Yazı Detayı
04 Şubat 2019 - Pazartesi 12:31 Bu yazı 571 kez okundu
 
Şaka mısınız siz!!!
Ediz TUNCEL
 
 

Var olan çocuklarımızın canını, geleceğini koruyamıyorsunuz, doğmamış çocukların da canına kastetmeye kalkışıyorsunuz…

Siz şaka mısınız, nesiniz, aklınızı hangi tür peynir ekmekle yediniz!!!

Anne rahmindeki 14 haftalık bir bebeğin kürtajla alınmasını yasallaştırmak düpedüz bebek cinayetlerine çanak tutmaktır, cinayetlere ortak olmaktır…

Doğmuş olanları zaten koruyamıyorsunuz, doğmamış olanları da yasal zemin hazırlayarak katlettirmekle hangi akla hizmet edeceksiniz?

Daha doğrusu, hangi şerefsiz, onursuz mahlukatlara hizmet edeceksiniz?

Anne rahmindeki 14 haftalık bir bebek tüm temel gelişimini tamamlamıştır, tüm iç ve dış organları fonksiyonel olarak çalışmaya başlamıştır, sinir sistemi yeterince gelişmiştir, acı duyan, hisseden, tepki verebilecek duruma gelen bir canlıdır…

Ve siz hükümet olarak böyle bir canlının “istenmediği” durumlarda katledilmesini yasallaştıracaksınız, öyle mi!!!

Anladık, siz devlet filan değil, bir bakkalı bile yönetemezsiniz, elinize düştük diye canımız Allah’a emanet,  burası artık açık ve net!

Ama siz kimsiniz ki anası veya babası, veya ikisi birden istemiyor diye bir bebeğin canına kastedeceksiniz, kastedilmesi için yasal zemin hazırlayacaksınız!

Nasıl bir aklınız var, nasıl bir ruh haliniz var!

Bebek istemeyenler önce uçkurlarına sahip çıkmayı öğrensinler, uçkurlarına sahip çıkamazlarsa da “eşşek gibi” ana babalık yapmayı öğrensinler…

Ha, diyebilirsiniz ki gelişim bozuklukları olan ve tıbben doğumu sakıncalı olan bebeklerin doğmadan yaşamları sonlandırılabilir veya sonlandırılmalıdır.

Bu bile tartışılabilir, tıp ne kadar gelişmiş olursa olsun bir bebeğin doğum öncesi fiziksel ve zihinsel bozukluklarının derecesine tam olarak teşhis koyamaz,  karar veremez.

Tıbben bir hamilelik 6-10 hafta arasındaki süreçte sonlandırılabiliyor, bu süre içinde anne ruhsal durumu darmadağın olsa bile fiziksel anlamda fazla zarar görmüyor, bebek de öldürüldüğünü farkedecek, acı çekecek durumda sayılmıyor…

Ama bunu yapmak bile bir cinayettir.

Anne karnında bir canlı yaşamaya başlamış, bir hayat başlamış, sen o hayatı abuk subuk sebeplerle alıyorsun…

Bırakın insan yavrusunu, hayvan yavrusuna bile bunu yapmaya kimsenin hakkı yoktur.

Bunları da kontrol altına almanın çarelerine bakın.

Şahsen tamamen karşı olmama rağmen istenmeyen hamilelikler oldukça kürtaj meselesini

tamamen sonlandırmak, yasal olarak bitirmek mümkün değil.

Bir tarafta, bu işi kaçak olarak yapan, istenmeyen hamilelikleri farklı dönemlerde sonlandıran,  sadece alacağı paraya odaklanan doktor kılıklı ahlaksızlık abideleri her zaman olacaktır…

Diğer tarafta, istemeden hamile oldum, ya gayrımeşrudur, ya da ekonomik olarak bu çocuğa bakamam diyecek ve öyle ya da böyle o çocuktan kurtulmak için farklı yollara başvuracak olanlar da hep olacaktır…

Ancak, temel gelişimini tamamlamış, henüz görmese de, duymasa da, kalbi atan, hisseden, temel yaşam fonksiyonlarının hepsini bir tamam yerine getiren, ancak hiçbir şekilde kendisini savunamayan bir canlının sırf istenmiyor diye öldürülmesine yasalarla izin vermek, çanak tutmak, sadece cinayete ortaklık etmek değil, düpedüz onursuzluk ve şerefsizliktir de…

Aklınızı başınıza toplayın, aksi takdirde bu memlekete dünyanın dört bir yanından çocuğundan kurtulmak isteyenler doluşur, memleketin her köşesini doğmamış bebek cesetleriyle doldurursunuz ve değil sadece bu dünyada, öteki dünyada da huzur bulamazsınız…

………………………………….

Belirli dönemlerde tekrar eden ve senaryosu hiç değişmeyen bir döngümüz var.

Türkiye’deki iktidarın bir veya birden çok temsilcileri ya Kıbrıs’a gelerek, ya da Türkiye’den Kıbrıs konusunda çam üstüne çam devirme yarışına girerler,  ahkam keserler, Kıbrıslı Türklerin Rumlara karşı savunuculuğuna soyunurlar, bunu yaparken de kaş yapayım derken göz çıkarırlar,  bir taraftan Kıbrıslı Türk “vatan hainlerine” verip veriştirirler, Kıbrıs Türkünün kültürel yapısına, siyasi ve sosyal değerlerine, ve keza tüm maddi ve manevi boyuttaki toplumsal değerlerine yön vermeye çalışırlar, algı operasyonlarıyla gereksiz tartışma ortamları yaratırlar, satılık anketör müsveddeleriyle seçimlerine müdahale ederler,  diğer taraftan sanki Kıbrıs Türkünün de seçilmiş temsilcileriymiş gibi ahkam keserler, hal ve tavırlarındaki, söylemlerindeki tahrik had safhaya ulaşır, Türkiye içinde sebep oldukları sıkıntılardan hiç ders çıkarmazlar, aynı hataları Kıbrıs’ta da uygulamaya sokarlar,  sanki da kendilerine Kıbrıs Türk toplumu içinde kendilerine özellikle düşman yaratma gayreti içindedirler, sanki da kasten böl ve yönet politikasını uygulamaya çalışırlar…

Son marifetleri de Türkiye’de yaratılan dindar ama kindar toplumsal yapının tohumlarının da Kıbrıs’ta atılması için özel gayret sarfetmeleridir…

Buna karşılık, Kıbrıs Türkünün içinden bu tahriklere kapılanlar kontrolsüz tepkiler ortaya koyarlar, söylemlerinde ve itirazlarında esas ince noktayı kaçırırlar, işi gereksiz ağız dalaşına döndürürler, çekilmek istenen tuzağa tıpış tıpış düşerler.

Kıbrıs Türkünün içinden çıkarak, galeyana gelip de kontrolsüz tepkiler ortaya koyanlara karşı da memleketteki iğrenç statüko ve ganimet düzeninden beslenen hırsız, arsız, ganimetçi yüzsüzler tayfası göstermelik tepkiler ortaya koyar, böylece taraflar  arasında çatışma başlar,  böylece toplum tam anlamıyla ikiye bölünmüş olur, ve yine böylece, “benden olanlar ve olmayanlar” temelinde gelişen böl ve yönet politikası da kusursuzca devreye girer, daha doğrusu, var olan bu politikanın devamı sağlanır, kayedilen toplumsal barış asla geri gelmez, kaos ve sorunlar devam eder, sorunlardan beslenenlerin varlığı da aynen devam eder…

Böylece senaryo bir kez daha kusursuzca devreye girer, ya da kusursuzca devamı sağlanır, tarih tekerrür etmeye devam eder…

Oyuncuların tipi ve duruşu ise asla değişmez, en azından elli senedir hep aynı kılıktadırlar;

Memleketteki en sıkı milliyetçilere baktığınızda, hemen hepsi de statükodan beslenen, milletin ve devletin kanını emen, ganimette ve arsızlıkta sınır tanımayan, devleti ve milleti sömürülecek “mallar” olarak gören,  her dönemin adamı pozisyonundaki ahlaksız sürüsüdürler, ki devir değişse, tekerlek dönse, yarın bir anlaşma olsa, hepsi de bir numaralı Rum dostu olacak ve bugüne kadar bol bol yalakalık yaptıkları ve gelen giden iktidarlarından destek aldıkları  Türkiye’ye de anında arkalarını döneceklerdir…

Diğer taraftan, bunların karşısında olduğunu iddia eden ve “sözde ortak gaylesi Türkiye’nin emperyalist tavırlarına karşı çıkmak olan”, bir taraftan insan hakları havarisi geçinen diğer taraftan ise her iktidara geldiğinde insan haklarının anasını ağlatan solcu kesim vardır…

Bugüne kadar gündüz kavga ettikleriyle gece hırsızlığa beraber çıkan, muhalefetteyken eleştirdiklerini  iktidara geldiğinde yapmaktan hiç çekinmeyen, hem utanmaz, hem arlanmaz, hem yüzsüz, hem suçlu hem de güçlü olan, aynı zamanda ise kendi içinde tam anlamıyla çeteleşen, eleştirilere asla tahammülü olmayan, eline imkan geçtiğinde bile asla sorunlara çözüm üretmeyen, çözüm üretir gibi yapıp da sorunlara sorun katan, memleketteki sorunların gökten inecek vahiylerle çözümlenmesini bekleyen, hasbel kader biri memlekete bir iyilik yaparsa da o iyiliği sahiplenmekte hiçbir sakınca görmeyen, yüzüne tükürülse yağmur yağdı zanneden, Rumun insafa gelip de kendilerini adam yerine koymasını bekleyen kesimdir bu solcu kesim...

İşte manzara bu, senaryo bu, senaristler ve oyuncular bunlar…

Şaka gibiler…

 
 
 
Etiketler: Şaka, mısınız, siz!!!,
Yorumlar
Diğer Yazılar
Cumhurbaşkanı Tatar’a bazı hatırlatmalar
Erhan Arıklı’ya saldırmanın dayanılmaz hafifliği
Vah zavallı biz…
Biri desteksiz atar, öteki desteksiz destekler!
Psikopat bücürüğün marifetleri
Polise karşı histerik linç…
Çuvallamanın tarihçesi yazmak ve UBP
Eleştirel bakış açısındaki fark!
Müslümanlığın geldiği nokta ve bundan sonrası…
Uyuşturucu, Hükümet, Virüs…
Gör beni göreyim seni hükümeti…Kerizlerin virüsü
Siyasetin günahkarları ve uyuşturucu kartelleri
Atatürk’ü anarken…UBP çuvallarken
UBP’de artık zaman kaybına gerek yok!
UBP’nin “mini” iç savaşı
Çanlar çalarken UBP ve CTP’ye düşen tarihi görev ve yeni nesil siyaset
Come on Ers!
“Son kurşun” ve CTP’nin “kırılışı”
Çantada keklik CTP!
Ne müdahaleymiş ama!
Solun “ikilemi”, HP’nin “mahallesi”
Müdahale, koltuk sevdası, narkotik
İdeal Aday!
Zor zamanlarda “zorlama” işler…
Zorunlu yazı…Türk solunun(!) yüz yıllık fiyasko süreci
Gündelik seçmeceler!
Seçimler, reklamlar, gerçekler, zerdaliden düdük…
KKTC’nin ultra çakma solcuları ve insanlık
Polisin eline sağlık!
Göz göre göre…
Mizansen ve kağıttan kaplancıklar
“Din” kavramının yeni dünya düzeninde bitişi ve bir avukatın vurguları
Siyasi intihar
Yenisinin etkisi azalmış!
Maskeli Balolu Korku Filmi…
Yanlış hesap mezarlıkta biter…
Diktatörlerin dünyası ve diktatör virüs
Seni gidi seniiiii!!!
NBC ve anılarda Komutan Tahsin Ataizi
Bizi bekleyen “Büyük Değişim”
Cehalet, pislik, hastalık ve din sömürüsü
KORONA ÇORBASI
7. yaşında “doğruluk”… Ve hakettiğimiz!
Şu bizim “emperyalist” virüs…
Kabus bitti gibi, ama dahası var…
BOP’un son perdesi…
Cumhurbaşkanlığı seçim tiyatrosundan sahneler…
Adam gibi bir işi yapamadınız gitti!
Kızımın anlayamadıkları, Salamis Krallığı’nın tuvalet derdi…
KKTC Turizminin tuvalet rantı!
Şaka gibisiniz!
Atıcılık Federasyonu Bataklığı
İki canavar arasında kalmak
Yazık ki ne yazık...
“İki” Başbakan Tatar
Yine becerdik…
Satranç Tahtası ve “Uyuyan Güzeller”
Daha başlamadan Akıncı 1 – Diğer Adaylar 0
Biz uyurken…
İstila, Haç ve Hilal…
Üniversiteleri nasıl batırırız ve sevgili füzemiz!
Mafyanın polis “sevgisi”, uluslar arası dengeler…
Bozuk oyunlar, oyunbozanlar!
“Yeni Dünya” yaratılırken bizim kavgalarımız
Polisi bırak, aynada yüzüne bak!
Poliste organize işler...
Bir Kültür-Sanat Fırtınasının Düşündürdükleri...
Göbek ataraktan işgal protestosu ve “katliam anatomisi”…
Ne manzara ama!
Aziz ve muhterem devletimiz…
Özersay’ın sandalyesi, Akıncı’nın serzenişleri…
Amerika’nın “delisi”, sonu ve işin ucu…
Mağduro edebiyatı!
Haksızlıktan hak payı çıkarmanın dayanılmaz hafifliği…
Önemli bir detay...
Şov devam ediyor...
Felsefik geyik muhabbeti ve tersinden dünya!
Yine incilerini döktürdü...
Patlıcan yahnili vicdani ret…
Devletsen gereğini yaparsın...
Kötü yönetim kaderimizdir…
Allah size ne yapsın!!!
İyice dağıttın Cemal Hoca!
Biraz tarih öğren kardeşim!
Hükümetten seçmeceler
Hükümetten seçmeceler
Alın size turizm aklı!!!
Bir uyarı da TC elçiliğine…
Acınacak haldesiniz
Seçmeceler...
Külah nasıl giydirilir...
Müstahakımızdır...
Serbest sömürü ekonomisinin özeti…
Sevsinler aklınızı...
Günahlar ve sevaplar
Çare yok değil…
Hükümete ve “tüccara” tavsiyeler
Bir ülke batıyor, bir millet batıyor...
insanları hayvanlaştırarak aşağılamak
Devletin kasası, polisin yetkileri
Gelişim ve çöküş
Kazanmak mı dediniz!!!
Biraz muharebe, biraz muhasebe
Arama Kurtarma Tatbikatı
Türkiye nereye koşuyor
Manyaklığı akıla sokmayı meslek edinmek
Cinnet cehennemi…
Açık hava mezbahası
Açık hava mezbahası
Akıncı'nın açılımı ve Guterres Belgesi'nin tarihi önemi
Zavallılar tayfası…
Bitmeyen trajedinin son perdesi…
Pislik abidesi memleket...
CTP Gençlikle Rum kardeşleri…
Bir devir kapandı, yenisi açılııyor…
Nereden nereye…
Batış ve hükümetin geleceği
İdeoloji soytarılığı, söz söyleme hakkı…
Palavralar ve gerçekler
Cevaplayalım
Acemiler mangası mı, kahramanlar takımı mı!
Komik olmayın lütfen!
Durum çok ciddi
Dün dündür bugün bugündür, peki yarın?
Hükümete uyarıdır…
UBP’ye açık mektup
Başından sonuna yanlışlar zinciri
Avrupa’nın mandırası…
Kapuskanın Lefkoşalısı
Seçimin tek galibi Derviş Eroğlu’dur…
Siyasette şarlatanlık ve Kıbrıs’ın kaç bucak olduğu...
Vitrindeki seçimlikler
Garga mı vuracan Bay Bakan!
Ünivesite cenneti mi, üniversite çöplüğü mü!!!
Beklenen oldu ve dahası da olacaktır…
Anastasiadis’in incileri
Hükümete ve siyasilere “ince ayar” hatırlatması!!!
İnsan hayatımı, sizin cebiniz mi!!!
Dindarlar ve kindarlar
İşe bak!
Gazete Manşetleri
En Çok Okunanlar
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Beşiktaş
81
0
6
6
25
37
2
Fenerbahçe
76
0
7
7
23
37
3
Galatasaray
75
0
8
6
23
37
4
Trabzonspor
64
0
7
13
17
37
5
Sivasspor
58
0
7
16
14
37
6
Alanyaspor
57
0
13
9
16
38
7
Hatayspor
57
0
12
9
16
37
8
Gaziantep FK
54
0
11
12
14
37
9
Göztepe
51
0
12
12
13
37
10
Fatih Karagümrük
51
0
12
12
13
37
11
Konyaspor
45
0
14
12
11
37
12
Çaykur Rizespor
45
0
14
12
11
37
13
Antalyaspor
43
0
13
16
9
38
14
Başakşehir FK
43
0
16
10
11
37
15
Yeni Malatyaspor
41
0
14
14
9
37
16
Kasımpaşa
40
0
17
10
10
37
17
Kayserispor
39
0
16
12
9
37
18
MKE Ankaragücü
38
0
19
8
10
37
19
BB Erzurumspor
37
0
19
10
9
38
20
Gençlerbirliği
35
0
20
8
9
37
21
Denizlispor
28
0
21
10
6
37
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv