Yazı Detayı
30 Ekim 2020 - Cuma 08:42 Bu yazı 303 kez okundu
 
UBP’nin “mini” iç savaşı
Ediz TUNCEL
 
 

Ersin Tatar’ın Cumhurbaşkanı seçilmesinden sonra bir anda memleket başsız kalıverdi.

Görünürdeki kavga Cumhurbaşkanlığı koltuğu içindi ama bir Başbakan Cumhurbaşkanı seçilince, aslında devletin esas gücünün ve çarklarının çalıştırıcısının da Başbakan olduğu ortaya çıktı.

Zaten seçimden önce HP sözde hükümetten çekilmişti ama bakanları gidip de Başbakan’a istifalarını sunmamışlardı, bu nasıl çekilmeyseydi!

Şimdi sırada UBP’nin yeni başkanını belirleyecek kurultay var.

Bu sıradan bir parti kurultayı da değil, aynı anda hem bir partinin başkanını, hem de memleketin başbakanını belirleyecek.

Şu ana kadar beş aday başvurdu ve yarışı beş aday götürüyor.

“parayı verenin düdüğünü çalarım” kafasıyla yapılan anketlerin aksine, UBP delegelerinin belki de yarısı halen kararsız durumda.

UBP delegesi daha bir hafta öncesine kadar hiç hesaplamadığı, önceden dikkate almadığı bir durumla karşı karşıya kaldı.

Ancak delegelerin en az yarısı da Faiz Sucuoğlu ve Hasan Taçoy arasında saflarını belirlemiş durumda.

Nerden mi biliyorum? Delegelerin arasındaki tanıdıklardan aldığım bilgilerden.

İlk başlarda adı başkanlık için geçen Maliye Bakanı Olgun Amcaoğlu’nun “Memleket tarihinin en zor dönemlerinden birinde çok ağır bir sorumluluk altındayım, yarışa katılırsam bu sorumluluk aksar, ciddi sıkıntılar çıkabilir” diyerek yarışa katılmaması dengeleri öyle ya da böyle değiştirdi.

Dolayısıyla, UBP’nin başkanlık seçimi ağırlıklı olarak bu iki aday arasında geçecek.

Hangisi daha fazla kararsız delegeyi tarafına çekerse, o kazanacak.

Her ikisinin de belirgin şekilde parti içinde tüm bölgelerde belirli oranlarda ağırlıkları var.  

Her ikisi de parti içinde “ağır abi” pozisyonundalar.

Her ikisi de parti içi dengeleri gözetip, kimseyi kırıp geçirmeden, üzmeden hem partisel hem de hükümet oluşumunda parti ve hükümet hedeflerine dengeli yaklaşabilecek kadar tecrübeli.

Diğer üç adayın, Dursun Oğuz, Nazım Çavuşoğlu ve Ünal Üstel’in parti içi ağırlıkları “yöresel” ağırlıklar, “bütünsel” ağırlıklar değil.

Dolayısıyla bu üç aday kısmi destekle yarışa girdiler.

Hasan Taçoy’un ayağına kurşunu sıkan tek faktör, Gezici’nin buram buram entrika kokan anketiydi.

Türkiye kaynaklı anketörlerin hiçbiri ortada görünmezken KKTC’de yıllardan beridir her seçimde bir anda sahneye fırlayan bu şahıs KKTC’ye neden geliyor, nasıl geliyor, hangi yasal zeminde ve nasıl faaliyet gösteriyor,   parasını kim ödüyor, aldığı paraların vergisini ödüyor mu, orası belli değil, ama her yaptığı işte ciddi spekülasyonlar oluyor, bu gayet belli!

Hasan Taçoy’u UBP başkanlık yarışında şak diye birinci sırada gösteren ve buram buram spekülasyon kokan anketi parti içinde de tepki topladı.

Dolayısıyla Hasan Taçoy’un birinci turdan seçimi alma ihtimali olmuş olsaydı bile, Gezici anketinin algı operasyonu yüzünden artık alamayacağı kesin gibidir.

Seçim iki turlu olacak ve çok büyük ihtimalle ikinci turda Hasan Taçoy ve Faiz Sucuoğlu yarışacaklar.

İkinci tur, birinci turdan daha da sıkıntılı geçecek ve mini bir iç savaşa dönüşecek.

Birinci turda Taçoy’a oy verenler ikinci turda yine verecek, ama vermeyenlerin ne yapacağı belli değil.

Dolayısıyla ikinci turda Taçoy’a karşı sistematik bir güç birliğine gidilirse, Taçoy’un rakibine yenilme olasılığı artar.

Birinci turda sonuç çıkmazsa, ikinci tur çok daha çetrefilli bir sürece gebedir.

Bu arada, memleket darmadağın olmuş durumda.

Maliye Bakanlığı’nda memleketin bütün yükünü taşıyan Olgun Amcaoğlu ve şu anda koronadan dolayı sıkıntılı günler geçiren ekibinin fedakarlıkları olmasa, millet aç kalacak, ağzını ayaza açacak.

Zaten TL yüzde yüzden daha yüksek oranda devalüasyona uğramış durumda ve ekonomik durum felakete doğru evriliyor, ekonomik gidişat başı kesik tavuk misali ordan oraya savruluyor.

Şu anda hükümet de başsız ve aslında yok hükmünde.

Virüs belası her köşeden fışkırmaya başladı, ama millet sanki hiçbir şey yokmuş gibi keyfine bakıyor, çok az insan bu konuda sorumluluğunu yerine getirmeye çalışıyor.

Eğer devlet radikal tedbirler almazsa bu iş altından kalkamayacağımız bir noktaya doğru evriliyor.

Yeniden kapanma gündeme gelmeyebilir, ancak belirli saatlerden sonra sokağa çıkma yasağı, evden çalışabileceklerin evden çalışmasına imkan sağlayacak tedbirlerin kesinlikle yeniden gözden geçirilmesi ve insanlar arasındaki temasın mümkün olduğunca azaltılması kesinlikle şarttır.

Aksi takdirde kısa süre sonra pandemi otellerine yenileri eklenecek, veya bulaşanlar evlerine tıkılacak, hastaların kontrol altında tutulması giderek zorlaşacak, sağlık çalışanları ise giderek çok daha büyük risklerle karşı karşıya kalacak, olan yine sağlık çalışanlarına olacak.

Diğer taraftan, okullarda da sorunlar giderek artacak, çocuklar ve aileleri arasında bu illet giderek yayılacak, eğitim sisteminde zincirleme sıkıntılar ortaya çıkacak.

Bütün bunlar yetmezmiş gibi, bir de gündeme erken genel seçim meselesi düştü.

Bu şartlarda erken genel seçime gitmek elbette partilerin vekil sayılarını değiştirecek, HP eriyecek, CTP ve UBP vekil sayılarını artıracak, diğerleri ciddi erozyona uğrayacak.

Ancak mevcut seçim sistemiyle, ki son seçimde tam bir kaos  yaşanmıştı, bir kaos daha yaşanacak, yığınla oy yine yanacak, dahası, erken seçim yüzünden zaten sıkıntılı olan memleket ekonomisi çok ciddi bir kaosa sürüklenecek.

İşte bu yüzden erken genel seçimi şimdilik gündemden düşürmek, memleketin esas sorunlarına çözüm getirici eylemlere odaklanmak, çok daha akıllıca ve vicdani olur.

Bu saatten sonra çok daha fazla akıla ve vicdana ihtiyacımız var.

UBP’nin mini iç savaşını atlattıktan sonra ya UBP-HP silkinerek devam edecek, ya da UBP-HP koalisyonunda UBP’nin tuttuğu bakanlıklardan biri daha CTP’ye verilerek UBP-CTP koalisyonu kurulacak, ki doğrusu da budur.

Ancak, burada da bir sıkıntı var.

Memleketin genç siyasi kuşağında en çok takdir ettiğim ve güvendiğim şahsiyetlerden biri olan Erkut Şahali şaibeli vekillerinin durumunu kastederek UBP’ye fena çıkıştı ve bu çıkışı partisi tarafından da desteklendi.

Bu çıkışında haklıydı da.

Artık bu memleketin siyasetindeki ak koyunların ve kara koyunların ayrışması, temiz siyaset dönemine geçilmesi gerekmektedir.

Bunu dile getirmek ve bu küçücük toplumda siyasetin bu kadar kirli olduğunu dile getirmek bile zuldür, hiçbir şekilde kabul edilebilir bir tarafı yoktur.

Bu yüzden, sadece UBP değil, bütün partiler kendilerine çeki düzen vermeil, çürük elmalarını derhal ayıklamalıdırlar.

Aksi takdirde, birkaç çürük elma yüzünden tüm elmalar kokuşma, çürüme tehlikesiyle sürekli karşı karşıya kalacaklar ve Erkut Şahali gibiler de bunu içlerine sindiremedikleri için veryansın edecekler, siyasi süreç de kasadan atılmayan birkaç çürük elma yüzünden sürekli tıkanmaya devam edecek.

Artık buna tahammülümüz yok, bizi çok daha zor günler bekler, kontrollü biyolojik savaş daha yeni başlıyor...

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 
 
 
Etiketler: UBP’nin, “mini”, iç, savaşı,
Yorumlar
Diğer Yazılar
Cumhurbaşkanı Tatar’a bazı hatırlatmalar
Erhan Arıklı’ya saldırmanın dayanılmaz hafifliği
Vah zavallı biz…
Biri desteksiz atar, öteki desteksiz destekler!
Psikopat bücürüğün marifetleri
Polise karşı histerik linç…
Çuvallamanın tarihçesi yazmak ve UBP
Eleştirel bakış açısındaki fark!
Müslümanlığın geldiği nokta ve bundan sonrası…
Uyuşturucu, Hükümet, Virüs…
Gör beni göreyim seni hükümeti…Kerizlerin virüsü
Siyasetin günahkarları ve uyuşturucu kartelleri
Atatürk’ü anarken…UBP çuvallarken
UBP’de artık zaman kaybına gerek yok!
Çanlar çalarken UBP ve CTP’ye düşen tarihi görev ve yeni nesil siyaset
Come on Ers!
“Son kurşun” ve CTP’nin “kırılışı”
Çantada keklik CTP!
Ne müdahaleymiş ama!
Solun “ikilemi”, HP’nin “mahallesi”
Müdahale, koltuk sevdası, narkotik
İdeal Aday!
Zor zamanlarda “zorlama” işler…
Zorunlu yazı…Türk solunun(!) yüz yıllık fiyasko süreci
Gündelik seçmeceler!
Seçimler, reklamlar, gerçekler, zerdaliden düdük…
KKTC’nin ultra çakma solcuları ve insanlık
Polisin eline sağlık!
Göz göre göre…
Mizansen ve kağıttan kaplancıklar
“Din” kavramının yeni dünya düzeninde bitişi ve bir avukatın vurguları
Siyasi intihar
Yenisinin etkisi azalmış!
Maskeli Balolu Korku Filmi…
Yanlış hesap mezarlıkta biter…
Diktatörlerin dünyası ve diktatör virüs
Seni gidi seniiiii!!!
NBC ve anılarda Komutan Tahsin Ataizi
Bizi bekleyen “Büyük Değişim”
Cehalet, pislik, hastalık ve din sömürüsü
KORONA ÇORBASI
7. yaşında “doğruluk”… Ve hakettiğimiz!
Şu bizim “emperyalist” virüs…
Kabus bitti gibi, ama dahası var…
BOP’un son perdesi…
Cumhurbaşkanlığı seçim tiyatrosundan sahneler…
Adam gibi bir işi yapamadınız gitti!
Kızımın anlayamadıkları, Salamis Krallığı’nın tuvalet derdi…
KKTC Turizminin tuvalet rantı!
Şaka gibisiniz!
Atıcılık Federasyonu Bataklığı
İki canavar arasında kalmak
Yazık ki ne yazık...
“İki” Başbakan Tatar
Yine becerdik…
Satranç Tahtası ve “Uyuyan Güzeller”
Daha başlamadan Akıncı 1 – Diğer Adaylar 0
Biz uyurken…
İstila, Haç ve Hilal…
Üniversiteleri nasıl batırırız ve sevgili füzemiz!
Mafyanın polis “sevgisi”, uluslar arası dengeler…
Bozuk oyunlar, oyunbozanlar!
“Yeni Dünya” yaratılırken bizim kavgalarımız
Polisi bırak, aynada yüzüne bak!
Poliste organize işler...
Bir Kültür-Sanat Fırtınasının Düşündürdükleri...
Göbek ataraktan işgal protestosu ve “katliam anatomisi”…
Ne manzara ama!
Aziz ve muhterem devletimiz…
Özersay’ın sandalyesi, Akıncı’nın serzenişleri…
Amerika’nın “delisi”, sonu ve işin ucu…
Şaka mısınız siz!!!
Mağduro edebiyatı!
Haksızlıktan hak payı çıkarmanın dayanılmaz hafifliği…
Önemli bir detay...
Şov devam ediyor...
Felsefik geyik muhabbeti ve tersinden dünya!
Yine incilerini döktürdü...
Patlıcan yahnili vicdani ret…
Devletsen gereğini yaparsın...
Kötü yönetim kaderimizdir…
Allah size ne yapsın!!!
İyice dağıttın Cemal Hoca!
Biraz tarih öğren kardeşim!
Hükümetten seçmeceler
Hükümetten seçmeceler
Alın size turizm aklı!!!
Bir uyarı da TC elçiliğine…
Acınacak haldesiniz
Seçmeceler...
Külah nasıl giydirilir...
Müstahakımızdır...
Serbest sömürü ekonomisinin özeti…
Sevsinler aklınızı...
Günahlar ve sevaplar
Çare yok değil…
Hükümete ve “tüccara” tavsiyeler
Bir ülke batıyor, bir millet batıyor...
insanları hayvanlaştırarak aşağılamak
Devletin kasası, polisin yetkileri
Gelişim ve çöküş
Kazanmak mı dediniz!!!
Biraz muharebe, biraz muhasebe
Arama Kurtarma Tatbikatı
Türkiye nereye koşuyor
Manyaklığı akıla sokmayı meslek edinmek
Cinnet cehennemi…
Açık hava mezbahası
Açık hava mezbahası
Akıncı'nın açılımı ve Guterres Belgesi'nin tarihi önemi
Zavallılar tayfası…
Bitmeyen trajedinin son perdesi…
Pislik abidesi memleket...
CTP Gençlikle Rum kardeşleri…
Bir devir kapandı, yenisi açılııyor…
Nereden nereye…
Batış ve hükümetin geleceği
İdeoloji soytarılığı, söz söyleme hakkı…
Palavralar ve gerçekler
Cevaplayalım
Acemiler mangası mı, kahramanlar takımı mı!
Komik olmayın lütfen!
Durum çok ciddi
Dün dündür bugün bugündür, peki yarın?
Hükümete uyarıdır…
UBP’ye açık mektup
Başından sonuna yanlışlar zinciri
Avrupa’nın mandırası…
Kapuskanın Lefkoşalısı
Seçimin tek galibi Derviş Eroğlu’dur…
Siyasette şarlatanlık ve Kıbrıs’ın kaç bucak olduğu...
Vitrindeki seçimlikler
Garga mı vuracan Bay Bakan!
Ünivesite cenneti mi, üniversite çöplüğü mü!!!
Beklenen oldu ve dahası da olacaktır…
Anastasiadis’in incileri
Hükümete ve siyasilere “ince ayar” hatırlatması!!!
İnsan hayatımı, sizin cebiniz mi!!!
Dindarlar ve kindarlar
İşe bak!
Gazete Manşetleri
En Çok Okunanlar
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Beşiktaş
81
0
6
6
25
37
2
Fenerbahçe
76
0
7
7
23
37
3
Galatasaray
75
0
8
6
23
37
4
Trabzonspor
64
0
7
13
17
37
5
Sivasspor
58
0
7
16
14
37
6
Alanyaspor
57
0
13
9
16
38
7
Hatayspor
57
0
12
9
16
37
8
Gaziantep FK
54
0
11
12
14
37
9
Göztepe
51
0
12
12
13
37
10
Fatih Karagümrük
51
0
12
12
13
37
11
Konyaspor
45
0
14
12
11
37
12
Çaykur Rizespor
45
0
14
12
11
37
13
Antalyaspor
43
0
13
16
9
38
14
Başakşehir FK
43
0
16
10
11
37
15
Yeni Malatyaspor
41
0
14
14
9
37
16
Kasımpaşa
40
0
17
10
10
37
17
Kayserispor
39
0
16
12
9
37
18
MKE Ankaragücü
38
0
19
8
10
37
19
BB Erzurumspor
37
0
19
10
9
38
20
Gençlerbirliği
35
0
20
8
9
37
21
Denizlispor
28
0
21
10
6
37
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv