sahip olamayanların istenmeyen çocuklarını katletmek için yasal kılıf uydurmaya çalışıyor!

Yaşadığı ortamdan bihaber numarasına yatıp da kendini alemin “insancılı” diye pazarlamaya çalışan ödlek tayfasının askere girmemesi için abuk subuk işler peşinde koşturuyor!

Pezevenklik yapmanın yasal kıstasları neler olmalıdır, bunlarla uğraşıyor!

Peki başka?

Bir de, memurların düşüncelerini ifade etmek özgürlüğünü kısıtlamakla uğraşıyor.

Neymiş efendim, “Kamu görevlileri, bağlı bulundukları kurumca yetkili kılınmadıkça kurumlarının hizmet politikası veya hizmetlerin yürütülmesiyle ilgili olarak ve/veya kurumu ile ilgili yanıltıcı bilgi vererek olumsuz etki yaratacak şekilde basın ve yayın organları ve/veya elektronik haberleşme araçları, sosyal medya aracılığıyla yazılı veya sözlü bilgi ve demeç veremezmiş”…

Hade ordan!!!

Lafta demokratik bir yönetimle yönetildiğimizi biliyoruz da Gestapo tarafından yönetildiğimizi bilmiyorduk, öğrenmiş olduk!

Pek ama, aziz ve muhterem devletimin Gestapo özentisi yöneticileri, siz şu noktaları hiç akıl etmediniz mi;

Ala güzel, kamu görevlisi bağlı bulunduğu kuruma yönelik olarak şunu bunu yapamaz diyorsunuz, peki ama Memur A, bağlı bulunduğu zırt bakanlığıyla ilgili olarak değil de pırt bakanlığıyla ilgili yorum yaparsa, bilgi verirse, demeç verirse, bu da hoşunuza gitmezse ne olacak!!!...Bu sefer de hiçbir devlet görevlisi idare ile ilgili hiçbir konuda yanıltıcı veya olumsuz açıklama, yorum filan yapamaz mı diyeceksiniz!!!
Kamu görevlilerinin yapacağı açıklamaların, vereceği bilgilerin olumsuz veya yanıltıcı nitelikte olduğuna kim nasıl karar verecek? Bilgi sana göre yanlış, bana göre doğru olabilir, veya tam tersi de olabilir, bilginin mahiyetinin ne olacağına, neye göre algılanacağına, bu algının suç kapsamına nasıl sokulacağına, kim nasıl karar verecek!!!

Şimdi bir zahmet oturun, dersinizi baştan çalışın, doğmamış çocukların hayat hakkını da gasbetmeyi bir tarafa bırakın, onca sorun dururken kaybettiğiniz insanlığı ve insanlık onurunu geri kazanmaya bakın…

 

 
 
 
Etiketler: Aziz, ve, muhterem, devletimiz…,
Yorumlar
Diğer Yazılar
Cumhurbaşkanı Tatar’a bazı hatırlatmalar
Erhan Arıklı’ya saldırmanın dayanılmaz hafifliği
Vah zavallı biz…
Biri desteksiz atar, öteki desteksiz destekler!
Psikopat bücürüğün marifetleri
Polise karşı histerik linç…
Çuvallamanın tarihçesi yazmak ve UBP
Eleştirel bakış açısındaki fark!
Müslümanlığın geldiği nokta ve bundan sonrası…
Uyuşturucu, Hükümet, Virüs…
Gör beni göreyim seni hükümeti…Kerizlerin virüsü
Siyasetin günahkarları ve uyuşturucu kartelleri
Atatürk’ü anarken…UBP çuvallarken
UBP’de artık zaman kaybına gerek yok!
UBP’nin “mini” iç savaşı
Çanlar çalarken UBP ve CTP’ye düşen tarihi görev ve yeni nesil siyaset
Come on Ers!
“Son kurşun” ve CTP’nin “kırılışı”
Çantada keklik CTP!
Ne müdahaleymiş ama!
Solun “ikilemi”, HP’nin “mahallesi”
Müdahale, koltuk sevdası, narkotik
İdeal Aday!
Zor zamanlarda “zorlama” işler…
Zorunlu yazı…Türk solunun(!) yüz yıllık fiyasko süreci
Gündelik seçmeceler!
Seçimler, reklamlar, gerçekler, zerdaliden düdük…
KKTC’nin ultra çakma solcuları ve insanlık
Polisin eline sağlık!
Göz göre göre…
Mizansen ve kağıttan kaplancıklar
“Din” kavramının yeni dünya düzeninde bitişi ve bir avukatın vurguları
Siyasi intihar
Yenisinin etkisi azalmış!
Maskeli Balolu Korku Filmi…
Yanlış hesap mezarlıkta biter…
Diktatörlerin dünyası ve diktatör virüs
Seni gidi seniiiii!!!
NBC ve anılarda Komutan Tahsin Ataizi
Bizi bekleyen “Büyük Değişim”
Cehalet, pislik, hastalık ve din sömürüsü
KORONA ÇORBASI
7. yaşında “doğruluk”… Ve hakettiğimiz!
Şu bizim “emperyalist” virüs…
Kabus bitti gibi, ama dahası var…
BOP’un son perdesi…
Cumhurbaşkanlığı seçim tiyatrosundan sahneler…
Adam gibi bir işi yapamadınız gitti!
Kızımın anlayamadıkları, Salamis Krallığı’nın tuvalet derdi…
KKTC Turizminin tuvalet rantı!
Şaka gibisiniz!
Atıcılık Federasyonu Bataklığı
İki canavar arasında kalmak
Yazık ki ne yazık...
“İki” Başbakan Tatar
Yine becerdik…
Satranç Tahtası ve “Uyuyan Güzeller”
Daha başlamadan Akıncı 1 – Diğer Adaylar 0
Biz uyurken…
İstila, Haç ve Hilal…
Üniversiteleri nasıl batırırız ve sevgili füzemiz!
Mafyanın polis “sevgisi”, uluslar arası dengeler…
Bozuk oyunlar, oyunbozanlar!
“Yeni Dünya” yaratılırken bizim kavgalarımız
Polisi bırak, aynada yüzüne bak!
Poliste organize işler...
Bir Kültür-Sanat Fırtınasının Düşündürdükleri...
Göbek ataraktan işgal protestosu ve “katliam anatomisi”…
Ne manzara ama!
Özersay’ın sandalyesi, Akıncı’nın serzenişleri…
Amerika’nın “delisi”, sonu ve işin ucu…
Şaka mısınız siz!!!
Mağduro edebiyatı!
Haksızlıktan hak payı çıkarmanın dayanılmaz hafifliği…
Önemli bir detay...
Şov devam ediyor...
Felsefik geyik muhabbeti ve tersinden dünya!
Yine incilerini döktürdü...
Patlıcan yahnili vicdani ret…
Devletsen gereğini yaparsın...
Kötü yönetim kaderimizdir…
Allah size ne yapsın!!!
İyice dağıttın Cemal Hoca!
Biraz tarih öğren kardeşim!
Hükümetten seçmeceler
Hükümetten seçmeceler
Alın size turizm aklı!!!
Bir uyarı da TC elçiliğine…
Acınacak haldesiniz
Seçmeceler...
Külah nasıl giydirilir...
Müstahakımızdır...
Serbest sömürü ekonomisinin özeti…
Sevsinler aklınızı...
Günahlar ve sevaplar
Çare yok değil…
Hükümete ve “tüccara” tavsiyeler
Bir ülke batıyor, bir millet batıyor...
insanları hayvanlaştırarak aşağılamak
Devletin kasası, polisin yetkileri
Gelişim ve çöküş
Kazanmak mı dediniz!!!
Biraz muharebe, biraz muhasebe
Arama Kurtarma Tatbikatı
Türkiye nereye koşuyor
Manyaklığı akıla sokmayı meslek edinmek
Cinnet cehennemi…
Açık hava mezbahası
Açık hava mezbahası
Akıncı'nın açılımı ve Guterres Belgesi'nin tarihi önemi
Zavallılar tayfası…
Bitmeyen trajedinin son perdesi…
Pislik abidesi memleket...
CTP Gençlikle Rum kardeşleri…
Bir devir kapandı, yenisi açılııyor…
Nereden nereye…
Batış ve hükümetin geleceği
İdeoloji soytarılığı, söz söyleme hakkı…
Palavralar ve gerçekler
Cevaplayalım
Acemiler mangası mı, kahramanlar takımı mı!
Komik olmayın lütfen!
Durum çok ciddi
Dün dündür bugün bugündür, peki yarın?
Hükümete uyarıdır…
UBP’ye açık mektup
Başından sonuna yanlışlar zinciri
Avrupa’nın mandırası…
Kapuskanın Lefkoşalısı
Seçimin tek galibi Derviş Eroğlu’dur…
Siyasette şarlatanlık ve Kıbrıs’ın kaç bucak olduğu...
Vitrindeki seçimlikler
Garga mı vuracan Bay Bakan!
Ünivesite cenneti mi, üniversite çöplüğü mü!!!
Beklenen oldu ve dahası da olacaktır…
Anastasiadis’in incileri
Hükümete ve siyasilere “ince ayar” hatırlatması!!!
İnsan hayatımı, sizin cebiniz mi!!!
Dindarlar ve kindarlar
İşe bak!
Gazete Manşetleri
En Çok Okunanlar
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Beşiktaş
81
0
6
6
25
37
2
Fenerbahçe
76
0
7
7
23
37
3
Galatasaray
75
0
8
6
23
37
4
Trabzonspor
64
0
7
13
17
37
5
Sivasspor
58
0
7
16
14
37
6
Alanyaspor
57
0
13
9
16
38
7
Hatayspor
57
0
12
9
16
37
8
Gaziantep FK
54
0
11
12
14
37
9
Göztepe
51
0
12
12
13
37
10
Fatih Karagümrük
51
0
12
12
13
37
11
Konyaspor
45
0
14
12
11
37
12
Çaykur Rizespor
45
0
14
12
11
37
13
Antalyaspor
43
0
13
16
9
38
14
Başakşehir FK
43
0
16
10
11
37
15
Yeni Malatyaspor
41
0
14
14
9
37
16
Kasımpaşa
40
0
17
10
10
37
17
Kayserispor
39
0
16
12
9
37
18
MKE Ankaragücü
38
0
19
8
10
37
19
BB Erzurumspor
37
0
19
10
9
38
20
Gençlerbirliği
35
0
20
8
9
37
21
Denizlispor
28
0
21
10
6
37
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv